19 Ağustos 2026 Çarşamba

Arınç ve Gül BBC'den seslendi: "AKP Batı yandaşlığına geri dönsün"

Bülent Arınç ve Abdullah Gül, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye demeç verdi. Her ikisi de Ak Parti'yi ilk dönemdeki (2014'e kadarki dönemdeki) ilkelerine geri dönmeye çağırdı.

Bildiğiniz gibi Ak Parti'nin ilk dönem ilkeleri şunlardı:
- ABD, NATO ve AB'ye tam biat
- Rusya ve Çin düşmanlığı
- FETÖ ile ortaklık, Ergenekon ve Balyoz tertiplerine onay
- BOP Eşbaşkanlığı, özerk Kürdistan yolunda PKK Açılımı

+++

NATO yandaşları seslerini Batı basını üzerinden duyurmayı seçiyor. Özgür Özel ve İmamoğlu da ABD, İngiltere ve Fransa yayın kuruluşlarına "Bizi yalnız bırakmayın, bizim
 mücadelemiz NATO için" demeçleri verip duruyorlar.

Özgür Bey NATO’nun güvenliği için 
mücadele ettiğini açıkladı

+++

NATO yandaşları dayanışmada parti farkı gözetmiyorlar.
12 Haziran 2026 günlü Aydınlık'ın yazdığı gibi, Yargıtay'ın Mutlak Butlan kararını kaldırması için Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç birlikte  girişimde bulunmuşlardı.




+++

Günümüze geri dönelim:

18 Ağustos 2026

BBC'ye konuşan Abdullah Gül:
"Ümit ediyorum ki, Türkiye tekrar AK Parti’nin o ilk dönemlerindeki, ilk deklare ettiği vizyon çerçevesinde yönetilmeye başlar. AK Parti o vizyona tekrar sahip çıkarsa ekonomik, demokratik, hukuk, açısından Türkiye’ye, Türkiye’nin geleceğine çok şey kazandırır diye düşünüyorum."

BBC'ye konuşan Bülent Arınç:
"AB’ye üyelik hedefi ülkemize büyük prestij sağlıyor. 
Bizim Şanghay’la mangayla ne işimiz olabilir? 
Ne tarihte olmuş ne bundan sonra olabilir.
Tek yapacağımız şey ilkelerimize geri döneceğiz.  
Baştan beri bizimle birlikte olan herkesi kucaklayacağız.
AK Parti’nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin videolarda sadece Tayyip Bey var. Tarihi tersine çeviremezsiniz kardeşim. Orada ben de varım, Abdullah Bey de var. Ali Babacan da var. Siz bir bütünleşmeyi sağlayacaksanız, yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız.” 

Diyerek İngiltere üzerinden Erdoğan'a sopa gösterdiler.

Bu demeçler, Ak Parti içinde iki çizgi (NATO yandaşları ile karşıtları) arasındaki mücadelenin sertleştiğini gösteriyor.
Erdoğan'ın başta Ukrayna olmak üzere verdiği tavizlerle biti kanlanan NATO yandaşları, "Tayyip'siz Ak Parti" olmasa bile "Teslim olup 2002 konumuna geri dönmüş Tayyip" hayallerinin gerçekleşmesinin yakın olduğunu düşünüyorlar.

Tayyip Erdoğan'ın 2002 konumu için bakınız:
2002 darbesi 

+++

Zamanında AK Parti Hükümetlerinde bakanlıklar yapan Erkan Mumcunun “Tayyip Erdoğan, yanlışıyla doğrusuyla kendisidir. Ama Abdullah Gül, uluslararası güçlerin bu parti içindeki kayyımıdır.” ve “Majestelerinin valisidir.” sözleri BBC röportajlarıyla eş zamanlı olarak sosyal medyada yayıldı. 

"Majesteleri" sözü ile kastedilen İngiltere Kraliçesi.

FETÖ firarileri Emre Uslu ile Said Sefa, 7 yıl önce odaTV'de söylenmiş olan bu sözlerin yayılmasına tepki gösterdi.

Aydınlık gazetesi 19 Ağustos'ta konuyu "Ak Parti'de arınmanın ayak sesleri" başlığı ile verdi:


Aydınlık'a konuşan Erkan Mumcu:
"Bu adamlar uluslararası güçlere verilen birtakım taahhütlerin bekçisi konumundaydı. Erdoğansız AKP yerli bir senaryo değil. Majestelerinin Valisi ifadesinin ima ettiği gerçekleri bilenler biliyor."

+++

Haziran ayında Ak Partili Metin Külünk, parti içindeki NATO yandaşlarının Erdoğan karşıtı konumunu şöyle açıklamıştı:

"Abdullah Gül Londra'yı temsil ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde, Ak Parti içerisinde Londra - Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, Erdoğan sonrasını, hatta sandıkta Erdoğan yenilgisinin zeminini hazırlıyor.

İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat Ak Parti'de var." 

+++

Ak Parti'deki arınma olayı yeni değil. Erdoğan ile FETÖ ve PKK'nın arası açılınca ABD - NATO ile arası açılmış oldu. Ve ister istemez, kaçınılmaz olarak, arınma başladı.

Ne zaman ki Erdoğan'ın ABD ile arası bozuldu, BOP Eşbaşkanlığı'nı bıraktı, PKK'yı hendeklere gömerek BOP'a karşı mücadeleye başladı,

Ne zaman ki Erdoğan Davutoğlu'na tekmeyi bastı, Foreign Policy dergisi Davutoğlu'nu kastederek "America loses its man in Ankara" (Amerika Ankara'daki adamını kaybetti) diye başlık attı, 

ABD ve İsrail'den gelen emir üzerine tarikat ve cemaatler de Erdoğan'a karşı mücadeleye başladı.

İşte Ak Parti içindeki arınma böyle başlamıştı.



PKK'nın Kandil şeflerinden Duran Kalkan Açılım'ın bitirilmesi olayını şöyle açıklamıştı: 

"ABD, Türkiye ve PKK'dan silahların susmasını istedi. PKK ve Başbakan Davutoğlu kabul etti, Tayyip Erdoğan reddetti. PKK ile mücadelenin durmasını isteyen Davutoğlu hükumetinin başını Erdoğan yedi.

AKP üzerinde Erdoğan ve ABD'nin ciddi bir çekişmesi ve mücadelesi var. ABD, Erdoğan'ın savaş politikasını aşacak bir siyaset istiyor. Erdoğan bu yüzden Davutoğlu hükumetinin başını yedi.

Türkiye'nin PKK ile mücadele etmesi ABD politikalarına hizmet etmiyor, bu yüzden ABD Türkiye içinde bir çatışma ortamı istemiyor.

Erdoğan ile ABD'nin politikaları karşıttır. Erdoğan ve ABD arasında, 7 Haziran seçimi öncesine benzeyen bir durum yaşanıyor. Sanki ABD, Erdoğan'ın üzerine bir çizgi çekmiş durumda."

Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Saray Darbesi Arşivi

Davutoğlu ve PKK kabul etti, Tayyip reddetti 
(Saray Darbesi - 4) 


+++

NATO yandaşlarından bir kısmı Ak Parti'den ayrıldı:
Gelecek Partisi (Davutoğlu), DEVA Partisi (Babacan), Abdullah Gül ve diğerleri...
Ancak parti içinde önemli sayıda (hatta Metin Külünk'ün açıklamasına göre Erdoğan'ın yakın çevresinde) Erdoğan'ın altını oyan NATO yandaşı var.
Bu yüzden arınmanın devam etmesi kaçınılmaz.

+++

16 Ağustos 2026 Pazar

Ukrayna Devleti'nden alçak yanıt: Türk gemici ölümü hak etti


22 Temmuz 2026 günü Ukrayna İHA saldırısı ile Rusya-Türkiye arasında mal taşıyan MV REYHAN SARI gemimizi vurmuş, SAVAŞ ÇAKAR adlı gemicimizi şehit etmiş, diğer 3 gemicimizi de ağır yaralamıştı.

Ukrayna bundan önce de bir yük gemimize yaptığı saldırıda KADİR KAMİLÇELEBİ adlı gemicimizi, bir balıkçı teknemize yaptığı saldırıda da teknenin sahibi CÜNEYT VARLIK'ı şehit etmiş, onlarca gemicimizi yaralamış, ayrıca 5 Azerbaycan Türkü gemiciyi de şehit etmişti.

SAVAŞ ÇAKAR'ın ağabeyi Kocaeli Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ABBAS ÇAKAR, gazetesinde bu konuda yaptığı haberde Hükümet'e "O KORKAK KOMEDYEN (Zelenskiy) CEZASIZ MI KALACAK" sorusunu yöneltmişti.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Erdoğan’a hamam böceği deyip denizcilerimizi 
şehit eden Siyonist cezasız mı kalacak?

Ukrayna'nın vurduğu MV REYHAN  SARI gemimiz
ve Şehit Gemici SAVAŞ ÇAKAR

Ak Parti Hükümeti bu saldırıları yapan, gemicilerimizi şehit eden, yaralayan Ukrayna'ya tek bir söz bile söyleyememiş, hatta bu saldırıları Ukrayna'nın yaptığını gizlemişti.

Bu sessizliğe dayanamayan MHP Ukrayna ile ilişkilerin gözden geçirilmesini istemiş, CHP ise Ukrayna'nın bu eylemlerinin uluslararası yasalara aykırı olduğunu söylemiş ve Ukrayna'ya yardım yapılmamasını istemişti.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Ak Parti’nin Karadeniz bozgunu, 
MHP ve CHP’nin konumlanması

+++

Şehit gemicimizin ağabeyinin feryadını Hükümetimiz duymadı ama gemimizi vuran Ukrayna İHA'larının Komutanı Robert Brovdi Kocaeli Gündem Gazetesi'ndeki yazıya yanıt verdi.


Hem de Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın resmi e-posta adresi olan  usf_command@post.mil.gov.ua  isimli hesaptan.

Yani UKRAYNA DEVLETİ resmi e-posta hesabından şehit gemicimizin ağabeyine yanıt veriyor, diyor ki:

"Kardeşiniz bu yolu bilinçli olarak seçti. Yaptıkları, Rusya Federasyonu'nun zenginleşmesine katkıda bulundu ve hak ettiğini aldı"

Açıkça, "ÖLÜMÜ HAK ETTİ" diyor.

Alçak Ukrayna Hükümeti bilmiyor mu ki yapılan ticaret yalnız Rusya'yı değil, Türkiye'yi de zenginleştiriyor. Demek ki Ukrayna ülkemizin zenginleşmesine de karşı. Ayrıca vurduğu gemi Rus değil Türk gemisi. 

Ak Parti Hükümeti bu küstahlığa da mı yanıt vermeyecek?
Bir yabancı devlet, öldürdüğü gemicimiz için "ÖLÜMÜ HAK ETTİ" diyor. Hükümetimiz "Eyvallah, istediğiniz Türk vatandaşını öldürebilirsiniz, istediğiniz Türk gemisine ateş edip hasar verebilirsiniz, sorun yok, bana ne" mi diyor?

Ukrayna'nın bu saygısızlığına, küstahlığına, bu alçakça sözlerine Hükümetimiz bir yanıt vermeyecek mi?

Buna hakkı yok. 


Bu alçak e-posta yanıtını köşesine taşıyan Abbas Çakar şöyle yazdı:
"Makalem ile yapmış olduğum çağrıya ilgili Bakanlıklarımızdan ses gelmedi. Ancak rahatsız olmuş olacak ki, şovmen devlet başkanının soytarı sözde komutanınden ses geldi"

https://www.aydinlik.com.tr/haber/karadenizde-iha-saldirisinda-olen-turk-denizcinin-ailesine-ukraynali-komutandan-tepki-ceken-mesaj-586647

+++

Hükümetimiz bu cinayetlere, saldırılara yanıt vermediği gibi, "Aferin, devam et, al bu silahları, Türk gemicilerini öldürmeye, gemilerini vurmaya devam et, çok iyi yapıyorsun" der gibi Ukrayna'ya ülkemizdeki Amerikan füzelerini hibe etmeye hazırlanıyor, şimdiye kadar verdiği İHA ve diğer savaş malzeme ve araçları yetmiyormuş gibi.


İnanmıyorsunuz, değil mi? Ben de inanmıyorum. Rüya görüyorum, karabasan görüyorum, değil mi? 


Ak Parti Hükümet sözcüleri, "Deniz ticaretinin saldırı konusu olmaması için bir şekilde anlaşılması gerekiyor" diyerek, saldırıları Ukrayna yaptığı halde topu Rusya'ya attılar. 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ukrayna'daki savaşın taraflarına Karadeniz'deki saldırıların sona erdirilmesi yönünde bir öneri sunduklarını açıklamıştı. Nasıl böyle bir öneri sunulabilir? Rusya gemilerimize saldırı yapmıyor ki. Dışişlerimiz nasıl "Savaşan taraflar (Ukrayna ve Rusya) saldırıları sona erdirsin" diyebilir? Tarih böyle bir şeyi kaydetmemiştir.

Rusya devlet televizyonu VGTRK'ya konuşan Dışişleri Bakanı Lavrov, Türk yetkililerin deniz ticaretinin saldırılardan korunması amacıyla bir mutabakata varılması gerektiğini ifade ettiklerini aktardı. Lavrov şunları söyledi:

"Şu anda Türk meslektaşlarımız, seyrüseferin saldırı konusu olmaması için bir şekilde anlaşılması gerektiğini söylüyor. Ama bunu başlatan biz değiliz"

Ve Lavrov, Ukrayna'yı suçlayamayan Türkiye'yi suçladı:

"Türk bandıralı yük gemilerine, tankerlere veya sivil bir gemiye Ukrayna ordusunun İHA'sı çarptığında, bu İHA'lar Hazar Denizi'ndeki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'nun altyapısına defalarca saldırıp Amerikan şirketleri Chevron ve ExxonMobil ile bağlantılı gemileri doğrudan vurduğunda, buna yanıt olarak Türkiye ve ABD, Ukraynalı teröristlerin bu eylemlerinin kabul edilemez olduğunu kamuoyu önünde açıklamadı"

Ak Parti’nin Karadeniz bozgunu, 
MHP ve CHP’nin konumlanması

Erdoğan’a hamam böceği deyip denizcilerimizi 

şehit eden Siyonist cezasız mı kalacak?

Ak Parti’den İsrail’e selam: Zelenskiy NATO Zirvesi’nde 



15 Ağustos 2026 Cumartesi

Süleymancılara balyoz vurulunca FETÖ elebaşıları "Perinçek yaptırdı" diye feryat etti

13 Ağustos 2026

Süleymancılar Cemaati'ne balyoz harekatı yapıldı. Cemaat yöneticisi Alihan Kuriş ve ikinci adam Fahri Candemir'in de aralarında olduğu 33 kişi gözaltına alındı, 32 şirkete tedbir konuldu. 7 ilde 123 adrese baskın yapıldı, birisinde 20 adet ruhsatsız silah yakalandı.

FETÖ'nün etkin olduğu dönemde HSYK üyesi olan ve Adnan Oktar'ın avukatlığını yapan Ahmet Gökçen de gözaltında.

Gözaltı kararı verilen 49 kişiden 10'u firari, 3'ü de yurt dışında.

Balyoz harekatının adı: Alihan Kuriş Suç Örgütü


FETÖ elebaşıları feryadı kopardı.

ZAMAN Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı Tr24 canlı yayınında şöyle konuştu:

"İktidar maalesef Doğu Perinçek'in maşası haline gelmiş.
Doğu Perinçek'in Ergenekon'dan tahliye edilirken hapishane önünde 'Tarikatların cemaatlerin kökünü keseceğiz, köküne kibrit suyu dökeceğiz' gibi  söylediği o lafları şimdi iktidar eliyle teker teker uyguladıklarını görüyoruz."

Gerçekten de önce FETÖ, ardından Alpaslan Kuytul ve Adnan Oktar, şimdi de Süleymancılar.

Ancak Dumanlı doğru konuşmuyor.

Birincisi, Perinçek tüm tarikatları değil, yurt dışından destekli Türkiye düşmanı faaliyet gösterenleri kastediyor.

İkincisi, İktidar bu soruşturmaları Perinçek'in maşası olduğu için değil, bu cemaatler ve tarikatlar yabancı ülkelerin maşası oldukları ve Erdoğan'ın altını oydukları için yapıyor.

2022'de Zeki Geçgil açıklamıştı:
- Şu anda tarikat ve cemaatlerin hepsi Erdoğan'a karşı 
  CHP  ile ittifak yapıyorlar
- Süleymancılar 'Erdoğan'a oy vermeyin' çağrısı yaptı.
- YENİ ASYA'cılar (Nurcular) her gün muhalefet ediyor.
- İsmailağa Cemaati de televizyondan ilan etti. 
- Menzilcilerin de bir bölümü.
- Hepsi Erdoğan'ın altını oymak için çalışıyor."

(Günümüzde ise Süleymancılar artık YENİ Parti'ye destek veriyor. Çünkü NATO'nun has adamları şimdi CHP'den ayrılıp oraya gitti.)

Başta FETÖ olmak üzere bu cemaatler niçin bir zamanlar destekledikleri Erdoğan'a karşı konumlandılar? Bu konuda
ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Tarikatlar Erdoğan'ın altını oyuyor   15-01-2022 

Olayların gelişimini zaman dizinsel olarak görelim:

+++

Ağustos 2019

Diyanet İşleri Başkanlığı TARİKATLAR RAPORU düzenledi. Sözde GİZLİ olan bu raporu KAYNAK YAYINLARI  bastı ve Aydınlık 4 günlük dizi yaptı.Bu rapor bilhassa Süleymancıların yabancı istihbarat örgütleri ile ilişkilerine dikkat çekiyordu


Rapor, tarikatların 12 Eylül 1980 Amerikancı darbesinden sonra DEVLET ELİYLE büyüdüğünü tespit etmektedir.

Rapor, Süleymancıların yeni FETÖ olması tehlikesine karşı uyarıyor:

"Süleymancıların 16 yıldır derin güçler tarafından kontrol altında tutulduğu söyleniyor. Onların yabancı istihbarat örgütleri ile bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması..."

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Diyanet'in gizli Tarikatlar Raporu    8 - 8 - 2019 

+++

23 Haziran 2019

Süleymancılar cemaati 2019 yerel seçimlerinde İmamoğlu'nu destekledi.


23 Haziran 2019 yerel seçimlerinden sonra:
CHP'li ABB ve İBB binlerce Süleymancıyı işe aldı.
İş o düzeye geldi ki, 40 yıllık CHP'liler bile ancak Süleymancıların torpili ile yakınlarını işe  koyabildiler.
Olayı 3 yıl sonra Aydınlık ortaya çıkardı:


Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
İmamoğlu ve Yavaş'tan Süleymancılara kadro  22-05-2022 

+++

Ocak 2020 tarihli CIA bağlantılı RAND Corporation raporu üstünü çizip İmamoğlu'na yol verince Kılıçdaroğlu Ekim 2021'de belirginleşen ABD karşıtı bir konum almaya başlamıştı. Yeni bir Erdoğan olayı ile karşılaşmıştık.
Ayrıntılı bilgi için bakınız:
ABD Kılıçdaroğlu'nu harcama kararı aldı 

Bundan dolayı Süleymancılar şimdi YENİ Parti'yi destekliyor. 

+++

23 Ocak 2026

Doğu Perinçek, Süleymancıların en güçlü olduğu yer olan Beykoz'da konu ile ilgili bir konferans verdi:


Konferansta Kaan Arslan hem Diyanet'in Tarikatlar Raporu'nu hem  de kendi çalışması olan "SÜLEYMANCILAR" kitabını özetledi.
Video kaydı: 

🚨Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılar, "Yeni FETÖ" olma yolunda ilerliyor! ▪️Devletin kurumlarında yapılanıyorlar ▪️Yabancı istihbarat bağı var ▪️Yurtdışında örgütleniyorlar ▪️Milyar dolarlık mali kaynakları yönetiyorlar
Ayrıntılar "Süleymancılar" kitabımızda:

+++

Süleymancılar tıpkı FETÖ gibi yurt dışında özgütleniyor ve çok büyük bir para kaynağını yönetiyor.

Gözaltına alınan Süleymancılara yapılan suçlamalar:
- Yolsuzluk, kara para aklama,
- Yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit
   hareketleri oluşturma

Araştırılan iddia:
Para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler


Yurt dışı bağlantısı:
Süleymancıların 70 milyon Avro harcayarak  Almanya Köln'de kamu arazisine inşa ettikleri binanın açılışına Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier (Ştaynmayer) katılmıştı. Gözümüzün içine içine sokarak destek. 

+++

Gelecek yazı: 
Yurt dışı yapılanması, ve,
Arif Ahmet Denizolgun cinayeti

+++

Süleymancılar arşivi:

Bir tarikat faciası daha: 12 canımız yandı   30-11-2016

Tarikat okul ve yurtları kamulaştırılsın   2-12-2016 

Amerikancı Furkan Vakfı'na operasyon 30-01-2018

Tarikatların kökünü kazıyacağız   28-07- 2018 

Diyanet'in gizli Tarikatlar Raporu    8 - 8 - 2019 

Tarikatlar Erdoğan'ın altını oyuyor   15-01-2022 

İmamoğlu ve Yavaş'tan Süleymancılara kadro  22-05-2022 

Süleymancılar toplantısı Anadolu Hisarı'nda   23-01-2026 

+++