Ayrıntılar aşağıda.
5 Mart'tan bu yana gelen çelişkiler ağı noktalandı:
+++
Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, İran Büyükelçisi'ni Bakanlığa çağırarak İran'dan atıldığı söylenen füzelerle ilgili sorgulama yaptı. Büyükelçi çok nazik davranmış. "Bizden atılmadı" demiş. "Elinizde delil var mı?" diye sormamış.
MSB, "Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz".
İran Genelkurmay Başkanlığı: "Türk topraklarına herhangi bir füze ateşlediğimizi reddediyoruz ve dost komşumuz Türkiye'nin egemenliğine saygı duyuyoruz" 5 Mart 2026
Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi yaptı. 4 Mart 2026
T.C. Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklaması: 4 Mart 2026
"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir"
"Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir"
+++
Bakanlığımızın açıklamasına dikkat ediniz:
Dörtyol İlçesi'ne düşen mühimmat parçası
- İran'dan atıldığı söylenen füzeye değil,
- bu füzeyi önlemek için atıldığı söylenen NATO füzesine ait.
Peki, İran'dan atılan ve havada parçalandığı söylenen İran füzesine ait parçalar nerede? Yok. Bu olanaksız. İran füzesi yok mu oldu yani?
Dışişleri'ne çağrılan İran Büyükelçisi
- İran'dan atıldığı söylenen füzenin parçaları nerede?
- İran'ı gözetleyen Kürecik'teki radarın veya Konya'dan kalkan
AWACS uçaklarındaki radarların tespit ettiği İran füzesinin
rotasını gösteren radar kayıtları nerede?
diye sormamış bizimkilere. Nazik adam vesselam.
Öyle ya. NATO bizimkilere "İran'dan atıldı" dedikleri füzenin radar izini gösteren kayıtları vermiş olsaydı, bu füzenin İran'dan atılmış olduğu kesinlik kazanırdı. Oysa kayıt yok. Füze parçası da yok.
Büyükelçi bizimkilere: "NATO size radar izi kayıtlarını versin, görelim bakalım İran'dan Türkiye'ye atılan füze var mı?" dememiş. Ne kadar nazik bir adam anlatamam.
+++
TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Üyesi
CHP MV Hasan Öztürkmen:
"Dikkat! ABD ve İsrail'in olası sahte bayrak operasyonlarının hedefi olmayalım"
"Amerikan emperyalizmi puslu havalarda kurduğu kumpaslar ve sahte bayrak operasyonlarıyla meşhur. Tarihte sayısız örneği mevcuttur. Türkiye'yi İran karşıtı kirli cepheye çekmek ve Türk kamuoyunda İran'a karşı öfke yaratmak için yapmayacakları hainlik yoktur."
"Milli Savunma Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, İran'dan ateşlendiği öne sürülen füzeyle ilgili "Türk hava sahasına yönelen" ifadeleri kullanıldı. Türkiye'deki bir yerin hedef alınıp alınmadığı söylenmedi.
Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilince NATO unsurları tarafından vurulduğu, füze parçalarının Hatay Dörtyol'a düştüğü bildirildi. Bu da füzenin Türkiye topraklarının ötesinde vurulduğunu gösteriyor. Yani füze Türk hava sahasına hiç girmemiş."
"Daha önemlisi füzenin hedefi şimdilik belirlenmiş değil. Güney Kıbrıs'taki İngiliz üsleri, Doğu Akdeniz'deki Amerikan kuvvetleri ya da Girit adasının hedef alınmış olması kuvvetli ihtimaller arasında."
Hal böyleyken NATO'nun alel acele “İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz" açıklaması dikkat çekici. Bu ne hız!
Üstelik MSB'nin açıklamasında “İran'ın Türkiye'yi hedef aldığı” söylenmedi. NATO'nun kurumsal kışkırtmasıyla eşzamanlı sosyal medyada ve Türk basınında “İran Türkiye'ye saldırdı”, “İran İncirlik'i vuracaktı”, “İran Ceyhan petrol hattına füze yolladı” başlıkları atılmaya başlandı.
İktidarı ve Türk kamuoyunu uyarıyorum. Dikkat ABD ve İsrail'in olası sahte bayrak operasyonlarının hedefi olmayalım"
Dışişleri Bakanımız, CHP'li Öztürkmen kadar olamamıştır.
+++
4 gün sonra ikinci füzenin vurulduğu, parçaların Gaziantep'e düştüğü açıklandı. Ancak parçalar İran füzesine mi, önleyici füzeye mi? İran'a ait olsaydı yer yerinden oynardı.
İngiltere, Kıbrıs'taki üssü vuran İHA'nın İran İHA'sı Şahid-136 görünümlü İsrail tarafından üretilen LUKAS adlı bir İHA olduğunu açıkladı. İngiltere, savaşa katılması için yapılan bu "sahte bayrak" operasyonunu yutmadığını resmen açıkladı.
Aynı sahte bayrak operasyonu Türkiye'ye ve Azerbaycan'a da çekiliyor. Amaç Türkiye'yi İran ile savaştırmak.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi yaptığı açıklamada Kıbrıs olayını örnek gösterdi:
“Azerbaycan Cumhuriyeti, Türkiye ve Kıbrıs'a füze fırlatmalarının İran içinden veya askeri güçlerimiz tarafından yapılmadığını ilan ettik. Kıbrıs konusunu gördünüz; hatta resmi İngiliz makamları bile böyle bir şeyin yaşanmadığını teyit etti.”
https://www.aydinlik.com.tr/haber/dusurulen-fuzenin-faili-belli-mi-abdnin-erken-uyarisi-tesaduf-mu-569369
+++
İran'ın Ankara Büyükelçiliği:
“Türkiye’nin hava sahasına giren mühimmatların tespit edildiğine dair haberlerin yayımlanmasının ardından şu hususu vurgulamak isteriz: İran’dan Türkiye’ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı arasında gerçekleşen son görüşme ve iki ülkenin Dışişleri Bakanları arasındaki temaslar dikkate alındığında, İran İslam Cumhuriyeti, herhangi bir belirsizliği gidermek amacıyla bu konunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için ortak bir teknik ekip oluşturulmasına hazır olduğunu bildirmiştir."
+++
+++
Üçüncü füzenin nereye düştüğü açıklanmadı. Belli ki düşen bir şey yok. Hepsi NATO palavrası. Buyurun:
Sayın Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanımız,
"Olayı aydınlatmak için İran ile görüşüyoruz" diyorsunuz.
İran "Biz yapmadık" diyor, neyi görüşüyorsunuz?
Olayı aydınlatmanın yolu İran ile görüşmek değil.
Zahmet edip Kürecik Radar Üssü'ne gidip kapıyı çalsanız:
Tak tak. Who's that? (Kim o?) That's me, Yaşar Güler.
Ooo buyurunuz Sayın Bakan, ne istemiştiniz?
"Sayın Amerikalı dostlarımız, bu İran habire '3 füzeyi de atmadık' diyor. Şu İran füzelerinin radar izi kayıtlarını bana verin de gözlerine sokayım, 'Niye yalan söylüyorsunuz, işte radar kayıtları burada' diyeyim, kafalarına vurayım"
Diyemezsiniz çünkü siz de biliyorsunuz ki öyle radar izleri yok.
Bu NATO palavralarını niçin açıklamıyorsunuz, bakın İngiltere açıkladı: "Kıbrıs'taki üssümüzü vuran İHA İran'ın Şahid-136 İHA'sı değil, İsrail'in ona benzeterek yaptığı LUKAS" dedi.
Siz de yapabilirsiniz benzer bir açıklama.
Sayın Hakan Fidan, Dışişleri Bakanımız,
kendi kendini tekzip etti: Buyurun:
1
Mevcut veriler füzelerin İran'dan geldiğini gösteriyor.
(hangi veriler, NATO'nun iddiasından başka veri yok)
2
Kışkırtılıyoruz, ama bu savaştan uzak durmak istiyoruz.
Kim kışkırtıyor? İran mı, ABD-İsrail mi?
1
İran "ABD ve İsrail bana az gelir, gel bir de sen vur" mu diyor Türkiye'ye? İran bizim ABD-İsrail safında savaşa girmemizi mi ve İran'ı bombalamamızı, hatta karadan asker sokmamızı mı istiyor da bizi kışkırtmak için füze atıyor Türkiye'ye?
2
Yoksa ABD-İsrail mi bizi İran'a karşı savaşa sokmak için "İran size füze attı" diye kışkırtıyor?
Sayın Fidan'ın "Kışkırtılıyoruz" sözü ile "Füzeler İran'dan geliyor" sözleri birbirini tekzip etmektedir, yalanlamaktadır.
Sayın Fidan apaçık bir çelişki içindedir.
+++
Aydınlık, 16 Mart 2026
Sayın Numan Kurtulmuş anlıyor da, Sayın Hasan Öztürkmen anlıyor da,
Dışişleri Bakanımız neden anlamıyor,
Milli Savunma Bakanımız neden anlamıyor.
Bu kadar zor mu anlamak?
Mahalle kahvesindekiler bile anlıyor. "Sahte bayrak" diye konuşuyorlar. Mahalle kahvesine bile girdi sahte bayrak.
+++