5 Temmuz 2013 Cuma

Mursi için ağlayanlar: Tayyip, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Öcalan

AKP, CHP, MHP, BDP ortak bildiri yayımladılar, Mısır Devrimi'ni kınadılar.
Evet, yanlış okumadınız. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, başka işi gücü yokmuş gibi, içinde şu sözler de olan bir bildiri kaleme aldı:
"Yetkisiz bir şekilde gasp edilen iktidar derhal halka iade edilmelidir. Dünyadaki bütün demokratik kurum ve kişiler, içinde insan hakları ihlali potansiyeli barındıran böylesi girişimlere karşı, açıkça tavır almalıdır."
AKP, CHP, MHP, BDP bildiriyi imzaladılar.
 
********
 
Böylece, dört partinin de emperyalizme göbekten bağlı oldukları bir kere daha ortaya çıktı.
Afganistan'da, Irak'ta, Libya'da, Suriye'de hep Amerika'nın düdüğünü çalmaktadırlar. Mısır'da başka türlü olması beklenemezdi zaten.
 
Dördü de "NATO'ya bağlıyız, ABD stratejik müttefik, AB'ye gireceğiz" deyip durmaktadırlar. (Burada parti yönetimlerinden söz ediyorum. Kamer Genç gibi yurtsever insanların nasıl hala bu partilerin içinde kalabildikleri ayrı bir konudur.)
 
Hepsi Müslüman Kardeş Mursi için gözyaşı döküyorlar. Ya sıra Tayyip Bey'e gelirse ne yaparız diye endişeleniyorlar. Çünkü kaderleri ortak. Hepsi Amerika'ya bağlı.

                                                   Aydınlık, 5 Temmuz 2013
 
********
 
Bahçeli Devlet Bey şöyle dedi:
"Her ne kadar Mursi halihazırda mağdur rolünde ise de kendisine verilen imkanları adaletli ve kapsayıcı kullanamadığından dolayı kusurludur. Ancak bu askeri müdahalenin demokrasiye sığar hiçbir yanının olmadığı ve hiçbir şekilde de hoş görülemeyeceği ortadadır. "
 
********
 
Kılıçdaroğlu Kemal Bey de aynı havaları çaldı:
"Askeri darbeler hiçbir zaman kabul edilemez. Hele 21. yüzyılda toplumları şekillendirmek için askeri darbeler yapmak doğru değildir ve kabul edilmemesi gerekir.... Umuyorum demokrasi galip gelir, bir an önce demokrasiye geçerler ve yeniden çok partili rejimle karşı karşıya gelir Mısır halkı."
 
********
 
Peki, ya demokratik (!) seçimlerle gelip diktatörlük kuranlar seçimlerle indirilemezlerse ne olacak? Hitler de seçimlerle gelmişti.
 
Diyelim ki bu bir darbe, Peki, darbe olmasın diye toplumu şeriatın pençesine terk mi edeceksiniz? Bir dahaki seçimlere kadar muhalefet zindanlarda boğulur. Bizdeki Ergenekon tertiplerinin Mısır'da da yaşanmasını mı istiyorsunuz? Mursi başkan olacaktı, her yetkiyi Tayyip Bey gibi elinde topladı, istediği gibi şeriatçı bir anayasa hazırladı. 50 milyon seçmenden 10 milyonu tarafından onaylanan anayasanın geçerli olduğunu ilan etti. Siz buna demokrasi mi diyorsunuz?
 
Amerikancı Ilımlı İslam her naneyi yesin, siz de demokrasi diye yerinizde oturun. Bu mudur muhalefet?
Mısır bir an önce yine seçime gitsin, Mursi veya Tursi geri gelsin, aynı naneleri yemeye devam etsin, öyle mi? Bunu  mu istiyorsunzu?
Demokrasi budalalığı bu. Nasıl tek tek insanlara intihar özgürlüğü verilemez ise, topluma da verilemez. Toplumun öncü güçleri buna engel olur.
 
********
 
CHP Milletvekili Kamer Genç, TBMM'de yaptığı konuşmada şöyle demişti:
"Zannediyor musun ki, Tayyip Erdoğan, aldığın 5 bin polis seni koruyacak. İşte gördünüz Mursi ne duruma geldi. Onun da çevresinde çok polis vardı. Dolayısıyla hiçbiriniz kendinize güvenmeyin. Bu memlekette sizin aklınızın ermediği bazı gerçekler var."
 
CHP Gurup Başkanvekili Engin Altay'ın "Kamer Genç'in Mursi benzetmesi yapması örtüşmemiştir" diyerek Tayyip Bey'in Mursi'ye benzetilmesine karşı çıkması, yani Tayyip Bey'in avukatlığını yapması üzerine AKP sıralarından alkışlar yükseldi. İşte CHP'nin acıklı durumu bu.
 
********
 
Kamer Genç, Aydınlık'a şu değerlendirmeyi yaptı:
"Mursi'yi yıkan asıl güç ordu darbesi değil, halk isyanıdır. Yaşanan bir halk devrimidir."
 
********
 
Evet, hiç bir devrim askersiz olmaz. İnsanların devrim yaptığı, ordunun ise kollarını kavuşturup seyrettiği hiç bir devrim görülmemiştir. Bundan sonra da görülmeyecektir. Ordu ya gericilerin yanında yer alır, devrimi kanla bastırır; veya ayaklanan halkın yanında yer alarak devrime katılır. Ordunun devrime katılması iki şekilde olur. Ya devrimin ideolojisini kabul eder, yeni rejimin emrine girer, veya devrim istemediği bir yöne gitmesin diye fren görevi görürr.
 
Mısır'da ordunun laik, emperyalizm karşıtı, devrimci bir tutum mu alacağı, yoksa Mısır'ın ABD etki bölgesinden çıkmasına izin vermeyecek şekilde fren görevi mi yapacağını zaman gösterecektir.
Ancak, her ne olursa olsun, Amerikancı İslam'ın sonu gelmiştir. "Müslüman Kardeşler" projesi çökmüştür. Suriye'ye Müslüman Kardeşler rejimini getiremeyen ABD, Mısır'da da bozguna uğramıştır. Eğer ileride Müslüman Kardeşler yeni bir denemeye girişirlerse, Mısır halkı meydanları yine dolduracaktır. Mısır için artık geri dönüş yoktur.
 
Mısır ordusu, geçmişteki tüm Amerikancı bağlarına rağmen, isteyerek, veya 20 milyona yaklaşan göstericiye karşı durulması teknik olarak mümkün olmadığından istemeyerek bile olsa, halkın taleplerinin arkasında konumlanmıştır. AKP cenahının canhıraş feryatları  bu yüzdendir.
 
ABD ve AB, "Bu bir darbedir" diye feryat edip yeni iktidar odağını karşısına aldığı taktirde Mısır'ı kaybetme riski olabileceğini hesaba katarak ılımlı mesajlar vermektedir. Emperyalizmin kendisine bağlı kişi ve örgütleri nasıl bir anda terk ediverdiğini gören AKP cenahı, kendisinin de bu duruma düştüğünde terk edileceğini algılamış, bu yüzden Tayyip Bey  "Ben şu anda Batı'ya şaşıyorum. Batı bu olaya halen darbe diyememiştir" diye, Egemen Bağış ise  "Darbeye darbe bile diyemeyen bir batıartık dünyaya demokrasi ve insan hakları ahkamı kesmesin. diye feryat etmektedir.

Bu, Büyük Ortadoğu Projesi'nin de çökmesi demektir. Çünkü bu proje, Ilımlı İslam referanslıdır. Yani Amerikan güdümlü sözde İslamcılar bölge ülkelerinde yönetimi ele alacaklardı, ve Büyük Kürdistan kurulacaktı.
Suriye ve Mısır'da çöken, Irak'ta dikiş tutmayan ve Türkiye'de sonu görünen projenin güncel durumu şöyledir.:
Esad yerinde durmaktadır. Mursi gitmiştir. AKP gidicidir. Ancak, böyledir diye rehavete kapılmayalım. Biz mücadeleye devam edersek gidicidir.

********
arşiv:
Diktatör Mursi devrildi, sıra Tayyip ve Gül'de   4 Temmuz 2013
********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder