15 Temmuz 2026 Çarşamba

NATO'nun Yazıcıoğlu'nu şehit etme nedenleri ve Alper Akpak cinayeti

Muhsin Yazıcıoğlu neden NATO'nun hedefi olmuştu?

Önceden FETÖ ile birlikte hareket eden Yazıcıoğlu gerçekleri görmüş, Kürdistan adı altında İkinci İsrail kurulmasın ve Tayyip Erdoğan'ın "BOP EŞBAŞKANIYIM" sözlerine Doğu Perinçek ile birlikte tavır alarak FETÖ (NATO) kontrolünden çıkmıştı.

FETÖ'nün birçok sırrını (Hrant Dink cinayeti dahil) bilmekte olan Yazıcıoğlu bu yüzden NATO'nun hedefi olmuştu.

+++

7 - 8 Temmuz'da toplanan NATO Zirvesi öncesi Büyük Birlik Partisi Kurucusu Yazıcıoğlu cinayeti dosyası yeniden açıldı. 


NATO Arama Kurtarma Timi'ndeki Davut Uçum, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tayyip Erdoğan'ı Marmaris'ten almaya giden ekiptekilerle birlikte yargılandı. Hüküm giydi. 

Davut UÇUM / Ebubekir Semih YÜKSEKKAYA: Helikopterin enkazı bulunduktan sonra, helikopter üzerindeki kritik uçuş ve konum bilgilerini barındıran GPS ve Argus 5000 cihazlarını söküp delil karartmak ve bu hırsızlığı gizlemek amacıyla sahte tutanak düzenlemek suçlamasıyla "FETÖ Yönlendirme Davası"nda yargılandılar.

Ölenlerin kanlarında yüksek oranda öldürücü karbon monoksit tespit edildiği iddiası var. Adli Tıp sonuçlarını bazı uzmanlar normal buldu. Olay karanlık kaldı.

Helikopterin olayı aydınlatabilecek bazı hassas parçaları neden sökülüp yok edildi? Yazıcıoğlu'nun çantası neden bulunamadı? 

+++


Yazıcıoğlu'nun helikopterindeki İHA Muhabiri İsmail Güneş kazadan sonra telefonla 112 görevlisine ulaştı. Böylece kaza yeri belirlenmiş oldu. Köylüler de kaza sesinin Çardak Beldesi yakınından geldiğini söyledi. Buna rağmen aramalar kasten başka bölgelere yönlendirildi ve kaza yerine 48 saat sonra ulaşıldı.

İsmail Güneş, helikopterdeki diğer kişileri gördüğünü, ancak Yazıcıoğlu'nu göremediğini söylüyor 112 görevlisine. Bu da, gizlice kaza yerine ulaşan başka bir NATO ekibinin bu arada Yazıcıoğlu'nu sorguya çektiğini gösteriyor.

+++

Kazada Yazıcıoğlu ile birlikte ölenler:

  • Erhan Üstündağ (BBP Sivas İl Başkanı)
  • Yüksel Yancı (BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı)
  • Murat Çetinkaya (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı)
  • İsmail Güneş (İHA muhabiri ve gazeteci)
  • Kaya İstektepe (Pilot) 
  • +++

    26 Mart 2009 günlü Hürriyet internet sitesi

    NATO'ya ait radara yakalanmayan AWACS erken uyarı uçağı 26 Mart 2009'da Batman Askeri Havaalanı'na inip yakıt ikmali yapıyor, gece boyunca bölgede uçtuğu konuşuluyor. DHA Muhabiri Arif Arslan fotoğrafını çekmiş, gazetenin internet sitesine koymuş. Ama nedense (!) sonra kaldırılmış. Ancak kaldırılmadan önce alınan ekran görüntüsü var.

    +++

    SON NAMAZ VE ALPER AKPAK CİNAYETİ

    BBP Erzurum Eski İl Başkanı Emrullah Önalan, Yazıcıoğlu'nun ölmeden önce dua ederken 10-15 saniye süreli görüntüsünü 
    eski bir polis muhabiri olan gazeteci Ahmet Akpak ile beraber izlediğini iddia etti. Görüntüde Başkan'ın çömelmiş ve elleri dua eder vaziyette olduğu, gömlek yakasının açık olduğu, 3 kişinin Yazıcıoğlu'na yaklaştığı öne sürüldü.  

    Vatan Gazetesi'ne konuşan avukat ise görüntülerin fotomontaj olduğunu söyledi. Bunun üzerine:

    Yazıcıoğlu'nun avukatı Selami Ekici, görüntülerin sahibi olan Ahmet Akpak ile görüşmek üzere İstanbul'a gidiyor ve onun 2010 yılında şeker komasından öldüğünü öğreniyor.

    Selami Ekici bunun üzerine
    -BBP Erzurum Eski İl Başkanı Emrullah Önalan,
    -Yazıcıoğlu'nun bacanağı Rafet Aslanoğlu,
    -Avukat Kemal Yavuz, ve
    -Sivas Eski Alperen Ocağı Başkanı Hüseyin Berçin
    ile birlikte Ahmet Akpak'ın oğlu Alper Akpak'ı ziyaret ederek görüntüleri istiyor.

    Selami Ekici anlatıyor:  (2 Şubat 2014)
    "Alper Akpak, babasının çeşitli yerlerde eşyalarının olduğunu, arşivlerini kontrol edip görüntüleri bulduğu takdirde teslim edeceğini söyledi ve 1 hafta süre istedi. Sonrasında telefonlarımıza çıkmadı. Delil karartmadan hakkında suç duyurusunda bulunduk. Savcılık Akpak hakkında soruşturma yürütüyordu. İfadesine başvurulacaktı. Ancak Akpak, geçtiğimiz günlerde Kasımpaşa'da çıkan bir kavgada öldürüldü. Kavganın nedeni, failleri ve söz konusu ölüm soruşturuluyor."

    "Savcı Akpak'ın bilgisayar ve arşiv dökümanlarına el koyma kararı aldı. Bir iddiaya göre Ahmet Akpak görüntüleri Özel Kuvvetler'de görevli birinden aldı"

    Bakınız: 

    Bütün bu ölümler, Akpak cinayeti rastlantı olabilir mi?

    Davaya 2014 ve 2016'da iki kez takipsizlik kararı verildi.

    Adliye'de yapılan FETÖ (NATO) temizliğinden sonra, hem de NATO Zirvesinden hemen önce dosya raftan indirildi.

    +++


    +++

    Gözaltı kararı verilen ikisi firari 29 kişinin dökümü:

    https://www.odatv.com/guncel/muhsin-yazicioglu-dosyasi-raftan-indi-29-gozalti-120154396?

    Bunlardan en önemli yedisi:

    Davut UÇUM / Ebubekir Semih YÜKSEKKAYA: Helikopterin enkazı bulunduktan sonra, helikopter üzerindeki kritik uçuş ve konum bilgilerini barındıran GPS ve Argus 5000 cihazlarını söküp delil karartmak ve bu hırsızlığı gizlemek amacıyla sahte tutanak düzenlemek suçlamasıyla "FETÖ Yönlendirme Davası"nda yargılandılar.

    Nusret MEMİŞ / Halil İbrahim AÇAN / Bekir CERİKCİ / Suat KAPLAN / Mehmet ÇAĞLAR: Enkaz başında cihaz söken Aydın Özsıcak ve Davut Uçum ile birlikte hareket eden, "suç delillerini karartma" ve "nitelikli hırsızlık" suçlamalarıyla yargılanan diğer askeri teknisyen ve astsubaylar.

    +++


    Gelecek yazı:
    Doğu Perinçek helikopterin nasıl düşürüldüğünü açıklıyor

    +++

    12 Temmuz 2026 Pazar

    Trump Bonzaisi: F-35'ler İsrail ve Yunanistan'ı düşman kabul etmiyor

    NATO Zirvesi sırasında Trump "F-35'leri verebiliriz" deyince gizli ve açık Amerikancılar sevinçten hopladı.


    Arkadaş niçin seviniyorsunuz? F-35'lerin komutası ABD'nin elinde. Varsayalım ki bu uçakları aldık, Türk pilot uçuş kabinine geçti, bilgisayardan password (şifre) istedi. ABD'nin Virginia Eyaleti Norfolk kentindeki merkezden şifre gelmeden uçağı hareket ettiremez.


    Diyelim ki şifre geldi uçağı kaldırdı, Türkiye'ye saldırıya geçen Yunanistan veya İsrail uçağına füze atmak istedi. Ama o ne? Düğmeye basıyor ama füze yerinden kımıldamıyor. Neden? Çünkü F-35 sistemleri Yunanistan ve İsrail uçaklarına füze atılmasına izin vermez. 
    Aydınlık, 12 Temmuz 2026

    Trump bu Amerikancılara öyle bir bonzai içirmiş ki, bütün bu gerçekleri hesaba katan yok. 

    Aydınlık "F-35'ler İsrail ve Yunanistan'ı düşman olarak tanımıyor" diye manşet atmış. F-35'ler ABD'yi de, Fransa'yı da, Almanya'yı da, İngiltere'yi de düşman olarak tanımıyor.

    F-35'leri ancak Rusya veya İran'a karşı kullanabilirsiniz.

    Düşmana karşı kullanamayacağınız bu uçakları alacağız diye neden bu kadar sevinçlisiniz?

                                                                 26 Temmuz 2019

    Nedeni şu:

    F-35'leri almak için S-400'leri elden çıkarmak, başka bir ülkeye satmak veya imha etmek gerekiyor. ABD'nin dayatması bu.

    Hindistan'da S-400 var ama ABD bunu sorun etmiyor, F-35 satıyor bu ülkeye. Neden? Çünkü ABD Hindistan'a saldırmak istemiyor.

    Ama Türkiye'ye saldırmak istiyor. Onun için saldıran NATO uçaklarını vurabilecek olan  S-400'e sahip olmamızı istemiyor. Çünkü Rus malı olan S-400 ABD, NATO ve İsrail uçaklarını düşman olarak görüyor.

    S-400 sistemini ABD işgaline karşı aldığımızı tüm dünya biliyor. ABD'nin karşı çıkması bu yüzden.

                                                         14 Haziran 2021

    Tayyip Erdoğan'ı 
    -- 17 - 25 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonları,
    -- Haziran 2015 seçimleri,
    -- Kasım 2015 seçimleri, ve,
    -- 15 Temmuz 2016 FETÖ'cü darbe teşebbüsü
    ile deviremeyen ABD, bu defa da muhalefeti örgütleyerek devirmeyi planladığını CIA bağlantılı RAND Corporation raporu ile açıklamıştı.

    Muhalefetten de pek ümidi olmayan ABD için son çare, uçaklarla yıldırım harekatı yaparak Erdoğan'ı ortadan kaldırmak.

    Meral Akşener,Mayıs 2019'da feryat figan açıklamıştı:
    "S-400'lerin Saray'ın korunması için alındığına dair bir duyum var" 

    S-400'ler işte bunun için alındı.

                               18 Haziran 2021

    Ayrıntılı bilgi için bakınız:
    S-400'ler ABD saldırısına karşı kullanılacak 20/06/2021 

    +++

    Ak Parti içindeki ve dışındaki Amerikancıların neden sevindiği şimdi anlaşıldı mı? S-400'leri veren ve F-35'leri alan Tayyip Erdoğan bir uçak harekatı ile Maduro benzeri esir alınacak veya öldürülecek, yerine Hazreti imamoğlu oturtulacak. Sevinçten hoplamalarının nedeni bu.

    +++

    Peki bu durumda Tayyip Erdoğan'ın Zirve sırasındaki konumunu nasıl açıklayacağız?

    Erdoğan ya Stockholm Sendromu'na yakalanarak celladına aşık olmuştur

    Veya "Üzerime fazla gelmeyin, ekonomik olarak sıkıştırmayın" anlamında Trump'ı oyalamaya çalışmaktadır.

    Her iki halde de Türkiye - Rusya - Çin - İran İttifakı'nın oluşmasını engellemekte, daha da kötüsü, dostumuz olan bu ülkelerle aramızın bozulmasına, düşmanımız olan NATO ve İsrail karşısında yalnızlaşmamıza neden olmaktadır.

    Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinliler de derin bir hayal kırıklığı içine düşmüşlerdir. Türkiye, düşmanlarını dost bellemiştir.

    Ak Parti, bu konumuyla, ülkeyi tek başına yönetme kabiliyetini kaybetmiştir.

    +++

    TRUMP'IN "VERECEĞİM" DEDİĞİ 6 ADET F-35 BİZİM MALIMIZ. 1 MİLYAR 400 MİLYON DOLAR ÖDEDİK.

    ABD HEM PARAMIZI GERİ VERMİYOR, HEM DE 7 YILDIR HANGARDA BEKLETTİĞİ 6 ADET F35'İ VERMİYOR.

    PARASINI ÖDEDİĞİMİZ UÇAKLAR HANGARDA HURDAYA ÇIKIYOR. ARTIK ALSAK BİLE NE HAYRINI GÖRECEĞİZ.

    UZMANLAR, 7 YILDIR HAREKETSİZ ŞEKİLDE 
    HANGARDA YATAN UÇAKLARIN HURDAYA ÇIKMIŞ OLDUĞU GÖRÜŞÜNDE. 

    +++

    TRUMP BONZAİSİ

    ABD bize bu 6 uçağı vermediği gibi, Türkiye'yi F-35 programından çıkardı. F-35 parçalarından bazıları Türkiye'de üretiliyordu. Bu üretimden yaklaşık 9 MİLYAR DOLAR kazanacaktık. ABD bu parçaların üretiminde kullanılan tezgahları Türkiye'den alarak Avrupa'ya taşıdı. Bu parayı da kaybettik. Toplam 1,4 + 9 = 10 MİLYAR 400 MİLYON DOLAR kazık yemiş olduk.
    Aydınlık, 10 Temmuz 2026

    Bakınız, Amerikancı Yargı Muhabiri Alican Uludağ 
    olayı nasıl anlatıyor: 

    +++

    ABD'ye GÖRE TÜRKİYE DÜŞMAN

    ABD, bu uçakları bize CAATSA Yasaları uyarınca vermiyor.
    CAATSA nedir? İngilizce adı:
    Countering America's Adversaries Through Sanctions Act
    Türkçesi:
    Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası

    Bu yasa na amaçla çıkarılmış?
    Yasanın tam adına bakarsak anlarız: 
    İran, Rusya Federasyonu ve Kuzey Kore hükûmetlerinin saldırganlıklarına karşı koymak ve diğer amaçlara yönelik kanun

    Bakınız: 

    ABD anlaşıldığı gibi Türkiye'yi İran, Rusya ve Kuzey Kore ile birlikte BAŞ DÜŞMAN olarak görüyor.

    Trump'ın "Dostum Erdoğan, harika adam, çok iyi anlaşıyoruz" sözleri kurbanlık koyunlara yapılan sevgi gösterileri gibidir.

     +++ 

    arşiv:

    NATO Bildirisi’ndeki imza Türkiye’nin değil Ak Parti’nin imzası

    Bu yeni müfredattan sonra hangi zırhlıya binip kaçacaksınız?

    Ak Parti’den İsrail’e selam: Zelenskiy NATO Zirvesi’nde

    Hulusi Akar'ın sabrı taştı   27 Şubat 2021

    YOUR BOYS dönemi bitti    17 Ağustos 2020  

    S-400 sistemini NATO işgaline karşı aldık  31 Temmuz 2019 

    En yetkin hava savunma sistemi S-400   21 Temmuz 2019  

    Sahte solcular ile Yeni Asya'dan S-400 feryatları  14-7- 2019 

    S-400 geldi, Amerikancılar karalar bağladı  12 Temmuz 2019 

     +++ 

    11 Temmuz 2026 Cumartesi

    NATO Bildirisi'ndeki imza Türkiye'nin değil Ak Parti'nin imzası

    7 - 8 Temmuz'da Ankara'da toplanan NATO Zirvesi Ortak Bildirisi'nden Rusya ve İran düşmanlığı çıktı.

    Trump, 7 Temmuz'da Ankara'ya ayak basar basmaz İran'ı bombalama emri verdi. Emri ABD'de iken değil de Ankara'ya inince vermesi ülkemizi kendi toprağı gibi gösterme ve ülkemizin egemenliğini ihlal etme amaçlıdır.

    Hükümet yöneticilerimiz "Sen nasıl başka bir ülkeyi bombalama emrini benim ülkemde iken verirsin" diyememişlerdir Trump'a.


    Doğu Perinçek bu duruma sert tepki verdi:

    "NATO Ortak Bildirisi'nin altındaki imza Ak Parti'nin imzasıdır.
    Bu imza Türkiye'yi bağlamaz. Kurulacak olan Milli Hükümet bu imzayı geri çekecek ve bildiriyi yırtıp çöpe atacak. Ankara kürsülerinde İran düşmanlığı yapılamaz."


    "Böyle Türk milletinden habersiz Türk milletinin geleceğini çürüyenlerle, yıkılanlarla, dağılanlarla birleştirmeye kalkan bu ortak bildirgeyi Türk milletinden habersiz imzalayanlar karşısında Büyük Millet Meclisi toplanmalı ve bu bildirgeyi ve NATO toplantısındaki AK Parti iktidarının tutumunu kesinlikle mahkum etmelidir."


    "AK Parti iktidarı yenilenle beraber. Daha yeni İran Savaşı'nda yenildiler, Filistin'de yeniliyorlar ve yenildiler. Gazze'de yenildiler. Yemen'de yeniliyorlar. Lübnan'da yeniliyorlar. Rusya'ya karşı Avrupa cephesinde yeniliyorlar. Çin'in karşısında tir tir titriyorlar. Asya karşısında boyunları bükük.

    Bunlarla Türkiye'nin kaderini birleştirmeye kalkıyor AK Parti iktidarı bu NATO toplantısında. Buna hiçbir şekilde izin vermeyecektir bu millet.

    AK Parti iktidarı bu toplantıda NATO'nun bütün cephelerde aleti olmaya, NATO hedeflerine vurmaya ve Amerika için savaşmaya çok hevesli birtakım manzaralar sergilemektedir. Bunu başarma şansları sıfırdır. Mehmetçiği Coni yapacak kuvvet bu iktidarda yoktur. Mehmetçik Coni olmaz. Ak Parti iktidarı bir siyasi intihara sürükleniyor.

    AK Parti iktidarı kiminle kaderini birleştiriyor? Çürüyenle, çökenle, dağılanla ve Türkiye'yi  insanlığın karşısında bir mevziye sürükleyenle, Mehmetçiği Coni yapmak isteyenle. Bu kader AK Parti iktidarının kaderidir. Ama kesinlikle Türk milletinin kaderi değildir."


    +++

    "Bakınız bu NATO zirvesinde neler konuşuluyor. 

    Yunanistan lideri Miçotakis diyor ki: 
    "Türkiye bize karşı savaş hazırlığı içindedir." 
    Bunu söyleyebiliyor NATO Zirvesi'nde.

    Ama Türkiye:
    "ABD, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta, Ege'de Türkiye'yi tehdit eden silahlı ittifak kuruyor, Meriç Nehri'ni geçme tatbikatı yapıyor"
    diyemiyor NATO Zirvesi'nde.

    Yunanistan, Türkiye düşmanlığını söylüyor.

    Ama bizim Hükümetimiz, Ak Parti iktidarı:
    "ABD, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın Türkiye'yi ve Türk Ordusu'nu Kıbrıs'tan atma konusunda ittifaklar yaptığını, manevralar yaptığını, anlaşmalar imzaladığını, Kıbrıs'a silah yığınağı yaptığını, Fransa'nın da bu ittifaka katıldığını"
    ifade edememektedir NATO Zirvesi'nde.

    +++

     AK Parti iktidar sahiplerinin bu NATO toplantısında bile NATO içindeki anlaşmazlıklarda Trump'ın gölgesi altında görüntüler vermesi Avrupa ülkeleriyle Amerika arasındaki tartışmalarda açıkça Amerika'dan yana beyanatlarda bulunması, Türkiye'nin önündeki çok ciddi iktidar sorununu hatırlatmaktadır.

    +++

    CHP'nin başından indirilmiş olan İmamoğlular ve Özgür Özeller ile aynı görüşleri savunuyorsunuz. Bu da AK Parti'nin nerelere yuvarlandığını gösteren çok önemli bir gerçekliktir.

    FETÖ'lerle aynı rollere soyunan, İmamoğlularla, Özgür Özel ile aynı rollere soyunan yönetimler Türkiye'nin başında kesinlikle kalmayacaktır.

    +++

    TÜRKİYE TEKSAS İLE AYNI KONUMDA DEĞİLDİR

    En başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, "Teksas'tan Ankara'ya kadar" deniyor. Teksas Amerika Birleşik Devletleri'nin bir devleti. Amerika bir federasyon. Ankara ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başkenti.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Teksas'la aynı düzlemde anılabilir mi? Bakın Vaşington'dan Ankara'ya demiyor. Teksas'tan Ankara'ya diyerek neredeyse Türkiye'mizi Amerika Birleşik Devletleri'nin eyaletleri, devletleri düzleminde ifade eden bu açıklamaları üzüntüyle karşılıyoruz.

    https://www.ulusal.com.tr/gundem/vatan-partisi-lideri-perincekten-nato-zirvesi-sonrasi-ilk-yorum-o-imza-turkiyenin-degil-15099667

    +++


    9 Temmuz 2026 Perşembe

    Bu yeni müfredattan sonra hangi zırhlıya binip kaçacaksınız?

    "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" gerekçesi ile yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" kavramını getirmek isteyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağıran Doğu Perinçek "Zafer, işgalcilerle işbirliği yapan Padişahlık yönetiminin yıkılması ile kazanılabildi" dedi.


    Doğu Perinçek'in basın açıklaması video kaydı

    Facebook üzerinden de izleyebilirsiniz: 


    Basın açıklamasının ilk 12 dakikasının bant çözümü:
    (ayraç içi açıklamalar tarafıma aittir)

    Milli Mücadele yıllarında İngiliz - Fransız emperyalistleri ile işbirliği yapan saltanat sahiplerine sadakat NATO Zirvesi'nde
    zirve yaptı.

    "Kurtuluş Savaşı" kavramı ile uğraşmak bu sırada nereden çıktı? Türkiye'nin meselesi bu mu? Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele kavramları aynı anlama geliyor. Bunları karşı karşıya getirmek nereden icap ediyor?

    Bakan Beyde ve o müfredatı hazırlayanlarda bir rahatsızlık var. Bu rahatsızlık ne? Cumhuriyet'ten rahatsızlık.

    Ve, saltanatın yıkılması karşısında duyulan acının depreşmesi. Bunlar halâ, emperyalistlerle işbirliği yapan saltanat sahiplerinin intikam duygularını bugüne taşıyorlar. İşin esası budur.

    Peki, ne zaman? Tam NATO Zirvesi toplanırken Bakan ve müfredat yazarları da NATO standartlarına göre vaziyet alıyorlar. Gençlerimize öğretilecek Kurtuluş Savaşı tarihimizi Trumplar yazacak, dayatacak, bizimkiler de işbirlikçi saltanat sahiplerini diriltmeye, hortlatmaya kalkacak. O yıkıntıların altından kurtaracak. KURTARAMAYACAK.

    Yıkılmış olan saltanat sahiplerini, NATO'larını getirsinler, İsrail'den silahları külahları alsınlar, kurtaramazlar. Ama, kendileri o yıkıntının altına düşerler.

    (Trump'ın elçisi Tom Barrack "Üniter devletler işe yaramadı, Orta Doğu için en uygunu monarşi" diyerek saltanat istemişti)


    Sayın Bakanımız bu iki kavramı karşı karşıya getirmeye çalışırken "Bu kurtuluş nereden kurtuluşmuş? Koskoca Osmanlı İmparatorluğu'ndan mı?" diyor. 

    Sayın Bakan, o kurtuluş emperyalizmden kurtuluştur.
    Ve, sizin yıkıntıların altından kurtarmaya kalktığınız saltanat sahiplerinden de kurtuluştur.

    O Kurtuluş Savaşı'nda önce saltanat sahiplerini yıktık, Ankara'da 23 Nisan 1920'de bir Devrimci Meclis açtık, 
    böylece, Türk Milleti'ni ve silahlı kuvvetlerini harekete geçirecek ve düşmanı Akdeniz'e dökecek örgütlenmeyi sağladık. Eğer İstanbul'daki saltanat sahiplerini yıkmasaydık, hükümeti İngiliz - Fransız emperyalistlerinin talimatları ile yöneten Padişah efendinizin eline bıraksaydık İstiklal Savaşı olmayacaktı.

    O tarihsel koşullarda Milli Mücadele (işgal altındaki) İstanbul'dan yönetilemezdi. 

    ("Bu kurtuluş nereden" demek, "Vahdettinler nasıl İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yaptı ise biz de NATO ile yani ABD emperyalizmi ile işbirliği yaparız" demektir.)


    Sayın Bakan şunun arkasına gizlenmeye çalışıyor: "Koskoca Osmanlı". Yani Orhan Gaziler, Yıldırım Beyazıtlar, Fatih'ler. Bize imparatorluğun başı dik yaşama mirasını bıraktılar. İşte o Koskoca Osmanlı, o başka.

    Kurtuluş Savaşının yıktığı Osmanlı o Koskoca Osmanlı değil.
    Hangi Osmanlı'yı yıktık? İngiliz - Fransız emperyalizmi ile işbirliği yapan Osmanlı'yı. Yıkmasaydık Türkiye esir olacaktı.

    Dolayısıyla, müfredata neyi yazmaya kalkıyorsunuz? Esareti mi? Emperyalistlerin emrinde esaretin taşeronluğunun yapan o Sultanlara "Koskoca Osmanlı" unvanını verip onları Fatih Sultan Mehmetlerin yanına yazabilir misiniz?

    İkisi farklı miras. Birisi başı dik yaşama, diğeri emperyalizme kulluk mirası. Bugün yine bu miraslar çarpışıyor. Nerede? NATO Zirvesi'nde. NATOperestlik ve karşısında millilik.

    İngiliz-Fransız emperyalizmi ile işbirliği yapan saltanatın takipçisi olarak Trumplara, Avrupa emperyalistlerine sadakat mı göstereceksin, yoksa Türkiye'nin başı dik yaşama mirasına yani Türk Devrimi'ne mi?

    Milli Eğitim Bakanlığı saltanat sahiplerine sadakat göstererek NATO standartlarına uyum göstermiş oluyor. NATO Zirvesi toplanırken Bakanlığın emperyalizme boyun eğme tavrı zirveye tırmanıyor.

    Sayın Bakan, o zirveden aşağı iniş yok, oradan düşülür.
            Aynı saltanat sahiplerinin yıkılıp gitmesi gibi. 
              Onlar İngiliz Zırhlısı'na binip kaçmışlardı.
                   Sizin de önünüzdeki tercih budur
       NATO Zirveleri ile uyumlu müfredatlar yaparsanız, 
                   hangi zırhlıya binip kaçacaksınız? 
                Sizi Trump'ın zırhlıları mı kurtaracak?
         Çökmekte olan emperyalizm mi sizi kurtaracak?

    Emperyalizmle işbirliği yapan Padişahları, son Padişahları
       kurtarmaya kalkmayın. O yıkıntıların altında kalırsınız.


           BU MÜFREDATI HAYATA GEÇİREMEYECEKSİNİZ.
                      Siyasi ömrünüz buna yetmeyecek.

       Emperyalizmle işbirliği yapan Padişahları savunarak 
     o saltanatın sonunu paylaşıyorsunuz. O saltanat yıkıldı.
      Emperyalizmle işbirliği yapan saltanat mirasına sahip   
             çıktığınız zaman onun sonunu paylaşırsınız.
                  Onun için, bu müfredatınızı düzeltin.

    Bu müfredatın sorumlusu yalnız Milli Eğitim Bakanı ve onun
       müfredatçıları değildir, sorumlusu Ak Parti iktidarıdır.

    NATO Zirvelerinde şişinerek, kendinize kibirli roller biçerek iktidarınızı kurtaramazsınız. Bu iktidarın sonunu getirirsiniz.



    +++