26 Haziran 2026 Cuma

Ekrem ve Özgür Beylere NATO - FETÖ desteği

FETÖ'nün (yani NATO gizli örgütünün, daha doğrusu ABD'nin) Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlediği "Adalet Buluşması" eylemi İmamoğlu-Özel ekibine destek gösterisine dönüştü.

Eyleme Enes Kanter ve Sevinç Özdal'ın da aralarında olduğu çok sayıda firari FETÖ üyesi katıldı. Göstericiler Avrupa Konseyi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yürüdüler.


En önde yüzlerine hapisteki 5 kişinin maskelerini takan elleri zincirli 5 kişi yürüdü. Maskeler şu isimlere aitti ve taşıdıkları pankartlarda şunlar yazıyordu: (Soldan sağa)

- Ekrem İmamoğlu: HER SEÇİMİ KAZANDIM, ESİRİM
- Mehmet Baransu: GERÇEKLERİ YAZDIM, ESİRİM
- Hidayet Karaca: ÖZGÜR BASIN, ESİRİM
- Selahattin Demirtaş: HALKLAR KARDEŞTİR, ESİRİM
- Osman Kavala: DOĞADAN ELİNİZİ ÇEKİN, ESİRİM

Böylece 
- ABD'nin Cumhurbaşkanı Adayı sahte CHP'li Ekrem
  İmamoğlu her seçimi kazandığı için,
- FETÖ tetikçisi Mehmet Baransu gerçekleri yazdığı için,
- FETÖ'cü Samanyolu TV Genel Müdürü Hidayet Karaca 
  özgür basın istediği için,
- PKK'nın yasal uzantısı HADEP Eş Genel Başkanı, "APO'nun
  heykelini dikeceğiz" diyen Selahattin Demirtaş halkların
  kardeşliğini istediği için,
- Amerikancı renkli devrimlerle milliyetçi hükümetleri yıkan
  Soros'un Türkiye şubesinin sorumlusu Osman Kavala da 
  doğayı korumak istediği için hapse atılmış oluyorlar.


Yürüyüşçüler MUTLAK BUTLAN karşıtı sloganlar atıp Kılıçdaroğlu'nu hedef aldılar.

Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri eyleme destek verdi.

Böylece CHP'deki saflaşmada kimlerin nerede durduğu bir kez daha görülmüş oldu. İmamoğlu-Özel ekibi, FETÖ (yani NATO ve ABD), AB, bölücü terör örgütü PKK ve Soros aynı safta.


+++

8 Haziran 2026 günü CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri Cezaevi'nde yatan hükümlü Osman Kavala ile görüştü. Konu
İmamoğlu'nun kurmak istediği yeni parti için mali destekti.


Sezgin Tanrıkulu kim? Habur'daki PKK'lıların avukatı, Atatürk'e "ırkçı" suçlaması yapan sahte CHP'li

+++

Buyurun Tanrıkulu 1:

Yer: ABD Kongre Binası Büyük Salonu
Tarih: 21 Kasım 1997
Senatör Edward Kennedy, Sezgin Tanrıkulu'na "Robert Kennedy İnsan Hakları Ödülü" veriyor.

Ödülü verirken yaptığı konuşmada:
"Bu masum insan, DEP'lileri ve halkı savunduğu için hapis yattı" diyor

İçlerinde PKK temsilcilerinin de bulunduğu 300 civarında konuk çılgınca alkışlıyor.

Sezgin Tanrıkulu, ödülü aldıktan sonra elindeki yazılı metni okudu. Türk askerinin sistemli bir şekilde Doğu'daki köyleri yok ettiğini, sivil halkı öldürdüğünü, işkence uyguladığını ileri sürdü ve:
 ''Türkiye'nin, Kürdistan diye bilinen Güneydoğu'sunda savaş var. Son 10 yılda, 26 bin kişi öldürüldü. Bunların 3 bini siyasi suikast sonucu öldürüldü. Savaş bölgesinde avukatlık yapan birisi olarak ne çektiğimi bilemezsiniz''
dedi, yüzüne iliştirdiği ağlamaklı ifadeyle yerine oturdu.

Türkiye'yi suçladığı, terör saldırısına "savaş", Güneydoğu Bölgemize de "Kürdistan" dediği için ödül aldı.

1999'da Clinton Türkiye'ye gelince, Tanrıkulu ile görüşme yaptı. Amerikalıların gözünde o derece değerli bir yere sahip.

Habur'dan giren PKK'lılara ve daha sonra KCK tutuklularına avukatlık yaptı.
"Devlet onları rehin aldı, onların suçlandığı toplantılara biz de katıldık, onların yaptıklarını biz de yaptık, onlar içerde biz dışardayız" dedi.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
CHP tabanında Tanrıkulu öfkesi

 +++

Buyurun Tanrıkulu 2:

Haziran 2011

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
AKP, CHP, HDP (PKK): 
Yeni Anayasa'da Türk Milleti olmayacak 

+++

Buyurun Tanrıkulu 3:

Ekim 2024

TSK, terörle mücadele sırasındaki eylemlerinden dolayı yasal güvence istedi.

Askerin çuvaldan çıkma çabasına AKP yerine CHP yanıt verdi.
AKP elini ateşe sokmak istemiyor, kestaneleri ateşten yandaş muhalefet CHP alıyordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu :
"Geçmişte bu tür düzenlemeler faili meçhullere, insan hakları ihlallerine, işkencelere zemin hazırladı."

CHP, böylece, "Darbeciler yargılansın" diyerek Ergenekon tertiplerini destekleme çizgisini devam ettirdi.
Asker katil ve işkenceci idi. İnsan haklarını ihlal etmek için fırsat arıyordu. Güvence verilirse eskisi gibi faili meçhul cinayetler işler, işkenceler yapardı Allah korusun.
Onun için, askerin başını çuvaldan çıkarmasına asla izin verilmemeli idi.

Aslan sosyaldemokratlar sizi...

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Asker çuvaldan çıkarsa faili meçhuller, işkenceler olur 
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2014/10/asker-cuvaldan-ckarsa-faili-mechuller.html

+++

Buyurun Tanrıkulu 4:

ABD'nin Cumhurbakanı Adayı, ama şimdilik İBB Adayı Ekrem İmamoğlu, ABD'ye biat için Papaz Bartolomeos'un ayağına giderken yanında kim vardı beğenirsiniz?

Nisan 2019

            İmam, Papaz ve bölücülerin avukatı

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Sabahattin Önkibar'ın Bartolomeos yanılgısı 

+++

Son söz:

MUTLAK BUTLAN kararına karşı yurt içinden İmamoğlu-Özel ekibine ilk destek PKK uzantısı bölücü DEM Parti'den geldi: 


DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu
21 Mayıs 2026


Ardından DEM Heyeti Özgür Özel'i ziyaret ederek destek verdi
Video kaydı

+++

25 Haziran 2026 Perşembe

SON DURAK ANKARA NATO MEZARA

Ankara Valiliği NATO Zirvesi nedeniyle  28 Haziran - 10 Temmuz arasındaki tüm etkinlikleri yasakladı. Açık hava ve kapalı salon toplantıları, stant açmak, çadır kurmak, pankart asmak, bildiri dağıtmak yasak.

TBMM bile faaliyetlerine ara verdi. 9 ilçedeki kamu kurum ve kuruluşlarının zorunlu hizmetler dışındaki personeli 6 - 12 Temmuz arasında idari izinli sayılacak.

15 bulvar, 20 cadde trafiğe kapatılacak. bazı bölgelerde sinyal kesiciler çalışacak, telefonlar çekmeyecek.

Bu yüzden, Vatan Partisi ve Türkiye Gençlik Birliği'nin 
4 Temmuz'da yapacağı NATO karşıtı basın açıklaması ve yürüyüş 27 Haziran Cumartesi gününe alındı.


Aydınlık Gazetesi ve ULUSAL KANAL muhabirlerinin NATO toplantısını izleme isteği kabul edilmedi. NATO Brüksel ofisi
gönderdiği yanıtta "İsteğiniz kabul edilmedi. Kesin olan bu kararın  nedenleri tartışmaya açık değildir." dedi:
"I cannot discuss the reasons for this decision, which is final."

Karar hakkında görüşüne başvurduğumuz Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yetkilileri: "Biz bile izin başvurusu yaptık. Zirveyi izinle takip edeceğiz" dediler.

Böyle bir utanç olabilir mi? Kendi ülkemizde yapılan toplantıyı izlemek için  Cumhurbaşkanlığı yetkilileri bile NATO'dan izin alacak. Türkiye sömürge midir?

Aydınlık, 24 Haziran 2026





Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Utku Reyhan, 27 Haziran’daki programın ayrıntılarını açıkladı. Reyhan, saat 15.00’te Meşrutiyet Caddesi’nden başlayacak yürüyüşün Selanik Caddesi üzerinden İzmir-1 Caddesi’ne ulaşacağını, saat 16.00’da ise “NATO’nun Cenaze Töreni” başlıklı basın açıklaması yapılacağını bildirdi.

“Burada NATO’nun tabutunu taşıyacağız, NATO’nun mezar taşını taşıyacağız ve NATO’nun helvasını dağıtacağız. Artık çatırdayan, beyin ölümü gerçekleşen ve fiziki ölümünün yaklaştığını düşündüğümüz NATO’nun helvasını halkımızla birlikte yiyeceğiz.” 

İmza masalarında “Türkiye NATO’dan çıksın!”, “İncirlik ve Kürecik üslerine el konsun!” talepleri dile getirildi. 

+++

arşiv:

Bay Kemal’e 6 OK yol haritası – Bölüm 3: NATO - TRÇİ  

+++

23 Haziran 2026 Salı

Bay Kemal'e 6 OK yol haritası - Bölüm 5: Büyükşehir felaketi

Hürriyet Köyü Büyükşehir Yasası'nı deldi.
Zafer köylünün olacak!
21 Haziran 2026

Büyükşehir Yasası'na karşı mücadelenin geçmişi:

+++

1984: 3030 Sayılı Büyükşehir Yasası yürürlüğe koyularak
Atatürk'ün kurduğu temel idari yapıyı değiştirme yönünde ilk adım atıldı. Bu, Özal'ın ANAP Hükümeti tarafından uygulanan bir 12 Eylül Amerikancı saldırısı idi. 
2004: Bu yasanın güncel kurallarını belirleyen  5216 Sayılı Kanun Ak Parti Hükümeti döneminde yürürlüğe girdi.
2012: "Yeni Büyükşehir Yasası" olarak bilinen 6360 Sayılı Kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak temel idari yapının köklü olarak değişimi tamamlandı.

Bu yasa, emperyalizmin dayattığı "Avrupa Özerklik Şartı" uygulamasının ilk adımı olacaktı.

İkinci aşamada valilerin de belediye başkanları gibi seçimle iş başına gelmesi düşünülüyordu. Tüm bu girişimler sonuç vermedi ve Silivri duvarlarının yıkılıp PKK ve FETÖ ile mücadelenin başlaması üzerine özerklik hayalleri sona erdi.

Geriye "Burası mahalle, tavuk besleyemezsin, hayvan otlatamazsın, ne gerek var meraya, biz el koyup satacağız, tarlaları imara açacağız" saldırısı ile tarım ve hayvancılığın baltalanması kaldı.

Sözde Atatürk'ün partisi olduğunu iddia eden CHP bugüne kadar bu uygulamaya karşı çıkmadı.

+++

Aralık 2019'da Üçüncü Tarım Şurası toplanarak bu yasanın zararlı yönlerini tırpanlayacak kararlar almayı önerdi.

Tayyip Erdoğan, Üçüncü Tarım Şurası Sonuç Bildirgesi'ni açıkladı. 60 maddelik bildirinin 17. Maddesi şöyle idi:

"- Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması
 - Kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması
 - Kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi..."

Bu karar üzerine şöyle demiştik:
"Yalnızca köylerin yine eskisi gibi köy konumuna getirilmesi yetmez.
Büyükşehir Yasası tamamen ortadan kaldırılmalı.
İlçeler tekrar eski bağımsız konumuna getirilmeli.
Kapatılan belde belediyeleri yeniden açılmalı.
Bölücü özerklik projesinin son dayanağı da böylece tarihe karışmalı.
ABD - NATO karşıtı örgütler bu yönde çalışma başlatmalı."

Ancak bugüne kadar bu 17. Madde'nin uygulanması ile ilgili bir adım atılmadı. Ak Parti Hükümetleri konuyu hasır altı etti.

Boşuna sevinmiştik "köyler yine köy olacak" diye.

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız:
Kayıp eşeği bulduk: Köyler yine köy olacak 

+++

Ekim 2025

Meralarına, taşınmazlarına Büyükşehir tarafından el konulan köyler direnmeye başladı. Bunlar içinde en büyük mücadeleyi Bursa Hürriyet Köyü verdi.

Hürriyet Köyü, "BÜYÜKŞEHİR TERÖRÜNE KARŞI KÖYSEL DÖNÜŞÜM" bayrağını açtı.


Meralarını korumak için birlik içinde mücadele veren Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet köylülerin temsilcisi Bayram Efe, Büyükşehir Yasası’ndan vazgeçilerek köy statüsünün devam etmesini ve köylerin tekrar üretim yeri olmasını istedi:

“Köysel dönüşüm istiyoruz. Köyümüze dönüp yine eskisi gibi üretmek istiyoruz.”

"Gençler köylerden uzaklaştı."

“Çiftçinin ortalama yaşı 60’a dayandı. Büyükşehir Yasası ile mahalleye dönen köylerde hayvan bakmak suç oldu, tezeğin yere düşmesi suç oldu. Hayvan neredeyse bitmek üzere. Şehirlerde kalabalık nüfus, su, hava, toprak kirliliği hepimizi hasta etti. Geçim kaynağımız olan tarlalar ekene biçene satılması gerekirken zenginin emtia aracı oldu. Üretim yapamayan, kolay kazanç peşinde koşan açgözlü aktörler tarlalarımızı köylümüzden ucuza alıp birbirine satarak emlak zengini oluyor.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Büyükşehir terörüne karşı KÖYSEL DÖNÜŞÜM 
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2025/10/buyuksehir-terorune-kars-koysel-donusum.html

+++

Büyükşehir Yasası köylüye karşı, üretime karşı bir terör yasasıdır. Tarımı ve hayvancılığı bitirme yasasıdır.

Turgut Özal Hükûmeti'nin daha doğrusu 12 Eylül Amerikancı darbesinin ülkemize karşı işlediği bu cinayetin hesabı elbette sorulacaktır.

+++

Vatan Partisi Seçim Bildirgesi 2018

Madde 56:

Büyükşehir Yasası'nı kaldıracağız.
Kapatılan belde belediyelerini tekrar açacağız.
İlçe belediyeleri tekrar eski bağımsız konumuna gelecek.
Mahalle yapılan
köyleri tekrar köy konumuna getireceğiz.
Muhtarlar güçlendirilecek, yetkileri artırılacak.

Bu yasa köy yaşamını bitiriyor.
"Burası mahalle, şunu ekemezsiniz, bunu dikemezsiniz.
Kümes hayvanı ve küçükbaş hayvan besleyemezsiniz."

Köylüye "Artık mahalleli oldun, köylü değilsin, ekip biçme,
hayvan yetiştirme, medeni ol" deniliyor.

Meralara büyükşehir belediyesi el koyuyor, bina yapıyor.
Rant uğruna tarım ve hayvancılığa darbe vuruluyor.
Sonra borç para ile yurt dışından tarım ürünleri ve et alınıyor.
İthalatçılar para kazanıyor, ülke borca batıyor.

+++

Haziran 2026

Hürriyet Köyü zafer kazandı.

Bursa Valilik Komisyonu: "Köylü haklı" diyerek 1800 dönümlük alanı "kamu ortak malı" olarak tescil etti.

Köy halkı, "Belediye tarafından satılan arazi ve taşınmazların köye geri verilmesi için mücadeleye devam" kararı aldı.

Vatan Partisi, Aydınlık Gazetesi ve ULUSAL KANAL bir an bile bu mücadelenin yanından ayrılmadı.

Aydınlık, 22 Haziran 2026

+++

Arınma Listesi Öneri No:7

Sayın Kılıçdaroğlu'na 6 OK yolunda 7 numaralı önerimizdir.
Eğer gerçekten CHP'yi tekrar Atatürk'ün partisi olma yoluna sokmak istiyorsanız, tıpkı Vatan Partisi ve köylülerimiz gibi Büyükşehir Yasası'na karşı çıkmanız gerekiyor.

Atatürk'ün kurduğu temel idari yapıyı bozma amaçlı uygulamaya karşı çıkmayan Atatürk'ün partisi olabilir mi?

+++

https://www.aydinlik.com.tr/haber/buyuksehir-yasasi-magdurlari-icin-emsal-karar-hurriyet-koylusu-tapusuna-kavustu-581036

+++

Yol Haritası arşivi:

Bay Kemal'e 6 OK yol haritası - 
Bölüm 1: Sosyal Demokrasi

Bay Kemal'e 6 OK yol haritası - 
Bölüm 3: NATO - TRÇİ 

Bay Kemal'e 6 OK yol haritası - 
Bölüm 4: Atatürk'ün KİT'leri 

Milli Hükümet Programı


+++

CHP’de 2 çizgi kavgası: Mandacılığa karşı Tam Bağımsızlık 

+++


y

y

21 Haziran 2026 Pazar

Bay Kemal'e 6 OK yol haritası - Bölüm 4: Atatürk'ün KİT'leri


12 Eylül Turgut Özal - Kenan Evren darbesinin, yani Amerikan emperyalizminin dayattığı "özelleştirme" uygulamasının Türk ekonomisini çökertme hedefli olduğu bir kez daha kanıtlandı.

12 Eylül'den bu yana gelen tüm Hükümetler özelleştirme yaptı. Hiç birisi de (sözde Atatürkçü CHP dahil) "Atatürk'ün bin bir emekle kurduğu bu KİT'leri neden satıyoruz?" demedi.

Şeker fabrikaları, TEKEL, Sümerbank, TÜPRAŞ, Demir Çelik Fabrikaları, SEKA, aklınıza gelen her şey haraç mezat satıldı.

ANAP (Özal), DYP-SHP, DYP-CHP, Refah-Yol, ANAP-DSP-MHP ve son olarak Ak Parti 12 Eylül'ün tüm emirlerini canla başla uyguladılar. 

Sözde 12 Eylül'e karşı açıklamalar yaptılar, "12 Eylül Darbe Anayasası değişmeli" dediler, Kenan Evren'leri sözde yargıya verdiler, ama 12 Eylül'ün tüm emirlerini -özelleştirme dahil- uyguladılar ve hiç utanmadılar.

Ak Parti'nin özelleştirme uygulamalarını CHP: "Çok ucuza satıyor" diye eleştirdi, özelleştirmenin kendisine karşı çıkmadı.

+++

2015'de özelleştirilen Soma Termik Santrali bugün iflas etti.

"Devlet verimsiz işletiyor, özel sektör kar etmek için verimli işletir." savı bir kez daha çürüdü.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı açıkladı.

Santral, özel bir şirket olan Konya Şeker A.Ş.'ye 685 milyon dolar bedelle satıldı.

Özelleştirmeden önce, devlet yönetiminde iken 1 milyar TL olan borcu şimdi 20 milyara çıktı.

Düzenli şekilde her yıl kâr ederken, şimdi borca battı.

Devlet yönetiminde iken Türkiye'nin en büyük 80 kuruluşu arasında iken şimdi 322. sıraya düştü.

5,1 milyar kilowatt olan yıllık enerji üretimi 1,5 milyara düştü.

Türkiye'nin elektriğinin %7'sini karşılayan santral son günlerde ancak %0,3'ünü karşılıyordu.

Konya Şeker, TKİ'den (Türkiye Kömür İşletmeleri) 450 milyon dolarlık kömür aldı, ödeme yapmadı. Devlet zarar etti.

Sonunda özel şirket "Bu işi yürütemiyoruz" diyerek santrali kapatma kararı aldı. 


Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı'nın basın açıklamasının video kaydı


Vatan Partisi: Santral kapatılmasın, kamulaştırılsın.
Üretim devam etsin.

+++

Arınma Listesi Öneri No:6

CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, durumun ciddiyetine dikkat çekerek santralin kamulaştırılması ve mağduriyetlerin giderilmesi için iktidara acil çağrı yaptı.

Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu'na 6 OK hedefinde aşması gereken bir engeli anımsatıyoruz: Atatürk'ün binbir emekle meydana getirdiği ve Amerikancı hükümetler tarafından haraç mezat satılan KİT'leri geri almak.

Bu konuda kendisine yardımcı olmak amacıyla Vatan Partisi Milli Hükümet Programı'nın ilgili maddesini sunuyorum:

"Milli Hükümet Programı Madde35: 
Özelleştirmeye Son, KİT’lerin Verimli Kılınması

Özelleştirme kapsamında bulunan ve yürütülen bütün işlemler derhal durdurulacaktır. Özelleştirme kapsamına alınan ve özelleştirilen, ortaklık yapısı kısmen ya da tamamen değiştirilerek yönetimi yabancı sermaye ve işbirlikçilerine veya yerli sermayeye devredilen ya da bunlarla paylaşılan İktisadi Devlet Teşekkülleri, Kamu İktisadi Kuruluşları ve bunların iştirakleri yeniden kamulaştırılacaktır. Özelleştirmeyle ilgili bütün işlemler ayrıca soruşturulacaktır.

İktisadi Devlet Teşekküllerini, Kamu İktisadi Kuruluşlarını ve bunlara ait iştirakleri verimli hale getirmek için, gerekli kaynaklar bütçeden karşılanacak ve Devlet Yatırım Bankası yeniden örgütlenecektir."

Sayın Kılıçdaroğlu,

Bir CHP Milletvekilinin yalnızca Soma için iktidara çağrı yapması yeterli değildir. Bu çağrıyı bizzat siz yapmalısınız.

CHP eğer gerçekten Atatürk'ün partisi olma yoluna girecekse, 6 OK'a yönelmek istiyorsa, DEVLETÇİLİK OKU'nun gereği olarak CHP Programı'na yukarıda verdiğimiz Vatan Partisi Programı'ndaki gibi bir madde koymalıdır. 

Atatürk'ün KİT'leri devlet yönetimine geri dönmelidir.
Özelleştirmeye son verilmelidir. 12 Eylül dönemi bitirilmelidir.

Bu, size 6 numaralı önerimizdir.

+++

Özgür Bursalı:

SOMA’NIN CAN DAMARI KESİLİYOR

TKİ borca batarken, santrali işleten firma parasını ödemediği kömürden ürettiği elektriği satarak ciddi gelir elde etti.

Özel çıkar uğruna kamu kurumumuz olağanüstü zarar etti.

TKİ kömür vermeyi kesti.

Santral kapalı kaldı.

Madenler ürettikleri malı satamaz hale geldi.

Maaşlar ödenmedi, işten çıkarmalar başladı.

Nakliyeciler çöktü.

Esnaf sıkıntı yaşadı.

Soma’nın ekonomisi derinden sarsıldı.

İşte özelleştirme manzarası:

Santral batıyor.

TKİ batıyor.

Hatta santrali işleten firma dahi büyük zarara uğruyor.

İşçi ekmeğinden oluyor, Soma kaybediyor, Türkiye kaybediyor.

Özetle Soma Termik Santrali’nin sonunu özelleştirme politikaları getirmiştir.

Yakın zamanda Soma’da faaliyet yürüten Yeni Anadolu Madencilik üretime son verdiğini açıklamıştı. 1361 işçi kapının önüne konuldu. Görünen o ki başka ocaklar da kapanacaktır.

10 bin işçinin kapı önüne konulma tehlikesi vardır.

Bunun altından nasıl kalkacaksınız?

Türkiye’nin üretimine, istihdamına, güçlenmesine, zenginleşmesine, binlerce maden ve santral çalışanını kapıya atarak mı katkı sunacaksınız?

https://www.aydinlik.com.tr/haber/vatan-partisi-genel-sekreteri-ozgur-bursali-soma-termik-santrali-derhal-kamulastirilsin-580774

+++

Yol Haritası arşivi:

+++

CHP’de 2 çizgi kavgası: Mandacılığa karşı Tam Bağımsızlık 

+++


18 Haziran 2026 Perşembe

Boşuna uğraşma İbrahim Kalın, ABD'yi kurtaramazsın.


Bütün kurumlar içinde olduğu gibi siyasi partiler içinde de milli kuvvetler ile mandacılar (Atlantikçiler, yani NATO'cular) arasında keskin bir mücadele sürmektedir.

CHP içinde Özel-İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasındaki,
MHP içinde MHP'yi bölenlerin  (İYİ Parti, Zafer, Anahtar) 
tarafında olanlarla Bahçeli arasındaki mücadele sertlik bakımından diğer partilerden önde gitmektedir.

Ak Parti ve Hükümet içinde de Türkiye'nin NATO zincirinden kurtulma ve Avrasya'ya yönelerek Rusya - Çin - İran ile ittifak kurma yönündeki ilerleyişine çelme takanlar var. Ak Parti içindeki mücadele sertlik bakımından CHP ve MHP'den sonra gelmektedir ama ülkemizin kaderi açısından onlardan daha belirleyicidir. Çünkü Ak Parti iktidardadır.

+++

MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) Başkanı İbrahim Kalın çelme takanların başında geliyor.

Doğu Perinçek:
"Amerika'yı kurtaramazsın İbrahim Kalın  "
Video kaydı
Genel Başkanımız Dr. Doğu Perinçek: “İbrahim Kalın öyle formülasyonlar üretiyor ki:
‘ABD evet, kuvvet kaybediyor ama hâlâ çok güçlü’ vs.
ABD çöküyor ve batıyor. Onu kurtaramazsınız.”

Bant çözümü:

"Savaşın başında 'İran yenilecek' dediniz. Utanmıyor musunuz şimdi? Bu bilgilerle mi Türkiye'yi yöneteceksiniz?

Dışişleri Bakanlığı 'İran yeniliyor' dedi. Riyad'da İsrail yandaşı bildirilere imza atıyordunuz. Şimdi, ne yapacaksınız? Utanmıyor musunuz bu milletin yüzüne bakmaya?

Böyle bir dış politika ile, böyle bir güvenlik anlayışı ile Türkiye nereye gider? Devlet içinde Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı diyen vatansever bir güç var, yani devletin çekirdeği. Bir de adı Türkçe, Çağrı Erhan (Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı) gibiler var. Onu değil, onu tayin edenleri hedef alıyoruz. Tayin edenlere (Cumhurbaşkanına) diyoruz ki: Bunların işine derhal son verin.

İbrahim Kalınlar da (MİT Başkanı) öyle bir formülasyonlar üretiyorlar ki, 'ABD evet, kuvvet kaybediyor ama hala çok güçlü' falan. Yahu, Amerika'yı kurtaramazsın İbrahim Kalın. Amerika çöküyor ve batıyor, kurtaramazsınız."

Riyad Bildirisi için bakınız:
Utanç bildirisine Perinçek'ten kınama: 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 
İran'a "Teslim ol" çağrısı için bakınız:
Doğu Perinçek kazandı, Hakan Fidan kaybetti 

+++

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Çağrı Erhan'a
danışanın vay haline



Hem Başdanışman, hem de Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili. Vay başımıza gelenler. 

+++

Doğu Perinçek, Cumhurbaşkanımıza sordu:
"Çağrı Erhanlara neden maaş veriyorsunuz?
Sizi aldatsın, Trump'ın güdümüne soksun diye mi?
Danışmanı Çağrı Erhan olanlar Türkiye'yi yönetemez
ve Türkiye'nin başında kalamaz."
Video kaydı

Çağrı Erhanlara neden maaş veriyorsunuz?
Sizi aldatsın, Trump'ın güdümüne soksun diye mi? Danışmanı Çağrı Erhan olanlar Türkiye'yi yönetemez
ve Türkiye'nin başında kalamaz.
0:09 / 3:05

"Bravo Çağrı Erhan'a. "NATO dünya tarihinde kurulmuş en başarılı ittifak" dedi. 

İşte NATO'nun başarıları:
Eşref Bitlis'i öldürdü
Muhsin Yazıcıoğlu'nu öldürdü
12 Mart darbesini yaptı
12 Eylül darbesini yaptı, bunlar başarı.

15-16 Temmuz'da, Çağrı Erhan'lar ağlasın, NATO başaramadı
TSK ve Türk Milleti onların NATOlarını, Gladyolarını ezdi.
Çağrı Erhan cevap versin: Niye başaramadı?
Onların NATOsu İRAN'ı niye yenemedi?
Niye bir avuçluk GAZZE toprağını işgal edemedi?

Çağrı Erhanlara kumanda edenlere de söylüyorum.
Türk Devleti bunlara, 'Türkiye'nin düşmanı ejderhadır' diyen adamlara nasıl maaş verir ya? (Ejderha = Çin)
Trump'ın güdümüne girmek için illa Çağrı Erhan'lara maaş mı vermek gerekiyor?

Sayın Cumhurbaşkanımıza da bunu arz ediyorum.

Amerika'da eğitilmiş bu adamlarla mı Genelkurmaylık oluşturacak ta Türkiye'yi savunacak?"

+++

Video kaydı
@Dogu_Perincek
Türkiye'yi yönetenleri dinliyorum, 7-8 Temmuz'da Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ötürü ABD ve NATO güzellemesine başladılar. Siz bu savaşı görüp yaşamadınız mı, kimi aldatacaksınız?
0:21 / 1:51

"Türkiye'yi yönetenleri dinliyorum. 7-8 Temmuz'da Ankara'ya geliyorlar ya, NATO toplantısı için, bir NATO övgüsüdür, bir Amerika cilalamasıdır başladı 2-3 gündür. 

Siz bu savaşı (ABD-İran) yaşamadınız mı, görmediniz mi, kimi kandıracaksınız ey Türkiye'nin yöneticileri. 'Evet dengeler değişiyor ama ABD yine çok güçlü' falan...

Hatta utanmadan: 'Bize tehdit ejderha'. Çin diyemiyorlar.

Bakın biz 'Türkiye'ye tehdit ABD, İsrail' diye açıkça söylüyoruz.
Onlar Çin diyemiyor, 'ejderha'. O kadar korkaklar.

Milli Güvenlik bilmem neleri, MİT adına konuşan adamlar, hatta 'Doğu Türkistan' diye Çin'e batıran konuşmalar. 

Kekeme halindeler. Doğru dürüst konuşamıyorlar bile.
Türkiye'nin güvenliği konusunda kendileri güvensiz.
Güven veren bir tutum içinde değiller.
Türkiye'ye tehdit ejderhadan geliyormuş.
Niçin Çin diyemiyorsun? Çünkü utanıyorsun Türk Milleti'nden.
Türk Milleti tehdidin nereden geldiğini biliyor. Çin'den Rusya'dan gelmediğini biliyor, hatta onların dostluğunu kazanmadan tehdide göğüs geremeyeceğimizi biliyor.

İşte o nedenle MHP "Türkiye - Rusya - Çin - İran İttifakı" diyor.

+++

Burada Ak Parti'nin çok büyük bir sorunu var.
Video kaydı: 
Düşmanı ejderha diye, Rusya diye tarif ettikleri zaman veya Karadeniz'de Türk balıkçı gemisi ve Türk tankeri Ukrayna tarafından vurulduğu zaman kafasını öteki tarafa çevirenlerle nasıl Türkiye'yi yöneteceksin? Türkiye'nin güvenliğini nasıl sağlayacaksın?
0:32 / 4:07

"Dolayısıyla burada Ak Parti'nin çok büyük bir sorunu var.
Bunlar entelektüel mi? Kurmay mı? Hesap kitap biliyor mu?Ellerinde bir terazi var mı, dünyadaki kuvvetleri tartan?

Bunlarda vicdan var mı? Çağrı Erhan'da  veya onun gibilerde vicdan var mı? Düşmanı doğuda gösteren, ABD'nin üstünü örten, Doğu Akdeniz'deki ABD-İsrail donanmalarını, namlularını görmeyen adamlarda vicdan var mı?

Ege Adaları'ndaki, Ege kıyılarındaki silah yığınağını görmeyen insanlarda bir Türk vicdanı var mı? Amerika'dan başka ne var bunlarda? 2025 Mayıs'ında yapılan manevraları (NATO'nun Meriç'i geçerek Türkiye'ye girme tatbikatı) görmeyen insanda hangi uzmanlık var?

Kim bunları MİT'in başına getiriyor?
Yalan söyleyen adamlarla Türkiye'nin güvenliği sağlanabilir mi? ABD namlularının üzerini örten adamlarla. Onları oraya kim tayin ediyor? 

NATO Zirvesi'ni kim Ankara'da davet ediyor.
Cenaze töreni için mi davet ediyorsunuz ey Türkiye Hükümet yöneticileri. NATO'nun cenazesini sen mübarek Anadolu toprağı altına gömebilir misin? O cenazenin atılacağı yer Atlas Okyanusu. Ayağına taşları bağlarlar, orada, kurdukları yerde denize atarlar.

Türkiye bunu kaldırır mı? Kim sizi sırtında taşır?
Siz bu NATOculukla, Amerikaperverlikle Türkiye'nin başında kalabilir misiniz?

Daha dün Amerika'nın Ukraynası Karadeniz'de balıkçı gemimizi, tankerimizi vuruyor. Ya, bunu görmeyen bir Türk Devleti olur mu? Kendisine silah sıkanı, gemisini vuranı görmezden gelip kafasını çeviren Türk Yönetimi, Türk Hükümeti olur mu?"

+++

Ukrayna'nın gemilerimizi vurup bir Türk balıkçısı ile dört Azerbaycan Türkü gemiciyi şehit etmesi konusunda ayrıntılı bilgi için bakınız:
Erdoğan'ın Ukrayna bozgunu 

+++

NATO'nun Meriç Nehri'ni geçip Türkiye'ye girme tatbikatı konusunda ayrıntılı bilgi için bakınız:
Tabi tabi, tatbikatta NATO yok, hedef Türkiye değil, ya bu ne? 

+++

NATO Zirvesi için bakınız:
Bay Kemal'e önerimiz Bölüm 3: NATO - TRÇİ 
+++