30 Ağustos 2026 Pazar

Hayalci Sosyalizm, Bilimsel Sosyalizm ve Ahmed eş-Şara

21. Yüzyılda Bilimsel ve Ütopyacı (Hayalci) Sosyalizm
+++
Metin, Doğu Perinçek'in Sosyalizm dersinin bant çözümüdür.
Ayraç (parantez) içleri tarafıma aittir.
+++
Konular:
19. Yüzyıl kapitalizm çağında devrim teorisi (Marksizm)
20. Yüzyıl emperyalizm çağında devrim teorisi (Leninizm)
Ahmed eş-Şara
Bilim nedir
20. Yüzyıl devrimleri 
Stalin'in hataları
Lenin'in Marksizm'e katkıları
Troçki'nin hatası
Komünist Enternasyonal'in hatası
Mao'nun katkıları
Sosyalizmden kapitalizme geri dönüş
Vatan Partisi'nin içinde de kapitalist yolcular olacaktır.
Mao Ze Tung'un Üç Dünya Teorisi
Bütün devrimler vatan savunmasında oldu
Rus Devrimi de Milli Demokratik Devrimdi

+++
TEORİ - OCAK 2026 - SAYI 432 - YIL 43

Türkiye'de Komünist, Marksist-Leninist, İşçi adıyla Bilimsel Sosyalizmi çağrıştıran adlarla parti ve örgütler var. Ancak program ve stratejileri ile tarihin dışında konumlanmışlar. Ütopyalar (hayaller) peşinde koşuyorlar, bilimsel değiller.

Tarihin dışında konumlanmakla bilim dışı olmak aynı şey.
Çünkü madde zamanın içinde hareket eder. Dolayısıyla zamanın dışında olmak demek, olmamak demek.

Sosyalizm Bilimsel Sosyalizm'den önce de vardı, Ütopik Sosyalizm olarak. Özlemler, umutlar: Sömürü, baskı, sınıfsal farklar olmasın, herkes eşit olsun. Yani Cennet'te olduğu gibi sınıfsız bir dünya.

1848 yılında Marx ve Engels "Komünist Partisi Manifestosu"nu yayınladılar. (Almanca: Manifest der kommunistischen Partei)


Bu Manifesto ile, sosyalizmi zamanın ve gerçeklerin içine oturttular: "Sen istedin diye devlet ortadan kalkmaz, sınıflar ortadan kalkmaz, eşitlik gelmez." Onun bir zamanı var. Tarihsel koşulları var. Manifesto o koşulları ifade etti. 
Marx ve Engels isim olarak "Bilimsel Sosyalizm"i seçti.

Bilimsel Sosyalizm, İngiliz Robert Owen ve Fransız Charles Fourier'in başını çektiği Ütopyacı Sosyalizm'e karşı mücadele içinde gelişti: Sen istediğin zaman devrim olmaz. Kapitalist bir ülkede çelişmelerin keskinleştiği ve işçi sınıfının kapitalist sınıfı devirmesi koşullarında sosyalizm gerçekleşir.

Mete Han zamanında olmaz örneğin.

Gelişmiş kapitalist bir toplumda üretim araçlarının özel mülkiyeti ile üretimin toplumsal olması arasındaki çelişkinin çözülmesi (üretim araçlarının kamulaştırılması) yoluyla sosyalizm kurulabilir.


19. Yüzyıl:  Rekabet kapitalizmi döneminde devrim

O çağda devrim Avrupa / Kuzey Amerika odaklı idi. Kapitalizm orada gelişmişti. Gerçekten 1830 ve 1848 Devrimleri oldu. 1871'de işçi sınıfı Paris Komünü'nü kurup 3 ay iktidarda kaldı.
Ancak kapitalizm 20.Yüzyılın başında emperyalizm dönemine girince işçi devrimleri çağı, yani 1848 Komünist Partisi Manifestosu'ndaki modelde öngörülen devrimlerin nesli, 1871 Paris Komünü ile sona erdi.

+++

20. Yüzyıl: Emperyalizm döneminde devrim

19. Yüzyılın sonunda kapitalizm yeni bir döneme girdi. Kapitalizm bir üretim fazlası yarattı. Fabrika sahibi, işçilere üretilen malın değerinden az ücret veriyor. İşçiler de üretilen malın hepsini satın alamıyor, elde bir üretim fazlası kalıyor. Bu fazla her yıl artarak birikiyor. Çare: Bu fazlayı silahlı kuvvet desteği ile sömürülen ülkelere ihraç etmek. Bu amaçla şirketler tekelleşiyor, banka sermayesi ile birleşiyor, rekabet kapitalizmi sona eriyor, tekelci kapitalizm dönemi başlıyor. Buna emperyalizm (finans kapital = tekelci kapitalizm) diyoruz. 

Kapitalizmin ideologları (fikir babaları) olan İngiliz Hobson ve Avusturyalı Hilferding emperyalizmi ekonomik temelde Lenin'den önce açıklamışlardı.


Lenin de 20. Yüzyılın başında onların bu açıklaması temelinde emperyalizm çağının devrim teorisini yaptı, 

"Artık devrimin nedeni 
işçi sınıfı ile kapitalist sınıf arasındaki çelişme değil,
ezen milletlerle ezilen milletler arasındaki çelişkidir."


Neden? Çünkü emperyalist ülkelerin (Batı Avrupa ve ABD) kapitalistleri, henüz kapitalizme geçememiş ülkelerden elde ettikleri sömürüden kendi işçi sınıflarının bir kısmına da bir pay vererek yatıştırdı, işçi-kapitalist çelişkisini yumuşattı. Yarattığı işçi aristokrasisini burjuva milletin bir parçası haline getirdi.

Marx ve Engels: "Ezilen dünyadan elde ettikleri sömürüden pay verdikleri  kendi işçi sınıflarını burjuvazi biraz kendinden yaptı, burjuva milletin bir parçası haline getirdi." dediler.

Bunun doğru olduğunu şöyle gördük: Birinci Dünya Savaşı'nda Avrupa'da işçi sınıfları kendi ülkelerinin emperyalistlerini destekledi:

Alman Sosyal Demokrat Partisi Lideri Kautsky,
işçi sınıfını emperyalist burjuvazilerini destekleme 
yoluna itenlerin başını çekiyordu.
Sosyal Demokratların bu dönekliği (ihaneti) üzerine
Lenin, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin
adını Rusya Komünist Partisi olarak değiştirdi (1918)

Bu durumda devrimin coğrafyası ve sosyo-ekonomik temeli değişti. Devrimin merkezi Batı Avrupa ve ABD'den Asya, Afrika ve Latin Amerika'ya kaydı.

Batı'daki işçi sınıfı ile emperyalist kapitalistler arasındaki çelişme kaybolurken, emperyalist Batı ülkeleri ile Hindistan, Çin, Osmanlı, Afrika, Latin Amerika arasındaki çelişmeler keskinleşti. Devrim, bu ezilen milletlerin emperyalizme karşı verecekleri mücadele ile olacaktı. 

20. Yüzyılın başında Lenin artık devrimin nedeninin ezen ve ezilen milletler arasındaki çelişki olduğunu saptadı.

Marx ve Engels de 1850'lerde ortaya çıkmaya başlayan bu yeni durumu görmeye başlamışlardı. Henüz emperyalizm aşamasına gelmemiş olan dış ticaret çağındaki kapitalizmin kendi işçi sınıfını yatıştırdığını ve burjuva milletler oluşturduğunu yazdılar.

Ve emperyalizm dönemi başlamadan önce gözlerini Doğu'ya, Rusya, Osmanlı ve Çin'e çevirdiler: "Devrim buradan olacak"

Bakınız:
"ASYA ÇAĞININ ÖNCÜLERİ" kitabının baş tarafındaki 
"Marx ve Engels'in Asya Devrimi Öngörüleri" bölümü.

Böylece "işçi sınıfının kapitalist sınıfı devirerek sosyalizmi kurması" olarak ifade edilen 19. Yüzyıl devrim modeli artık geçerli olmaktan çıkmıştı.


(Bu konuda bakınız:

Buradan şunu görüyoruz: Bilim, yaşanan pratiğin sistemli bir şekilde bilgisinin üretilmesi. Teorinin kaynağı hayat. 

19. Yüzyılda yaşananlarla 20. Yüzyıldakiler farklı. 
(O halde devrim teorisi de değişecek. 
Artık "İlla ki sosyalist devrim" diye tutturmanın alemi yok.
Olmayacak duaya amin denir mi?)

O bakımdan, 19. Yüzyılda yaşamış olan Marx ve Engels'ten 20. ve  21. Yüzyıl'ın teorisini bekleyemezsin. O, bilim olmaz, fala bakmak olur.

+++

Ahmed eş-Şara 

Ahmet eş-Şara yönetimi PKK'yı temizliyor, adı Komünist vesaire olan partiler "Orada şeriatçılık var, devrimcilik onu ezmektir" diyorlar. İşte bu, tarihin ve zamanın dışında bir özlem. Bu, feodalite döneminin devrim teorisi: 16. Yüzyılda kapitalizmin yeni ortaya çıkmaya başladığı dönemde Krallara, şeriata karşı köylüleri yanına alarak savaşmak.

Dolayısıyla, "Kahrolsun eş-Şara, kahrolsun şeriat" diyen TKP
(Türkiye Komünist Partisi) ve diğerleri Ortaçağ'da yaşıyor.

Halbuki eş-Şara emperyalizme karşı savaşıyor. ABD ve İsrail piyonu olan PKK'yı temizliyor. "Kahrolsun eş-Şara" deyince ABD ve İsrail'in yanına düşmüş oluyorsun. Günümüzde Türkiye ve Suriye'de değil de Disneyland'da, masal dünyasında yaşadığın zaman devrim düşmanı oluyorsun. 

Çağımızın devrim teorisi ne? 
Emperyalizme karşı ezilen milletlerin devrimi. Lenin'e göre "Emperyalizmin zayıf halkasında devrim". Yani burjuvaziye karşı değil, emperyalizme karşı devrim.

Doğru mu? Evet. Rus, Çin, Türk, Vietnam, Kamboçya, Laos, Küba, Venezuela, Nikaragua... Hepsi emperyalizme karşı.
20. Yüzyılda işçi sınıfının ayaklanıp kapitalistleri devirdiği tek bir örnek yok. 1848 Komünist Manifestosu'ndaki modele göre bir devrim yok. O modelin nesli 1871 Paris Komünü ile sona eriyor. O da 3 ay sürüyor.

Gerçekten de, Batı Avrupa'da, ABD'de  işçi devrimi olmadı, olmayacak. Leninizm bu gerçeği ifade etmektedir.

+++

Bilim nedir

Bilim yalnızca Marx ve Engels'in izinden gidenlerin ürettikleri sistemli bilgiler midir? Hayır. Lenin'in Engels'e dayanarak yazdığına göre "Marksizmin Üç Kaynağı" şunlardır:


1- İngiliz iktisadı: David Ricardo ve Adam Smith. Kim bunlar?
    Liberal kapitalizmin burjuva iktisat teorisyenleri.
2- Alman felsefesi. Hegel ve Feuerbach (Foyerbah)
    Feuerbach burjuva materyalisti. Hegel idealist.
3- Fransız sosyalizmi. Burjuva sosyalizmi.
    Fransa'da Fourier (Furiye), İngiltere'de Robert Owen

(Leninizmin kaynakları Hobson ve Hilferding de burjuva.)

"Marksizm'den önce bilim yok" anlayışı bu yüzden yanlış.
Bütün insanlığın bilgi birikimi. Marx diyor ki: "Benim bunlara eklediğim tek şey, sosyalizmin belli tarihsel koşullarda gerçekleşeceği." Dolayısıyla Bilimsel Sosyalizm'in dayandığı bilimsellik, insanlığın bütün bilgi birikimi.

Yalnız Marx, Lenin değil, hatta onlarda da yanlışlar var, olmaması mümkün değil. Marksizme göre, bilim gerçeğe ancak yaklaşıyor, mutlak gerçek yok. O kadar sonsuz bir evren var ki, o kadar sonsuz ilişkiler var ki, bunların içinde herhangi bir maddi süreci mükemmel olarak tanımlamak, teorisini yapmak mümkün değil. Ancak gerçeğe yaklaşabilirsin. Bilimler geliştikçe Bilimsel Sosyalizm o gelişen bilginin doruk noktası, ama Marx zamanındaki haliyle değil.

Dolayısıyla hazır bir reçete yok: "Marx şöyle dedi, öyleyse tamam." Vatan Partisi'nin Türkiye ile ilgili ürettiği görüşleri, stratejiyi, sınıfsal tahlili istediğiniz kadar Marx, Lenin, Mao okuyun, oralarda bulamazsınız. Öyle bir tembellik yok. Her şey senin yaratıcılığına ve birikimine kalmış.

Kitaplar bize anlama konusunda yetenek, genel teorik bilgi veriyor. "Emperyalizm çağında devrim emperyalizme karşı olur". Bu cümleden başka sana Lenin'den bir yardım yok.
Ülkeni tanıyacaksın. TEORİ Dergisi bunu yapıyor. Vatan Partisi'ni kendisine "Koministim, Marksistim" diyenlerden ayıran bu.

+++

20. Yüzyıl devrimleri

1905 Rus Demokratik Devrimi, 1907-1909 İran Demokratik Devrimi, 1908 Osmanlı Hürriyet Devrimi, 1910 Meksika'da Zapata Devrimi, 1911 Çin (Sun Yat Sen) Demokratik Devrimi

İkinci dalga:
1914 - 15 Çanakkale Savaşı ikinci dalganın başı. İngiliz ve Fransızlar Çanakkale'yi geçip Rus Çarı'na yardıma gidemeyince 1917 Şubat ve Ekim Rus Devrimleri oldu. İngiltere ve Fransa ile birlikte Türkiye'yi paylaşmak isteyen Çarlık Rusyası'nda devrim olduktan sonra kurulan Sovyet Rusya bizim tarafımıza geçip bize yardım edince Kemalist Devrim oldu. Arkasından İran, sonra Mao.

Yani: Türkiye - Rusya - İran - Çin
Bunlar ne? Eski imparatorluklar. Yani ezilen dünyada eski imparatorluklar önderlik ediyor. Neden? Bağımsızlık birikimi, ordu mirası, bürokrasi mirası var onlarda.
Bugün de emperyalizme direnenlerin başında bu ülkeler var.
Devlet Bahçeli bu yüzden "TRÇİ İttifakı olmalı" diyor.

+++

Stalin'in hataları

Stalin "Leninizm'in özü proletarya diktatörlüğüdür" diyor. Ama zaten Marksizm'in özü bu. Böyle deyince Lenin'in Marksizm'e hiç bir katkısı olmadığını söylemiş oluyor Stalin.

İkinci hatası "Üretim araçlarının kamulaştırılması tamamlandı, artık kapitalizme geri dönüş olmaz" açıklaması idi. Yıl 1936.

(Üçüncü hatası, Komintern'in ÇKP'ye "Şehirlerde işçileri ayaklandırın" talimatı vermesine engel olmamasıdır.)

+++

Lenin'in Marksizm'e katkıları

1- Ezen - ezilen millet ayrımı yapması ve devrimi ezilen milletlerin ezenlere karşı yapacağını saptamasıdır..

2- İşçi - Köylü İttifakı. Devrim köylü ülkelerinde olacağı için, yalnızca zayıf işçi sınıfı ile yapılamazdı. Kapitalizmin gelişmediği ama gelişmemiş ülkelerin de en ilerisi Rusya'da ve diğer ezilen ülkelerde bu ittifak gerekli idi.

3- Tek ülkede sosyalizm olabilir.
Marx döneminde "Tek ülkede sosyalizm olmaz" deniliyordu. Çünkü 1871 Paris Komünü'nde olduğu gibi, kapitalistler diğer ülkelerin kapitalist hükümetleri ile birleşerek onu ezerler. Onun için ancak tüm Batı Avrupa kapitalist ülkelerini kapsayan Kıta Devrimi olabilir Marx'a göre.

+++

Troçki'nin hatası

Lenin'in emperyalizm çözümlemesini anlamayan ve hala Marx döneminde yaşadığını sanan Troçki, Len,n'e karşı çıkarak: "Tek ülkede sosyalizm yaşayamaz, Alman Devrimi'ne yardım edelim ki Rusya'daki sosyalizm yaşayabilsin" diyordu. 
(Bu büyük bir macera olur, tüm Avrupa ülkelerinin Almanya'ya yardıma gitmesine, Rusya - Avrupa savaşı çıkmasına ve Rusya'daki sosyalizmin çökmesine neden olurdu). Nitekim Almanya'daki ayaklanma başarılı olmadı ama Sovyet rejimi yaşadı.

+++

Komintern'in (Komünist Enternasyonal) hatası ve
Mao'nun birinci katkısı - Milli Demokratik Devrim

Komintern (Komünist Enternasyonal) Çin'e gönderilen komiserler Çin Komünist Partisi'ne öğretmenlik yapıyorlardı. "Nanjing'de, Şanghay'da, Kanton'da işçileri ayaklandırın" dediler. Rusların, Komintern'in öğütlerine uyan ÇKP işçileri ayaklandırdı. Ayaklanmalar ezildi. ÇKP, şehirlerdeki gücünün yüzde yüzünü kaybetti.

Mao "Yanlış yapıyoruz, ülkemizin %90'ı olan köylüler ağalara karşı isyan ediyorlar, önderleri yok, onların başına geçelim. Sosyalist değil milli demokratik devrim yapacağız, sonra kesintisiz olarak sosyalizme geçeceğiz" dedi. 3 sol dalga liderlikle mücadeleden sonra 1934'te başa geçti ve Uzun Yürüyüş başladı. 

(Demek ki Komintern de hala Marx döneminde yaşıyordu.
Bu deney her partinin kendi ülkesindeki devrimin yoluna kendisinin karar vermesi, dışarıdan gelen öğütlerle hareket etmemesi gerektiğini gösterdi.)

+++

Mao'nun ikinci katkısı: Sosyalizmden geri dönüş

Mao, 1960'lı yıllarda Sovyetler Birliği'nde sosyalizmden kapitalizme geri dönüş süreci görüyor. "Stalin'den sonra gelen Kruşçev döneminde 1956'da Stalin yandaşlarının tasfiye edildiği SBKP (Sovyetler Birliği Komünist Partisi) 20. Kongresi'nden sonra ülke sosyalizme değil kapitalizme gidiyor." diyor Mao. "Olur mu ya? Sovyetler Birliği aslanlar gibi komünizme gidiyor. Hainsin sen" diyorlar Mao'ya.

1960'ların sonlarında biz "Sovyetler kapitalizme gidiyor" deyince sosyalistler karşı çıktılar. Çünkü devlet ve partiyi yöneten, kaynakları paylaşan imtiyazlı kalantor bir sınıfın ortaya çıktığını görmüyorlardı.

Geldik 1990'a. Kruşçev, Kosigin, Brejnev'den sonra gelen SBKP Başkanı Gorbaçov "Kapitalizmi getirdik" dedi. Haydi bakalım. Bu neye yol açtı? Sosyalist solda bugün ütopik olan, tarihin dışında kalmış olanlar o zaman savrulup  Amerika'nın aleti konumuna geldiler. Bir tek Vatan Partisi ayakta kaldı. Neden? Çünkü cereyana karşı koyarak, göğüs gererek hakikatı savunabildi. Dogmatik olmadığı için. 

+++

Mao'nun üçüncü katkısı: 

Mao buradan bir sosyalizm teorisi kurdu:

Birincisi:
Sosyalizm, işçi sınıfının iktidara gelmesinden komünizme kadar uzanan uzun bir süreçtir. Çünkü köylü ülkelerinde oluyor.

İkincisi
Sosyalizm süreci boyunca
iki sınıf, iki çizgi, iki yol arasındaki mücadele devam eder.
İki sınıf: Burjuvazi ve işçi sınıfı
İki çizgi: Marksizm ve revizyonizm
              Yani bilimsel sosyalizm ve sahte sosyalizm
İki yol: Sosyalizm ve kapitalizm

Sosyalizmi kuruyoruz ama içimizde hala burjuvazi var.
Üretim araçlarını bir gecede kamulaştırıp toplumu bir gecede değiştiremiyorsun.
Hatta üretim araçlarının tümünün kamulaştırılmasından sonra bile iki sınıf arasındaki mücadele devam eder.
İşte Rusya'da öyle olmadı mı?
1936'da Stalin "Oh, içinizi rahat tutun, üretim araçlarının kolektifleştirilmesi tamamlanmıştır, artık devrimimizi kimse deviremez" demişti. 
(Kolektifleştirme: Özel mülkiyetteki üretim araçlarının, toprakların ortak mülkiyet yapısına dönüştürülmesi veya kamulaştırılarak devlet mülkiyetine alınması)
Ama devirdiler. Stalin yanlış çıktı.

Üçüncüsü:
Sosyalizm döneminde geri dönüş tehlikesi nereden gelir? Eski burjuvaziden mi? Yani devirdiğin, fabrikalarına, mallarına el koyduğun burjuvazi mezarlarından kalkıp karşı devrim yaparak kapitalizmi geri getirecekler?
Hayır. Onlar değil. Sovyet deneyiminde görüldüğü gibi, Kruşçefler, Kosiginler, Gorbaçovlar. Bu adamlar kim? Bunlar Komünist Partisi'nin Genel Sekreterleri. Sovyet Devleti'nin Başkanları. Adamlar anlı şanlı komünist. Bunlar ülkeyi kapitalizme götürdüler. Onlardan geliyor tehlike. 
(Tehlike parti içindeki kapitalist yolculardan gelir. Mao)

+++

Vatan Partisi'nin içinde de kapitalist yolcular olacaktır

Demek ki Vatan Partisi'nin içinde de bir gün o anlı şanlı komünistler olacaktır. "Olmayacaktır" fikri kadar yanlış fikir yok. Mutlaka olacaktır. Mesele onlara iktidarı kaptırmamaktır. "Bizim partimizde bu olmaz, o kadar deneyler geçirdik." diyemeyiz. O uzun sosyalizmi kurma sürecinde mutlaka bu partinin içinde "Ya arkadaş, paylaşırken bizim parti yöneticilerine, ordu komutanlarına falan biraz daha verelim." Bu olacaktır. Olacağını bilerek devrimcilik yapacağız. O zaman onlar varsa biz de varız.

Ama bu, o güne ertelenecek bir şey değil. Bugünden basit yaşamak, sade yaşamak, halkın kaderini paylaşmak...

+++

Mao'nun 3 Dünya Teorisi

1973'te Deng Şiao Ping Birleşmiş Milletler Kürsüsü'nden Mao Ze Tung'un dünyayı üçe ayıran teorisini açıkladı.

1- Birinci Dünya: Dünyayı paylaşmak isteyen 2 süper devlet:
    Amerika ve sosyalizmden dönmüş olan Sovyetler Birliği
    ABD emperyalizmi ve Sovyet sosyal emperyalizmi
2- İkinci Dünya: Dünya hegemonyası iddiası olmayan 
    gelişmiş kapitalist ülkeler: Almanya, Fransa, İngiltere gibi.
3- Üçüncü Dünya: Ezilen ve gelişen dünya
    Asya, Afrika, Latin Amerika ülkeleri.

Üç Dünya Devrim Teorisi:
- Devletler bağımsızlık
- Milletler kurtuluş
- Halklar devrim istiyor.

Niye devletlerin bağımsızlık mücadelesini birinci sırada söylüyor? Emperyalizme karşı mücadeleye bugün bakın:

Suriye devleti PKK'yı eziyor. Suriye'deki insanlar ellerine kazma kürek alıp Fransız Devrimi'nde olduğu gibi PKK'nın kafasında patlatmıyor. Suriye devleti eziyor. Türk devleti ona destek oluyor.

İran devleti direniyor. Evet, halk devleti destekliyor ama İran devleti direniyor.

Venezuela'da ABD Maduro'yu kaçırdığı zaman neye baktık? Bu devlet ayakta kalacak mı, ABD bu devleti ele geçirecek mi. Venezuela devleti direniyor.

Çin devleti direniyor. kale gibi.

Rus devleti Ukrayna üzerinden NATO'nun canına okuyor.

Devletlerin mücadelesi bugün emperyalizme karşı mücadelenin birinci etkeni, en etkili etken.

Halk eline kazma kürek aldı ayaklandı, o model geçerli değil.

+++

Bütün devrimler emperyalizme karşı vatan savaşında oldu.

İşçi sınıfının burjuvaziye karşı mücadelesiyle yapılan devrim yok. Bir tane bile gösteremezsiniz.

Fabrikaların kapılarına gidip "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" diyorlar. İşçiler birlik olsun, tamam, ama Türkiye çapında işçilerin birliği sermayeyi yenemez. Milletin birliği emperyalizmi, kapitalizmi yenebilir: İşçi, çiftçi, esnaf, zanaatkar ve milli kapitalistleriyle. Devrim bu sayede olur, işçi gevezeliğiyle değil.

Sovyet devrimi de vatan savaşında oldu. 
Hep John Reed'in yazdığı "Dünyayı Sarsan On Gün" kitabına bakarız. Öyle değil. 1917 - 21 arasında Sovyet Devrimi 800 bin civarında Amerikan, Fransız, İngiliz askeri ve kendi iç gericiliği ile savaştı tam 4 yıl. O bir vatan savaşıydı.

Ve bunlar Milli Demokratik Devrim. Sosyalist Devrim değil. Sovyet Devrimi de 1930'a kadar Milli Demokratik Devrim idi. 1929 - 30'a kadar üretim araçları kolektifleştirilmedi. 1930'larda da erken kolektifleştirmeye gidildi, erken olduğunu söyleye söyleye. Dediler ki: Dünya savaşı geliyor, tarımı kolektifleştirip üretime el koymazsak sanayileşemeyiz. Hatta Mao ona haraç der. Köylüden alacağız, biraz köylüyü ezeceğiz, ondan alıp savaş sanayisini kuracağız. Diğer yandan kolektifleştirme yapmazsak şehirler aç kalır.

Ondan sonra Şolohov'un romanları yazıldı: "Bolşevikler köylüleri şöyle ezdi." Evet biraz ezdi. Atatürk'ü de hep öyle suçlarlar ya. Sümerbank'ı ve diğerlerini, iplik, basma, şeker fabrikaları yapabilmek için tasarruf lazım. Tasarruf nereden? Emekten tasarruf. Üretimden bir kısmını alıp yatırım yaparsan Atatürk olabiliyorsun. İsmet (Öğütücü) bana kötü kötü bakıyor. İsmet: "Çok hayranım da bakıyorum." Perinçek: Şaka, şaka.

+++

Doğu Perinçek'in Sosyalizm dersi video kaydı

+++

Ayrıntılı bilgi ve Atatürk'ün görüşleri için bakınız: 
1 Mayıs emperyalizme karşı mücadele günü

+++

Türker Ertürk'ün Mao düşmanlığı ayıbı 

+++

Mao Ze Tung'un orijinal Çince okunuşu (telaffuzu) için aşağıdaki bağlantıdan "telaffuz" sekmesini tıklayarak dinleyiniz. Çinli okuyucu Ze Tung diyor, Ze Dong demiyor. 

+++

24 Ağustos 2026 Pazartesi

Ukrayna haydutluğu, 4 şehit 22 yaralı ve Bayraktar - Motor Siç bağlantısı

Türk gemilerine saldırarak gemicilerimizi şehit eden Ukrayna haydut devletine tek laf bile edemeyen Ak Parti Hükümeti'nin sessizliği yeni saldırıya kapı açtı.

Ukrayna 21 Ağustos gece geç saatlerde  "Necibe" adlı kargo gemimizi vurdu. "Ural" adlı RoRo gemimiz yanaşarak 18 gemiciyi hasar gören Necibe gemisinden aldı. 

Ural gemisi gece yarısı Novorossiysk açıklarında Ukrayna dronları (SİHA) tarafından saldırıya uğradı. 8 gemicimiz yaralandı. Necibe gemisinin Aşçıbaşı 47 yaşındaki İlker Lazoğlu şehit oldu. Ural gemimiz ağır hasar almasına rağmen Samsun'a ulaştı.

22 Ağustos 2026 günü Ural adlı gemimizde 
şehit edilen Necibe Gemisi'nin Aşçıbaşı İlker Lazoğlu



Aydınlık, 23 Ağustos 2026
+++

Böylece Ukrayna tarafından şehit edilen gemici sayımız 4,
yaralanan gemici sayımız 22 oldu.

Ayrıca 5 Azerbaycan Türkü gemici 5 Haziran 2026 günü şehit edilmişti.

Ukrayna bugüne kadar Karadeniz'de 15 gemimizi dron ve SİHA ile vurdu.

Ayrıca MERSİN adlı Türk tankeri SENEGAL'de demirde beklerken Ukrayna SİDA saldırısı ile ağır hasar gördü.

Ak Parti Hükümeti bu saldırıların ve cinayetlerin bir keresinde bile Ukrayna'ya "Ne yapıyorsun, gemilerimize neden saldırıyorsun, gemicilerimizi neden yaralayıp öldürüyorsun" demedi. Tam sessizlik.

+++
22 Temmuz 2026'da MV Reyhan Sarı adlı gemide 
şehit edilen Makine Lostromosu Savaş Çakar
+++

18 Temmuz 2026 günü Sabahat Telli adlı gemide
şehit edilen Çarkçıbaşı Kadir Kamilçelebi 
5 Haziran 2026 günü Duru 67 adlı balıkçı teknesinde
şehit edilen tekne sahibi Cüneyt Varlık

+++

ABD'nin, Trump'ın, NATO'nun oluru hatta talimatı olmaksızın Ukrayna bu haltı yiyemez.

O halde, ABD Ukrayna'yı maşa olarak kullanarak ülkemize şu mesajı vermektedir:

"Rusya ile deniz ticaretini kes. Siz Rusya'dan petrol almaya, Rusya'ya başta meyve sebze olmak üzere mal satmaya son verene kadar gemilerinizi vuracağız."

Ak Parti Hükümeti bu tehdidi görmezden gelmekte, Ukrayna'ya ve arkasındaki ABD'ye tek bir laf bile etmemektedir.

Hükümet eğer Ukrayna'ya haddini bildiremeyecek kadar zaaf içinde ise, Türkiye - Rusya arasındaki ticari deniz seferlerini durdurmalıdır.

Hükümet daha kaç gemimizin vurulmasını, kaç vatandaşımızın şehit edilmesini, kaç vatandaşımızın yaralanmasını beklemektedir eyleme geçmek için?

Aksi halde öldürülen, yaralanan vatandaşlarımızın vebalini bu Hükümet taşıyamaz, bu ağır sorumluluğu üstlenemez.

+++

Olayın perde arkasında acaba Bayraktar - Motor Siç bağlantısı mı var?


Motor Siç (Ukraynaca Мотор Січ, İngilizce Motor Sich), Ukrayna'nın Zaporijya Eyaletinde dünya çapında uçak ve helikopterler için en büyük motor üreticilerinden birisi. 

(Ukraynaca Запоріжжя Zaporijjya, 
Rusça Запорожье Zaporoje)

Bayraktar firmamız, İHA (İnsansız Hava Aracı) ve SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) üretimi için bu Motor Siç firmasından motor almaktadır.

Bayraktar TB2, Bayraktar Akıncı, Bayraktar Kızılelma ve TAI Anka-3 gibi Türkiye'nin önde gelen insansız hava araçları ile TAI T929 ATAK 2 helikopterinde Motor Sich üretimi motorlar kullanılmaktadır. 

Motor Siç, iki ülke arasındaki savunma projelerini koordine etmek amacıyla Ocak 2023'te Ankara'da resmi temsilcilik açtı.

Bayraktar, yaptığı SİHA'ları kendi firması Baykar üzerinden Ukrayna'ya satmakta, bazen de hediye (hibe) etmektedir.

İşte Baykar firmasının açıklaması:


İşte Ukrayna, Bayraktar / Baykar'ın verdiği bu SİHAlarla gemilerimizi vurmakta, gemicilerimizi öldürmekte, yaralamaktadır. Hem malımıza hem canımıza kastetmektedir.


Baykar bu SİHAları Ukrayna'ya hediye ederken kalıcı bir barış için dua ediyormuş.
Faşistlerden, NAZİ artıklarından barış beklenebilir mi?
İşte verdiğiniz silahlarla bizi vuruyorlar.

Şom ağızlılar diyormuş ki, kulağıma geldiğine göre:

Hükümet Ukrayna'ya haddini bildirirse Motor Siç bize motor vermez, biz de dünyaya SİHA satıp para kazanamayız.

Öyleyse en iyisi kulağımızın üzerine yatmak. 20-30 gemimiz vurulup hasar görmüş, 5-10 gemicimiz şehit olmuş, 40-50 gemicimiz yaralanmış, önemli değil.

Ayrıca "Rusya işgal ettiği Ukrayna topraklarından çıksın, Kırım Ukrayna toprağıdır." diyelim ve SİHA'ların yanısıra diğer silah ve askeri araç satışına da devam edelim ki... 

Ukrayna'yı kızdırmayalım ki bize motor satmaya devam etsin. 

Diyormuş Bayraktar Hükümet'e.

Böyle bir şeyi hiç ihtimal dahilinde görmüyorum,
ama milletin ağzı torba değil ki büzesin.

Ancak,

Hükümetimiz bu cinayetlere, saldırılara yanıt vermediği gibi, "Aferin, devam et, al bu silahları, Türk gemicilerini öldürmeye, gemilerini vurmaya devam et, çok iyi yapıyorsun" der gibi Ukrayna'ya ülkemizdeki Amerikan füzelerini hibe etmeye hazırlanıyor, şimdiye kadar verdiği İHA - SİHA ve diğer savaş malzeme ve araçları yetmiyormuş gibi.

Ve sonuç olarak:

DÜNYA TARİHİNDE HEM DOST ÜLKELERİ HEM DE KENDİ ÜLKESİNİ BOMBALAMASI İÇİN DÜŞMAN ÜLKEYE ASKERİ YARDIM YAPAN İLK VE TEK ÜLKE OLARAK ÜNLENDİK.

+++

arşiv:

Ukrayna Devleti’nden alçak yanıt: 
Türk gemici ölümü hak etti

Ak Parti’nin Karadeniz bozgunu, 
MHP ve CHP’nin konumlanması

Erdoğan’a hamam böceği deyip denizcilerimizi 

şehit eden Siyonist cezasız mı kalacak?

Ak Parti’den İsrail’e selam: Zelenskiy NATO Zirvesi’nde 



22 Ağustos 2026 Cumartesi

Furkan Vakfı Amerikancı Suç Örgütü Dosyası

Furkan Vakfı Lideri Alparslan Kuytul Süleymancılara "Teslim olmayın" çağrısı yapınca üçüncü kez yapılan operasyonla tutuklandı

+++

Furkan Vakfı'na bundan önce 2 kez operasyon yapılmıştı:


30 Ocak 2018'de gözaltına alınan Kuytul 8 Şubat 2018'de tutuklandı. "Suç örgütü kurmak ve nitelikli dolandırıcılık" suçundan yargılandığı davanın yanı sıra Temmuz 2018'de "terör örgütlerine destek vermek" suçundan hakkında bir dava daha açıldı. 5 Aralık 2019'da tahliye edildi.Yargılandığı davada üç yıl sonra karar çıktı ve 3 Kasım 2020 tarihinde beraat etti.

9 Mayıs 2022 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tekrar tutuklanan ve Ağrı Cezaevi'nde hücreye konulan Kuytul'a, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "nitelikli yağma", "cebir, şiddet ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama" suçlamalarından 38 yıl 6 aya kadar hapis talep edildi.16 Haziran 2023 tarihinde cezaevinden tahliye edildi.

+++

11 Mayıs 2022

Kuytul, FETÖ gibi örgütleniyor.

Alparslan Kuytul’un Mısır El-Ezher Üniversitesinde öğrenim gördüğü yıllarda Mısır’daki radikal gruplardan esinlenerek Adana'da kurduğu “Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı” yapılanmanın merkezi konumunda bulunuyor.

İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep, Elazığ, Kahramanmaraş, Diyarbakır ve Malatya’da yapılanmaya bağlı olarak faaliyet gösteren “Öncü Nesil”, “Hakka Davet”, “Furkan Nesli”, “Davet ve Medeniyet” gibi farklı isimlerde dernekler açıldı. 


Yapılanma içerisine çekilen özellikle ortaokul ve lise çağındaki çocuklar, devlet kurumlarına alternatif olarak oluşturulan “temel hazırlık” ve “medrese” adı verilen iki kademeli bir eğitime tabi tutuluyor. Eğitimler internetten şifreli olarak girilebilen uygulamalar üzerinden de verilebiliyor. 2018 yılında vakıf bilgisayarlarında ele geçirilen eğitim dosyaları arasında DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütleri içerisinde faaliyet gösteren şahıslara ait fotoğraflar, vahşi infazlara ait görüntüler ile örgütü simgeleyen bayrağa ait fotoğraflar ele geçirildi.

Gündem oluşturma amaçlı atılan tweetler incelendiğinde; büyük çoğunluğunun bot hesaplar, FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütleri ile iltisaklı hesaplardan atıldığı tespit edildi.


+++

19 Mart 2024

Kuytul Hazretleri yine Doğu Perinçek'i hedef aldı:

“Normalde ihtilale teşebbüsle suçlanıyordu. Nasıl çıktı kimse bilmiyor. Bir anda çıkıverdi dışarıya. Hapisten çıktıktan iki sene kadar sonra 15 Temmuz oldu ve tüm cemaatlere baskılar başladı. Acaba onu mu kastediyordu? Sen kimsin de cemaatlerin kökünükazıyacaksın. Meğerse büyük bir planı anlatmak istemiş aslında. O plan 15 Temmuz'da ortaya çıktı."


+++

31 Mart 2024

Cübbeli Ahmet Hoca'nın (Ahmet Mahmut Ünlü) Emniyet’e verdiği "silahlı selefi örgütlerle ilgili rapor"u hedef alan Kuytul özetle dedi ki:

“Bu Cübbeli bundan 1-2 sene önce Emniyet’e bir flaş götürdü. Türkiye’de bin 200 tane selefi örgütlenme silahlanmaya başlıyor falan filan diyerek, bunlara operasyon yapılmalı diyerek böyle iftiralar attı. Sen bir kere bu flaşı nerden aldın, sana kim getirdi? Sen kimsin, istihbaratçı mısın? 

Sen kimlerle berabersin? Tüm cemaati bitirmeye çalışan Ergenekoncular. Onlarla berabersin herhalde. Zaten Perinçek'e de bir ara övgülü sözler söylüyordu. Normalde bir Müslüman’ın Perinçek’i övmesi mümkün mü? Maocu, Çin taraftarı, Rusya taraftarı, sosyalizmi savunan. Hayatında İslam'ın zerresi olmayan bir Perinçek’i bir Müslümanın sevmesi mümkün müdür? Onu seviyor. Onu göklere çıkarıyor ve onların projesinde yer alıyor.


+++

20 Nisan 2025

Siirt'teki konferansında Kuytul polisleri tehdit etti:

"Yüzlerce arkadaşımıza uygulandı. Tehdit. Önce teklif. Bize çalış diyorlar. Bize muhbirlik yap. Arkadaşımız cesur biriyse diyor ki, ‘Ben şerefsiz değilim.’ Onun böyle kararlı olduğunu görünce, bu sefer tehdit ediyorlar. Şöyle yaparız, böyle yaparız. Bunlar yüzlerce olay. Hepsi şahitli.

İnkar ediyorlarsa, ‘Biz böyle bir şey yapmadık.’ diyorlarsa hepsinin şahidi var, videoları var, ses kayıtları var. Hepsini vallahi billahi yayınlarım. Artık bu yöntemi bırakın, hukuk devleti olun.”

Öte yandan Kuytul, sık sık firari FETÖ üyelerinin Youtube kanalına katılarak hem FETÖ propagandasına hizmet ediyor hem de burada Türk devletini hedef alan açıklamalar yapıyor.

https://www.aydinlik.com.tr/haber/alparslan-kuytuldan-turk-polisine-tehdit-elimizde-videolariniz-var-523016


+++

15 Ağustos 2026

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne (Süleymancılar) operasyon yapılınc, akıllanmayıp Amerikancılığa devam eden Kuytul:

"Suçsuzlarsa mücadele etsinler. Teslim olmasınlar. Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek? Çok fena alıştılar kayyum atamaya. Partilere kayyum atıyorlar, belediyelere kayyum atıyorlar, fabrikalara kayyum atıyorlar."

"Şimdi de cemaate kayyum atayacaksınız. Eğer bu kişi böyle cebini dolduran, şahsına servet yapan birisi değilse, cemaatleri hocalarını savunmalıdırlar, mücadele etmelidirler."

diyerek leymancıları kışkırttı.


+++

19 Ağustos 2026

Adana'da sabah erken saatlerde Kuytul ve bazı Furkan Vakfı mensuplarının evlerine baskın yapıldı. Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un yanı sıra çok sayıda vakıf üyesi gözaltına alındı. Vakıf ile bağlantılı çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabına mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi. 
Alpaslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral:
"Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!" demişti operasyon öncesi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek:

"Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır.

Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 5 şirket hakkında yönetim kayyımı atanmış, soruşturma kapsamında örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. 

https://www.aydinlik.com.tr/haber/alparslan-kuytul-gozaltina-alindi-mi-adana-furkan-vakfi-operasyonu-son-dakika-587122

+++


"Alpaslan Kuytul Suç Örgütü"nün marifetleri:
Eylül 2021'de eskiden Furkan Vakfı'nın üyesi olan  iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması, işkenceyle senet imzalatılması, milyonlarca dolarlık gayrimenkullerin vekaletle devralınmak istenmesi, ailesi üzerinden tehdit edilerek baskı altında tutulması, 6 - 7 milyon dolarlık senetler imzalatılması, olayın Furkan Vakfı ile ilgili olmadığına dair video çekimi yaptırılması, Savcılığa nasıl ifade vereceğinin öğretilmesi, sahibi olduğu Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal’daki lüks villa ve Yumurtalık’taki deniz evi üzerinde her türlü satış yetkisini içeren genel vekaletname istenmesi...

+++

Aydınlık Gazetesi'nin uzun zamandır takip ettiği Sarısaçlı olayı bu kez soruşturmada yer almaktadır. Ondan gaspettikleri bir hastane Kuytul bağlantılı bir şahsın şirketine devredilmişti. İşte o şirkete kayyum atandı. Diğer 4 şirkete de benzer nedenlerle kayyum atandı. Sarısaçlı, malı mülkü gaspedilen tek kişi değil. Furkan Vakfı'nın para kazanma yolu bu. 

Adana'nın Seyhan İlçesi'nde aldıkları ve yönetim merkezi olarak kullandıkları binanın 200 milyon TL tutarındaki bedelini hangi kaynaktan ödedikleri de araştırılıyor.

Kaan Arslan anlatıyor: 

+++

Kuytulcular örgütün dijital arşivini polisten kaçırmış.
Baskın bilgisini içeriden mi aldılar?
Video kaydı


+++

20 Ağustos 2026

Furkan vakfı'nın internet ve sosyal medya sorumlusu  Muhammet Yasin Birer’in Adana'daki adresinde yapılan aramada yaklaşık 3 milyon 900 bin TL tutarındaki nakit para ele geçirildi. Aramaya ait tüm video kayıtları da soruşturma dosyasına eklendi. 


Semra Kuytul, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Tetikçi ve iftiracı medya bizim evimizden çok miktarda para ve altın çıkmış gibi algı yapmak için bizim evimize ait olmayan görüntüleri edit yapmış.” diyerek her zamanki gibi Aydınlık'ı hedef aldı.

"Görüntüler Eskişehir'den başka bir soruşturmadan" yaygarasının asılsız olduğu kısa zamanda netleşti. 
Görüntüler Muhammet Yasin Birer'in Adana'daki adresinden. Yani Furkan bağlantılı. Kuytul'ların evinden diyen yok.

İşte o görüntüler:


+++

halk tv olayı böyle verdi: 

halkTV boşuna çırpınıyor. Görüntüler Furkan bağlantılı.

+++

Başa dönelim ve Furkan Vakfı'na 2018'de yapılan ilk operasyonun nedenlerini ve ABD - NATO - AB yandaşlarının Furkan Vakfı'nın yanında konumlanmasını görelim:

+++
30 Ocak 2018 
Yeni FETÖ olmak için ortaya atılan  Furkan  Eğitim ve Hizmet Vakfı, son olarak Vatan Savaşı'na karşı bozgunculuğa soyunmuştu. Bu yüzden sabah erken saatlerde operasyon yapıldı, FURKAN Vakfı Kurucu Başkanı Alpaslan Kuytul dahil 27 yönetici ve üye için gözaltı kararı alındı, 21 kişi tutuklandı, 6 kişi için tutuklama kararı alındı.

Alparslan Kuytul Ocak 2018'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Zeytin Dalı Harekâtı (Afrin Harekatı) öncesinde yaptığı konuşmada ABD'nin sesi olarak Türkiye'yi şöyle tehdit etmişti:

"Suriye bölünecek diye, Afrin'de PKK - PYD bir devlet kuracak diye ödleri kopuyor

ABD onları destekliyor açıkça. 4,900 TIR askeri malzeme göndermiş Amerika oradaki PYD'ye. Resmen ordu kurmuş yani. Resmen ordusu var artık PYD'nin.

Ve Türkiye, 'Girerim dağıtırım' diyor. Belki de Türkiye'yi tuzağa çekiyorlar. Girmesi var, bir de çıkması var. Girersin ama çıkamazsın. Koskoca Amerika Irak'a, Afganistan'a girdi çıkamadı. Girmek kolay çıkmak zor."

Bu konuşma özetle şöyle yorumlandı:

"Türk devleti Afrin'e girer ama çıkamaz.
Senin karşında Amerika var Amerika."

Video kaydıDakika 2:38 den sonrası

Bakın Kuytul nasıl elmalarla armutları bilerek karıştırıyor, iki farklı konumu aynı kefeye koyuyor:

Amerika Irak'a ve Afganistan'a işgal, sömürü, zenginliklere el koyma, kukla yönetimler kurma amacı ile girdi. 

Türkiye ise Suriye'yi işgal etmiyor. Suriye'yi bölüp  Kürdistan kurmak isteyen PKK-PYD örgütünü işgal ettiği bölgelerden çıkarmak ve bu bölgeleri zamanı geldiğinde Suriye Devleti'ne vermek için Suriye'ye giriyor.

O zaman nasıl gelecek? Suriye Ordusu o bölgeleri tekrar denetleyebilecek kadar güçlenince ve PKK-PYD tehlikesi ortadan kalkınca. Gerçekten de Türk Ordusu girdiği bölgeleri 2025 yılı içerisinde Suriye Devleti'ne geri verdi.

İşte Amerikancılar sapla samanı bilerek böyle karıştırıyor.


Suriye'nin kuzeybatısında, Hatay ve Kilis sınırımızdaki Afrin Vilayeti PKK - PYD'nin eline geçmişti.

Menbic ve Afrin'deki PKK - PYD güçlerinin aşağıdaki yeşil renkli IŞİD denetimindeki Azez - Cerablus - El Bab bölgesini ele geçirerek birleşmelerini ve Suriye sınırı boyunca Hatay'dan Irak'a kadar bir "Kürt Koridoru" kurmalarını engellemek amacı ile 24 Ağustos 2016 - 24 Şubat 2017 arasında FIRAT KALKANI HAREKATI yapılmış ve bu bölgedeki IŞİD güçleri yok edilmişti.

Şimdi sıra Afrin'in PKK - PYD'den temizlenmesine gelmişti. İşte Alparslan Kuytul buna karşı çıkıyor, "Girersin ama çıkamazsın" diye Türkiye'yi tehdit ediyordu, ABD talimatıyla.

TSK, ZEYTİN DALI HAREKATI ile 20 Ocak - 18 Mart 2018 arasındaki 58 günde Afrin'deki PKK - PYD'yi dağıttı.

Alpaslan Kuytul "Girersin ama çıkamazsın" diye tehdit etmişti. Girdik ve çıkamadık değil, çıkmadık. Çünkü çıksa idik, Suriye Ordusu Afrin'i kontrol edecek güçte olmadığı için PKK - PYD bölgeye geri dönerdi.

20 Ocak 2018 günlü bölge haritası

Operasyonun ayrıntıları için bakınız:
Amerikancı Furkan Vakfı'na operasyon   30 Ocak 2018 

+++

Adnan Oktar ve Alparslan Kuytul, örgütlerine yapılan operasyonlardan Doğu Perinçek'i sorumlu tuttular. 

Adnan Oktar (İsrail Güdümlü Kedicikler Örgütü):
"Ergenekon örgütü çok aşağılık, alçak bir yapılanmadır. Kurucuları şerefsiz haysiyetsiz adamlardır. İt kopuk takımıdır. Gözü dönmüş kalleş kahpe adamlardır."

Alparslan Kuytul (Furkan Vakfı):
"AKP bizim olduğumuz yere geldi. Bizim mevzimize geldi. Biz yerimizde duruyoruz" diyor Doğu Perinçek, AKP'den ses yok.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Tarikatların kökünü kazıyacağız  27 Temmuz  2018

+++

Alparslan Kuytul:
"Türkiye, ABD ve Avrupa ile arayı bozup Rusya ve Çin'e yaklaştı. Bu projeyi Vatan Partisi ile birlikte gerçekleştirdi. Öyle zannediyorum ki şu anda artık o proje rafa kalktı. Avrasyacıların o bayram ettikleri günler herhalde yakında bitecek gibi görünüyor" 
demişti. Yanıldı. Erdoğan - Putin Moskova'da anlaştı.
Amerikancıların "Türkiye - Suriye savaşı" senaryosu tutmadı. 
Bakınız:
ABD-İsrail tuzağı bozuldu. Ateşkes haritası 5 Mart 2020 

+++

Furkancılar yürüyüş yapmak istedi. Emniyet güçleri engel oldu. Tüm Amerika, NATO, Avrupa Birliği tayfası yaygarayı bastı:
CHP
Kemal Kılıçdaroğlu:
"Furkan Vakfı'nı seversiniz sevmezsiniz yürüyüş yapmak istiyorlar. Orantısız güç kullanıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez başörtülü kadınlar bu kadar ağır bir zulümle karşı karşıya kaldılar. Buradan onlara da söz veriyorum. İktidarımızda göreceksiniz herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı göstereceğiz."

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Biden tayfası Furkan Vakfı'na sahip çıktı  23 Mart 2022 

+++

Furkan Vakfı lideri Alpaslan Kuytul:
"Her tarafta her şey serbest, camiye gelince yasak.
Çocuk mu kandırıyorsunuz be siz?
Emniyeti Maocu komünistler ele geçirmişler gibi bir durum ben görüyorum. Ergenekoncular Emniyet'i ele geçirmişler gibi bir durum var. 28 Şubat'ı tekrar hortlattılar."

Adana'da izinsiz gösteri yapıp 37 polisi yaralayan, bir polisin ayağının kırılmasına neden olan, polise tükürme dahil çeşitli kışkırtmalar yaparak zorla kaşınan, dayak yiyince de feryadı basan muhteremlere yine Biden tayfası sahip çıktı.

Furkan Vakfı'na sarılıp Süleyman Soylu'yu hedef aldılar:

İmamoğlu İBB'sinin reklam panolarında Kuytul göründü.

"Dış bağlantı" vurgusu çok önemlidir.

28 Şubatçılar da özenle "Batı destekli irtica" diyorlardı tüm açıklamalarında.
Hedef Fethullah Cemaati idi. 28 Şubat devam etse, FETÖcüler ayıklansaydı, 15 Temmuz olmazdı.

İrtica Batı desteklidir.
İrticanın başı Vaşington'da Beyaz Saray'da oturmaktadır.
Emperyalizmi baş düşman olarak belirlemezseniz FETÖ ve Furkan gibi irtica örgütleri ile kanka olmanız kaçınılmazdır.

Bu durumda Batı ile bağı olmayan örneğin Diyanet gibi kurumları irtica olarak gösterip, asıl irtica olan FETÖ ve Kuytul'u savunarak takipçilerinizi aldatırsınız. Onlar da sizi Atatürkçü veya Ülkücü sanıp arkanızdan giderler.

Nereye kadar?

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Başörtülü kadınlar ilk kez bu kadar zulüm gördüler 25-3-22 

+++