22 Şubat 2013 Cuma

Korg. Pekin: Yol haritamız Avrasya


Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Aydınlık'a konuştu.

                                                           Aydınlık, 18 Şubat 2013


"Askeri vesayetin kaldırılması" gibi ulvi bir amaç taşıdığı ifade edilen TSK'ya karşı adı konmamış seferi başlatıp devam ettirenler bununla ne gibi bir sonuç umut ediyorlardı?"diye soran Korg. Pekin, cevabı da kendisi şöyle veriyor:
"Hedefleri bizi Antalya Körfezi'ne hapsetmek"
Ve, özellikle niçin Deniz Kuvvetlerimizi hedef alan tertipler yapıldığını (Amirallere suikast vesaire) şöyle açıklıyor: (Özetleyerek veriyorum)
 
"ABD Deniz Kuvvetleri'nin yayımladığı yeni hareket konseptinde, ABD  Deniz Kuvvetleri sığ sular ve başka ülkelerin karasuları dahil bütün denizlerde kısıtlama olmaksızın harekat yapacak bir stratejiyi benimsemiştir.
Bu harekat konseptine göre ABF Deniz Kuvvetleri'nin unsurları bütün denizlerde ülkelerin kısıtlamalarına uymaksızın bayrak dalgalandıracak ve operasyon yapacak demektir.
Doğu Akdeniz'de, Ege'de Yunanistan, Güney Kıbrıs, Mısır ve Suriye ile sorunlarımız vardır. Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz'de karasularına ve Antalya Körfezi'ne hapsedilmek istenmektedir.
Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail, Mısır gibi ülkeler ABD ve Batılı şirketlerle ortaklaşa deniz dibi zenginliklerini çıkartırken, Türkiye tecrit edilmiş durumda sanki deli gömleği giydirilmiş gibi çevre denizlerdeki haklarından mahrum edilmek isteniyor"
 
"Başka bir konu da, Montrö'nün değiştirilerek ABD ve Batı'nın daha fazla savaş gemisini Karadeniz'e geçirme planları ve, Karadeniz'deki güvenliği bahane ederek ABD'nin bölgeye yerleşmeye çalışmasıdır.
Türk Deniz kuvvetleri, bu bölgede kendi güvenliğimizi tehlikeye atacak girişimleri önlemek için geliştirdiği ve liderlik ettiği Karadeniz Deniz Gücü gibi bir projeyi hayata geçirmiştir."
 
Evet, "Sen misin Rusya ile birlik olup ABD'yi Karadeniz'e sokmayan, gir Silivri'ye Hasdal'a gör gününü" denmiştir komutanlara.
 
Korg. Pekin, Büyük Ortadoğu Projesi'ni de şöyle anlatıyor:
 
"Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerin sınırlarının ABD ve Batı'nın menfaatlerine uygun olarak etnisite ve mezheplere göre yeni devletler ortaya çıkacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve bu ülkelerde Ilımlı İslam'ı uygulayacak yönetimlerin işbaşına getirilmesi planlanmıştır.
Şimdiye kadar belirttiğim bütün hususlarda ana amaç, petrol, doğalgaz ve ham madde kaynaklarının bulunduğu bölgelerin, ulaşım güzergahlarının, limanların ve pazarın kontrol altına alınması, rakiplerin (Çin vb.) buralara erişiminin engellenmesidir."
 
"ABD'nin amacı Kürdistan'ı kurmak"
 
"İran, Suriye'yi, Lübnan'daki Hizbullah'ı ve Hamas'ı destekleyerek İsrail'i kontrol altında tutmaya çalışmaktadır.
Buna karşılık ABD ve İsrail,
-- füze savunma sistemleri geliştirmek,
-- Suriye'yi parçalayarak İsrail üzerindeki baskıyı azaltmak,
-- Araplarla İran arasına, Türkiye ile İran ve Transkafkasya arasına bir Kürdistan yerleştirerek
    a)-- hem İran'ı tecrit etmek,
    b)-- hem de Türkiye ile Orta Asya devletleri, Hazar, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki irtibatı kesmek istemektedir."
 
"Etnisite ve mezheplere göre oluşacak olan küçük ve zayıf devletçikler, bölgede İsrail, ABD ve Batı lehine önemli bir denge oluşturacaktır."
 
NATO'nun yeni konsepti lider ülkelerin çıkarlarını koruyor
 
"Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucu NATO, saldırı tehlikesi altında olan veya saldırıya uğrayan NATO üyesi ülkenin ortaklaşa savunulmasını öngören 5. maddeyi bir kenara bırakıp, lider ülkelerin (ABD, İngiltere, Fransa) çıkarlarını koruyacak şekilde yeni konsept geliştirmiştir."
 
NATO ve  Avrupa Birliği
 
"Türkiye, NATO, Avrupa Birliği ve diğer üyeliklerini gözden geçirmeli, hep bizim verdiğimiz değil, katkımız oranında alacağımız ittifaklarda yer almalıdır.
Yönümüzü sadece Avrupa'ya değil, Avrasya'ya da dönmeli, hem o ülkelerle hem de Ortadoğu ülkeleri ile ittifaklar geliştirmeliyiz."
 
Korg. Pekin'e göre NATO ve Avrupa Birliği üyeliklerimizde hep biz vermekteyiz.
Hep bizim verdiğimiz üyeliklerden çıkmalı, katkımız oranında alacağımız Şanghay İşbirliği Örgütü gibi ittifaklara katılmalıyız. Korg. Pekin adını söylemiyor ama kastının bu olduğu apaçıktır.
Ayrıca, "Ortadoğu ülkeleri ile ittifak" diyor. Bu da Doğu Perinçek'in "Azerbaycan, İran, Irak, Suriye ile Batı Asya İttifakı" önerisine denk düşmektedir.
 
Korg. Pekin'in Aydınlık'a demecinin tamamı için bakınız:
 
Demecin son bölümünün tamamını veriyorum:

Deniz Kuvvetleri’nin kökleri kesildi

Türk Devletlerinin ve Osmalı İmparatorluğunun tarihi denizcilik konusunda önemli başarıların yanında, yöneticilerin inanılmaz hata ve öngörüsüzlükleriyle doludur. Bunlardan çarpıcı birkaç örnek vermek istiyorum. Çaka Bey İzmir Beyliğini kuruyor (1081-1092) 40 parçalık bir donanmayla Ege adalarını ele geçiriyor. Fakat Bizans İmparatoru’nun kışkırtması ile damadı Kılıçarslan tarafından öldürülür hem donanma hem de beylik dağılır. (NTV Tarih Dergisi Sayı: 48, Ocak 2013)
Osmanlı İmparatorluğu denizlerdeki egemenliğine denizcilik vizyonuna sahip Barbaros Hayrettin Paşa’nın Kaptanı Deryalık yaptığı 1533-1543 yıllarında ulaşmıştır. Ondan sonra 1990 yıllarının ortaları ve 2000’li yılların başlarına kadar bir daha bu vizyona sahip denizciler yetiştiremedik. Donanma 1571’de İnebahtı’da 1827’de Navarin’de 1873’de Sivas’ta savaştığımız devletlerin baskınına uğramıştır. 1990’lı yılların ortalarına geldiğimizde Türkiye’yi bölge gücü yapabilecek bir vizyon ile bilgi birikimine ulaşan denizcilerimiz kendi gemisini, gemilerinin komuta/kontrol sistemlerini milli imkanlarla yapabilecek, istenilen bölgede her türlü görev ve harekat icra edebilecek seviyeye ulaşmış ve çok büyük mesafeler almıştır fakat bu seferde birikimini amirallerimiz/subaylarımız, üretilmiş deliller ve varsayımlara dayanarak iddianameler ve mahkeme kararlarıyla tasfiye edilmişlerdir. Deniz Kuvvetleri’nin dalları değil kökleri kesilmiştir. Bu ve buna benzer çok sayıda örneği Kara Kuvvetlerimiz ve Hava Kuvvetlerimiz aynı şekilde tasfiye edilen personeli içinde verebilirim. Kendi değerlerimizi kendi ellerimizle başka ülkelerin menfaatlerine yarayacak şekilde tasfiye ediyoruz hem de geride kalanların ve yeni yetişenlere kötü örnekler bırakarak.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder