Her nasılsa bloğumdan silinmiş olan 15 Ocak 2022 günlü yazımı tekrar yayımlıyorum:
+++
52 yıldır Erbakan'ın Milli Görüş çizgisini devam ettiren, 24 yıldır el-aziz gazetesini çıkaran Zeki Geçgil, Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile söyleşi yaptı.
Zeki Geçgil, özellikle şunları belirtti:
"- Tarikat ve cemaatlere güvenmeyin
- Şu anda tarikat ve cemaatlerin hepsi Erdoğan'a karşı CHP ile ittifak yapıyorlar
- Saadet Partisi, Erbakan'a karşı mücadele eder duruma düştü
- Hepsi Erdoğan'ın altını oymak için çalışıyor.
- Aynısını Erbakan'a yapmışlardı.
- Ak Parti'de Milli Görüş çizgisi tekrar hakim oldu.
- Erdoğan, mücadelesinde yalnız."
- Süleymancılar 'Erdoğan'a oy vermeyin' çağrısı yaptı.
- YENİ ASYA'cılar (Nurcular) her gün muhalefet ediyor.
- İsmailağa Cemaati de televizyondan ilan etti.
- Menzilcilerin de bir bölümü.
- Hepsi Erdoğan'ın altını oymak için çalışıyor."
+++
Neden peki?
Hepsi eskiden Erdoğan'ı destekliyordu. Şimdi ne oldu?
Zeki Geçgil'in şu açıklaması bu sorunun yanıtını veriyor:
"- Tarikatların hepsi ticaretle uğraşıyor
- Tarikat ve cemaatler ABD ve İsrail'in denetiminde."
+++
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Tarikatlar Raporu, bilhassa Süleymancıların yabancı istihbarat örgütleri ile ilişkilerine dikkat çekiyordu
+++
Dolayısıyla, ABD ve İsrail ne isterse onu yapıyorlar.
Erdoğan BOP Eşbaşkanı olduğunu ilan edip Fethullahçılarla birlikte PKK açılımı yaparken, açılım karşıtlarına Ergenekon - Balyoz kumpasları kurarken hepsi Erdoğan'ı destekliyordu.
Erdoğan Kraliçe'nin adamı Gül ile, ABD'nin adamları Babacan ve Davutoğlu ile birlikte iken, tarikat ve cemaatler Erdoğan'ı destekliyordu.
+++
Ne zaman ki Erdoğan'ın ABD ile arası bozuldu, BOP Eşbaşkanlığı'nı bıraktı, PKK'yı hendeklere gömerek BOP'a karşı mücadeleye başladı,
Ne zaman ki Erdoğan Davutoğlu'na tekmeyi basıp ta Foreign Policy dergisi Davutoğlu'nu kastederek "America loses its man in Ankara" (Amerika Ankara'daki adamını kaybetti) diye başlık attı,
ABD ve İsrail'den gelen emir üzerine tarikat ve cemaatler de Erdoğan'a karşı mücadeleye başladı.
PKK'nın
Kandil şeflerinden Duran
Kalkan Açılım'ın
bitirilmesi olayını şöyle
açıklamıştı:
"ABD,
Türkiye ve PKK'dan silahların susmasını istedi. PKK ve
Başbakan Davutoğlu kabul
etti, Tayyip Erdoğan reddetti. PKK ile mücadelenin
durmasını isteyen
Davutoğlu hükumetinin başını Erdoğan yedi.
AKP
üzerinde Erdoğan ve ABD'nin ciddi bir çekişmesi ve mücadelesi
var. ABD, Erdoğan'ın savaş
politikasını aşacak bir siyaset istiyor. Erdoğan
bu yüzden Davutoğlu
hükumetinin başını yedi.
Türkiye'nin
PKK ile mücadele etmesi ABD politikalarına hizmet etmiyor, bu
yüzden ABD Türkiye içinde bir çatışma ortamı istemiyor.
Erdoğan
ile ABD'nin politikaları karşıttır. Erdoğan ve ABD arasında, 7
Haziran seçimi öncesine
benzeyen bir durum yaşanıyor. Sanki ABD, Erdoğan'ın üzerine
bir çizgi çekmiş durumda."
Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Saray Darbesi Arşivi
Davutoğlu
ve PKK kabul etti, Tayyip reddetti
(Saray
Darbesi - 4)
Erdoğan'ın tarikatlarla mücadelesi şöyle gelişti:
Önce NATO'nun Gladyo örgütü Nurcu FETÖ ile hesaplaştı.
Sonra İsrail denetimindeki Adnan Oktar tarikatı
Arkasından yeni FETÖ rolüne soyunan Alpaslan Kuytul'un Furkan Vakfı
Diğerleri sırada.
Bu konuda geniş bilgi için bakınız.
Amerikancı Furkan Vakfı'na operasyon
Tarikatların kökünü kazıyacağız
+++
Bir tarikatın veya cemaatin belli bir büyüklüğe geldikten sonra ABD - İsrail denetimine girmesi kaçınılmazdır.
Güç elde etmek... Suudi benzeri bir devlet kurmak hayali.. ABD desteği olmadan, Türkiye'nin iç dinamikleri ile hayata geçirilemez.
Ancak, NATO'nun Gladyo örgütü konumuna kadar yükselebilen FETÖ'nün bile beceremediği iktidara gelme hedefini diğerlerinin gerçekleştirmesi mümkün değil. Bundan dolayı ABD onlara Millet İttifakı'nı destekleme görevi veriyor.
Yurt çapında örgütlenememiş küçük yerel gerçekten samimi tarikat benzeri yapılar bu kapsamın dışındadır.
+++
arşiv:
Tarikat okulları ve yurtları kamulaştırılsın
+++
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder