9 Aralık 2013 Pazartesi

Mahkeme - Genelkurmay - Başbakanlık üçgeninde komplo

2004 MGK Belgesi Bermuda Şeytan Üçgeni'nde nasıl kayboldu?
İşte ayrıntılar:
***********
Tarih: 17 Eylül 2011
Ergenekon Davası tutuklusu Eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, "İnternet Andıcı" duruşmasında, Özel Yetkili 13. Ağır Ceza (Ergenekon) Mahkemesi'ne şu isteğini iletti:
"İrtica ile mücadelenin yasal dayanağını gösteren MGK Belgeleri istenerek dava dosyasına konulsun"
İlker Başbuğ bu isteği ile, şunu kanıtlamak istiyordu: İrtica ile mücadeleyi gizli bir örgüt kurarak yapmamışlardı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da imzası ile kabul edilmiş olan MGK Kararı gereğince davranmışlardı. Bu konu anlaşılınca, kendilerine yapıştırılmış olan "gizli örgüt" suçlaması çökecekti.
***********
Tarih: 22 Eylül 2011
Mahkeme, İlker Başbuğ'un bu talebini kabul ederek Başbakanlığa bir müzekkere yazdı ve söz konusu MGK belgelerini istedi.
***********
Tarih: 6 Ekim 2011
Başbakanlık, Mahkeme'nin talebini resmi bir yazı ekinde Genelkurmay'a iletti. Ancak, Genelkurmay'ın bu belgeleri Mahkeme'ye göndermesi AKP Hükümeti açısından sakıncalı idi. Çünkü bu belgeler açıklanırsa, Ergenekon tutuklularının suçsuz olduğu, irtica ile mücadeleden, "İnternet Andıçları"ndan AKP Hükümeti'nin sorumlu olduğu anlaşılacaktı.
***********
Tarih: 13 Ekim 2011
Normal uygulama gereğince, Genelkurmay, Başbakanlık yazısı uyarınca sözkonusu belgeleri Mahkeme'ye göndermeliydi. Ancak, Genelkurmay Adli Müşavirliği, hiç üstüne vazife olmadığı halde, her ne hikmet (!) ise, Mahkeme Kalemi'ne telefon açtı ve "Niye istiyonuz ulan bu belgeleri" diye sordu.
Mahkeme Kalemi görevlisi Zabıt Katibi Mahmut Fidan , bu şiddetli (!) sorgu karşısında: "Wallahi biz de şaşırdıq. O yazıyı Başbaqanlığa "sehven" (yani ki: yanlışlıqla) göndermişiz. Biz MGK Belgesi falan istemezük. Billahi pişmanız. Ol belgelerü bize göndermenize gerek yoxdur." deyu pişmanlığını dile getirdi.
(Q,W ve X harfleri işbu muhavere neticesinde alfabemize girmiş, ve Başbakanımız "ulan" demeyi bu muhaverenin bant kayıtlarını okuduğunda öğrenmiştir. "Ulan" lafının esas suçlusu asla Başbakanımız olmayıp Genelkurmay Adli Müşaviridir.)
Böylece, davanın en önemli kanıtı gizli kaldı.
***********
Tarih: 17 Ekim 2011
Genelkurmay, Mahkeme'ye şu yazıyı gönderdi:
"Telefon görüşmesinde Zabıt Katibi Mahmut Fidan "22 Eylül 2011 tarihli müzekkere sehven yazılmıştır. İşlemsiz olarak iade ediniz" demiştir. Müzekkereniz yazı ekinde iade edilmiştir"
Genelkurmay'dan gelen bu yazıyı sümen altı eden (gizleyen) Mahkeme başkanı, olayı zabıtlara şu şekilde geçirdi:
"Genelkurmay, MGK Belgesi talebimizi karşılamamıştır"
Halbuki, normal uygulama şöyledir: Mahkeme bir "Ara Karar" alarak, MGK Belgesi'nin istenmesinden vaz geçer ve bunu duruşmada açıklar. Mahkeme bunu yapmayarak, suçu Genelkurmay'a atmıştır.
Taraf gaz tenekesi yazarı Baransu, Bermuda Şeytan Üçgeni'nde kaybedilen bu belgeyi açıklayınca, yukarıda açıklanan komplo açığa çıkmış oldu. Bakınız: http://aliserdarbolat.blogspot.com/2013/12/akpden-dunyada-bir-ilk-yok-hukmunde.html
***********
MGK Kararı'nı günün Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Başbakan Tayyip Erdoğan imzalayıp yürürlüğe soktukları halde, onlar suçlu görülmemiş, ancak uygulaması için önünde bu kararı bulan Özkök sonrası Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ suçlu görülmüştür. Hem de Özkök döneminde kurulan internet sitelerini kaldırdığı halde.
O halde: Bu MGK Kararı aslında bir komplodur. Özkök sonrasında gelecek olan Genelkurmayı suçlamak için alınmıştır. Kararı alan ve uygulamaya koyan Erdoğan ve Özkök'ün serbestçe dolaşmaları, Başbuğ'un mahkum olması için belgenin saklanması başka türlü açıklanamaz.

Tayyip Bey, işte bunun için, belgenin açıklanmasını "Vatana İhanet" olarak görmektedir.

 Aydınlık, 7 Aralık 2013

arşiv:

AKP'den dünyada bir ilk: "Yok hükmünde hükümet"   3 - 12 - 2013 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder