22 Temmuz 2026 Çarşamba

NATO'dan katile koruma, AP'den Akın Gürlek'e yaptırım

Bir yandan Yazıcıoğlu suikastçılarına NATO koruması sağlanırken, diğer yandan da Avrupa Parlamentosu (AP) Yazıcıoğlu Dosyası'nı raftan indiren Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaptırım isteyen raporu kabul etti.


Yazıcıoğlu suikastını sevk ve idare eden kişinin Emekli Yarbay E.G. olduğu ifade ediliyor.

Emeklilik sonrası özel bir şirkette çalışıyor. Suikast sonrası istifa ederek Yunanistan'a gidiyor. NATO'nun yan şirketi Ergotem onu hemen işe alıyor ve Güvenlik Müdürü yapıyor.

Ergotem, NATO ve ABD üslerinin gizlilik içeren işlerini, kritk altyapılarını üstlenen firma.

E.G. şu anda Cibuti'de ABD üssü inşaatında görev yapıyor.

FETÖ içinde Davut Uçum'un da üzerinde bir mevkide.
Mahkeme dosyasındaki bilgilere göre o gün suikasta katılan bütün ekipleri E.G. yönetmiş.

Tanıyanların değerlendirmesi:
"Ülkücü - Türkçü olarak geçinir
Ama NATO'ya hizmet eder.
Gladyo tarafından yetiştirildi
MAK timlerini eğitti."

E.G. tıpkı diğer FETÖ firarileri gibi NATO korumasında. Bu çok doğal, çünkü FETÖ bir NATO yapılanması, NATO örgütü. Gladyo'nun Türkiye şubesi.

Bize anlatılan masallardaki gibi ABD'den, NATO'dan ayrı, bağımsız bir FETÖ örgütü yok. "NATO güvenlik örgütümüz, FETÖ düşmanımız" söylemi bir masal bile olamayacak kadar saçma ötesidir.

+++

Yazıcıoğlu Dosyası'nın raftan indirileceği duyulunca Avrupa Parlamentosu Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaygara koparmaya başladı. NATO ile aynı kaptan içiyorlar çünkü.

Akın Gürlek 11 Şubat 2026'da Adalet Bakanı olarak atanmıştı.

17 Haziran 2026

Akın Gürlek hakkında yaptırım isteyen "AP Türkiye Raporu" 381 evet, 107 hayır ve 171 çekimser oyla kabul edildi. Bu raporun yasal bağlayıcılığı yok ancak AP'nin geleneksel "Türkiye AB üyeliği için hazır değil" görüşünü yansıtıyor.

Raporun Akın Gürlek hakkındaki bölümü şöyle:

"Ciddi demokratik gerileme göz önüne alındığında

İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, 

AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında,

AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de yer almaktadır. 

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan dehşeti dile getirirken, yaşanan durumun kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu ortaya koyduğunu belirtiriz." 

https://www.birgun.net/haber/akin-gurlek-icin-yaptirim-isteyen-ap-turkiye-raporu-kabul-edildi-718861

+++


Avrupa Parlamentosu, PKK ve Özel-İmamoğlu çizgisindeki Belediyelere kayyum atayanlara ve atanan kayyumlara yaptırım uygulanmasını istemektedir.

CHP için verilen Mutlak Butlan kararı da kayyum atanması olarak görülmektedir.

Bunlardan dolayı AP, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından DEHŞET duymaktadır. 

+++

Rapordaki diğer naneler:

"AP, Yunanistan'ın BM Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını kullanması durumunda Türkiye'nin resmi savaş tehdidini (casus belli) masada tutmasından derin endişe duymaktadır."

"AP, Türkiye'nin 'Mavi Vatan' doktrinini teşvik etme yoluyla Yunanistan ve Kıbrıs'ın egemenlik haklarını ihlal etmeye devam etmesini kınamaktadır,"

"AP ,Kıbrıs sorunu konusunda iki devletli çözümden vazgeçilmesi talebini yinelemektedir."

denilmekte, yani "Kıbrıs'tan çıkın, Ege'yi ve Doğu Akdeniz'i Avrupa Birliği'ne terk edin" geleneksel çağrıları yinelenmekte.

Ayrıca:
Türkiye'ye, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgelerdeki doğal kaynak arama faaliyetlerinde AB üyelerinin haklarına saygı duyması ve bu haklarla çelişecek herhangi bir yasal düzenlemeye gitmemesi çağrısı yapılmaktadır. 

Kısacası, Avrupa, ülkemizi sömürge olarak görmek istiyor.
Sömürge Valileri olarak da Özgür Özeller, İmamoğulları seçilmiş durumda.

+++

arşiv:

Fetullah Gülen cinayeti üstlenip tehdit ediyor:
Sonunuz Yazıcıoğlu gibi olur”  18-07-2026 

Yazıcıoğlu’nun helikopteri nasıl düşürüldü? 

NATO’nun Yazıcıoğlu’nu şehit etme nedenleri 
ve Alper Akpak cinayeti         15-07-2026 

AKP Amerika'yı Amerika'ya şikayet etti  27-06-2015 


+++

"LOZAN'a İHANET" konulu HEYBELİADA Toplantısı'na çağrı

Devlet denetimi dışında Ruhban Okulu açma girişimleri ve Fener Patrikhanesinin LOZAN'a aykırı olarak EKÜMENİKLİK (Katolik Vatikan benzeri evrensel Ortodoks Devletçiği) iddiaları Ruhban Okulu'nun açılmak istendiği HEYBELİADA'da protesto edilecek.

Konuşmacılar:

Müstafi Amiral Prof. Dr. CİHAT YAYCI

Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı İBRAHİM OKAN ÖZKAN

Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi
Basın Sözcüsü SELÇUK ERENEROL


ULAŞIM aşağıda kalkış saati verilen vapurlar ile yapılacaktır:

Kabataş Vapur İskelesi'nden saat 14.00’te  

Beşiktaş Vapur İskelesi'nden saat 13.00’te 

Eminönü (TURYOL) İskelesi'nden saat 13.40'ta 

Kadıköy Vapur İskelesi'nden saat 14.25’te 

Bostancı Vapur İskelesi'nden saat 15.10’da 

Maltepe Vapur İskelesi'nden saat 15.35’te 

Kartal (PRESTUR) İskelesi'nden saat 15.30 ve 16.00'da 



+++

21 Temmuz 2026 Salı

Yılmaz Özdil: "Böcek gibi ezilen gerçek CHP'liler"

Yılmaz Özdil, Atatürkçülerin CHP'den atılıp yerine Atatürkçü olmayanların konulmasına "Guguk Kuşu Operasyonu" diyor:

"Atatürkçüleri, yurtseverleri, ulusalcıları yuvadan dışarı atıp 
ikinci cumhuriyetçileri, siyasal İslamcıları, Kürt milliyetçilerini, liboşları, cemaatçileri, soykırımcıları, tescilli ajanları, Sorosçuları monte etmek... Gözümüzün içine baka baka  Guguk Kuşu Operasyonu'dur."

Yılmaz Özdil'in burada göz ardı ettiği şey Kemalizm ve Sosyal Demokrasi'nin birbirine düşman iki ayrı ideoloji olduğudur.


CHP Kemalizm'den vazgeçip içeriği belirsiz bir "Atatürkçülük" icat ettikten sonra Atatürk düşmanı Sosyal Demokrasi'ye demir attı. Sonrasında CHP içindeki Kemalistler etkisiz bir azınlık konumuna geldiler. Bildiğimiz son Kemalist, "Sosyal Demokrat değilim, Kemalistim" diyen Şahin Mengü idi.
Bakınız:

CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Doğan, 30 Ocak 2013'te: 
"Atatürk'te birleşmek nafile çaba, zira biz sosyal demokratız
diyordu. 

+++

Yılmaz Özdil, ikinci cumhuriyetçilerden, siyasal İslamcılardan, Kürt milliyetçilerinden, cemaatçilerden söz ederken sosyal demokratları görmezden geliyor. Halbuki Atatürkçüleri CHP'den atıp yerine bunları koyanlar sosyal demokratlardır.
YILANIN BAŞI SOSYAL DEMOKRASİDİR.

Şahin Mengü'den başka CHP içinde Kemalist kalmış mıdır bilemiyoruz. Şahin Mengü gibi "Sosyal Demokrat değilim, Kemalistim. CHP Sosyalist Enternasyonal'den çıkmalı, yeniden Altı Ok yoluna girmelidir" diyenler çıkmadıkça da bilemeyeceğiz.

+++

Şimdi CHP içinde Kemalist göremiyoruz ama başlıca iki ana gurup görüyoruz:

1 - Kendisini Atatürkçü sanan ama aynı zamanda 'sosyal demokratız' diyen bilinçsiz yönetici, üye ve taraftarlar.
Bunlar sözde Atatürkçülük yaptıklarını sanarak Atatürk düşmanlarının peşinden gidiyorlar.

Yılmaz Özdil'in aşağıdaki konuşmasında "gerçek CHP'liler" dediği bu guruptur. 

2- Atatürk ile yakından uzaktan ilgileri olmadığı halde ABD - NATO ile işbirliği içinde CHP'yi ele geçirme amacıyla yüzlerine "Atatürkçü" maskesi takanlar. 

Yılmaz Özdil'in "Gerçek CHP'lileri böcek gibi ezdiler" dediği de bu gurup, yani Özgür Özel - İmamoğlu gurubudur.

+++


Şimdi Yılmaz Özdil'in konuşmasının bant çözümünü görelim:
(Video kaydı bant çözümünün altında verildi)

"Veli Ağbaba istediği gibi at koştursun diye, Özgür Özel 100 yıllık partiyi babasının partisi gibi kullansın diye, gerçek CHP'lilerin üstüne bastılar, adeta böcek gibi (ezdiler). 

Hayatını partiye adamış insanlara kullanılmış pet şişe muamelesi yaptılar, kapının önüne koydular. 

Özgür Özel yönetiminden para alan sözde muhalif medya bu gerçekleri topluma anlatmadığı için CHP seçmenlerinin bunlardan haberi olmuyor. Bizim gibi gerçekleri anlatanlara "Saray'ın Adamı" iftirası atıyorlar.

Cuma günkü yayınımda: Özgür Özel yönetiminin bazı TV kanallarına para verdiğini, bazı internet sitelerini maaşa bağladığını, sosyal medyada trol ordusu beslediklerini, sırf bu trollere 750 milyon TL'den fazla para verdiklerini, gazeteci gibi görünen bu kiralık aparatlarla CHP seçmenlerini manipüle ettiklerini, işlerine gelmeyen gazeteciler hakkında da linç kampanyaları yürüttüklerini anlattım. 

Bu gazeteci kiralama işine Kılıçdaroğlu döneminde başladıklarını, Özgür Özel döneminde buna sosyal medyayı eklediklerini, kirli bir kampanya yürüttüklerini anlattım."

+++

"CHP'li Çankaya Belediyesi'ne operasyon yapıldı. Başkan Hüseyin Can Güner dahil 36 kişi gözaltına alındı. Kimdir Can Güner? Her taşın altından çıkan Veli Ağbaba'nın yeğeni. Özgür Özel'in de şahsi avukatı. Başka bir özelliği yok. Henüz 30 yaşındaydı. Ne özelde, ne devlette en ufak yöneticilik tecrübesi yoktu. Avukat olarak bile esamesi okunmuyordu.
Üstelik, Belediye Başkan Aday Adayı bile değildi.

Tıpkı Haluk Levent'i Hatay'ın başına getirmek istedikleri gibi paraşütle getirip Belediye Başkanı yaptılar.

Anıt Kabir, Çankaya Köşkü, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Genelkurmay, İsmet İnönü'nün evi, Hitit Güneş Kursu, Kocatepe Camisi, ODTÜ, Hacettepe, Gazi Üniversitesi bütün elçilikler Çankaya'da. Böyle bir ilçe Türkiye'de yok. Sırf Veli Ağbaba'nın yeğeni diye en ufak bir tecrübesi olmadığı halde paraşütle oturttular.

2024 seçiminden önce Özgür Özel bir Genelge yayınlamış, 'Belediye Aday Adayı olmak isteyenler en geç 5-12-2023'e kadar başvuru yapmalı.' demişti.

Can Güner başvurmadı. Öyle bir niyeti yoktu, haberi bile yoktu. 25 Aday Aday resmi olarak başvuru yaptı. Aday Adaylığı için CHP'ye bir ödeme yapılması gerekiyordu. Bu yapmadı. Çünkü aday değil.

Sonra açıklama yapıldı: Aday Can Güner. Niye? Açıklama yok.
Resmi başvuru yapan 25 Aday Adayı ortak bildiri yayınlıyor. Ortak basın toplantısında. "Biz para yatırdık, çalışma yaptık, para harcadık, aramızdan seçileni diğerleri tebrik edecekti. Aday Adayı olmayan birini neden aday yaptınız?" dediler. Özgür Özel oralı bile olmadı."

+++

"Seçimden sonra Özgür Özel, 7 yıldır CHP Çankaya İlçe Başkanı olan Fahri Yıldırım'ı şak diye görevden aldı. En ufak bir sebep bile göstermeden. Halbuki en sevilen CHP İlçe Başkanlarının başında geliyordu. Ömrü boyunca CHP için mücadele etmiş. Ne Milletvekili olmak istemiş, ne de Belediye Başkanı."

+++

"Böylece Çankaya'nın Belediye Başkanlığı ile İlçe Başkanlığı Özgür Özel ile Veli Ağbaba'nın oldu.

Şimdi Özgür Özel diyor ki "Seçilmiş İl Başkanlarını Butlan Yönetimi görevden alıyor, böyle demokrasi olur mu?"

+++

"Mutlak Butlan ile Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in Ankara İl Başkanı'nı görevden alıp kimi İl Başkanı yaptı? Özgür Özel'in görevden aldığı Fahri Yıldırım'ı.

Zamanında yenen hurmalar, işte böyle tırmalar."


Bu video ile ilgili olarak Özgür Özel'e sesleniş:

Seçilmiş, atanmış... Öyle mi?
25 Aday Adayı varken, aday adayı bile olmayan kişiyi Cumhuriyet'in kalbi Çankaya'ya tepeden paraşütle hangi tecrübesi ve özelliği ile neden Belediye Başkan Adayı yapmıştınız?
Daha sonra da, Türkiye'nin 57 ilinden büyük Çankaya İlçesi'nin CHP İlçe Başkanı'nı ortada hiç bir şey yokken neden görevden alıp yerine atama yapmıştınız?
İzmir'de ve birçok ilde, il ve ilçe başkanı adaylarını telefon açıp tehdit ederek aday olmalarını engelleyip, neden görevlendirmeler yapmıştınız?
Hiçbir gerekçe bile göstermeden, yeni seçilmiş kaç tane ili ilçeyi neden görevden almıştınız?

Bugünkü gibi, Genel Başkan'a alenen hakaret mi etmişler, "Tanımıyorum" mu demişlerdi?
2 Ay önce seçilmiş Hatay İl Başkanı'nı, "Ben sana aday olma demedim mi" diye azarlayıp neden istifa ettirmiştiniz.
Şimdi seçilmiş, atanmış... Öyle mi?
Kurultay'ın satın alındığı ayan beyan evrakları ile ortada iken halen daha "Seçilmiş Genel Başkan" titrini kullanarak,
"Paralel CHP" ile açıkça bölücülük yapmaya utanmıyor musunuz?
Evet utanmıyorsunuz.

Yoksa çalınmış bir koltuğu "seçilmiş" diye güzellemeye devam etmek nasıl olabilir ki?

+++

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Fetullah Gülen cinayeti üstlenip tehdit ediyor: "Sonunuz Yazıcıoğlu gibi olur"


Fetullah Gülen olaydan sonra şöyle demişti:

"Aldanırsanız, böyle kurban gidersiniz.
Bir Perşembe akşamı vefat edersiniz.
Bir Cuma günü cenazenize ulaşırlar."

Gülen açıkça "Aldandı, bizden ayrıldı, öldürdük" demektedir.

25 Mart 2009 Çarşamba: Helikopterle bağlantı kesildi
26 Mart 2009 Perşembe: Sözde arama ve bu sırada gizlice
                                         Yazıcıoğlu'nu sorguya çekme
27 Mart 2009 Cuma: "Helikoptere ulaşıldı, vefat etmişler"
                                   açıklaması yapıldı. Otopside Perşembe
                                   akşamı öldükleri anlaşıldı.

Mafia usulü infaz.  FETÖ-NATO'ya ihanetin cezası ölüm.
"Yazıcıoğlu gibi aldanıp bizi terk ederseniz siz de böyle kurban gidersiniz" diye açıkça tehdit savuruyor.

+++

Bir FETÖ imamı diğerine gönderdiği BYLOCK mesajında: "Tereyağından kıl çeker gibi iş (Yazıcıoğlu cinayeti) halledildi. ABD'ye gittiğimde büyüğümüz(Fetullah Gülen) 'Sürecin en sıkıntılı hadisesiydi' dedi" diyor. Bu imam, Elazığ'da "Suikast başlasın" emrini veren imam.
Mesajın tamamı:
Aydınlık, 18 Temmuz 2026

Sabah İstanbul'da toplanıyorlar, oradan İzmir'e, sonra Elazığ'a (El Aziz) gidiyor. Noktayı koyuyor (Suikast başlasın talimatı veriyor). Helikopter tereyağından kıl çeker gibi düşürülüyor ve gönderilen tim Yazıcıoğlu'nu ve henüz ölmeyenleri öldürüyor.

+++

Fetullah Gülen örgütlenmesi, 2000’li yılların başında 
Muhsin Yazıcıoğlu için “samimi ve müspet” bir cemaatti. 

O dönem Yazıcıoğlu, ZAMAN gazetesinde Ekrem Dumanlı’yı ziyaret ederken “başbakan” gibi kapıda karşılanıyordu.

Dumanlı ile uzun görüşmeler yapıyorlardı. O dönem cemaat çevresinde ona “Bizim Muhsin” deniliyordu. 

+++

Ancak bir süre sonra...

-“Kürdistan” adı altında ikinci bir İsrail Devleti kurulmasına, ve,
-Tayyip Erdoğan’ın "Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi içinde Diyarbakır'ı yıldız yapacağız", “BOP Eşbaşkanıyım.” sözlerine

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’le birlikte tavır aldı. Bunun üzerine gözden düştü. NATO'nun hedefi oldu.

Hayatını kaybetmesinden üç dört ay önce Ekrem Dumanlı’yı bir kere daha ZAMAN gazetesinde ziyaret etti. Bu kez muamele çok farklıydı. Güvenlik görevlisi, Yazıcıoğlu ve beraberindekileri kapıda durdurdu. Kimlik istedi. Çevresindekilerle görevli arasında gerginlik çıktı. O gün Dumanlı ile kısa ama çok gergin bir görüşme yaptı.

Yazıcıoğlu o görüşmenin ardından çevresindekilere şu örneği anlatmıştı: “İkinci Körfez Savaşı sırasında Saddam Hüseyin’in çevresi Kesnizani Tarikatı tarafından sarılmıştı. ABD’ye karşı direniş olmadı. Türkiye’deki cemaatten de benzer kokular geliyor.

Eski "BİZİM MUHSİN", böylece "ALDANAN MUHSİN" oluyor FETÖ-NATO'nun gözünde.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Irak'ın FETÖ'sü Kesnizaniler 


13 Kasım 2007

Amerikalı iki isim… Joe M. Alpaugh, Andrew Linquist.
ABD derin devlet içinde güçlüler.
İşadamı kılığında… 
Fas’tan Türkiye’ye geliyorlar.
Yazıcıoğlu’nu ziyaret ediyorlar.
Edinilen bilgilere göre…
Görüşmede ana konu BOP. 
Büyük Ortadoğu Projesi.
Görüşme olumsuz sonuçlanıyor.
Yazıcıoğlu’na ne teklif ettiler bilinmiyor.
Ama kesin bir dille reddettiği…
Hatta çok sinirlendiği ifade ediliyor.

(Hayatını kaybetmesinden üç dört ay önceki ZAMAN gazetesi ziyaretinde yaşanan gerginlik bu Amerikalılarla görüşmesi ile bağlantılı)

Ardından kazalar (!) başlıyor
Önce Bolu Tüneli kazası
Sonra Sivas kazası
Üçüncü kazada (Kahramanmaraş) hayatını kaybediyor

İki Amerikalı ile görüştü, sonrasında kazalar başladı
+++

arşiv:

Yazıcıoğlu’nun helikopteri nasıl düşürüldü? 

NATO’nun Yazıcıoğlu’nu şehit etme nedenleri 
ve Alper Akpak cinayeti         15-07-2026 

AKP Amerika'yı Amerika'ya şikayet etti  27-06-2015 


+++

16 Temmuz 2026 Perşembe

Yazıcıoğlu'nun helikopteri nasıl düşürüldü? Perinçek açıklıyor

Doğu Perinçek 14 Temmuz 2026 gecesi ULUSAL KANAL ÇIKIŞ YOLU programında helikopterin nasıl düşürüldüğünü açıkladı. Nadir Temeloğlu ve Özlem Konur Usta soruyor, Perinçek yanıtlıyor.  Özetliyorum:


Uğur Mumcu'nun arabasına bomba konulması ve Eşref Bitlis'in uçağının (bazı ayarları bozularak) düşürülmesi birkaç kişinin uygulayabileceği bir eylem. Bunlar da NATO suikastleri ama Muhsin Yazıcıoğlu suikasti bambaşka.

Yazıcıoğlu’nun helikopterinin üzerinden TSK'ya ait jet uçakları uçuyor ve yaptıkları gaz yayınıyla helikopterin oksijenini keserek düşürüyor. Bu kesinlikle bir kaza değil, bilinçli bir düşürme eylemidir. 

Radar kayıtlarında olay anını içeren 4 dakikalık kayıp (!) yüzünden Ali Armağan'ın kullandığı F-4 jeti ile diğer iki F-16 jetinin  helikoptere ne kadar yaklaştığı saptanamamıştı.

(Ne rastlantı ama, değil mi? Tam da o ana ait kayıt yok olmuş)

Jeti kullanan pilot Ali Armağan, 
Hava Harp Okulu Kurmay Başkanlığı'na terfi etmişti.

Helikopter düştükten sonra içindekilerin sağ kaldığı (İHA Muhabiri İsmail Güneş'in 112'yi aramasıyla) anlaşılınca, 
bir helikopterle gönderilen NATO elemanları, İsmail Güneş dahil sağ kalanları şehit ediyor.

Ardından üst düzey emniyet görevlileri devreye girerek arama kurtarma birliklerini yanlış yönlere sevk ediyor.

Helikopterin bazı cihazları ve kritik parçaları çalınıp yok ediliyor yani delillerin üzeri kapatılıyor. 

Sonradan gelenlerin çektiği videoları bulunduran kişiler veya yakınları (Alper Akpak gibi) şüpheli şekilde öldürülüyor.

Görüldüğü üzere Hava Kuvvetleri’nin o zamanki çok üst düzey komutanlarından Emniyet içindeki ağlara kadar uzanan, çok geniş bir FETÖ ağı var. Bu suikastın üzerine yürünmesi, FETÖ’nün bugüne kadar koruduğu merkezi unsurları tehdit ettiği için çok önemlidir. 

Video kaydı:

+++

İsmail Güneş'in 112'yi araması ve Alper Akpak cinayeti konusunda ayrıntılı bilgi için bakınız: 

+++

Helikopterin kritik parçalarının yağmalanmasının görüntüsü

15-16 Temmuz 2016 gecesi Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldıranlar arasında bulunan Davut Uçum ve Aydın Özsıcak, diğer NATO elemanları Kenan Köksal ve Şıhmehmet Sevdim ile birlikte Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşme nedenini ortaya çıkaracak olan kritik parçalarını alıp götürdüler. Olayı çekinmeden fotoğraflamışlar.

Çünkü "Her şey elimizde, orduyu, emniyeti, yargıyı ele geçirdik, Tayyip Erdoğan da bizimle, kimse bizden hesap soramaz" diye düşünmekteler, ileride FETÖ-NATO ile Erdoğan'ın arasının açılacağını, 15-16 Temmuz darbe girişimi yapmak zorunda kalacaklarını, yenileceklerini, hesap vereceklerini akıllarının ucundan bile geçirmemekteler.

Helikopterin kritik parçalarını ve Yazıcıoğlu'nun çantasını yağmalayıp yok eden bu kişilerin aynı zamanda sağ kalanları şehit eden NATO elemanları mı oldukları, yoksa onlar şehit edildikten sonra gönderilen ikinci bir ekip mi oldukları soru işaretidir.

“Cumhurbaşkanına suikast girişimi” ve “yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle kasten öldürme” suçundan 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Davut Uçum ve Aydın Özsıcak yeni soruşturmaya dahil edildi.


FETÖ-NATO'nun yargıda güçlü olduğu dönemde yalnızca "HIRSIZLIK" ile suçlanan bu kişiler şimdi "DELİL YOK ETME" ve "CİNAYET" suçlamaları ile yargılanacaklar.

Aydınlık, 14 Temmuz 2026

+++


Yazıcıoğlu dosyasını 17 yıl sonra raftan indiren
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e suikast girişimi yapıldı.


+++

NATO'nun gizli örgütü Gladyo'nun (Kontrgerilla) 
ülkemizdeki son yapılanması FETÖ Gladyosudur.

Gladyo'nun  FETÖ öncesi yapılanmaları olan
- Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) ile
- Özel Harp Dairesi (ÖHD)
ve
- ÖHD'nin NATO denetiminden çıkarak Özel Kuvvetler Komutanlığı olarak örgütlenmesi üzerine
- FETÖ Gladyosu'nun kurulması aşamaları için bakınız:
 
Türk Ordusu'na Endonezya modeli 
5 Genelkurmay Başkanı niçin Ergenekonla suçlanıyor 

+++

13 Temmuz 2026 sabah saatlerinde 10 ilde 30 adrese yapılan baskınlarda "terör örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak" ve "tasarlayarak kasten adam öldürmek" suçlaması yapılan ikisi firari, ikisi tutuklu 29 kişiden geri kalan 25'i gözaltına alındı.
Tam gözaltı listesi: 

+++


Dursun Özmen’in olay günü saat 17:40’ta paylaştığı 

Gelecek yazı:
Fetullah Gülen Yazıcıoğlu cinayetini övünerek anlatırken, kendisine ihanet edenlere "sonunuz böyle olur" diyor.

+++
arşiv:

NATO’nun Yazıcıoğlu’nu şehit etme nedenleri 
ve Alper Akpak cinayeti

+++