27 Haziran 2013 Perşembe

PKK Cizre'de polis örgütü kurdu

İnanmazsanız seyredin, görün. Video kaydı 14 dakika 25 saniye


Kürtçe bilmeyenler için açıklama:
PKK Cizre'de asayiş örgütü kurdu. Eğitimini tamamlayan örgüt elemanlarına törenle diplomaları verildi. Törende şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Cizre halkı töreni izledi ve zılgıt çekerek destek verdi. Diploma alanların kod adları okundu. Bundan sonra Kürdistan'da asayişi siz sağlayacaksınız ey Kürt gençleri anlamında uzunca bir nutuk atıldı. Örgüt yemini edildi. "Bıji serok Apo" kapanış cümlesi oldu. Soldaki sopada sarı zemin üzerine Öcalan resmi, sağdaki sopada KCK bayrağı var. Ortadaki sopanın üzerinde ise büyük boy kırmızı PKK bayrağı.



Nutuktan bir bölüm:
“Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında ilan edilen demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa hamlesiyle birlikte yılların özgürlük mücadelesi yeni bir sürece girdi. Kürt ve Kürdistan’ın varlığının kabul edilmeye başlandığı bu süreçle birlikte temel mücadele alanının yeni özgür yaşamı inşa etme olacağı kesindir. Bunun ilk ve temel ayağı şüphesiz öz savunmadır. YDG-H olarak öz savunma endeksli asayiş güçlerini oluşturmayı tarihsel bir sorumluluk olarak üstleniyoruz.”
 
Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi Asayiş  (YDG-H ASAYİŞ) üyeleri, üzerinde Öcalan resmi olan üniformaları içinde idiler ve hepsinin yüzü poşu ile kapatılmıştı. Havai fişekler atılarak kutlama yapıldı. Açılımın ileri aşamalarında özerklik durumunda tam işlerlik kazanacak olan bölücü polis örgütünün kuruluşu yolunda ilk adım atılmış oldu.


Törenden sonra sözde asayiş birliği Cizre merkezine inerek yol ve kimlik kontrolü yaptı. Lastik yakıp yolu kapattı. Polis sözde müdahale etmek istedi ama başarılı olamadı. Böylece ilçede kontrol fiilen PKK'ya geçti. Polis karakolu artık göstermelik.
"Polis müdahale etti, gaz bombası attı" da ne oldu? Göstermelik bu oyundan sonra kimlik kontrolü devam etti:


Yukarıdaki fotoğraflarda ve videoda PKK bayrağı net görülmüyor. İşte net görüntü:


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş: "Konuyu araştırıyoruz" dedi. Aptal kandırmaca oyununa çıkmışlar. Sözde haberi yok.
İşte söyledikleri:
 "İşin özü nedir, ne değildir, kimlerdir, amacı nedir, bütün bunları belki soruşturma sonucunda biz de öğrenmiş olacağız. Ama şu anda bizim yani Kürt gençliğinin, Kürt politik gençliğinin merkezi olarak böyle bir niyetinin, böyle bir planlamasının olacağını tahmin etmiyorum. Böyle bir dönemde kim böyle bir çalışmaya neden ihtiyaç duyar, amacı nedir, daha doğrusu biz de araştırıyoruz."
 
Şırnak valisi: 
Ya Cizre İlçesi'nin bağlı olduğu Şırnak İli'nin Valisine ne demeli? Efendi hazretleri "Araştırıyoruz" buyurmuşlar.
Devlet de, PKK da olayı "araştırıyor". Her zaman olduğu gibi, burada da birlikteler.
 
Bakın valilik açıklamasında neler deniyor:
"Normalleşme sürecini ve huzur ortamını bozmak amacıyla karanlık odaklarca yürütülen bu tür eylemlere yönelik mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir."
Karanlık odak dediğin, birlikte "Açılım" yaptığınız PKK. Kimi kandırıyorsun?
 
Bakan Sadullah Ergin, olayı Ergenekon ile ilişkilendiren bir konuşma yaptı. PKK'nın etkin olduğu  bir bölgede, PKK dışında birileri PKK bayrağı altında örgüt kuracaklar, halkı bir meydana toplayıp tören yapacaklar, bundan PKK'nın haberi olmayacak. Komik bile değil. Bunlar gerçekten halkı aklı fikri düşüncesi olmayan ebleh koyun sürüsü mü zannediyorlar.
 
PKK da üzerine alınmadı.
PKK şeflerinden Zeki Şangali, PKK denetimindeki Nuçe TV'ye konuştu:
"Bizimle alakalı değil. Gençler inisiyatif kullanarak yapmış olabilirler. Bizim talimatımızla yapılan bir şey değil. O kadar abartmaya da gerek yok."
 
Plan şöyle:
PKK eylemlerine devam edecek, ama bunu kendisinin yaptığını kabul etmeyecek. "Bu, açılıma zarar vermek isteyenlerin işi" deyip çamura yatacaklar.
Hükümet de "Açılımı bozmak isteyen karanlık odaklar, Ergenekoncular" edebiyatına sarılacak.
Halkımız bir sağdan, bir soldan atılan  bu tokatlardan kurtulabilecek mi, gerçekleri görecek mi. Sorun burada.
 
********

PKK nasıl bu kadar kendilerinden emin bir şekilde hareket edebiliyor?
Selahattin Demirtaş'ın beyanını okursanız anlayacaksınız:
"Bazı bölgelerde komutanlar operasyon için defalarca izin istedi, ancak valilik ve savcılıklardan izin çıkmadı."
 
Öcalan, İmralı'dan "İkinci aşamaya geçiyoruz" müjdeli talimatını gönderdi. Talimat her zaman olduğu gibi MİT'in yani AKP'nin bilgisi dahilinde gönderildi. İkinci aşama ayrı asayiş örgütü kurulması ile başladı.
 
Kandil şefi Karayılan, Alman Di Velt (Die Welt yazılıyor) gazetesi'ne yaptığı açıklamada "Üçüncü aşamada Öcalan serbest" müjdesini verdi.
 
Geçen hafta salı günü Ankara Hakimevi'nde bir araya gelen AKP hükümeti yetkilileri ve BDP yöneticileri sürecin ilerlemesi için neler yapılacağını masaya yatırmışlardı.
Bu zirveden sonra, BDP yetkilileri, PKK'nın yasal hale getirilmesi yönünde adımlar atılacağına dair açıklamalarda bulunmaya başladılar.
 
Diyarbakır'da konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak:
"Çözüm için Öcalan'a demokratik mücadele içerisinde yer açma zorunluluğu bulunuyor. Eğer güçlü bir şekilde bu süreci ilerletebilirsek, normalleşmeye geçebilirsek PKK de yasal siyaset yapacak"
 
Hükümet-BDP zirvesinde konuşulanları aktarmak ve yeni talimatları almak üzere BDP heyeti dün İmralı'ya hareket etti.
 
********
 
Şu tesadüfe (!) bakın ki, PKK'nın asayiş örgütünü dünyaya ilan ettiği gün, TÜSİAD da Cizre'de toplantı yaptı.
Aşağıdaki fotoğrafa dikkatle bakınız. Ne Türk bayrağı var, ne de Atatürk posteri.
TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, sözlerine "Selam Cizire Botani" diye Kürtçe olarak başladı.


Rıfat Serdaroğlu soruyor:
"Bursa'da Arnavutça- Boşnakça- Pomakça, Karadeniz'de Lazca-Gürcüce mi selamlama yaparsınız? Böyle bir saçmalığı şimdiye kadar yapmadığınıza göre, Cizre'de niçin Kürtçe selamlama yaptınız? Orasını siz de PKK gibi Kürdistan'ın bir ilçesi olarak mı görüyorsunuz? PKK'ya "Ayrı güvenlik örgütü kurarak ne yapıyorsunuz, ayrı devlet mi kuruyorsunuz" diyemediniz mi?" ( facebook.com/rifatserdaroglu35 )
 
Toplantıda Ümit Boyner:
"Barış süreciyle birlikte burada hayat çok değişecek. Hepimiz bu sürece sahip çıkmalıyız."
dedi. Evet, hayat çoktan değişmişti. Orada artık Türk bayrağı, Atatürk posteri asılamıyordu.
Evet, açılım gereği Güneydoğu'yu PKK'ya bırakmışlardır. Oralarda PKK bayrakları, Öcalan posterleri açılması AKP Hükümeti'ni hiç rahatsız etmemektedir. Diyarbakır'daki Nevruz mitinginden beri bu daha da açık bir şekilde görülmektedir. Türk bayrakları, Atatürk posterleri taşıyan Gezi direnişçilerine vahşice saldıran iktidar, Güneydoğu'daki PKK bayraklarını, Öcalan posterlerini görmezden gelmektedir.
 
Özerklik - federasyon - ayrılma çizgisini fiilen başlatmış olan Açılım siyaseti, tam gaz devam etmektedir.
 
********
 
Son haber: Gece 03 sularında Nuh Mahallesi'ne yapılan operasyon sırasında polise taş, molotof kokteyli ve patlayıcı atıldı. Vücuduna şarapnel parçaları saplanan komiser yardımcısı hastaneye kaldırıldı.
Hiçbir şey ispat edemeyecekler. Tutuklama yapsalar bile serbest bırakmak zorunda kalacaklar. Çünkü eylemcilerin hepsi poşulu idi ve mikrofona ses bozma aleti takılmıştı. Konuşmacının sesini bile saptayamazlar. Eğer polis gerçekten failleri yakalamak istese idi, ya tören anında veya kimlik kontrolü yaptıkları sırada eylemcileri yakalardı. Gece yarısı operasyona kargalar bile güler. Bir de yaralı verdik. Yazıklar olsun.
 
********

1 yorum:

  1. İKİ BAŞKANA TAZMİNAT DAVASI ..!

    Gaziosmanpaşa ve Sultangazi Belediye Başkanları SERVET değerinde
    TAZMİNAT mı ödeyecekler ?

    PARA SAHTECİLİKLERİ ÖRTER Mİ ?
    Yasadışı İşlemlerin "ceremesi" vatandaşa mı çıkarılmak isteniyor ?

    HABER için :
    http://dusunhaber.com/iki-baskana-tazminat-davasi.html

    http://dusunhaber.com/wp-content/uploads/2013/07/dusunhaber-g.o.p-ve-sultangazi.belediyesi.jpg

    YanıtlaSil