22 Ağustos 2026 Cumartesi

Furkan Vakfı Amerikancı Suç Örgütü Dosyası

Furkan Vakfı Lideri Alparslan Kuytul Süleymancılara "Teslim olmayın" çağrısı yapınca üçüncü kez yapılan operasyonla tutuklandı

+++

Furkan Vakfı'na bundan önce 2 kez operasyon yapılmıştı:


30 Ocak 2018'de gözaltına alınan Kuytul 8 Şubat 2018'de tutuklandı. "Suç örgütü kurmak ve nitelikli dolandırıcılık" suçundan yargılandığı davanın yanı sıra Temmuz 2018'de "terör örgütlerine destek vermek" suçundan hakkında bir dava daha açıldı. 5 Aralık 2019'da tahliye edildi.Yargılandığı davada üç yıl sonra karar çıktı ve 3 Kasım 2020 tarihinde beraat etti.

9 Mayıs 2022 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tekrar tutuklanan ve Ağrı Cezaevi'nde hücreye konulan Kuytul'a, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "nitelikli yağma", "cebir, şiddet ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama" suçlamalarından 38 yıl 6 aya kadar hapis talep edildi.16 Haziran 2023 tarihinde cezaevinden tahliye edildi.

+++

11 Mayıs 2022

Kuytul, FETÖ gibi örgütleniyor.

Alparslan Kuytul’un Mısır El-Ezher Üniversitesinde öğrenim gördüğü yıllarda Mısır’daki radikal gruplardan esinlenerek Adana'da kurduğu “Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı” yapılanmanın merkezi konumunda bulunuyor.

İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep, Elazığ, Kahramanmaraş, Diyarbakır ve Malatya’da yapılanmaya bağlı olarak faaliyet gösteren “Öncü Nesil”, “Hakka Davet”, “Furkan Nesli”, “Davet ve Medeniyet” gibi farklı isimlerde dernekler açıldı. 


Yapılanma içerisine çekilen özellikle ortaokul ve lise çağındaki çocuklar, devlet kurumlarına alternatif olarak oluşturulan “temel hazırlık” ve “medrese” adı verilen iki kademeli bir eğitime tabi tutuluyor. Eğitimler internetten şifreli olarak girilebilen uygulamalar üzerinden de verilebiliyor. 2018 yılında vakıf bilgisayarlarında ele geçirilen eğitim dosyaları arasında DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütleri içerisinde faaliyet gösteren şahıslara ait fotoğraflar, vahşi infazlara ait görüntüler ile örgütü simgeleyen bayrağa ait fotoğraflar ele geçirildi.

Gündem oluşturma amaçlı atılan tweetler incelendiğinde; büyük çoğunluğunun bot hesaplar, FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütleri ile iltisaklı hesaplardan atıldığı tespit edildi.


+++

19 Mart 2024

Kuytul Hazretleri yine Doğu Perinçek'i hedef aldı:

“Normalde ihtilale teşebbüsle suçlanıyordu. Nasıl çıktı kimse bilmiyor. Bir anda çıkıverdi dışarıya. Hapisten çıktıktan iki sene kadar sonra 15 Temmuz oldu ve tüm cemaatlere baskılar başladı. Acaba onu mu kastediyordu? Sen kimsin de cemaatlerin kökünükazıyacaksın. Meğerse büyük bir planı anlatmak istemiş aslında. O plan 15 Temmuz'da ortaya çıktı."


+++

31 Mart 2024

Cübbeli Ahmet Hoca'nın (Ahmet Mahmut Ünlü) Emniyet’e verdiği "silahlı selefi örgütlerle ilgili rapor"u hedef alan Kuytul özetle dedi ki:

“Bu Cübbeli bundan 1-2 sene önce Emniyet’e bir flaş götürdü. Türkiye’de bin 200 tane selefi örgütlenme silahlanmaya başlıyor falan filan diyerek, bunlara operasyon yapılmalı diyerek böyle iftiralar attı. Sen bir kere bu flaşı nerden aldın, sana kim getirdi? Sen kimsin, istihbaratçı mısın? 

Sen kimlerle berabersin? Tüm cemaati bitirmeye çalışan Ergenekoncular. Onlarla berabersin herhalde. Zaten Perinçek'e de bir ara övgülü sözler söylüyordu. Normalde bir Müslüman’ın Perinçek’i övmesi mümkün mü? Maocu, Çin taraftarı, Rusya taraftarı, sosyalizmi savunan. Hayatında İslam'ın zerresi olmayan bir Perinçek’i bir Müslümanın sevmesi mümkün müdür? Onu seviyor. Onu göklere çıkarıyor ve onların projesinde yer alıyor.


+++

20 Nisan 2025

Siirt'teki konferansında Kuytul polisleri tehdit etti:

"Yüzlerce arkadaşımıza uygulandı. Tehdit. Önce teklif. Bize çalış diyorlar. Bize muhbirlik yap. Arkadaşımız cesur biriyse diyor ki, ‘Ben şerefsiz değilim.’ Onun böyle kararlı olduğunu görünce, bu sefer tehdit ediyorlar. Şöyle yaparız, böyle yaparız. Bunlar yüzlerce olay. Hepsi şahitli.

İnkar ediyorlarsa, ‘Biz böyle bir şey yapmadık.’ diyorlarsa hepsinin şahidi var, videoları var, ses kayıtları var. Hepsini vallahi billahi yayınlarım. Artık bu yöntemi bırakın, hukuk devleti olun.”

Öte yandan Kuytul, sık sık firari FETÖ üyelerinin Youtube kanalına katılarak hem FETÖ propagandasına hizmet ediyor hem de burada Türk devletini hedef alan açıklamalar yapıyor.

https://www.aydinlik.com.tr/haber/alparslan-kuytuldan-turk-polisine-tehdit-elimizde-videolariniz-var-523016


+++

15 Ağustos 2026

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne (Süleymancılar) operasyon yapılınc, akıllanmayıp Amerikancılığa devam eden Kuytul:

"Suçsuzlarsa mücadele etsinler. Teslim olmasınlar. Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek? Çok fena alıştılar kayyum atamaya. Partilere kayyum atıyorlar, belediyelere kayyum atıyorlar, fabrikalara kayyum atıyorlar."

"Şimdi de cemaate kayyum atayacaksınız. Eğer bu kişi böyle cebini dolduran, şahsına servet yapan birisi değilse, cemaatleri hocalarını savunmalıdırlar, mücadele etmelidirler."

diyerek leymancıları kışkırttı.


+++

19 Ağustos 2026

Adana'da sabah erken saatlerde Kuytul ve bazı Furkan Vakfı mensuplarının evlerine baskın yapıldı. Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un yanı sıra çok sayıda vakıf üyesi gözaltına alındı. Vakıf ile bağlantılı çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabına mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi. 
Alpaslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral:
"Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!" demişti operasyon öncesi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek:

"Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır.

Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 5 şirket hakkında yönetim kayyımı atanmış, soruşturma kapsamında örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. 

https://www.aydinlik.com.tr/haber/alparslan-kuytul-gozaltina-alindi-mi-adana-furkan-vakfi-operasyonu-son-dakika-587122

+++


"Alpaslan Kuytul Suç Örgütü"nün marifetleri:
Eylül 2021'de eskiden Furkan Vakfı'nın üyesi olan  iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması, işkenceyle senet imzalatılması, milyonlarca dolarlık gayrimenkullerin vekaletle devralınmak istenmesi, ailesi üzerinden tehdit edilerek baskı altında tutulması, 6 - 7 milyon dolarlık senetler imzalatılması, olayın Furkan Vakfı ile ilgili olmadığına dair video çekimi yaptırılması, Savcılığa nasıl ifade vereceğinin öğretilmesi, sahibi olduğu Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal’daki lüks villa ve Yumurtalık’taki deniz evi üzerinde her türlü satış yetkisini içeren genel vekaletname istenmesi...

+++

Aydınlık Gazetesi'nin uzun zamandır takip ettiği Sarısaçlı olayı bu kez soruşturmada yer almaktadır. Ondan gaspettikleri bir hastane Kuytul bağlantılı bir şahsın şirketine devredilmişti. İşte o şirkete kayyum atandı. Diğer 4 şirkete de benzer nedenlerle kayyum atandı. Sarısaçlı, malı mülkü gaspedilen tek kişi değil. Furkan Vakfı'nın para kazanma yolu bu. 

Adana'nın Seyhan İlçesi'nde aldıkları ve yönetim merkezi olarak kullandıkları binanın 200 milyon TL tutarındaki bedelini hangi kaynaktan ödedikleri de araştırılıyor.

Kaan Arslan anlatıyor: 

+++

Kuytulcular örgütün dijital arşivini polisten kaçırmış.
Baskın bilgisini içeriden mi aldılar?
Video kaydı

+++

20 Ağustos 2026

Furkan vakfı'nın internet ve sosyal medya sorumlusu  Muhammet Yasin Birer’in Adana'daki adresinde yapılan aramada yaklaşık 3 milyon 900 bin TL tutarındaki nakit para ele geçirildi. Aramaya ait tüm video kayıtları da soruşturma dosyasına eklendi. 


Semra Kuytul, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Tetikçi ve iftiracı medya bizim evimizden çok miktarda para ve altın çıkmış gibi algı yapmak için bizim evimize ait olmayan görüntüleri edit yapmış.” diyerek her zamanki gibi Aydınlık'ı hedef aldı.

"Görüntüler Eskişehir'den" yaygarasının asılsız olduğu kısa zamanda netleşti. 

İşte o görüntüler:


+++

halk tv olayı böyle verdi: 

+++

Başa dönelim ve Furkan Vakfı'na 2018'de yapılan ilk operasyonun nedenlerini ve ABD - NATO - AB yandaşlarının Furkan Vakfı'nın yanında konumlanmasını görelim:

+++
30 Ocak 2018 
Yeni FETÖ olmak için ortaya atılan  Furkan  Eğitim ve Hizmet Vakfı, son olarak Vatan Savaşı'na karşı bozgunculuğa soyunmuştu. Bu yüzden sabah erken saatlerde operasyon yapıldı, FURKAN Vakfı Kurucu Başkanı Alpaslan Kuytul dahil 27 yönetici ve üye için gözaltı kararı alındı, 21 kişi tutuklandı, 6 kişi için tutuklama kararı alındı.

Alparslan Kuytul Ocak 2018'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Zeytin Dalı Harekâtı (Afrin Harekatı) öncesinde yaptığı konuşmada ABD'nin sesi olarak Türkiye'yi şöyle tehdit etmişti:

"Suriye bölünecek diye, Afrin'de PKK - PYD bir devlet kuracak diye ödleri kopuyor

ABD onları destekliyor açıkça. 4,900 TIR askeri malzeme göndermiş Amerika oradaki PYD'ye. Resmen ordu kurmuş yani. Resmen ordusu var artık PYD'nin.

Ve Türkiye, 'Girerim dağıtırım' diyor. Belki de Türkiye'yi tuzağa çekiyorlar. Girmesi var, bir de çıkması var. Girersin ama çıkamazsın. Koskoca Amerika Irak'a, Afganistan'a girdi çıkamadı. Girmek kolay çıkmak zor."

Bu konuşma özetle şöyle yorumlandı:

"Türk devleti Afrin'e girer ama çıkamaz.
Senin karşında Amerika var Amerika."

Video kaydıDakika 2:38 den sonrası

Bakın Kuytul nasıl elmalarla armutları bilerek karıştırıyor, iki farklı konumu aynı kefeye koyuyor:

Amerika Irak'a ve Afganistan'a işgal, sömürü, zenginliklere el koyma, kukla yönetimler kurma amacı ile girdi. 

Türkiye ise Suriye'yi işgal etmiyor. Suriye'yi bölüp  Kürdistan kurmak isteyen PKK-PYD örgütünü işgal ettiği bölgelerden çıkarmak ve bu bölgeleri zamanı geldiğinde Suriye Devleti'ne vermek için Suriye'ye giriyor.

O zaman nasıl gelecek? Suriye Ordusu o bölgeleri tekrar denetleyebilecek kadar güçlenince ve PKK-PYD tehlikesi ortadan kalkınca. Gerçekten de Türk Ordusu girdiği bölgeleri 2025 yılı içerisinde Suriye Devleti'ne geri verdi.

İşte Amerikancılar sapla samanı bilerek böyle karıştırıyor.


Suriye'nin kuzeybatısında, Hatay ve Kilis sınırımızdaki Afrin Vilayeti PKK - PYD'nin eline geçmişti.

Menbic ve Afrin'deki PKK - PYD güçlerinin aşağıdaki yeşil renkli IŞİD denetimindeki Azez - Cerablus - El Bab bölgesini ele geçirerek birleşmelerini ve Suriye sınırı boyunca Hatay'dan Irak'a kadar bir "Kürt Koridoru" kurmalarını engellemek amacı ile 24 Ağustos 2016 - 24 Şubat 2017 arasında FIRAT KALKANI HAREKATI yapılmış ve bu bölgedeki IŞİD güçleri yok edilmişti.

Şimdi sıra Afrin'in PKK - PYD'den temizlenmesine gelmişti. İşte Alparslan Kuytul buna karşı çıkıyor, "Girersin ama çıkamazsın" diye Türkiye'yi tehdit ediyordu, ABD talimatıyla.

TSK, ZEYTİN DALI HAREKATI ile 20 Ocak - 18 Mart 2018 arasındaki 58 günde Afrin'deki PKK - PYD'yi dağıttı.

Alpaslan Kuytul "Girersin ama çıkamazsın" diye tehdit etmişti. Girdik ve çıkamadık değil, çıkmadık. Çünkü çıksa idik, Suriye Ordusu Afrin'i kontrol edecek güçte olmadığı için PKK - PYD bölgeye geri dönerdi.

20 Ocak 2018 günlü bölge haritası

Operasyonun ayrıntıları için bakınız:
Amerikancı Furkan Vakfı'na operasyon   30 Ocak 2018

Adnan Oktar ve Alparslan Kuytul, örgütlerine yapılan operasyonlardan Doğu Perinçek'i sorumlu tuttular. 

Adnan Oktar (İsrail Güdümlü Kedicikler Örgütü):
"Ergenekon örgütü çok aşağılık, alçak bir yapılanmadır. Kurucuları şerefsiz haysiyetsiz adamlardır. İt kopuk takımıdır. Gözü dönmüş kalleş kahpe adamlardır."

Alparslan Kuytul (Furkan Vakfı):
"AKP bizim olduğumuz yere geldi. Bizim mevzimize geldi. Biz yerimizde duruyoruz" diyor Doğu Perinçek, AKP'den ses yok.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Tarikatların kökünü kazıyacağız  27 Temmuz  2018

+++

Alparslan Kuytul:
"Türkiye, ABD ve Avrupa ile arayı bozup Rusya ve Çin'e yaklaştı. Bu projeyi Vatan Partisi ile birlikte gerçekleştirdi. Öyle zannediyorum ki şu anda artık o proje rafa kalktı. Avrasyacıların o bayram ettikleri günler herhalde yakında bitecek gibi görünüyor" 
demişti. Yanıldı. Erdoğan - Putin Moskova'da anlaştı.
Amerikancıların "Türkiye - Suriye savaşı" senaryosu tutmadı. 
Bakınız:
ABD-İsrail tuzağı bozuldu. Ateşkes haritası 5 Mart 2020

+++

Furkancılar yürüyüş yapmak istedi. Emniyet güçleri engel oldu. Tüm Amerika, NATO, Avrupa Birliği tayfası yaygarayı bastı:
CHP
Kemal Kılıçdaroğlu:
"Furkan Vakfı'nı seversiniz sevmezsiniz yürüyüş yapmak istiyorlar. Orantısız güç kullanıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez başörtülü kadınlar bu kadar ağır bir zulümle karşı karşıya kaldılar. Buradan onlara da söz veriyorum. İktidarımızda göreceksiniz herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı göstereceğiz."

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Biden tayfası Furkan Vakfı'na sahip çıktı  23 Mart 2022 

+++

Furkan Vakfı lideri Alpaslan Kuytul:
"Her tarafta her şey serbest, camiye gelince yasak.
Çocuk mu kandırıyorsunuz be siz?
Emniyeti Maocu komünistler ele geçirmişler gibi bir durum ben görüyorum. Ergenekoncular Emniyet'i ele geçirmişler gibi bir durum var. 28 Şubat'ı tekrar hortlattılar."

Adana'da izinsiz gösteri yapıp 37 polisi yaralayan, bir polisin ayağının kırılmasına neden olan, polise tükürme dahil çeşitli kışkırtmalar yaparak zorla kaşınan, dayak yiyince de feryadı basan muhteremlere yine Biden tayfası sahip çıktı.

Furkan Vakfı'na sarılıp Süleyman Soylu'yu hedef aldılar:

İmamoğlu İBB'sinin reklam panolarında Kuytul göründü.

"Dış bağlantı" vurgusu çok önemlidir.

28 Şubatçılar da özenle "Batı destekli irtica" diyorlardı tüm açıklamalarında.
Hedef Fethullah Cemaati idi. 28 Şubat devam etse, FETÖcüler ayıklansaydı, 15 Temmuz olmazdı.

İrtica Batı desteklidir.
İrticanın başı Vaşington'da Beyaz Saray'da oturmaktadır.
Emperyalizmi baş düşman olarak belirlemezseniz FETÖ ve Furkan gibi irtica örgütleri ile kanka olmanız kaçınılmazdır.

Bu durumda Batı ile bağı olmayan örneğin Diyanet gibi kurumları irtica olarak gösterip, asıl irtica olan FETÖ ve Kuytul'u savunarak takipçilerinizi aldatırsınız. Onlar da sizi Atatürkçü veya Ülkücü sanıp arkanızdan giderler.

Nereye kadar?

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Başörtülü kadınlar ilk kez bu kadar zulüm gördüler 25-3-22 

+++


19 Ağustos 2026 Çarşamba

Arınç ve Gül BBC'den seslendi: "AKP Batı yandaşlığına geri dönsün"

Bülent Arınç ve Abdullah Gül, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye demeç verdi. Her ikisi de Ak Parti'yi ilk dönemdeki (2014'e kadarki dönemdeki) ilkelerine geri dönmeye çağırdı.

Bildiğiniz gibi Ak Parti'nin ilk dönem ilkeleri şunlardı:
- ABD, NATO ve AB'ye tam biat
- Rusya ve Çin düşmanlığı
- FETÖ ile ortaklık, Ergenekon ve Balyoz tertiplerine onay
- BOP Eşbaşkanlığı, özerk Kürdistan yolunda PKK Açılımı

+++

NATO yandaşları seslerini Batı basını üzerinden duyurmayı seçiyor. Özgür Özel ve İmamoğlu da ABD, İngiltere ve Fransa yayın kuruluşlarına "Bizi yalnız bırakmayın, bizim
 mücadelemiz NATO için" demeçleri verip duruyorlar.

Özgür Bey NATO’nun güvenliği için 
mücadele ettiğini açıkladı

+++

NATO yandaşları dayanışmada parti farkı gözetmiyorlar.
12 Haziran 2026 günlü Aydınlık'ın yazdığı gibi, Yargıtay'ın Mutlak Butlan kararını kaldırması için Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç birlikte  girişimde bulunmuşlardı.




+++

Günümüze geri dönelim:

18 Ağustos 2026

BBC'ye konuşan Abdullah Gül:
"Ümit ediyorum ki, Türkiye tekrar AK Parti’nin o ilk dönemlerindeki, ilk deklare ettiği vizyon çerçevesinde yönetilmeye başlar. AK Parti o vizyona tekrar sahip çıkarsa ekonomik, demokratik, hukuk, açısından Türkiye’ye, Türkiye’nin geleceğine çok şey kazandırır diye düşünüyorum."

BBC'ye konuşan Bülent Arınç:
"AB’ye üyelik hedefi ülkemize büyük prestij sağlıyor. 
Bizim Şanghay’la mangayla ne işimiz olabilir? 
Ne tarihte olmuş ne bundan sonra olabilir.
Tek yapacağımız şey ilkelerimize geri döneceğiz.  
Baştan beri bizimle birlikte olan herkesi kucaklayacağız.
AK Parti’nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin videolarda sadece Tayyip Bey var. Tarihi tersine çeviremezsiniz kardeşim. Orada ben de varım, Abdullah Bey de var. Ali Babacan da var. Siz bir bütünleşmeyi sağlayacaksanız, yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız.” 

Diyerek İngiltere üzerinden Erdoğan'a sopa gösterdiler.

Bu demeçler, Ak Parti içinde iki çizgi (NATO yandaşları ile karşıtları) arasındaki mücadelenin sertleştiğini gösteriyor.
Erdoğan'ın başta Ukrayna olmak üzere verdiği tavizlerle biti kanlanan NATO yandaşları, "Tayyip'siz Ak Parti" olmasa bile "Teslim olup 2002 konumuna geri dönmüş Tayyip" hayallerinin gerçekleşmesinin yakın olduğunu düşünüyorlar.

Tayyip Erdoğan'ın 2002 konumu için bakınız:
2002 darbesi 

+++

Zamanında AK Parti Hükümetlerinde bakanlıklar yapan Erkan Mumcunun “Tayyip Erdoğan, yanlışıyla doğrusuyla kendisidir. Ama Abdullah Gül, uluslararası güçlerin bu parti içindeki kayyımıdır.” ve “Majestelerinin valisidir.” sözleri BBC röportajlarıyla eş zamanlı olarak sosyal medyada yayıldı. 

"Majesteleri" sözü ile kastedilen İngiltere Kraliçesi.

FETÖ firarileri Emre Uslu ile Said Sefa, 7 yıl önce odaTV'de söylenmiş olan bu sözlerin yayılmasına tepki gösterdi.

Aydınlık gazetesi 19 Ağustos'ta konuyu "Ak Parti'de arınmanın ayak sesleri" başlığı ile verdi:


Aydınlık'a konuşan Erkan Mumcu:
"Bu adamlar uluslararası güçlere verilen birtakım taahhütlerin bekçisi konumundaydı. Erdoğansız AKP yerli bir senaryo değil. Majestelerinin Valisi ifadesinin ima ettiği gerçekleri bilenler biliyor."

+++

Haziran ayında Ak Partili Metin Külünk, parti içindeki NATO yandaşlarının Erdoğan karşıtı konumunu şöyle açıklamıştı:

"Abdullah Gül Londra'yı temsil ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde, Ak Parti içerisinde Londra - Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, Erdoğan sonrasını, hatta sandıkta Erdoğan yenilgisinin zeminini hazırlıyor.

İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat Ak Parti'de var." 

+++

Ak Parti'deki arınma olayı yeni değil. Erdoğan ile FETÖ ve PKK'nın arası açılınca ABD - NATO ile arası açılmış oldu. Ve ister istemez, kaçınılmaz olarak, arınma başladı.

Ne zaman ki Erdoğan'ın ABD ile arası bozuldu, BOP Eşbaşkanlığı'nı bıraktı, PKK'yı hendeklere gömerek BOP'a karşı mücadeleye başladı,

Ne zaman ki Erdoğan Davutoğlu'na tekmeyi bastı, Foreign Policy dergisi Davutoğlu'nu kastederek "America loses its man in Ankara" (Amerika Ankara'daki adamını kaybetti) diye başlık attı, 

ABD ve İsrail'den gelen emir üzerine tarikat ve cemaatler de Erdoğan'a karşı mücadeleye başladı.

İşte Ak Parti içindeki arınma böyle başlamıştı.



PKK'nın Kandil şeflerinden Duran Kalkan Açılım'ın bitirilmesi olayını şöyle açıklamıştı: 

"ABD, Türkiye ve PKK'dan silahların susmasını istedi. PKK ve Başbakan Davutoğlu kabul etti, Tayyip Erdoğan reddetti. PKK ile mücadelenin durmasını isteyen Davutoğlu hükumetinin başını Erdoğan yedi.

AKP üzerinde Erdoğan ve ABD'nin ciddi bir çekişmesi ve mücadelesi var. ABD, Erdoğan'ın savaş politikasını aşacak bir siyaset istiyor. Erdoğan bu yüzden Davutoğlu hükumetinin başını yedi.

Türkiye'nin PKK ile mücadele etmesi ABD politikalarına hizmet etmiyor, bu yüzden ABD Türkiye içinde bir çatışma ortamı istemiyor.

Erdoğan ile ABD'nin politikaları karşıttır. Erdoğan ve ABD arasında, 7 Haziran seçimi öncesine benzeyen bir durum yaşanıyor. Sanki ABD, Erdoğan'ın üzerine bir çizgi çekmiş durumda."

Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Saray Darbesi Arşivi

Davutoğlu ve PKK kabul etti, Tayyip reddetti 
(Saray Darbesi - 4) 


+++

NATO yandaşlarından bir kısmı Ak Parti'den ayrıldı:
Gelecek Partisi (Davutoğlu), DEVA Partisi (Babacan), Abdullah Gül ve diğerleri...
Ancak parti içinde önemli sayıda (hatta Metin Külünk'ün açıklamasına göre Erdoğan'ın yakın çevresinde) Erdoğan'ın altını oyan NATO yandaşı var.
Bu yüzden arınmanın devam etmesi kaçınılmaz.

+++

16 Ağustos 2026 Pazar

Ukrayna Devleti'nden alçak yanıt: Türk gemici ölümü hak etti


22 Temmuz 2026 günü Ukrayna İHA saldırısı ile Rusya-Türkiye arasında mal taşıyan MV REYHAN SARI gemimizi vurmuş, SAVAŞ ÇAKAR adlı gemicimizi şehit etmiş, diğer 3 gemicimizi de ağır yaralamıştı.

Ukrayna bundan önce de bir yük gemimize yaptığı saldırıda KADİR KAMİLÇELEBİ adlı gemicimizi, bir balıkçı teknemize yaptığı saldırıda da teknenin sahibi CÜNEYT VARLIK'ı şehit etmiş, onlarca gemicimizi yaralamış, ayrıca 5 Azerbaycan Türkü gemiciyi de şehit etmişti.

SAVAŞ ÇAKAR'ın ağabeyi Kocaeli Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ABBAS ÇAKAR, gazetesinde bu konuda yaptığı haberde Hükümet'e "O KORKAK KOMEDYEN (Zelenskiy) CEZASIZ MI KALACAK" sorusunu yöneltmişti.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Erdoğan’a hamam böceği deyip denizcilerimizi 
şehit eden Siyonist cezasız mı kalacak?

Ukrayna'nın vurduğu MV REYHAN  SARI gemimiz
ve Şehit Gemici SAVAŞ ÇAKAR

Ak Parti Hükümeti bu saldırıları yapan, gemicilerimizi şehit eden, yaralayan Ukrayna'ya tek bir söz bile söyleyememiş, hatta bu saldırıları Ukrayna'nın yaptığını gizlemişti.

Bu sessizliğe dayanamayan MHP Ukrayna ile ilişkilerin gözden geçirilmesini istemiş, CHP ise Ukrayna'nın bu eylemlerinin uluslararası yasalara aykırı olduğunu söylemiş ve Ukrayna'ya yardım yapılmamasını istemişti.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Ak Parti’nin Karadeniz bozgunu, 
MHP ve CHP’nin konumlanması

+++

Şehit gemicimizin ağabeyinin feryadını Hükümetimiz duymadı ama gemimizi vuran Ukrayna İHA'larının Komutanı Robert Brovdi Kocaeli Gündem Gazetesi'ndeki yazıya yanıt verdi.


Hem de Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın resmi e-posta adresi olan  usf_command@post.mil.gov.ua  isimli hesaptan.

Yani UKRAYNA DEVLETİ resmi e-posta hesabından şehit gemicimizin ağabeyine yanıt veriyor, diyor ki:

"Kardeşiniz bu yolu bilinçli olarak seçti. Yaptıkları, Rusya Federasyonu'nun zenginleşmesine katkıda bulundu ve hak ettiğini aldı"

Açıkça, "ÖLÜMÜ HAK ETTİ" diyor.

Alçak Ukrayna Hükümeti bilmiyor mu ki yapılan ticaret yalnız Rusya'yı değil, Türkiye'yi de zenginleştiriyor. Demek ki Ukrayna ülkemizin zenginleşmesine de karşı. Ayrıca vurduğu gemi Rus değil Türk gemisi. 

Ak Parti Hükümeti bu küstahlığa da mı yanıt vermeyecek?
Bir yabancı devlet, öldürdüğü gemicimiz için "ÖLÜMÜ HAK ETTİ" diyor. Hükümetimiz "Eyvallah, istediğiniz Türk vatandaşını öldürebilirsiniz, istediğiniz Türk gemisine ateş edip hasar verebilirsiniz, sorun yok, bana ne" mi diyor?

Ukrayna'nın bu saygısızlığına, küstahlığına, bu alçakça sözlerine Hükümetimiz bir yanıt vermeyecek mi?

Buna hakkı yok. 


Bu alçak e-posta yanıtını köşesine taşıyan Abbas Çakar şöyle yazdı:
"Makalem ile yapmış olduğum çağrıya ilgili Bakanlıklarımızdan ses gelmedi. Ancak rahatsız olmuş olacak ki, şovmen devlet başkanının soytarı sözde komutanınden ses geldi"

https://www.aydinlik.com.tr/haber/karadenizde-iha-saldirisinda-olen-turk-denizcinin-ailesine-ukraynali-komutandan-tepki-ceken-mesaj-586647

+++

Hükümetimiz bu cinayetlere, saldırılara yanıt vermediği gibi, "Aferin, devam et, al bu silahları, Türk gemicilerini öldürmeye, gemilerini vurmaya devam et, çok iyi yapıyorsun" der gibi Ukrayna'ya ülkemizdeki Amerikan füzelerini hibe etmeye hazırlanıyor, şimdiye kadar verdiği İHA ve diğer savaş malzeme ve araçları yetmiyormuş gibi.


İnanmıyorsunuz, değil mi? Ben de inanmıyorum. Rüya görüyorum, karabasan görüyorum, değil mi? 


Ak Parti Hükümet sözcüleri, "Deniz ticaretinin saldırı konusu olmaması için bir şekilde anlaşılması gerekiyor" diyerek, saldırıları Ukrayna yaptığı halde topu Rusya'ya attılar. 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ukrayna'daki savaşın taraflarına Karadeniz'deki saldırıların sona erdirilmesi yönünde bir öneri sunduklarını açıklamıştı. Nasıl böyle bir öneri sunulabilir? Rusya gemilerimize saldırı yapmıyor ki. Dışişlerimiz nasıl "Savaşan taraflar (Ukrayna ve Rusya) saldırıları sona erdirsin" diyebilir? Tarih böyle bir şeyi kaydetmemiştir.

Rusya devlet televizyonu VGTRK'ya konuşan Dışişleri Bakanı Lavrov, Türk yetkililerin deniz ticaretinin saldırılardan korunması amacıyla bir mutabakata varılması gerektiğini ifade ettiklerini aktardı. Lavrov şunları söyledi:

"Şu anda Türk meslektaşlarımız, seyrüseferin saldırı konusu olmaması için bir şekilde anlaşılması gerektiğini söylüyor. Ama bunu başlatan biz değiliz"

Ve Lavrov, Ukrayna'yı suçlayamayan Türkiye'yi suçladı:

"Türk bandıralı yük gemilerine, tankerlere veya sivil bir gemiye Ukrayna ordusunun İHA'sı çarptığında, bu İHA'lar Hazar Denizi'ndeki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'nun altyapısına defalarca saldırıp Amerikan şirketleri Chevron ve ExxonMobil ile bağlantılı gemileri doğrudan vurduğunda, buna yanıt olarak Türkiye ve ABD, Ukraynalı teröristlerin bu eylemlerinin kabul edilemez olduğunu kamuoyu önünde açıklamadı"

Ak Parti’nin Karadeniz bozgunu, 
MHP ve CHP’nin konumlanması

Erdoğan’a hamam böceği deyip denizcilerimizi 

şehit eden Siyonist cezasız mı kalacak?

Ak Parti’den İsrail’e selam: Zelenskiy NATO Zirvesi’nde