14 Ağustos 2026 Cuma

Tarikatlar Erdoğan'ın altını oyuyor

Her nasılsa bloğumdan silinmiş olan 15 Ocak 2022 günlü yazımı tekrar yayımlıyorum:

+++

52 yıldır Erbakan'ın Milli Görüş çizgisini devam ettiren, 24 yıldır el-aziz gazetesini çıkaran Zeki GeçgilAydınlık Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile söyleşi yaptı.



Zeki Geçgil, özellikle şunları belirtti:

"- Tarikat ve cemaatlere güvenmeyin
- Şu anda tarikat ve cemaatlerin hepsi Erdoğan'a karşı CHP ile   ittifak yapıyorlar
- Saadet Partisi, Erbakan'a karşı mücadele eder duruma düştü
- Hepsi Erdoğan'ın altını oymak için çalışıyor.
- Aynısını Erbakan'a yapmışlardı.
- Ak Parti'de Milli Görüş çizgisi tekrar hakim oldu.
- Erdoğan, mücadelesinde yalnız."

- Süleymancılar 'Erdoğan'a oy vermeyin' çağrısı yaptı.
- YENİ ASYA'cılar (Nurcular) her gün muhalefet ediyor.
- İsmailağa Cemaati de televizyondan ilan etti. 
- Menzilcilerin de bir bölümü.
- Hepsi Erdoğan'ın altını oymak için çalışıyor."

+++

Neden peki? 
Hepsi eskiden Erdoğan'ı destekliyordu. Şimdi ne oldu?

Zeki Geçgil'in şu açıklaması bu sorunun yanıtını veriyor:

"- Tarikatların hepsi ticaretle uğraşıyor
  - Tarikat ve cemaatler ABD ve İsrail'in denetiminde."

+++

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Tarikatlar Raporu, bilhassa Süleymancıların yabancı istihbarat örgütleri ile ilişkilerine dikkat çekiyordu

KAYNAK YAYINLARI
+++

Dolayısıyla, ABD ve İsrail ne isterse onu yapıyorlar.

Erdoğan BOP Eşbaşkanı olduğunu ilan edip Fethullahçılarla birlikte PKK açılımı yaparken, açılım karşıtlarına Ergenekon - Balyoz kumpasları kurarken hepsi Erdoğan'ı destekliyordu.

Erdoğan Kraliçe'nin adamı Gül ile, ABD'nin adamları Babacan ve Davutoğlu ile birlikte iken, tarikat ve cemaatler Erdoğan'ı destekliyordu.

+++

Ne zaman ki Erdoğan'ın ABD ile arası bozuldu, BOP Eşbaşkanlığı'nı bıraktı, PKK'yı hendeklere gömerek BOP'a karşı mücadeleye başladı,

Ne zaman ki Erdoğan Davutoğlu'na tekmeyi basıp ta Foreign Policy dergisi Davutoğlu'nu kastederek "America loses its man in Ankara" (Amerika Ankara'daki adamını kaybetti) diye başlık attı, 

ABD ve İsrail'den gelen emir üzerine tarikat ve cemaatler de Erdoğan'a karşı mücadeleye başladı.



PKK'nın Kandil şeflerinden Duran Kalkan Açılım'ın bitirilmesi olayını şöyle açıklamıştı: 

"ABD, Türkiye ve PKK'dan silahların susmasını istedi. PKK ve Başbakan Davutoğlu kabul etti, Tayyip Erdoğan reddetti. PKK ile mücadelenin durmasını isteyen Davutoğlu hükumetinin başını Erdoğan yedi.

AKP üzerinde Erdoğan ve ABD'nin ciddi bir çekişmesi ve mücadelesi var. ABD, Erdoğan'ın savaş politikasını aşacak bir siyaset istiyor. Erdoğan bu yüzden Davutoğlu hükumetinin başını yedi.

Türkiye'nin PKK ile mücadele etmesi ABD politikalarına hizmet etmiyor, bu yüzden ABD Türkiye içinde bir çatışma ortamı istemiyor.

Erdoğan ile ABD'nin politikaları karşıttır. Erdoğan ve ABD arasında, 7 Haziran seçimi öncesine benzeyen bir durum yaşanıyor. Sanki ABD, Erdoğan'ın üzerine bir çizgi çekmiş durumda."

Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Saray Darbesi Arşivi

Davutoğlu ve PKK kabul etti, Tayyip reddetti 
(Saray Darbesi - 4) 


+++

Erdoğan'ın tarikatlarla mücadelesi şöyle gelişti:
Önce NATO'nun Gladyo örgütü Nurcu FETÖ ile hesaplaştı. 
Sonra İsrail denetimindeki Adnan Oktar tarikatı
Arkasından yeni FETÖ rolüne soyunan Alpaslan Kuytul'un Furkan Vakfı
Diğerleri sırada.

Bu konuda geniş bilgi için bakınız.

Amerikancı Furkan Vakfı'na operasyon 

Tarikatların kökünü kazıyacağız  

+++

Bir tarikatın veya cemaatin belli bir büyüklüğe geldikten sonra ABD - İsrail denetimine girmesi kaçınılmazdır.

Güç elde etmek... Suudi benzeri bir devlet kurmak hayali.. ABD desteği olmadan, Türkiye'nin iç dinamikleri ile hayata geçirilemez.

Ancak, NATO'nun Gladyo örgütü konumuna kadar yükselebilen FETÖ'nün bile beceremediği iktidara gelme hedefini diğerlerinin gerçekleştirmesi mümkün değil. Bundan dolayı ABD onlara Millet İttifakı'nı destekleme görevi veriyor.

Yurt çapında örgütlenememiş küçük yerel gerçekten samimi tarikat benzeri yapılar bu kapsamın dışındadır.

+++

arşiv:

Tarikat okulları ve yurtları kamulaştırılsın 

+++

13 Ağustos 2026 Perşembe

Eski Tanrı ve yer isimlerinin doğru yazılışları


Eski (Antik) Tanrı ve yer isimleri diyoruz. Yunan demiyoruz.
Çünkü bunların çoğu Yunan olmayan Anadolu halklarından alıntılanmıştır. Halikarnas Balıkçısı "Anadolu Tanrıları", "Anadolu Efsaneleri" ve "Hey Koca Yurt" kitaplarında konuyu ayrıntıları ile işlemişti.

O zamanın bize ulaşan yazışma dili Yunanca olduğu için biz tüm bunların Yunanlılara ait olduğunu sanıyoruz. Gerçekte bunlar eski Anadolu halklarına aittir.

Bir örnek: EFES ismi Hititçe 𒀀𒉺𒊭 Apaša sözcüğünün Yunancaya Ἔφεσος Efesos olarak geçmesidir. Yani aslı Hititçedir.

+++

Dolayısıyla biz bu isimleri Yunan alfabesi ile yazılmış olan metinlerden öğreniyoruz. 

"Aslı Latin alfabesi ile yazılmamış olan özel isimler Türkçede okunduğu gibi yazılır" kuralına göre (zaten Yunan alfabesi ile yazamayacağımız için) Atatürk Abecesi ile okunduğu gibi yazmalıyız.

Ancak kılcal damarlarımıza işlemiş Batı hayranlığı ve aşağılık duygusu ile özellikle de akademik çalışmalarda bu isimleri İngilizce yazıyoruz. Buna bir son vermemiz gerekiyor.

Konuyu takip edebilmek için önce Yunan harflerini görelim:


İngilizce Athena diye yazdığımız Tanrıça Atina'dan başlayalım:

+++

Tanrıça Atina (İngilizce Athena)

İngilizce Athena olarak yazdığımız Tanrıça Atina ile Yunanistan'ın başkenti Atina aynıdır.

Tanrıça Atina, Atina kentinin baş tanrıçası ve koruyucusudur. Kent kurulurken "Bu kente ne ad verelim?" tartışmasının  sonunda, kentin koruyucusunun Tanrıça Atina olması ve bu yüzden kente Atina adının verilmesi kararlaştırılmıştı.

İngilizce Athena yazılıp Atina okunuyor.
Ama biz Athena yazınca Athena okuyoruz.
Yani Tanrıça'nın adını yanlış söylemiş oluyoruz.

Niye Türkçe Atina yazmak varken İngilizce Athena yazıyoruz?
Bu ayıbın sorumlusu Türk Dil Kurumu mudur?


Önce Atina kenti Yunanca nasıl yazılır diye bakıyoruz:
Atina Yunanca: Αθήνα 
Α  (alfa) =  A 
θ  (teta)  =  t
ή   (ita)   =  i
ν   (ni)  =   n
α  (alfa) =  a
Okunuşu : Atina

Şimdi gelelim İngilizce Athena diye yazılan Tanrıça Atina'ya.
Yunanca nasıl yazılır diye sözlüğe bakıyoruz:
Türkçe Yunanca Sözlük Glosbe: 
Aaa... Bir de ne görsek beğenirsiniz?
İngilizce Athena diye yazılan sözcüğün Yunanca yazılışı
Atina kentinin yazılışı ile aynı: Αθήνα 
Α  (alfa) =  A 
θ  (teta)  =  t
ή   (ita)   =  i
ν   (ni)  =   n
α  (alfa) =  a
Okunuşu : Atina
İngilizler Atina diye okuyabilmek için Athena yazıyorlar.

Biraz aşağıya gidiyoruz Glosbe sayfasında, karşımıza Athena sözcüğünün okunuşu çıkıyor, tıklayıp dinliyoruz: Atina

Biz Atina yazıp Atina okuyabiliyoruz.
İngilizler Atina diye okuyabilmek için Athena yazıyorlar.
Peki, biz niçin Athena yazıp yanlış olarak Athena okuyoruz?

Bu İngiliz hayranlığından ne zaman kurtulacağız?

+++

İngilizce yazılışı Athenagoras olan papazın Yunanca yazılışı Ἀθηναγόρας okunuşu Atinagoras. İngilizlerin o aptal alfabeleri yüzünden olur olmaz yerlere h harfi koyma takıntısı bizi neden bu kadar ilgilendiriyor?

Teta θ (t) ile ita η (i) arasında h harfi (x = hi) yok.
İngilizler Atinagoras okuyabilmek için Athenagoras yazıyor.
Peki biz niye İngilizler gibi yazıyoruz?

Neden Tanrıça Atina yerine İngilizce Athena,
Papaz Atinagoras yerine Athenagoras,
Papaz Bartolomeos yerine Bartholomeos yazıyoruz?
Bu aşağılık duygusundan, bu İngilizce köleliğinden ne zaman kurtulacağız?

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 

+++

Zeus'u Ζεύς doğru olarak okunduğu gibi Zeus yazıyoruz.
İngilizler nasıl oldu ise Zeus yazabiliyorlar.

Apollon'u Απόλλων da aynı şekilde doğru yazıyoruz.
İngilizce'de de Apollon yazılıyor. Bu ikisinde sorun yok.

Afrodit'e  Ἀφροδίτη gelince: Yunanca okunuşu Afroditi
İngilizce Aphrodite yazılıyor. Biz Afrodit diyoruz.
Bunda da sorun yok. Sondaki i harfini söylemesek de olur.
Afrodit'te İngilizce köleliğinden kurtulmuşuz her nasılsa.

Kaos'u Xάος (Haos) doğru yazıyoruz. İngilizce Khaos

+++ 

Dionisos'da  Διώνυσος sorun var. Okunuşu: Dionisos
Δ  (delta)  = D
ι   (iota)     = i
ώ (omega) = o
ν   (ni)       = n
υ  (ipsilon) = i
σ  (sigma) = s
ο (omikron)= o
ς  (sigma)  = s
Ama biz İngilizce Dionysos yazıp duruyoruz. Neden?

+++

Evripidis'i Ευριπίδης İngilizce Euripides 
İfigenya'yı ιφιγένεια İngilizce Iphigenia
yazıp duruyoruz. 
Bakınız: 

+++

İlyada (İlyas) ve Odiseya

İlias
 
Ἰλιάς büyük harflerle ΙΛΙΑΣ (İlias, İlyas) Antik Yunanca. 
Truva'nın diğer adı olan İlion'a ait şiir ve destan anlamında. 
  (iota)   =  i
λ (lamda) = l
ι  (iota)   =  i
ά (alfa) =   a
ς (sigma) = s
İlias, okunuşu İlyas
Modern Yunanca'da  ΙΛΙΑΔΑ (İliada, İlyada) deniliyor.
Neyse ki İngilizce Iliad dememişiz, Türkçe İlyada demişiz.


Odisseya'yı Ὀδύσσεια neden İngilizce Odysseia yazıyoruz?
Ὀ (omikron) =  O
δ  (delta)   =     d
ύ  (ipsilon) =    i
σ  (sigma)  =   s
σ  (sigma)  =   s
ε  (epsilon) =  e
ι     (iota)   =    i
α    (alfa)   =   a
Odisseia, okunuşu Odisseya

İş Bankası Kültür Yayınları
İLYADA Türkçe (İngilizce ILIAD değil)
ODİSSEYA ise İngilizce ODYSSEIA
Niye biri Türkçe diğeri İngilizce?

1572 yılına ait Yunanca / Latince iki dilli İlyada baskısı
Yunanca ΙΛΙΑΣ Latince ILIAS yazıyor.
+++

Ateş Tanrısı Hefaistos'u neden İngilizce Hephaistos diye yazıyoruz? Vikipedi bile doğrusunu yazıyor: 

+++

Sarı ile boyanan İngilizce yazılışları kullanmayalım:
(Kırmızılar: Türkçesi Yunanca ile aynı olmayanların Yunanca okunuşları

Prometeus  - İngilizcesi Prometheus
Sofokles - İng. Sophokles 
Oidipus  Οἰδῐ́πους - İng. Oedipus
Ahilleos  Ἀχιλλεος - Fransızca Achille (Aşil) - İng. Akhilleus
Nimf νύμφη  nimfi - İng. Nymphe
Truva Τροία Troya - İng. Troia
             Diğer adı Ίλιον İlion (İlyon) veya Ἴλιος İlios (İlyos)
İzmir Σμύρνη  Smirni - İng. Smyrna
Olimpos Ὄλυμπος - İng. Olympos
Lidya  Λυδία - İng. Lydia
Likya Λυκία - İng. Lycia
Pamfilya  Παμφυλία - İng. Pamphylia
Kapadokya Καππαδοκία Kappadokya - İng. Cappadocia
Frigya Φρυγία - İng. Phrygia
Efes Ἔφεσος Efesos - İng. Ephesus
Bosporus Βόσπορος (İnek Geçidi) - İng. Bosphorus

Hepsi bu kadar değil. Örnek olarak verdik.

+++

En yeni örnek:

Bugünkü gazete haberi sayfa 11:
"Kente girmeden önce bu hamamda yıkanıyorlardı
AYDIN'ın Sultanhisar İlçesi'ndeki Nysa Antik Kenti'nde..."

Kendi ülkemizdeki Nisa kentinin adını neden İngilizce Nysa yazıyoruz?

Bu geleneği değiştirmeleri için ARKEOLOJİ dünyasındaki bilim adamlarımızı göreve çağırıyorum.

 +++   

arşiv:




11 Ağustos 2026 Salı

Ak Parti'nin Karadeniz bozgunu, MHP ve CHP'nin konumlanması


Ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamak devletin öncelikli görevleri arasındadır. Ak Parti Hükümeti bu görevi yapmıyor.

Ukrayna İHA ve SİDA ile Türkiye - Rusya arasında yük ve petrol taşıyan gemilerimize saldırıyor, yakıp yıkıyor. 

Bugüne kadar 12 gemimize ağır hasar verdi, 3 denizcimizi ve 5 Azerbaycan Türkü denizciyi şehit etti, onlarca denizcimizi yaraladı.

Ak Parti Hükümeti bu saldırılar karşısında Ukrayna'ya tek bir söz bile söyleyemiyor. Hatta bu saldırıları yapanın Ukrayna olduğunu gizliyor. Savaşmadan yenilgiyi kabul ediyor.

Çünkü "Ukrayna vurdu" demek "NATO vurdu" demek olacaktı. NATO'nun izni olmadan Türk gemisini vurabilir mi o alçak?

Bu davranışıyla Ukrayna'ya şöyle demiş oluyor:
"Türkiye'nin seni cezalandıracak gücü ve cesareti yok.
Yenilgiyi savaşmadan kabul ediyorum. Rusya ile yapmakta olduğum deniz ticaretini azaltıyorum. N'olur vurma artık."

Ve ABD'nin / NATO'nun Ukrayna sopasını kullanarak verdiği gözdağına karşı koyamıyor, teslim bayrağını çekiyor.

Ve tüm dünyanın gözleri önünde ABD/NATO sopasını sallayan Ukrayna/Zelenskiy karşısında aşağılanıyoruz: Gemilerini koruyamayan zavallı ülke.

+++

3 Ağustos 2026

Novorossiysk açıklarında yaş sebze ve meyve taşıyan NADHEZNA ve YAŞAR adlı Türk  gemilerine 3 Ağustos'ta Ukrayna tarafından İHA saldırısı düzenlendi. Bunlar Ukrayna'nın saldırdığı 10. ve 11. gemilerimiz oldu.

Ukrayna'nın gemilerimize saldırı listesi için bakınız:
Erdoğan'a hamam böceği deyip denizcilerimizi şehit eden
Siyonist cezasız mı kalacak? 

+++

5 Ağustos 2026

Bu son saldırı üzerine Hükümet'in yine Ukrayna adını ağzına almaması, MHP için bardağı taşıran son damla oldu. Bahçeli'nin TRÇ İttifakı önerisinden sonra Cumhur İttifakı içinde yeni bir çatlak oluştu.


MHP Genel Başkan Yardımcıları İsmail Özdemir ve Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Ukrayna ile olan ikili ilişkilerin baştan sona gözden geçirilmesi", "Türkiye'nin egemenlik haklarının korunması" gerektiğini ifade ettiler:

“Karadeniz’de ticari gemilerimize yönelik saldırılar kabul edilemez. Ukrayna tarafının, kendilerine yönelik daha önce resmi makamlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize rağmen, sorumsuzluktan öte art niyetli tutumla sergilediği saldırılar artık bardağı taşırmıştır.

Ancak her fırsatta Rusya’yı suçlayan batılı anlayışın, gelinen aşamada gerçekte kendilerinin bunu istediği anlaşılmaktadır.

Bilhassa Ukrayna tarafının makul görülemeyecek tutumunun bundan sonraki dönemlerde sadece ikaz boyutunda kalmayıp, bu ülkeyle ilişkilerin her yönden gözden geçirilmesi mecburiyeti karşımıza gelmiştir. 

Daha evvel Kıbrıs meselesinde de Türkiye ile beraber KKTC’ye yönelik saygısız ve egemenlik hakları ihlali olan beyan ve tutumlarda bulunan Ukrayna’ya karşı acil tedbir geliştirilmesi, yaşanan son olayla beraber kendisini göstermiştir.

Karadeniz’de hedef alınan yalnızca bir gemi değildir. Hedef alınan; Türkiye’nin deniz ticareti, Orta Koridor’un güvenilirliği, Türk dünyasını birbirine bağlayan lojistik hatlar ve uluslararası deniz hukukunun temel ilkeleridir."


+++

MHP'li İsmail Özdemir: "...   resmi makamlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize rağmen" demektedir. Eğer Hükümet kamuoyuna açıklamadan Ukrayna'ya uyarı yaptı ise, durum daha da vahimdir. Çünkü bu durumda Ukrayna (daha doğrusu ABD/NATO) uyarılarımızı takmamış, Türkiye'yi adam hesabına almamış, saldırılarına devam etmiş demektir.

Eğer Hükümet Ukrayna'ya uyarı yapmış ise bunu açıklaması gerekirdi. Nasıl bir uyarı yapmış da Ukrayna "Hadi git ordan" demiş ve Hükümetimizi resmen aşağılamış, bilmeliyiz.

+++

7 Ağustos 2026

CHP Dış Politika Kurulu'nun açıklaması:

"2. Ukrayna’nın Karadeniz’de uluslararası yasalara aykırı sivil gemilere saldırı eylemleri ve karada sivil hedeflere yönelmesi, savaşa yön vermiştir. Türkiye, İstekliler Koalisyonu'nun girişimlerinde yan tutar görünümde bulunmamalı ve her iki savaşan tarafla da mevcut politik tutumunu devam ettirmelidir."

(İstekliler Koalisyonu: Ukrayna'ya destek veren 37'den fazla ülkenin Fransa ve İngiltere öncülüğünde oluşturduğu gurup)

Kılıçdaroğlu yönetimi, Ukrayna'ya karşı tavır almaya  cesaret etmiş, Hükümet'in Ukrayna'yı tutar görünüm vermesine karşı çıkmıştır. Guguk kuşlarının CHP'den ayrılmasının olumlu sonuçları görülmeye başlanmıştır.

+++

8 Ağustos 2026

Ak Parti Hükümeti 11 gemimize saldırı düzenleyen, 3 Türk ve 5 Azerbaycan Türkü gemiciyi şehit eden, onlarca gemicimizi yaralayan Ukrayna'ya tek bir laf etmez, hatta saldırıları Ukrayna'nın yaptığını bile söyleyemezken...

MHP'nin yukarıdaki açıklamalarına rağmen...

Ak Parti Hükümeti'nin bu aciz durumundan kuvvet alan Ukrayna MV GÜLLÜK adlı gemimizi İHA ile vurdu. 

Doğu Perinçek:
"Niye Türk Hükümeti sesini çıkaramıyor?
Tayyip Erdoğan niye burada van minüt diyemiyor?"
Video kaydı


+++

10 Ağustos 2026

Bu durumda,
"HÜKÜMET KARADENİZ'İ GÖZDEN Mİ ÇIKARDI"
sorusu gündeme geldi. 

Böyle devlet olur mu?
Olursa, buna devlet denir mi?


Bugüne kadar verdiğimiz İHA ve diğer Türk yapımı silah ve askeri araçlar yetmemiş olacak ki, şimdi de  
Amerikan malı füzeleri vereceğiz.
"Al bunları, gemilerimizi vurmaya devam et"
diyeceğiz.

DÜNYA TARİHİNDE HEM DOST ÜLKELERİ HEM DE KENDİ ÜLKESİNİ BOMBALAMASI İÇİN DÜŞMAN ÜLKEYE ASKERİ YARDIM YAPAN İLK VE TEK ÜLKE OLARAK ÜNLENDİK.

Böyle devlet olur mu?
Olursa, buna devlet denir mi?
+++

Hükümetimizin Ukrayna'nın adını bile söyleyememesinin video kaydı: