4 Haziran 2026 Perşembe

Bay Kemal'e 6 OK hedefinde yol haritası önerimiz - Bölüm 2: Avrupa Birliği

Türkiye'yi Avrupa Birliği bahçe kapısında
bekçi köpeği olarak gösteren çizim

+++

Kılıçdaroğlu'na 6 OK yolunda önerdiğimiz Arınma Listesi'nin ilk 3 maddesini önceki yazımızda sunmuştuk:

1- CHP'yi emperyalizmin sol kolu Sosyalist Enternasyonal 
    adlı örgütten çıkarınız
2- Kıbrıs'ta federalizmi savunan CTP'yi CHP'nin kardeş partisi
    ilan eden kararı iptal ediniz
3- Emperyalizmin sol kolunun ideolojisi Sosyal Demokrasi'yi
    CHP programından çıkarıp yerine Kemalizm'i koyunuz.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 

Şimdi de listenin 4. maddesini sunuyoruz:

+++

Arınma Listesi No:4

AET'ye (Avrupa Ekonomik Topluluğu)  tam üyeliğe geçişi öngören Ankara Anlaşması başvurusu 1959'da yapıldı, 1963'te imzalandı. 

Anlaşma'ya imza atan dönemin Başbakanı İsmet İnönü, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu, "Beşeriyet tarihi boyunca insan zekâsının vücuda getirdiği en cesur eser" olarak tanımladı. 

+++

Ancak daha sonra bu ekonomi temelli topluluk Avrupa Birliği adını alarak devletleşme yönünde değişime uğradı.
1 Ocak 1996'da Gümrük Birliği Üyesi olduk
11 Aralık 1999'da ise Aday Üye olarak kabul edildik.
Halbuki önce tam üye olmalı, sonra Gümrük Birliği'ne girmeli idik. Bu durum AB'nin bizi tam üye yapmayacağını, sömürge (metres) konumuna getireceğini gösteriyordu.

Topluluk, başkenti Brüksel olan bir devlete dönüşüyordu. Üye devletler yetkilerinin bir kısmını Brüksel'e devretmeye başladı.

Üye devletlerin milli paraları kaldırıldı, yerine Avrupa Birliği Devleti'nin parası EURO getirildi.

Bu durum, Atatürk'ün İstiklal-i Tam (Tam Bağımsızlık) hedefi ile çelişiyordu. CHP yönetimlerinin bunu bilmemesi olanaksızdır.

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız: 

Şanghay İşbirliği Örgütü – Avrupa Birliği karşılaştırması  

+++

Türkiye, tam üye olmadan Gümrük Birliği'ne girerek METRES olmayı kabul etmişti.

Nasıl ki nikah yapılmadan önce birlikte yaşamayı kabul eden kadın metres oluyorsa, aynı şekilde.

Çünkü AB, Gümrük Birliği vasıtasıyla, seni kapısına bağlamış ve senden elde edeceği maddi faydaları almış oldu. Artık seni tam üye yaparak elde edeceği başka bir fayda yok.

Halbuki diğer ülkeler önce nikahı basıyor (tam üye oluyor), ondan sonra Gümrük Birliği'ne giriyor. Yani AB'nin karısı oluyor. Sen ise AB'nin ilk ve tek metresi oluyorsun.

Yatağına girdikten sonra "Kaç yıldır birlikteyiz, artık evlenelim" diyen metresle aynı durumdasın. Yıllardır adamın yatağındasın. Niye nikah yapsın?

Türkiye ancak bu kadar küçük düşürülebilirdi.

Bu ihanetlerin hesabını sormayacak mısınız, bu ihanetleri desteklediğiniz için öz eleştiri yapmayacak mısınız Sayın Kılıçdaroğlu?

+++

AB üyesi olduğumuzda (olmayacağız ya, fikir jimnastiği yapıyoruz) üzerinde Atatürk'ün resmi olan Türk Lirası yerine üzerinde Avrupa resimleri olan EURO kullanacağız da, CHP'nin Atatürkçülüğü o zaman ne olacak?

Bunu bile bile "AB tam üyeliği hedefimizdir" demeye devam edecek misiniz?

+++

AB üyesi olabilmek için KKTC'yi federasyon adı altında Rumlara teslim edip askerimizi çekecek misiniz?

AB 2000 yılı Raporu şöyle diyor: 15-11-2000:

"Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının yüzde 37'sini yasadışı bir biçimde işgal etmektedir."

"Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti'ne, kuzey Kıbrıs'taki işgal güçlerini geri çekme çağrısında bulunur"

Rum Yönetimi, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adı altında tüm Kıbrıs'ı temsil ederek Avrupa Birliği üyesi yapılmıştır.

Buna göre, Avrupa Birliği üyesi olan bir devletin topraklarının yüzde 37'si Türkiye'nin işgali altındadır. Yani Türkiye, AB topraklarının bir kısmını işgal etmiştir ve bu işgal sona ermeden Türkiye AB üyesi olamaz.

Ayrıca: Tam üyelik kararı oybirliği ile alınmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında) üye olduğu bu kuruldan oybirliği  kararı çıkmaz.

Bunları bile bile "AB'ye tam üye olacağız" demek ihanettir.

+++

Sayın Kılıçdaroğlu,

7 yıl önce Kasım 2016'da, AK Parti'nin ŞİÖ üyeliği için başvuruda bulunması ihtimalini "Tam bir felaket" olarak nitelemiş ve şöyle kükremiştiniz:

Avrupa Birliği yerine ŞİÖ üyesi olmamızı isteyenlere karşı şöyle haykırmıştınız:

"Tam bir felaket."

 "Türkiye'yi dikta yönetimlerinin olduğu bir sürecin içine mi sürükleyecekler?
Buna izin vermeyiz. Bir kişi bile kalsak buna izin vermeyiz."

"Türkiye'yi yönünü çevirdiği uygar dünyadan kimse alıkoyamaz. 

Bunun mücadelesini yaparız.. Ölümüne yaparız
."

"Öyle birileri kalkacak, oy çokluğu ile biz bunları yaptık, bunları yapacağız, el kaldırdık indirdik. O kadar kolay değil arkadaşlar. 

Bunun mücadelesini yaparız. Bu bizim görevimizdir."

Eğer 6 OK'a dönmeye gerçekten istekli iseniz, geçmişteki bu günahlarınızla da yüzleşmelisiniz Sayın Kılıçdaroğlu.

Video kaydı


+++

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Aliyev'den Erdoğan'a öğüt: Kendini küçük düşürme 


+++

Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin Ermeni Soykırımı olgusunu kabul etmemesinin AB üyeliği önünde kesin engel olduğunu açıkladı.

15-11-2000 günlü AP Raporu:

"AP, Türk Hükümeti'ne, Türkiye devletinin kurulması öncesi Ermeni azınlığın maruz kaldığı soykırımı kamuoyu önünde kabul etmesi çağrısında bulunur."

Kabul edecek misiniz Sayın Kılıçdaroğlu?

+++

Avrupa Komisyonu Kararı 22 Aralık 1993:
"Türk Devletinin bütünlüğü yalnızca Kürtlerin kendi dillerini kullanma ve öğrenme hakkıyla değil, aynı zamanda uygun düzeylerde idari özerklikle de uyumlu olabilmelidir."

Sayın Kılıçdaroğlu,

AB'nin bu talimatına uygun olarak yumruğunuzu sallayıp, heyecanlı bir şekilde yüksek sesle... 
CHP 18. Olağanüstü Kurultayı'nda... 5 Eylül 2014

"Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı'nda söylüyorum:
CHP iktidarında Yerel Yönetim Özerklik Şartı'nı mutlaka getireceğiz" 

dediniz.

Video kaydı ve konuşmanın tümünün bant çözümü:

Video kaydı

Ve Kurultay Delegeleri, çılgınlar gibi alkışladı ve madde oy birliği ile kabul gördü. 

Tek bir delege bile "Ne oluyor? Nerelere özerklik vereceğiz? Bu özerk bölgeleri kimler yönetecek? Türk Devleti ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün değil mi? Türkiye üniter bir devlet değil midir? Atatürk dirilse bizi sopa ile kovalamaz mı?" demedi, diyemedi.

Bu günahınızın da kefaretini ödeyecek, Avrupa Özerklik Şartı'nı uygulamaktan vazgeçtiğinizi ilan edecek misiniz Sayın Kılıçdaroğlu?

Aksi halde 6 OK yolculuğuna çıkmanız anlamsız olacaktır.

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Yerel Yönetim Özerklik Şartı : 
6'lı Masa – PKK ittifakının özü   

+++

Eyüp Kaymakamlığı'na bağlı Patrikhane'ye evrensel nitelik (ekümeniklik) kazandırılması ve Heybeliada Papaz Okulu'nun açılması konusunu kısa geçiyorum.

+++

Arınma Listesi 4 numaralı madde için önerimiz
CHP Programı'na şu sözlerin eklenmesidir:

"Türkiye’yi Avrupa Kapısı’na bağlayan, millî devletimizi ve Atatürk Devrimi’ni tasfiye eden AB aday üyelik sürecine son verilecektir. 

AB Aday Üyelik Protokolü, Katılım Ortaklığı Belgesi, Müzakere Çerçeve Belgesi gibi yeni Sevr antlaşmaları feshedilecek ve Türkiye, Avrupa Gümrük Birliği’nden çekilecektir."

Bu 2 paragraf, Vatan Partisi'nin hazırladığı Milli Hükümet Programı'nın 3. Maddesidir. Siz bunu CHP Programı'na değişik cümlelerle yazabilirsiniz.

Bunlar tam bağımsızlık  - 6 OK yolunda atılması gereken adımlardır Sayın Kılıçdaroğlu.

+++

Arınma Listesi'ni vermeye devam edeceğiz.

+++

arşiv:

Milli Hükümet Programı

Bay Kemal'e 6 OK hedefinde yol haritası önerimiz - Bölüm 1 

+++

3 Haziran 2026 Çarşamba

Özgür Bey NATO'nun güvenliği için mücadele ettiğini açıkladı

       ABD merkezli Newsweek dergisi, Özgür Özel'in
"Türkiye'deki demokrasi krizi bir güvenlik krizine dönüşüyor"
                      başlıklı yazısını yayımladı.

Türkiye'deki muhalefetin ezilmesi durumunda NATO ve Avrupa güvenliğinin tehlikeye gireceğini iddia etti. "Muhalefetin ezilmesi" derken mutlak butlan kararını kastetmektedir.

Yazıdaki şu cümle, Özel ve İmamoğlu'nun yürüttükleri mücadelenin NATO ve Avrupa için olduğunu gösteriyor:

"Yürüttüğümüz demokratik mücadele, yalnızca Türkiye'nin demokratik geleceğini ve dünyanın stratejik açıdan en önemli ülkelerinden birinin istikrarını değil, aynı zamanda bölgemizin, Avrupa'nın ve NATO'nun güvenliğini de şekillendirecektir."


Son derece anlaşılır bir şekilde yazmış Özgür Bey:


"Mevcut eğilimler devam ederse" yani Erdoğan başta kalır, Bahçeli'nin "Türkiye - Rusya - Çin ittifakı" önerisi taraftar bulmaya devam eder, Bay Kemal de CHP'nin başına geçerse, Türkiye "NATO tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir duruma düşme riski" ile, yani NATO'dan ayrılma riski ile karşı karşıya kalırmış. Böyle demek istiyor Özgür Bey.

Ve devam ediyor:

"Türkiye'de yaşananlar sadece demokrasiye önem verenleri değil, aynı zamanda Avrupa, NATO, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'nun uzun vadeli istikrarını önemseyenleri de ilgilendirmelidir."

Kısaca:

        "Bizim CHP içindeki mücadelemiz  
            NATO'yu da ilgilendirmelidir."

diyerek NATO müdahalesi istemektedir.

Tıpkı kendisinin ve İmamoğlu'nun uzun zamandır Batı'ya seslendiği, Batı gazetelerine yazıp çizdiği gibi. Ancak bu kez daha ayrıntılı ve daha canhıraş bir şekilde. Çünkü artık olay İmamoğlu'nun tutuklanmasını aşmış, CHP'nin elden gitmesi noktasına dayanmıştır.


+++

Özgür Bey'e ilk destek 25 Mayıs'ta İsrail'den gelmişti.
İsrail Dışişleri Bakanlığı resmi hesabından videolu haber:
The free world and the self-appointed guardians of democracy and human rights remain silent as Erdoğan’s regime crushes Turkish democracy in broad daylight. Opposition parties raided. Critics silenced. So much for defending democratic values.

Kaynak dil: İngilizce

Serbest dünya ve demokrasi ile insan haklarının kendi kendine atadığı bekçiler, Erdoğan rejiminin Türk demokrasisini gün ortasında ezmesine sessiz kalıyor. Muhalefet partileri basıldı. Eleştirmenler susturuldu. Demokratik değerleri savunma dedik, öyle mi.



İsrail, Türkiye'de demokrasi olmasını istiyor. Anlarsınız ya...

+++

Ana muhalefet partisinin, bir de bu parti Atatürk'ün kurduğu parti ise, NATO yandaşlarının eline geçmesine izin verilemez.

+++

2 Haziran 2026 Salı

Bay Kemal'e 6 OK hedefinde yol haritası önerimiz - Bölüm 1

Mutlak Butlan (Yok Hükmünde) kararı sonrası ilk kez kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu 5 başlıkta özür diledi, partiyi hırsız ve rüşvetçilerden arındırma sözü verdi, "Hesap soracağım" dedi.

Önce ne dediğini görelim, sonra arınma ve 6 OK'a dönüş için neler yapması gerektiğini gösteren yol haritasını - Arınma Listesi'ni kendisine sunalım:

Özet olarak özürleri şöyle:

Aydınlık, 31 Mayıs 2026

"Mandacılara karşı ya istiklal, ya ölüm" dedi ve devam etti:
     "Emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz."

"Bu, kimin Genel Başkan olacağı meselesi değil.
Siyasetin ahlakla mı, parayla mı şekilleneceği meselesi"

"38. Kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır."

"Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, demokrasi vadetmesi de imkansız hale gelir."

"Bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı?"


+++

Bay Kemal'in ilk uygulamasını Barış Yarkadaş "arınma süreci başladı" diyerek açıkladı:

Özgür Özel döneminde kullanılan 2 araç, üzerlerine "Satılık HARAM araç" yazısı asılarak satılığa çıkarıldı.

Araçlardan biri, İBB davasında etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alınan Mercedes.

Diğeri ise tutuklanan ve CHP’den ihraç edildikten sonra etkin pişmanlıktan yararlanan Özkan Yalım’ın iç dizaynına yaklaşık 10 milyon TL harcadığı belirtilen araç oldu.


+++

Elbette ilk adım hırsız ve rüşvetçilerden arınma olacaktır. Aksi halde 6 OK'a dönüş yapılması olanaksızdır. Ancak yalnızca bu arınma ile 6 OK'a dönülmüş olmaz, ancak normal bir siyasi parti konumuna gelmiş olursunuz.

6 OK'a dönüş emperyalizme geçit vermemekle olur.

Sayın Bay Kemal, "Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" dediniz. Bu çok değerli açıklamayı bir kenara yazdık.

Ancak lafla peynir gemisi yürümez. Söylem eğer eylemle tamamlanmaz ise bir aldatmadan öteye geçemez.

Emperyalizme geçit vermemeyi sağlayacak eylemleri
"Arınma Listesi" olarak veriyoruz:

+++

Arınma Listesi No:1

CHP ne yazık ki, çok uzun süredir emperyalizmin bilinçsiz solcuları avlamak için kullandığı "Sosyalist Enternasyonal" adlı uğursuz örgütün üyesidir. 

(CHP Ecevit döneminde 30 Kasım 1976'da örgüte üye oldu)

Dolayısıyla CHP emperyalizme teslim olmuş konumdadır.

Sayın Kılıçdaroğlu,

Bu örgütten çıkmadığınız sürece  "Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" sözünüzün hiç bir değeri kalmayacaktır.

O örgüt Lenin'e yazdığı mektupta: "Sen artık işçilerin lideri olamazsın, çünkü Feodal Paşa Kemal'e destek veriyorsun" diyerek Kurtuluş Savaşımıza karşı çıkıyordu.

Bu yüzden Atatürk, Sosyal Demokrat Fırkası (Partisi) kurulmasına 13 Mayıs 1925 günlü Bakanlar Kurulu Kararı ile izin vermedi.

Sosyalist Enternasyonal emperyalizme karşı verilen tüm kurtuluş savaşlarına karşı çıkmakta, bağımsızlığını kazanan ülkelerdeki bölücü ayaklanmaları da "bağımsızlık savaşı" diye desteklemektedir. Bu örgütün Kürdistan sevdası bu yüzden.

Bu örgütün bir toplantısında Barzani konuşurken Deniz Baykal oturup dinlemiş, konuşma sırası Baykal'a gelinde Barzani heyeti bağırış çağırış salonu terk etmişti. 

Bu örgüt Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki bölücü örgütleri desteklemekte, KKTC'nin varlığına ise karşı çıkmaktadır. 

Atatürk'ün sizin kadar aklı yok muydu? İyi bir şey olsaydı
Sosyalist Enternasyonal'e Atatürk üye yapardı CHP'yi.

Nasıl ki bir insan aynı anda hem gavur hem Müslüman olamaz ise, CHP de aynı anda hem Atatürkçü hem de Sosyalist Enternasyonal üyesi olamaz.

    CHP bu uğursuz örgütün üyesi olarak kaldığı sürece 
                   6 OK'a dönüş hayal bile olamaz.

+++

Arınma Listesi No:2

Sosyalist Enternasyonal'e üye olan KKTC'deki CTP ve TDP (Cumhuriyetçi Türk Partisi ve Toplumcu Demokrasi Partisi) federasyonu desteklemekte, KKTC'nin bağımsızlığına karşı çıkmakta, CHP de CTP'yi "kardeş parti" ilan etmektedir.

Sayın Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs günlü konuşmanızda:

"Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde... devletimizin ve milletimizin çıkarları partimizin sarsılmaz tavizsiz tüzüğüdür" dediniz.

CTP'yi "kardeş parti" olmaktan çıkarıp KKTC'yi savunan UBP'yi (Ulusal Birlik Partisi) "kardeş parti" ilan etmediğiniz sürece bu sözleriniz boş bir söylem olarak kalacaktır.

+++

Arınma Listesi No:3

CHP 4. Büyük Kurultayı 9-16 Mayıs 1935 günlerinde Atatürk'ün Genel Başkanlığı altında toplandı.
Bu kurultayda Kemalizm kavramı parti programına alındı.
Bu Kurultayda kabul edilen CHP programının Giriş bölümünün ikinci ara başlığı "Kamalizm"dir.
 
Programın  bu bölümü aynen şöyle:

"CHP'nin programına temel olan ana fikirler, Türk devriminin başlangıcından bugüne kadar yapılmış olan işlerle, yalın olarak ortaya konmuştur.

Yalnız birkaç yıl için değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır.

Partinin güttüğü bu esaslar, Kamalizm prensipleridir."
(Doğu Perinçek, Kemalist Devrim-6 Atatürk’ün CHP Program ve Tüzükleri, Kaynak Yayınları, s.171-172).

Atatürk, 1937 yılında, CHP 5. Büyük Kurultayı için elyazısı ile şu notları almıştı:
"Bunlardan başka, 1935 Kurultayınca saptalanan fikirler de bu programa ulanmıştır.
Partinin güttüğü bütün bu esaslar, Kamalizm prensipleridir"
(El yazısı belgenin aslı Anıtkabir Arşivi'nde 1. Dosyada 1091 no. da saklanmaktadır. Perinçek'in kitabında fotokopisi vardır)

Atatürk'ün ölümünden sonra CHP Kemalizm'i rafa kaldırıp yerine "Atatürkçülük" diye uydurma bir şey ortaya attı.

Kemalizm ilkeleri bellidir. Atatürkçülük denen şeyin ilkeleri ise belli değildir. Herkes kendine göre Atatürkçü olmuştur.

CHP daha sonra "Ortanın Solu" üzerinden emperyalizmin solcuları köleleştirme ideolojisi olan "Sosyal Demokrasi"ye kapağı atmıştır.

Atatürk'ün sizin kadar aklı yok muydu? İyi bir şey olsaydı CHP Programı'na Kemalizm değil sosyal demokrasi yazdırırdı.

Sosyal Demokrasi önceleri devrimcilerin, marksistlerin kullandığı bir adlandırma idi. Lenin'in partisinin adı da Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi idi.

Ancak Dünya Savaşı öncesi başta Dönek Kautski olmak üzere Avrupa sosyal demokrat parti önderleri emperyalist burjuvazilerinin dünyayı paylaşma savaşı bütçelerine onay vererek devrimci safları terk ettiler.

Mustafa Kemal'i destekleyen Lenin'e karşı çıktılar. Bu yüzden Lenin partisinin adını Rusya Komünist Partisi olarak değiştirdi.

O dönemden beri sosyal demokrasi emperyalizmin sol kolu görevini sürdürmektedir.

Nasıl ki bir insan aynı anda hem gavur hem Müslüman olamaz ise, CHP de aynı zamanda (Kemalizmden vazgeçtik) hem Atatürkçü, hem de sosyal demokrat olamaz.

CHP, programından sosyal demokrasiyi çıkarıp yerine
Kemalizm'i koymadıkça 6 OK'a dönüş hayal bile olamaz.

+++

Sayın Kılıçdaroğlu,
Yeni aldığınız konumlanmanın bir gereği olarak eski görüşlerinizden vazgeçtiğinizi düşünüyoruz.
2011'de "CHP'nin ideolojisi yok" demiştiniz.
Ancak ideoloji yoksa, parti yoktur.
Aslında ideoloji yok değildi.
Genel Başkan olduktan sonra, CHP’yi ısrarla “liberal” diye tanımlamıştınız.
Demek ki, Yeni CHP'nin ideolojisi vardır: Liberalizm
Liberal sözcüğü aynen size aittir.  
Atatürk ve arkadaşları liberalizmi düşman ideolojisi olarak tanımlamışlardı; "liberalizm" sözcüğünü siyasal küfür anlamında kullanırlardı.
İşte sosyal demokrasinin sizi getirdiği nokta bu idi..

Sayın Kılıçdaroğlu
TEORİ Dergisi'nin Haziran 2026 sayısında emperyalizmi, Batı hayranlığını hedef alan bir yazınız yayınlandı.

TEORİ Haziran 2026

Bu durum, sizin 6 OK'a, Kemalizm'e doğru bir adım attığınızı gösteriyor. Vatan Partisi yayın organında Doğu Perinçek ile birlikte yazınızın çıkması büyük bir umut ışığıdır. Aynı zamanda büyük bir cesarettir, başta ABD olmak üzere Atlantik'e cesur bir başkaldırıdır.

Bu yolda devam ederek CHP'yi Sosyalist Enternasyonal, Sosyal Demokrasi ve CTP belalarından kurtarmanızı diliyoruz.

Ancak yapmanız gerekenler bu üç madde ile sınırlı değildir. Devamını bir sonraki yazıda bulacaksınız.

+++