21 Kasım 2012 Çarşamba

Seyit Rıza ittifakı

Aydınlık, 20 Kasım 2012


 
Kılıçdaroğlu, İstanbul'da, "Gençlikle Buluşuyoruz" toplantısı yaptı.
Toplantıya Atatürk karşıtı "sol" maskeli guruplar çağırıldı.
Atatürkçü öğrencilere saldırılar düzenleyen sahte solcu sözümona Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) en gözde katılımcı idi.
 
Sosyalist Demokrasi Partisi'nin eylemlerinden birkaçı şöyle:
TGB Denizli Şube Başkanı'na bıçakla saldırı
Kocaeli Üniversitesi'nde bir öğrenciyi cami çıkışında bıçakla yaralama, öğrenci yurdu basma cam çerçeve kırma.
1 Mayıs'ta Ankara'da Atatürkçü öğretmenlere saldırı
 
Buna karşılık, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Türkiye Gençlik Birliği (TGB) gibi Atatürkçü örgütler çağırılmadı.
Çünkü amaç Atatürkçülük değil, Seyit Rızacılık yapmaktı.
Seyit Rıza'nın itibar gördüğü bir yerde Atatürk'ün olmaması çok doğaldı.
 
Toplantıda Seyit Rıza ittifakı kuruldu.
 
Kılıçdaroğlu'na "Seyit Rıza'nın itibarının iade edilmesi" konusu soruldu.
Bay Kemal, "Seyit Rıza'yı yargılayan mahkeme de özel mahkemedir. Biz özel mahkemelere karşıyız" cevabını verdi.
 
Kılıçdaroğlu, bir CHP'li gencin "Fethullah Gülen sempatizanı Faik Tunay'ı neden Milletvekili yaptınız?" ve "Millet 29 Ekim'de biber gazı yerken Çankaya Köşkü'ne giden Faik Tunay'a karşı bir yaptırım düşünmüyor musunuz?" sorularına cevap vermedi. Bunun üzerine CHP'li genç sorularına neden yanıt verilmediğini sordu.
 
"Toplantının adı "Gençlik soruyor, Kılıçdaroğlu yanıtlıyor" idi.
Kılıçdaroğlu yanıtlamadı.
 
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal:
"Seyit Rıza gibi Cumhuriyet'e resmen başkaldırmış, oradaki, insanları sömüren feodal nitelikli bir şeyhe  iade-i itibar vermek, Cumhuriyet'i ve Atatürk'ü gömmek demektir. O yüzden buradan sesleniyorum CHP'ye. Artık yeter. Hiç kimse Atatürk'ün koltuğunda oturarak Atatürk'e fatura çıkaramaz. Çıkın gidin oradan!"

arşiv:
+++++
 
 
 
 
 

Yeni CHP'nin kahramanı Atatürk değil, Seyit Rıza
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat   23 Ağustos 2012
 
Artık CHP diye bir parti kalmadı.
Bay Kemal'in lideri olduğu parti CHP değil, Yeni CHP.
Veya AK CHP
 
CHP'nin kahramanı Atatürk idi. Yeni CHP'ninki Seyit Rıza.
Konu ile ilgili bir yazı aktarıyorum:
 
 
 
Tunceli’nin merkezinde Belediyenin önünde Atatürk heykeli var. 
 
Hüseyin Aygün ve CHP Milletvekilleri, basın açıklamasını Atatürk’ün önünde yapmıyorlar. 
En aşağıya Munzur suyunun kenarına inip, kamuoyuna oradan sesleniyorlar. Çünkü orada Seyit Rıza var. 
 
Yaslanacakları tarihi böyle belirliyorlar. Topluma, “Bizim kahramanımız Seyit Rıza’dır” bildiriminde bulunuyorlar. 
Zaten Hüseyin Aygün’ün açıklaması, baştan sona Seyit Rıza’nın ruhunu şad ediyor.
 
********
 
Kılıçdaroğlu da CHP’yi bağlamıyor mu?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, "Hüseyin Aygün’ün söyledikleri kendi görüşüdür, Partiyi bağlamaz diyor.
Nasıl bağlamaz?

- Hüseyin Aygün’ü “Dersim Milletvekilliğine” atayan, 
- Dersim Harekâtı nedeniyle Atatürk ve Cumhuriyet adına özür dilemeye kalkışan, 
- AKP’nin Onur Öymen’e karşı yürüttüğü Batı merkezli kampanyaya katılan, 
- AKP’nin önüne fırlayarak ABD ve PKK’nin "yerel özerklik" planının fedaisi konumunu alan,
- AB’nin “Yerel Özerklik Şartı”nın bayraktarlığını AKP’nin elinden almak için üstün bir gayret gösteren,
- İnönü düşmanlığında Tayyip Erdoğan ile yarışa giren
Kılıçdaroğlu değil midir? 

“Dersim soykırımdır, sorumlusu CHP’dir, İnönü’dür ve Atatürk de haberdardır” 
diye ilanatlarda bulunan Hüseyin Aygün, bu cüreti kimden alıyor?

 
Kimse bu rezaleti Hüseyin Aygün’ün üzerine yıkarak, milleti aldatma ve kendini kandırma yollarına başvurmasın, her şey apaçık ortadadır.
 
********
 
AK CHP'ye yakışan tarih
 
Kılıçdaroğlu ekibi artık kimliğini bütün boyutlarıyla sergilemektedir. 
Seyit Rıza, bu kimliğe yakışan tarih kahramanıdır.

Diğer CHP Milletvekillerinin Seyit Rıza önünde Hüseyin Aygün’ü yalnız bırakmayışları, CHP’nin geldiği yeri tanımlıyor. 
Her ihanet, gafillerin eşliğinde ilerler.
 
********
 
CHP Seyit Rıza üzerinden kimlerle birleşiyor

CHP, bölücülüğe ve gericiliğe yaptığı açılımın simgesi olarak Seyit Rıza’dan daha uygun bir seçim yapamazdı.

Açık İnönü düşmanlığı ve sinsi Atatürk karşıtlığıyla ulaşılacak tarihsel miras ancak bir aşiret lideri olabilirdi. Oraya da ulaşılmıştır. 
CHP, herhangi bir parti değildir. Atatürk’ün İstiklal Savaşının ateşi içinde kurduğu partidir. 

Dünya tarihini etkileyen bir devrimin öncü partisinin milletvekillerinin, o devrime karşı silahla isyan etmiş bir Ortaçağ şeyhinin heykeli önünde poz vermeleri, fikir özgürlüğü kapsamında görülemez. 

Bu duruşa ses çıkarmayan bir CHP,  gericilikte AKP ile, bölücülükte de PKK ile birleşiyor.
 
********
 
Soros Vakfı’na Seyit Rıza ve Fethullah Gülen yakışır

Kılıçdaroğlu’nun Soros Vakfı kurucu üyeliğinden vazgeçmeyişi şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.
Soroslar, 150 yıldır ülkemizde Seyit Rızaları, Derviş Vahdetileri, Saidi Nursileri, Şeyh Saitleri, İskilipli Atıf Hocaları ve Fethullah Gülenleri destekliyorlar.
Atatürk ve İnönü’yü Dersim suçlusu ilan edenlerin Fethullah Gülenleri keşfetmeleri kaçınılmazdı. Onu da keşfetmişlerdir.
 
********
 
Tunceli’de Seyit Rıza, Ankara’da Atatürk???

Bir siyasal kadroda aranacak birinci nitelik, dürüstlüktür.
Tunceli’de Seyit Rıza heykeli önünde basın açıklaması yapan CHP’nin, Ankara’da kongresine Atatürk resmi asması, ne kadar inandırıcıdır?
Atatürk Devrimciliğinin sınandığı yer, bugün Tuncelidir; Diyarbakırdır.

Tunceli’de Seyit Rıza’ya sığınanlar, Atatürk bayrağını nerede yükseltecekler? Gündoğdu Meydanında, ahaliyi kandırmak için mi?

Tanımıyorsunuz, Tuncelililer de aydındır, ne yaptığınızı görür ve devrim karşıtlığından hoşlanmaz. 
Seyit Rıza, yalnız Türkiye’yi değil, Tunceli’yi de böler. 
 
********
 
Seyit Rıza enternasyonalizmi!

Dünyanın neresine giderseniz gidiniz, Seyit Rıza, "devrim karşıtlığı ve Ortaçağ temsilciliği"  olarak tanımlanır. 
Atatürk ise, dünyanın her yerinde, 20. yüzyılın en büyük devrimcilerinden biri olarak tanınır.
Kılıçdaroğlu yönetimi, Seyit Rıza tercihiyle, dünyanın her yerinde şüpheli konumundadır.
 
********


Değişim: Atatürk ve İnönü’den Seyit Rıza ve Fethullah Gülen’e doğru

Seyit Rıza heykeli önünde Türkiye’ye verilen poz, CHP’deki “Değişimi” olanca çıplaklığıyla sergilemiştir. 

CHP, dün Onur Öymen’lerin ve Şahin Mengü’lerin partisiydi; bugün Hüseyin Aygün’lerin, Sezgin Tanrıkulu’ların ve Kılıçdaroğlu’nun partisidir.

Bu, bir karşıdevrim manzarasıdır. Bu manzara küçük kurnazlıklarla gözlerden gizlenemiyor.
 
********
 
Doğu Perinçek'iin 18 Ağustos günlü Aydınlık köşe yazısıdır
 
********
********


AKP CHP’yi Dersim’de mayın tarlasına sürüyor
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat    25 Nisan 2011
 
 

Yeni CHP yöneticileri, bir süredir AKP’ye “Yiğitsen Dersim Arşivi’ni aç” kışkırtmasında bulunuyordu.
Şimdi daha da ileri fırlayarak, “Dersim Arşivi’ni açacağız” iddiasında bulunuyor.
 
 Herkes sormalı CHP yöneticilerine ve elbette en başta Kılıçdaroğlu’na:
 Amacınız ne?
 
 AKP’nin “Dersim katillerini ilan etme" planına alet olarak hangi hedefinize ulaşacaksınız?
 
Dersim Arşivlerini açma planı AKP’ye ait.
Kılıçdaroğlu ekibi, yine AKP açılımının arkasına takılmış bulunuyor.
Yeni CHP’nin, AKP’den rol çalmak dışında bir yaratıcılığını, bir buluşunu bugüne kadar görmedik.
 
Tayyip Erdoğan, bir ara Cumhuriyet Devrimi önderliğini Dersim harekâtıyla suçladı.
Hatta İnönü’yü Hitler’e benzetmeye bile kalkıştı. Dersim Arşivi’ni de bu bağlamda gündeme getirdi.
 
AKP’nin amacı belli: Mafya-Tarikat rejiminin anayasasını hazırlıyor.
Özeti milli devletin, Türk milletinin, toprak bütünlüğünün ve laikliğin ruhuna fatiha okunacak.
Bu fiili durumu hukuka geçirmek için, Büyük Devrimci Atatürk’ün bitirilmesi gerekiyor.
 
Cumhuriyet yıkıcısı AKP, Dersim’i, kendine göre, Atatürk’ün zayıf noktası olarak görüyor.
Laiklik cephesinde Dersimliyi yanına çekemeyen AKP, “Dersim katliamı” gündemini yaratarak bu emeline ulaşmak peşinde.
Ayrıca ABD ve AB’nin devrim düşmanı, “İnsan hakları” budalalarını yeni bir “soykırım” teziyle harekete geçirmek için uygun malzemenin de Dersim’den üretileceği umudundalar.
 
Sayın Kılıçdaroğlu’na da imzalayarak göndermiştim.
“Kemalist Devrim-7 Kürt Sorunu ve Toprak Ağalığı” başlıklı kitabımın geniş bir bölümü Dersim harekâtını tahlil eder.
 
Cumhuriyet Devrimi, 1930’larda, Dersim’de, Ortaçağın derebeylik sistemiyle karşı karşıya gelmiştir.
Bugün Tunceli halkı, Doğu’nun en aydınlık, en özgür insanlarıysa,
                                                                bunda Atatürk Devrimi’nin ve Dersim Harekâtı’nın payı büyüktür.
Kurtuluş Savaşı’nda Batı bölgesinde iç gericilikle hesaplaşmalar neyse, Dersim’de yaşananlar da odur.
 
Harekâtta devletin yaptırım gücünün kullanılmasındaki ölçüsüzlük derin acılar bırakmıştır.
On yıllardır bunları anlatan bir Parti’nin Başkanı olarak vicdan rahatlığıyla yazıyorum.
 
Dün Kürdümüze yapılan baskı ve şiddetin karşısına dikilmek devrimci görevdi.
Bugün ise görev, ABD ve AB emperyalistlerinin Türkiye’yi bölme girişimine göğüs germektir.
AKP’nin Mafya-Tarikat anayasası girişimini bozguna uğratmaktır. Bu görev, Kürt-Türk herkesindir.
 
Yeni CHP, AKP açısından ne kadar tehlikeli girişim varsa,
                                        orada AKP’nin fedaisi konumuna getirilmiştir.
 
 Türban ve cemaatler açılımından sonra, şimdi de Dersim ve Kürt açılımı!
 
 Strateji AKP’nin!
 Hedefler AKP’nin!
 CHP’ye ise, AKP stratejisi içinde görevler düşüyor.
 
Dersim’de Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar mı hedef, AKP yalnızca hedefi gösteriyor.
Mayınlara sürülen ise Yeni CHP!
 
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarafımdan kısaltılarak renklendirilmiştir ASB
 ++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

********
 
 
CHP Tunceli 2. sıra Milletvekili adayı
++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat  4 Mayıs 2011
 
Kılıçdaroğlu, sağcı partilerden, Fethullahçılardan, bölücülerden yaptığı transferleri yeterli bulmamış olacak ki, bir de sahte soldan transfer yapmış.
 
Bu aday da "sosyalist sol" (!) dan gelmiş imiş.
Atatürk düşmanı ol da ne olursan ol gel, ister sağcı, ister bölücü, ister "sosyalist sol"...
 
İşte iftiharla verdiği demeç, bilhassa Atatürkçü CHP'liler okumalı:
 
"CHP üyesi olmadığım gibi, CHP'ye adaylık başvurusu da yapmamıştım.
Sosyalist soldan gelen bir insan olarak adaylık teklifini Kılıçdaroğlu'ndan aldım.
Sayın Genel Başkanımızdan Alevi, Dersim ve Kürt sorunlarında "yeni bir dönem" açılacağının ve genel olarak ülkedeki siyasal havayı özgürlük ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda dönüştürme yönünde işaretler aldığımdan ötürü bu teklifi hiçbir tereddüt göstermeden kabul ettim"
 
"1938'in katliam olduğu resmen kabul edilmeli,
Dersimliler'den özür dilenmeli,
Seyid Rıza'nın itibarı geri verilmeli"
 
Yani: Atatürk'ün katil olduğunu kabul edeceğiz.
CHP'li arkadaşlara sesleniyorum: Kabul edecek misiniz???

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder