17 Ağustos 2024 Cumartesi

NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız Haniye için neden yas ilan ettiniz?

12 Ağustos 2024 günü İngiliz REUTERS Ajansı'na verdiği demeçte Savunma Bakanımız Yaşar Güler şöyle konuştu:

" ... önceliğimiz NATO’daki sorumluluklarımızı yerine getirmek. NATO’nun hazır ve güçlü olmasına odaklanmalıyız.”


Sayın Bakanımız,

Eğer NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız HAMAS  Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye için Hükûmetiniz neden yas ilan etti?

Biliyorsunuz ki Haniye'yi NATO öldürdü. NATO olmadan İsrail böyle bir suikastı başarabilir miydi?

NATO güçlenirse daha nice Haniyeler öldürülür. 
Bunu mu istiyorsunuz?

Hem NATO'yu güçlendirmek istiyorsunuz, hem de NATO'nun düşmanı Haniye için bayrakları yarıya indirip yas tutuyorsunuz.

Acaba ne yaptığınızın, ne dediğinizin farkında mısınız?
Bu ne yaman bir çelişkidir?


Eğer NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız NATO destekli İsrail'in Gazze katliamına neden karşı çıkıyorsunuz? Katliamı neden kınıyorsunuz? NATO daha güçlenirse İsrail daha da güçlenir ve daha büyük Gazze katliamları yapılır. Bunu mu istiyorsunuz?

İsrail'e en büyük desteği ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi NATO ülkelerinin verdiğini, Gazze'ye karşı İsrail kıyılarına Amerikan, İngiliz ve Fransız gemi ve uçaklarının konuşlandığını bilmiyor musunuz?

Kürecik'teki ABD radarının İsrail'i koruduğunu, İncirlik'ten kalkan ABD uçaklarının Kıbrıs'taki İngiliz üssü üzerinden İsrail'e silah taşıdığını da unutmayalım. "Kürecik'ten elde edilen bilgileri İsrail'e değil, NATO'ya veriyoruz" diyorsunuz. NATO'nun bu bilgilerle İran'dan gelen füzeleri vurduğunu, aynı zamanda bu bilgileri İsrail ile paylaştığını bütün dünya biliyor. Sonra "Gazze" diye neden feryat ediyorsunuz?

Hem NATO'yu güçlendirmek istiyorsunuz, hem de NATO'nun düşmanı Gazze için ağlıyorsunuz.

Acaba ne yaptığınızın, ne dediğinizin farkında mısınız?
Bu ne yaman bir çelişkidir?


Eğer NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız, "IŞİD Karşıtı Koalisyon" adı altındaki NATO güçlerinin, en başta ABD'nin Suriye'de PKK ve PYD'ye verdiği silah ve para desteğinden neden şikayet ediyorsunuz?

ABD ve NATO'daki ortaklarının  PKK devletçiği kurma işini bu Koalisyon adı altında yaptıklarını bilmiyor musunuz?

REUTERS'e verdiğiniz demeçte aynen şöyle diyorsunuz:

"Başından beri PYD diye bir şey yok, bu tamamen PKK'nın kendisi. Bunu anlamamak mümkün değil. Diyorlar ki dostlarımız bize, 'DEAŞ'la mücadele için kuvvete ihtiyacımız var. Bunu açık açık ABD'li dostlarımıza ifade ettim. 'Sen gerçekten DEAŞ'la mücadele etmek istiyor musun?', 'İstiyorum'. O zaman ne kadar kuvvet ihtiyacın varsa biz sana vereceğiz. Ses yok bu sefer. Biz hem bir NATO müttefikiyiz hem de aklımızla alay etmek gibi bir şey geliyor bize." 

Yani, NATO size diyor ki: "Ben DEAŞ (IŞİD) ile mücadeleyi TSK ile değil, PKK ile birlikte yapacağım. Çünkü TSK ile yaparsam PKK devletçiği kuramam. DEAŞ'tan aldığım yerleri PKK'ya vereceğim." Bunu anlamıyor musunuz? Aklınızla alay edilmesine neden göz yumuyorsunuz?

Trump'ın bile açıkça söylediği gibi, IŞİD (DEAŞ) adlı örgütün PKK devletçiği kurmak için ABD tarafından bir bahane olarak kurulduğunu hala anlayamadınız mı? Amaç IŞİD ile mücadele kılıfı altında PKK devletçiği kurmak değil mi?

Eğer NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız, ABD denetimindeki IŞİD Karşıtı Koalisyon'un PKK ile işbirliğine neden karşı çıkıyorsunuz? Çünkü sizin de açıkça ifade ettiğiniz gibi, NATO müttefik olarak TSK'yı değil PKK'yı seçmiş. PKK devletçiği kurulunca NATO ve İsrail güçlenecek. Öyleyse neden PKK devletçiği kurularak NATO'nun güçlenmesine karşı çıkıyorsunuz?

Acaba ne yaptığınızın, ne dediğinizin farkında mısınız?
NATO'yu güçlendirmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
İkisi birlikte olamaz ki.
Bu ne yaman bir çelişkidir?


Eğer NATO'yu güçlendirmek istiyorsanız neden FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine karşı çıktınız? Bu darbenin NATO karargahından yönetildiğini bilmiyor musunuz?

Bilmiyorsanız buyurun:
Darbenin merkezi ve yöneticisi 

Buyurun iki tane daha:
Mekanizma harekete geçti, Erdoğan gidici 
Moskova - Norfolk - İncirlik üçgeni

15 Temmuz kontrollü darbesinin fotoromanı 

Bu gerçekleşse idi NATO güçlenecekti. Neden darbeye karşı çıkıp NATO'nun güçlenmesine engel oldunuz?

Şimdi pişman oldunuz da "NATO'yu daha da güçlendirelim, 15 Temmuz'da başaramadıkları darbeyi bu defa başarsınlar" mı diyorsunuz?

Acaba ne yaptığınızın, ne dediğinizin farkında mısınız?
Bu ne yaman bir çelişkidir?


Sakın "ABD, Fransa, İngiltere, Almanya başka, NATO başka" demeyin. "PKK başka, PYD başka" benzeri bir şey söylemiş olursunuz. PYD nasıl PKK ise NATO da aynı şekilde ABD'dir.

+++

Siz Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu mu sanıyorsunuz?
Eğer öyle ise
- NATO tatbikatında Atatürk ve Erdoğan resimleri niçin düşman hedef tahtasına konuluyor?
- NATO niçin PKK'yı silah ve para vererek güçlendiriyor?
- NATO'nun patronu ABD niçin Muavenet muhribimizi vurarak askerlerimizi şehit etti?
- Niçin Süleymaniye'de askerlerimizi başlarına çuval geçirerek sorguladı?
- ABD'deki Nevada Çölünde niçin Türkiye'yi işgal tatbikatı yapıldı?

- ABD Ordusu niçin Türkiye'yi bölüp Kürdistan kurma planını gösteren haritalar yayınladı?
  Bakınız:
  ABD Ordusu'nun Türkiye'yi bölen haritaları 

- Niçin FETÖ eliyle darbe tezgahladı?
- ABD niçin Yunanistan ve Güney Kıbrıs'taki üslerde ülkemize yönelik tank, top, uçak, füze, asker yığınağı yapıyor?


"Türkiye NATO'nun vazgeçilmez bir üyesidir" diyerek aklımızla alay etmelerine niçin izin veriyorsunuz?
Siz de "ABD'li dostlarımız" diyerek Türk Milleti'nin aklı ile niçin alay ediyorsunuz? Türk Milleti onların düşman olduğunu bilmiyor mu sanıyorsunuz?


+++

Bu kafa karışıklığı ile, bu yaman çelişkilerle bir devlet nasıl yönetilir, PKK ve FETÖ ile mücadelede nasıl başarılı olunur?

+++

Sayın Bakanımız,

ABD'nin ve doğal olarak ABD denetimindeki NATO'nun "dostumuz" olmadığını vakit çok geç olmadan anlamanızı, düşmanımız olan NATO'yu güçlendirme sevdasından bir an önce kurtulmanızı yürekten diliyorum, umut ediyorum.

Saygılarımla.

+++
+++

Arapça kısaltma olan DEAŞ'ın Türkçesi IŞİD:

DEAŞ: Devletü'l-İslamiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam
            (Irak'ın I'sı Arapça'da ayın (A) harfi ile yazıldığı için)
IŞİDIrak Şam İslam Devleti
            (Şam Arapça'da Suriye - Lübnan bölgesi
             Bizim Şam dediğimiz şehir Arapça'da Dımeşk)

+++
arşiv:

Erdoğan ve Bakan Güler’in Suriye – ŞİÖ çelişkisi: 

+++

15 Ağustos 2024 Perşembe

Erdoğan ve Bakan Güler'in Suriye - ŞİÖ çelişkisi: Hangisi haklı?



“Hangisi doğru söylüyor?" diyecektim. "Hangisi haklı? demeye karar verdim. "Doğru söylemeyen yalancı olur, hakarettir." suçlamasıyla karşılaşmak istemedim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "ŞİÖ'ye daimi üye olmak istiyoruz, Suriye'nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz yok" dedikten 45 gün sonra Bakan Yaşar Güler eski açıklamalarını aynen yineliyor, mealen "Olur mu öyle şey" diyor, açıkça Erdoğan'ı yalanlıyor İngiliz REUTERS Ajansı'na...

Yaşar Güler bu sözleri Erdoğan'dan ve Hükûmet'ten habersiz söylemiş olabilir mi? Doğal olarak Doğu Perinçek ULUSAL KANAL'da ÇIKIŞ YOLU programında bombaladı: 14/8/2024

Kaan Arslan:
"Türkiye'nin Suriye'den askerini çekmesi için Yeni Anayasa ve seçimler yapılması şartını öne sürüyor Bakan Güler."

Doğu Perinçek

"Türkiye'nin şartı ancak şu olabilir: Terörü birlikte temizleyelim, sonra askerimizi çekeriz. Vatan Partisi bunu söylüyor. 

Bakan Güler bunu söylemiyor, Amerika'nın ve İsrail'in talebini dile getiriyor. Anayasa ve seçim istiyor. PKK devletçiğinin yasallaşacağı anayasayı talep ediyor. Bir de sahte İslamcı bir devletçik kurulacak. Başka niçin anayasa istiyorsun kardeşim? Bu şartlar hukuken yanlış. Hem de Türk Devleti'ne yakışmaz. Sen başka bir ülkeye anayasa, seçim dayatamazsın.

AK Parti Hükûmeti'nin bu (Yeni Anayasa ve seçim) talebi doğrudan doğruya ABD ve İsrail'in talebi. Seçimlerden kasıt ellerinden gelirse Esad'ı devirmek."

Video kaydı: 


+++

12 Temmuz 2024
T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına göre, Tayyip Erdoğan basın toplantısında şöyle dedi:
“Hedefimiz daimi üye olmak. Türkiye gözlemci bir devlet olmak yerine 'Şanghay Beşlisi'ne daimi üye olarak katılmalı. Astana Zirvesi'nde bu konuyu (Rusya Devlet Başkanı) Sayın Putin ve Kazak mevkidaşım (Tokayev) ile görüştüm. Desteklerini talep ettim." 

+++

Bol maaşlı danışmanları kendisini bilgilendirmiyorlar mı ki, Şanghay Beşlisi 2001 yılında "Şanghay İşbirliği Örgütü" (ŞİÖ) adını aldı. 

+++

Asıl önemlisi, Sayın Erdoğan'ın bu isteği dayanaktan yoksun. 
Çünkü ŞİÖ'nün en önemli kuralı, üyelerin birbirlerinin içişlerine karışmaması. Dahası, ŞİÖ üyesi olmayan ülkelerin içişlerine de karışılmaması.  

Ancak Ak Parti Hükûmeti, ŞİÖ üyesi Rusya Federasyonu'nun en önemli müttefiki olan Suriye'nin içişlerine Davutoğlu'nun Başbakan olduğu dönemden bu yana silahlı ve silahsız olarak karışmaktadır.

Suriye'nin içişlerine hem de NATO planları ile paralel olarak karışan bir Türkiye'nin ŞİÖ'ye kabul edilme şansı sıfırdır. Bol maaşlı danışmanları kendisini bilgilendirmiyorlar mı?

İşte yakın geçmişten örnekler:

+++

Aralık 2023:
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler:

“Biz Suriye’ye huzuru getirdik. Suriye’yi DEAŞ (IŞİD) tehlikesinden kurtardık. Bunların hepsi unutuldu. Suriye rejiminin Türkiye’ye teşekkür etmesi gerekir.” 

“Suriye rejimi bazı sorumluluklarını yerine getirmiyor. Anayasayı kabul edecek, oylayacak. Sonra serbest seçimlere gidecek. Ondan sonra kim iktidara gelirse kardeşim biz de onu kabul edeceğiz. Ve kendi ülkemize, topraklarımıza döneceğiz.”

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Suriye sizin sömürgeniz mi Sayın Bakan Güler? 


31 Mayıs 2024
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler:

"Suriye rejimi ile görüşmeler sadece Astana’da İran, Türkiye, Suriye ve Rusya olarak dörtlü yapılıyor. Amacımız, Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde siyasi bir çözüme ulaşılmasıdır. Kapsayıcı bir Anayasa'nın kabulü, serbest seçimlerin yapılması,  kapsamlı bir normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda elimizden gelen desteği vermeye hazırız ve ancak bunlar yapıldıktan ve sınırlarımızın güvenliği tam olarak sağlandıktan sonra gerekirse çekilmeyi düşünebiliriz. Zaten bölgedeki sorunlar yarattıkları otorite boşluğundan kaynaklandı. Dolayısıyla buna güçleri olsa durum bu noktalara gelmezdi."

Bu sözlere karşı şöyle demiştik:
Sayın Bakanımız, Suriye sizin sömürgeniz, siz de oranın sömürge valisi misiniz? Yoksa ABD'nin, NATO'nun sözcüsü olarak mı söylüyorsunuz bunları?

Suriye Arap Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler üyesi bağımsız bir devlettir. Suriye halkı hangi Anayasa'yı kabul edecek? Her devletin olduğu gibi, Suriye'nin de bir Anayasası var.

Ha, siz diyorsunuz ki: "Ben mevcut Anayasa'yı beğenmiyorum, Benim beğeneceğim (daha doğrusu ABD'nin, NATO'nun beğeneceği) yeni bir Anayasa yapsınlar, oylayıp kabul etsinler, biz ondan sonra askerlerimizi çekeceğiz."

Böyle bir şeyi nasıl isteyebiliyorsunuz bağımsız tekçi (üniter = tek millet tek dil kabul eden merkezî) bir devletten? Yeni Anayasa demek, ABD'nin istediği gibi, Suriye'yi federasyona götürecek bir Anayasa demektir. PKK'ya ve Amerikancı sözde şeriatçı guruplara özerk bölgeler verilmesi demektir.

Suriye'nin federasyona geçmesi sizin değil, ABD'nin, NATO'nun isteğidir Sayın Bakanımız.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Savunma Bakanımız PKK'yı bitirme harekatına çelme takıyor 

+++

28 Haziran 2024
Ancak son günlerde Suriye ile normalleşme adımları atılırken Sayın Erdoğan aynı konuşmasında iki kez "Suriye'nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz asla olamaz" dedi.
Ayrıca, Suriye'ye NATO saldırısı başladığından bu yana ilk kez "rejim" demedi "Suriye" dedi, dahası, "Sayın Esed" dedi:

Gazeteci:
"Suriye ile yeniden ilişkiler kurulur mu?"

Erdoğan:
"Kurulmaması için hiçbir sebep yok. Suriye ile ilişkileri geliştirmekte, geçmişte nasıl birlikteysek aynı şekilde birlikte hareket ederiz. Suriye kardeş halkımız. Suriye'nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz asla olamaz.

"Suriye halkı bizim kardeş halklar olarak beraber yaşadığımız bir topluluktur. Nasıl ki biz Suriye'yle ilişkilerimizi çok çok canlı tuttuysak geçmişte, ailece görüşmelere varıncaya kadar biliyorsunuz Sayın Esed'le biz bu görüşmeleri yaptık. Yarın olmaz diye bir şey kesinlikle mümkün değil, yine olur. Suriye'nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz asla yoktur."

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 

+++

Gerçi Savunma Bakanı Yaşar Güler Aralık 2023'te ve 31 Mayıs 2024'te yukarıdaki gibi konuşarak Suriye'nin içişlerine karışma siyasetini sürdürmüştü ama Tayyip Erdoğan 28 Haziran 2024'te iki kez "Suriye'nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz asla yoktur" deyince gerçekten Suriye ile normalleşme yoluna girildiğini düşünerek umutlanmıştık.

Ne yazık ki, Erdoğan'ın bu konuşmasından tam 45 gün sonra  Bakan Yaşar Güler İngiliz REUTERS Haber Ajansı'na verdiği demeçte Suriye'nin içişlerine karışmayı sürdüreceğini açıklayarak Tayyip Erdoğan'ı yalanlamış oldu:

"Yeni bir Anayasa yapılıp seçimler düzenlenmeden Türk askerinin bölgeden çekilmesini tartışmayacağız."

Bakan Güler, aynı demeçte, Erdoğan'ın "Hedefimiz ŞİÖ'ye daimi üye olmak" sözlerini de şöyle yalanladı:

"NATO üyeliği ŞİÖ ile bağ kurmayı engellemiyor.  Ancak önceliğimiz NATO’daki sorumluluklarımızı yerine getirmek. NATO’nun hazır ve güçlü olmasına odaklanmalıyız”

Bağ kurmak başka. Daimi üye olmak bambaşka. Bakan Güler NATO'ya: "Siz bakmayın Erdoğan'ın dediklerine. O öyle atar tutar. Biz NATO'cuyuz" mesajı veriyor.

Bakan Güler NATO'yu güçlendirecek ki, yeni bir 15 Temmuz darbesi başarılı olsun, Erdoğan ile Perinçek ortadan kaldırılsın. Bunu mu istiyorsunuz Sayın Güler? 

Bakınız: 

+++
arşiv:
Hükümet'in Suriye şartları - Fikret Akfırat 

Fırat Kalkanı bölgesi ile Suriye arasında 
bir sınır kapısı açıldı


Suriye Milletvekili Türkiye'ye seslendi: İttifaka hazırız 

ABD ile birlikte Suriye'de PKK devletçiği 
mi kuracaksınız Sayın Dışişleri Bakanımız? 

+++

7 Ağustos 2024 Çarşamba

IRAK'tan AKP'ye bölücü parti kapatma dersi


Irak Yüksek Yargı Meclisi'nin PKK bağlantılı 3 partiyi kapatıp mallarına el koyma kararı üzerine
HDP Kapatılsın Platformu Başkanı,
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı, 
Eski TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan:
"IRAK yargısından AYM'ye ders
(AYM bizim Anayasa Mahkemesi)

Şöyle de denilebilir:
"IRAK'tan Ak Parti Hükûmeti'ne ders" 

Neden?
PKK'nın sözde yasal partilerinin kapatılmasından öncelikle mahkemeler değil, iktidar sorumludur. Ülkeyi yöneten iktidar değil mi? Ülke bölünüp sözde Kürdistan kurulursa sorumlusu kimdir? AYM'nin HDP'yi kapatmamasından iktidar sorumludur. 

Irak'ta PKK bağlantılı 3 partinin kapatma kararını gerçi yargı verdi ama, yargıya "Kapatın" emri veren Irak Hükûmeti.

Olay şöyle gelişti:

Mart 2024'te üst düzey Ak Parti Hükûmeti Heyeti Irak'ı ziyaret ederek PKK konusunu görüştü. Bu görüşmeden sonra Irak Hükûmeti, Irak'ın güvenliğine tehdit oluşturduğu gerekçesiyle PKK'yı "Yasaklı Örgüt" ilan etti.


Bunun mantıki sonucu, PKK'nın 3 yasal partisinin de yasaklanması olacaktı.

Nitekim Bağdat Hükûmeti'nin görevlendirdiği Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci Yüksek Yargı Meclisi'ne "PKK'nın yasal partilerini kapatın" talimatını iletti. 


Yüksek Yargı Meclisi (Meclis el-Kada el-Âlî), Hükûmet'in isteği (talimatı) üzerine PKK bağlantılı 3 yasal partiyi kapatarak tüm mallarına el konulmasına karar verdi.

+++

Doğu Perinçek:

"PKK Türkiye'ye karşı savaşıyor, tabii Irak için de bölücü bir örgüt. ABD'nin Irak'ı işgalinden yararlanarak oralarda bir boşluk bulup yerleşti. Ama Irak'ın hükûmet kuvvetlerine karşı bir silahlı mücadelesi yok. Buna rağmen Irak onun bir düşman olduğunu görüyor ve yasaklıyor, kapatıyor. Ama bizim AYM Amerika'ya o kadar bağlı ki, Türkiye'den o kadar kopuk ki, ısrar ediyor, kapatmıyor. Amerika hükmediyor Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'ne. 

Ak Parti - Tayyip Erdoğan yönetimi de PKK'nın partilerinin kapatılması konusunda son derece kararlı net tavırlar almadı. Vatan Partisi gibi, MHP gibi bir tavrı yok."

Video kaydı
Doğu Perinçek:

Irak, PKK'yı bir düşman olarak görüyor ve onun partilerini kapatıyor. Bizim Anayasa Mahkememiz; Amerika'ya o kadar bağlı, Türkiye'den o kadar kopuk ki PKK'nın partisini kapatmamakta inat ediyor. Irak yargısının almış olduğu kararı Anayasa Mahkememiz örnek alarak PKK'nın partisini kapatmalıdır.

+++

Irak Hükûmeti:
"PKK ile bağlantısı olan partileri kapatın"
Irak Yüksek Yargısı:
"Hepsini kapattık"

+++

Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, PKK’nın yasal kolu HDP'yi kapatmamakta ısrar ediyor, dahası terör örgütüne 2023 yılında 540 Milyon TL ve bu yıl 600 Milyon TL Hazine yardımı 
yapılmasına 7'ye karşı 8 oyla karar veriyor. 8 Yargıç alenen PKK'yı koruyup kolluyor. AK Parti Hükûmeti aciz kalıyor, hatta 
Maliye Bakanlığı parayı ödüyor.

Ak Parti Hükûmeti:
"AYM bir türlü HDP'yi kapatmıyor." diye sızlanıyor.
Üstelik, AYM'nin HDP'ye Hazine yardımı kararını uyguluyor.
Maliye Bakanı'na: "Bu parayı HDP'ye ödeme" diyemiyor.


Irak Hükûmeti "Kapatın" talimatı veriyor.
AK Parti Hükûmeti, Irak Hükûmeti kadar olamıyor.

O Irak ki, ABD işgali altında. Buna rağmen PKK bağlantılı partileri kapatıyor, biz ki bağımsız bir ülkeyiz, kapatamıyoruz.

Kimse "Hukukun üstünlüğü", "Mahkemelerin bağımsızlığı" gibi bahaneler ileri sürmesin. Bu ülkeyi iktidar yönetmiyor mu? Devletin güçleri bu 8 AYM üyesini "ikna" edemeyecek kadar aciz olabilir mi?

AK Parti, yasal hakkı olmasına rağmen Yargıtay'a  "HDP'yi kapatma davası açın" başvurusu yapmıyor. NATO etkisinde olan AYM üyeleri "Demek ki Ak Parti HDP'nin kapatılmasını gerçekte istemiyor" kanaatine varıp "kapatılmasın" diyorlar.

Ak Partili Maliye Bakanlığı'nın HDP'ye 1 milyar 140 milyon TL Hazine yardımı yapması da bu kanaatlerini pekiştiriyor.

Ak Parti en azından "HDP Kapatma Davası sonuçlanana kadar bu paranın verilmesini durduruyorum" diyebilirdi. Onu bile diyemiyor, paralar DEM üzerinden  PKK'ya gidiyor.


Doğu Perinçek:

"Burada devletin zaafı var.

Sorumluluğu Anayasa Mahkemesi'nin üzerine yıkamayız.
Türk Devleti'nin ve AK Parti Hükûmeti'nin zaaf içinde olduğu apaçık ortada.

AK Parti Hükûmeti ve Sayın Cumhurbaşkanımız şunu söyleyemez:
"Efendim, yargı bağımsızdır" falan filan.

Yaratılan bir iklim var. TVlerde de görüyoruz.
Devlet zaafı var diyorum bakın.
Devlet zaaftan çıktığı zaman bu hesaplar da kalkar.

Bakın, Vatan Partisi hükûmette olsun, aynı Hakimler 15'e sıfır karar verir."

Video kaydı

+++

Zaaf içinde olmayan, kararlı bir siyasi iktidar, o Anayasa Mahkemesi'ni oradan uçurur. 

AK Parti iktidarında 7'ye karşı 8 oyla HDP'ye Hazine yardımına blokeyi kaldıran aynı hakimler, Vatan Partisi'nin hükûmette olması durumunda sıfıra karşı 15 oyla HDP'yi kapatma kararı verir.

Sorun hakimlerde değil, siyasi iktidardadır.

+++

Bu arada Vatan Partisi'nin Yargıtay'a yaptığı HDP'yi kapatma başvuruları Yargıtay'ın AYM'de dava açmasında etkili oluyor ancak iktidarın zaafı yüzünden kapatma kararı alınamıyor.


+++

Irak'ta kapatılan 3 parti şunlar:


- Tevgera Azadi (Kürdistan Özgür Toplum Hareketi) 

- PADE (Ezidilerin Özgürlük ve Demokrasi Partisi) görünüşte Ezidilerin (Yezidilerin) IŞİD zulmüne karşı kurduğu, ancak PKK denetiminde olan parti. 

- Demokratik el-Nehza Cephesi (PTD = Demokratik Mücadele Cephesi Partisi). Açık kaynaklarda bu örgüt için bilgi yok.

Video kaydı: ÇOK ÖNEMLİ

+++