Bülent Arınç ve Abdullah Gül, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye demeç verdi. Her ikisi de Ak Parti'yi ilk dönemdeki (2014'e kadarki dönemdeki) ilkelerine geri dönmeye çağırdı.
Bildiğiniz gibi Ak Parti'nin ilk dönem ilkeleri şunlardı:
- ABD, NATO ve AB'ye tam biat
- Rusya ve Çin düşmanlığı
- FETÖ ile ortaklık, Ergenekon ve Balyoz tertiplerine onay
- BOP Eşbaşkanlığı, özerk Kürdistan yolunda PKK Açılımı
+++
NATO yandaşları seslerini Batı basını üzerinden duyurmayı seçiyor. Özgür Özel ve İmamoğlu da ABD, İngiltere ve Fransa yayın kuruluşlarına "Bizi yalnız bırakmayın, bizim
mücadelemiz NATO için" demeçleri verip duruyorlar.
Özgür
Bey NATO’nun güvenliği için
mücadele ettiğini açıkladı
+++
NATO yandaşları dayanışmada parti farkı gözetmiyorlar.
12 Haziran 2026 günlü Aydınlık'ın yazdığı gibi, Yargıtay'ın Mutlak Butlan kararını kaldırması için Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç birlikte girişimde bulunmuşlardı.
+++
Günümüze geri dönelim:
18 Ağustos 2026
BBC'ye konuşan Abdullah Gül:
"Ümit ediyorum ki, Türkiye tekrar AK Parti’nin o ilk dönemlerindeki, ilk deklare ettiği vizyon çerçevesinde yönetilmeye başlar. AK Parti o vizyona tekrar sahip çıkarsa ekonomik, demokratik, hukuk, açısından Türkiye’ye, Türkiye’nin geleceğine çok şey kazandırır diye düşünüyorum."
BBC'ye konuşan Bülent Arınç:
"AB’ye üyelik hedefi ülkemize büyük prestij sağlıyor.
Bizim Şanghay’la mangayla ne işimiz olabilir?
Ne tarihte olmuş ne bundan sonra olabilir.
Tek yapacağımız şey ilkelerimize geri döneceğiz.
Baştan beri bizimle birlikte olan herkesi kucaklayacağız.
AK Parti’nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin videolarda sadece Tayyip Bey var. Tarihi tersine çeviremezsiniz kardeşim. Orada ben de varım, Abdullah Bey de var. Ali Babacan da var. Siz bir bütünleşmeyi sağlayacaksanız, yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız.”
Diyerek İngiltere üzerinden Erdoğan'a sopa gösterdiler.
Bu demeçler, Ak Parti içinde iki çizgi (NATO yandaşları ile karşıtları) arasındaki mücadelenin sertleştiğini gösteriyor.
Erdoğan'ın başta Ukrayna olmak üzere verdiği tavizlerle biti kanlanan NATO yandaşları, "Tayyip'siz Ak Parti" olmasa bile "Teslim olup 2002 konumuna geri dönmüş Tayyip" hayallerinin gerçekleşmesinin yakın olduğunu düşünüyorlar.
Tayyip Erdoğan'ın 2002 konumu için bakınız:
2002 darbesi
+++
Zamanında AK Parti Hükümetlerinde bakanlıklar yapan Erkan Mumcu’nun “Tayyip Erdoğan, yanlışıyla doğrusuyla kendisidir. Ama Abdullah Gül, uluslararası güçlerin bu parti içindeki kayyımıdır.” ve “Majestelerinin valisidir.” sözleri BBC röportajlarıyla eş zamanlı olarak sosyal medyada yayıldı.
"Majesteleri" sözü ile kastedilen İngiltere Kraliçesi.
FETÖ firarileri Emre Uslu ile Said Sefa, 7 yıl önce odaTV'de söylenmiş olan bu sözlerin yayılmasına tepki gösterdi.
Aydınlık gazetesi 19 Ağustos'ta konuyu "Ak Parti'de arınmanın ayak sesleri" başlığı ile verdi:
Aydınlık'a konuşan Erkan Mumcu: "Bu adamlar uluslararası güçlere verilen birtakım taahhütlerin bekçisi konumundaydı. Erdoğansız AKP yerli bir senaryo değil. Majestelerinin Valisi ifadesinin ima ettiği gerçekleri bilenler biliyor."
+++
Haziran ayında Ak Partili Metin Külünk, parti içindeki NATO yandaşlarının Erdoğan karşıtı konumunu şöyle açıklamıştı:
"Abdullah Gül Londra'yı temsil ediyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde, Ak Parti içerisinde Londra - Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, Erdoğan sonrasını, hatta sandıkta Erdoğan yenilgisinin zeminini hazırlıyor.
İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat Ak Parti'de var."
+++
Ak Parti'deki arınma olayı yeni değil. Erdoğan ile FETÖ ve PKK'nın arası açılınca ABD - NATO ile arası açılmış oldu. Ve ister istemez, kaçınılmaz olarak, arınma başladı.
Ne zaman ki Erdoğan'ın ABD ile arası bozuldu, BOP Eşbaşkanlığı'nı bıraktı, PKK'yı hendeklere gömerek BOP'a karşı mücadeleye başladı,
Ne zaman ki Erdoğan Davutoğlu'na tekmeyi bastı, Foreign Policy dergisi Davutoğlu'nu kastederek "America loses its man in Ankara" (Amerika Ankara'daki adamını kaybetti) diye başlık attı,
ABD ve İsrail'den gelen emir üzerine tarikat ve cemaatler de Erdoğan'a karşı mücadeleye başladı.
İşte Ak Parti içindeki arınma böyle başlamıştı.
PKK'nın Kandil şeflerinden Duran Kalkan Açılım'ın bitirilmesi olayını şöyle açıklamıştı:
"ABD, Türkiye ve PKK'dan silahların susmasını istedi. PKK ve Başbakan Davutoğlu kabul etti, Tayyip Erdoğan reddetti. PKK ile mücadelenin durmasını isteyen Davutoğlu hükumetinin başını Erdoğan yedi.
AKP üzerinde Erdoğan ve ABD'nin ciddi bir çekişmesi ve mücadelesi var. ABD, Erdoğan'ın savaş politikasını aşacak bir siyaset istiyor. Erdoğan bu yüzden Davutoğlu hükumetinin başını yedi.
Türkiye'nin PKK ile mücadele etmesi ABD politikalarına hizmet etmiyor, bu yüzden ABD Türkiye içinde bir çatışma ortamı istemiyor.
Erdoğan ile ABD'nin politikaları karşıttır. Erdoğan ve ABD arasında, 7 Haziran seçimi öncesine benzeyen bir durum yaşanıyor. Sanki ABD, Erdoğan'ın üzerine bir çizgi çekmiş durumda."
Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Saray Darbesi Arşivi
Davutoğlu ve PKK kabul etti, Tayyip reddetti
(Saray Darbesi - 4)

+++
NATO yandaşlarından bir kısmı Ak Parti'den ayrıldı:
Gelecek Partisi (Davutoğlu), DEVA Partisi (Babacan), Abdullah Gül ve diğerleri...
Ancak parti içinde önemli sayıda (hatta Metin Külünk'ün açıklamasına göre Erdoğan'ın yakın çevresinde) Erdoğan'ın altını oyan NATO yandaşı var.
Bu yüzden arınmanın devam etmesi kaçınılmaz.
+++