Ukrayna İHA ve SİDA ile Türkiye - Rusya arasında yük ve petrol taşıyan gemilerimize saldırıyor, yakıp yıkıyor.
Bugüne kadar 12 gemimize ağır hasar verdi, 3 denizcimizi ve 5 Azerbaycan Türkü denizciyi şehit etti, onlarca denizcimizi yaraladı.
Ak Parti Hükümeti bu saldırılar karşısında Ukrayna'ya tek bir söz bile söyleyemiyor. Hatta bu saldırıları yapanın Ukrayna olduğunu gizliyor. Savaşmadan yenilgiyi kabul ediyor.
Çünkü "Ukrayna vurdu" demek "NATO vurdu" demek olacaktı. NATO'nun izni olmadan Türk gemisini vurabilir mi o alçak?
Bu davranışıyla Ukrayna'ya şöyle demiş oluyor:
"Türkiye'nin seni cezalandıracak gücü ve cesareti yok.
Yenilgiyi savaşmadan kabul ediyorum. Rusya ile yapmakta olduğum deniz ticaretini azaltıyorum. N'olur vurma artık."
Ve ABD'nin / NATO'nun Ukrayna sopasını kullanarak verdiği gözdağına karşı koyamıyor, teslim bayrağını çekiyor.
Ve tüm dünyanın gözleri önünde ABD/NATO sopasını sallayan Ukrayna/Zelenskiy karşısında aşağılanıyoruz: Gemilerini koruyamayan zavallı ülke.
+++
3 Ağustos 2026
Novorossiysk açıklarında yaş sebze ve meyve taşıyan NADHEZNA ve YAŞAR adlı Türk gemilerine 3 Ağustos'ta Ukrayna tarafından İHA saldırısı düzenlendi. Bunlar Ukrayna'nın saldırdığı 10. ve 11. gemilerimiz oldu.
Ukrayna'nın gemilerimize saldırı listesi için bakınız:
Erdoğan'a hamam böceği deyip denizcilerimizi şehit eden
Siyonist cezasız mı kalacak?
+++
5 Ağustos 2026
Bu son saldırı üzerine Hükümet'in yine Ukrayna adını ağzına almaması, MHP için bardağı taşıran son damla oldu. Bahçeli'nin TRÇ İttifakı önerisinden sonra Cumhur İttifakı içinde yeni bir çatlak oluştu.
MHP Genel Başkan Yardımcıları İsmail Özdemir ve Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Ukrayna ile olan ikili ilişkilerin baştan sona gözden geçirilmesi", "Türkiye'nin egemenlik haklarının korunması" gerektiğini ifade ettiler:
“Karadeniz’de ticari gemilerimize yönelik saldırılar kabul edilemez. Ukrayna tarafının, kendilerine yönelik daha önce resmi makamlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize rağmen, sorumsuzluktan öte art niyetli tutumla sergilediği saldırılar artık bardağı taşırmıştır.
Ancak her fırsatta Rusya’yı suçlayan batılı anlayışın, gelinen aşamada gerçekte kendilerinin bunu istediği anlaşılmaktadır.
Bilhassa Ukrayna tarafının makul görülemeyecek tutumunun bundan sonraki dönemlerde sadece ikaz boyutunda kalmayıp, bu ülkeyle ilişkilerin her yönden gözden geçirilmesi mecburiyeti karşımıza gelmiştir.
Daha evvel Kıbrıs meselesinde de Türkiye ile beraber KKTC’ye yönelik saygısız ve egemenlik hakları ihlali olan beyan ve tutumlarda bulunan Ukrayna’ya karşı acil tedbir geliştirilmesi, yaşanan son olayla beraber kendisini göstermiştir.
Karadeniz’de hedef alınan yalnızca bir gemi değildir. Hedef alınan; Türkiye’nin deniz ticareti, Orta Koridor’un güvenilirliği, Türk dünyasını birbirine bağlayan lojistik hatlar ve uluslararası deniz hukukunun temel ilkeleridir."
+++
MHP'li İsmail Özdemir: "... resmi makamlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize rağmen" demektedir. Eğer Hükümet kamuoyuna açıklamadan Ukrayna'ya uyarı yaptı ise, durum daha da vahimdir. Çünkü bu durumda Ukrayna (daha doğrusu ABD/NATO) uyarılarımızı takmamış, Türkiye'yi adam hesabına almamış, saldırılarına devam etmiş demektir.
Eğer Hükümet Ukrayna'ya uyarı yapmış ise bunu açıklaması gerekirdi. Nasıl bir uyarı yapmış da Ukrayna "Hadi git ordan" demiş ve Hükümetimizi resmen aşağılamış, bilmeliyiz.
+++
7 Ağustos 2026
CHP Dış Politika Kurulu'nun açıklaması:
"2. Ukrayna’nın Karadeniz’de uluslararası yasalara aykırı sivil gemilere saldırı eylemleri ve karada sivil hedeflere yönelmesi, savaşa yön vermiştir. Türkiye, İstekliler Koalisyonu'nun girişimlerinde yan tutar görünümde bulunmamalı ve her iki savaşan tarafla da mevcut politik tutumunu devam ettirmelidir."
(İstekliler Koalisyonu: Ukrayna'ya destek veren 37'den fazla ülkenin Fransa ve İngiltere öncülüğünde oluşturduğu gurup)
Kılıçdaroğlu yönetimi, Ukrayna'ya karşı tavır almaya cesaret etmiş, Hükümet'in Ukrayna'yı tutar görünüm vermesine karşı çıkmıştır. Guguk kuşlarının CHP'den ayrılmasının olumlu sonuçları görülmeye başlanmıştır.
+++
8 Ağustos 2026
Ak Parti Hükümeti 11 gemimize saldırı düzenleyen, 3 Türk ve 5 Azerbaycan Türkü gemiciyi şehit eden, onlarca gemicimizi yaralayan Ukrayna'ya tek bir laf etmez, hatta saldırıları Ukrayna'nın yaptığını bile söyleyemezken...
MHP'nin yukarıdaki açıklamalarına rağmen...
Ak Parti Hükümeti'nin bu aciz durumundan kuvvet alan Ukrayna MV GÜLLÜK adlı gemimizi İHA ile vurdu.
Doğu Perinçek:
"Niye Türk Hükümeti sesini çıkaramıyor?
Tayyip Erdoğan niye burada van minüt diyemiyor?"
Video kaydı:
+++
10 Ağustos 2026
Bu durumda,
"HÜKÜMET KARADENİZ'İ GÖZDEN Mİ ÇIKARDI"
sorusu gündeme geldi.
Böyle devlet olur mu?
Olursa, buna devlet denir mi?
Bugüne kadar verdiğimiz İHA ve diğer Türk yapımı silah ve askeri araçlar yetmemiş olacak ki, şimdi de
Amerikan malı füzeleri vereceğiz.
"Al bunları, gemilerimizi vurmaya devam et"
diyeceğiz.
DÜNYA TARİHİNDE HEM DOST ÜLKELERİ HEM DE KENDİ ÜLKESİNİ BOMBALAMASI İÇİN DÜŞMAN ÜLKEYE ASKERİ YARDIM YAPAN İLK VE TEK ÜLKE OLARAK ÜNLENDİK.
Böyle devlet olur mu?
Olursa, buna devlet denir mi?
+++







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder