30 Ağustos 2026 Pazar

Hayalci Sosyalizm, Bilimsel Sosyalizm ve Ahmed eş-Şara

21. Yüzyılda Bilimsel ve Ütopyacı (Hayalci) Sosyalizm
+++
Metin, Doğu Perinçek'in Sosyalizm dersinin bant çözümüdür.
Ayraç (parantez) içleri tarafıma aittir.
+++
Konular:
19. Yüzyıl kapitalizm çağında devrim teorisi (Marksizm)
20. Yüzyıl emperyalizm çağında devrim teorisi (Leninizm)
Ahmed eş-Şara
Bilim nedir
20. Yüzyıl devrimleri 
Stalin'in hataları
Lenin'in Marksizm'e katkıları
Troçki'nin hatası
Komünist Enternasyonal'in hatası
Mao'nun katkıları
Sosyalizmden kapitalizme geri dönüş
Vatan Partisi'nin içinde de kapitalist yolcular olacaktır.
Mao Ze Tung'un Üç Dünya Teorisi
Bütün devrimler vatan savunmasında oldu
Rus Devrimi de Milli Demokratik Devrimdi

+++
TEORİ - OCAK 2026 - SAYI 432 - YIL 43

Türkiye'de Komünist, Marksist-Leninist, İşçi adıyla Bilimsel Sosyalizmi çağrıştıran adlarla parti ve örgütler var. Ancak program ve stratejileri ile tarihin dışında konumlanmışlar. Ütopyalar (hayaller) peşinde koşuyorlar, bilimsel değiller.

Tarihin dışında konumlanmakla bilim dışı olmak aynı şey.
Çünkü madde zamanın içinde hareket eder. Dolayısıyla zamanın dışında olmak demek, olmamak demek.

Sosyalizm Bilimsel Sosyalizm'den önce de vardı, Ütopik Sosyalizm olarak. Özlemler, umutlar: Sömürü, baskı, sınıfsal farklar olmasın, herkes eşit olsun. Yani Cennet'te olduğu gibi sınıfsız bir dünya.

1848 yılında Marx ve Engels "Komünist Partisi Manifestosu"nu yayınladılar. (Almanca: Manifest der kommunistischen Partei)


Bu Manifesto ile, sosyalizmi zamanın ve gerçeklerin içine oturttular: "Sen istedin diye devlet ortadan kalkmaz, sınıflar ortadan kalkmaz, eşitlik gelmez." Onun bir zamanı var. Tarihsel koşulları var. Manifesto o koşulları ifade etti. 
Marx ve Engels isim olarak "Bilimsel Sosyalizm"i seçti.

Bilimsel Sosyalizm, İngiliz Robert Owen ve Fransız Charles Fourier'in başını çektiği Ütopyacı Sosyalizm'e karşı mücadele içinde gelişti: Sen istediğin zaman devrim olmaz. Kapitalist bir ülkede çelişmelerin keskinleştiği ve işçi sınıfının kapitalist sınıfı devirmesi koşullarında sosyalizm gerçekleşir.

Mete Han zamanında olmaz örneğin.

Gelişmiş kapitalist bir toplumda üretim araçlarının özel mülkiyeti ile üretimin toplumsal olması arasındaki çelişkinin çözülmesi (üretim araçlarının kamulaştırılması) yoluyla sosyalizm kurulabilir.


19. Yüzyıl:  Rekabet kapitalizmi döneminde devrim

O çağda devrim Avrupa / Kuzey Amerika odaklı idi. Kapitalizm orada gelişmişti. Gerçekten 1830 ve 1848 Devrimleri oldu. 1871'de işçi sınıfı Paris Komünü'nü kurup 3 ay iktidarda kaldı.
Ancak kapitalizm 20.Yüzyılın başında emperyalizm dönemine girince işçi devrimleri çağı, yani 1848 Komünist Partisi Manifestosu'ndaki modelde öngörülen devrimlerin nesli, 1871 Paris Komünü ile sona erdi.

+++

20. Yüzyıl: Emperyalizm döneminde devrim

19. Yüzyılın sonunda kapitalizm yeni bir döneme girdi. Kapitalizm bir üretim fazlası yarattı. Fabrika sahibi, işçilere üretilen malın değerinden az ücret veriyor. İşçiler de üretilen malın hepsini satın alamıyor, elde bir üretim fazlası kalıyor. Bu fazla her yıl artarak birikiyor. Çare: Bu fazlayı silahlı kuvvet desteği ile sömürülen ülkelere ihraç etmek. Bu amaçla şirketler tekelleşiyor, banka sermayesi ile birleşiyor, rekabet kapitalizmi sona eriyor, tekelci kapitalizm dönemi başlıyor. Buna emperyalizm (finans kapital = tekelci kapitalizm) diyoruz. 

Kapitalizmin ideologları (fikir babaları) olan İngiliz Hobson ve Avusturyalı Hilferding emperyalizmi ekonomik temelde Lenin'den önce açıklamışlardı.


Lenin de 20. Yüzyılın başında onların bu açıklaması temelinde emperyalizm çağının devrim teorisini yaptı, 

"Artık devrimin nedeni 
işçi sınıfı ile kapitalist sınıf arasındaki çelişme değil,
ezen milletlerle ezilen milletler arasındaki çelişkidir."


Neden? Çünkü emperyalist ülkelerin (Batı Avrupa ve ABD) kapitalistleri, henüz kapitalizme geçememiş ülkelerden elde ettikleri sömürüden kendi işçi sınıflarının bir kısmına da bir pay vererek yatıştırdı, işçi-kapitalist çelişkisini yumuşattı. Yarattığı işçi aristokrasisini burjuva milletin bir parçası haline getirdi.

Marx ve Engels: "Ezilen dünyadan elde ettikleri sömürüden pay verdikleri  kendi işçi sınıflarını burjuvazi biraz kendinden yaptı, burjuva milletin bir parçası haline getirdi." dediler.

Bunun doğru olduğunu şöyle gördük: Birinci Dünya Savaşı'nda Avrupa'da işçi sınıfları kendi ülkelerinin emperyalistlerini destekledi:

Alman Sosyal Demokrat Partisi Lideri Kautsky,
işçi sınıfını emperyalist burjuvazilerini destekleme 
yoluna itenlerin başını çekiyordu.
Sosyal Demokratların bu dönekliği (ihaneti) üzerine
Lenin, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin
adını Rusya Komünist Partisi olarak değiştirdi (1918)

Bu durumda devrimin coğrafyası ve sosyo-ekonomik temeli değişti. Devrimin merkezi Batı Avrupa ve ABD'den Asya, Afrika ve Latin Amerika'ya kaydı.

Batı'daki işçi sınıfı ile emperyalist kapitalistler arasındaki çelişme kaybolurken, emperyalist Batı ülkeleri ile Hindistan, Çin, Osmanlı, Afrika, Latin Amerika arasındaki çelişmeler keskinleşti. Devrim, bu ezilen milletlerin emperyalizme karşı verecekleri mücadele ile olacaktı. 

20. Yüzyılın başında Lenin artık devrimin nedeninin ezen ve ezilen milletler arasındaki çelişki olduğunu saptadı.

Marx ve Engels de 1850'lerde ortaya çıkmaya başlayan bu yeni durumu görmeye başlamışlardı. Henüz emperyalizm aşamasına gelmemiş olan dış ticaret çağındaki kapitalizmin kendi işçi sınıfını yatıştırdığını ve burjuva milletler oluşturduğunu yazdılar.

Ve emperyalizm dönemi başlamadan önce gözlerini Doğu'ya, Rusya, Osmanlı ve Çin'e çevirdiler: "Devrim buradan olacak"

Bakınız:
"ASYA ÇAĞININ ÖNCÜLERİ" kitabının baş tarafındaki 
"Marx ve Engels'in Asya Devrimi Öngörüleri" bölümü.

Böylece "işçi sınıfının kapitalist sınıfı devirerek sosyalizmi kurması" olarak ifade edilen 19. Yüzyıl devrim modeli artık geçerli olmaktan çıkmıştı.


(Bu konuda bakınız:

Buradan şunu görüyoruz: Bilim, yaşanan pratiğin sistemli bir şekilde bilgisinin üretilmesi. Teorinin kaynağı hayat. 

19. Yüzyılda yaşananlarla 20. Yüzyıldakiler farklı. 
(O halde devrim teorisi de değişecek. 
Artık "İlla ki sosyalist devrim" diye tutturmanın alemi yok.
Olmayacak duaya amin denir mi?)

O bakımdan, 19. Yüzyılda yaşamış olan Marx ve Engels'ten 20. ve  21. Yüzyıl'ın teorisini bekleyemezsin. O, bilim olmaz, fala bakmak olur.

+++

Ahmed eş-Şara 

Ahmet eş-Şara yönetimi PKK'yı temizliyor, adı Komünist vesaire olan partiler "Orada şeriatçılık var, devrimcilik onu ezmektir" diyorlar. İşte bu, tarihin ve zamanın dışında bir özlem. Bu, feodalite döneminin devrim teorisi: 16. Yüzyılda kapitalizmin yeni ortaya çıkmaya başladığı dönemde Krallara, şeriata karşı köylüleri yanına alarak savaşmak.

Dolayısıyla, "Kahrolsun eş-Şara, kahrolsun şeriat" diyen TKP
(Türkiye Komünist Partisi) ve diğerleri Ortaçağ'da yaşıyor.

Halbuki eş-Şara emperyalizme karşı savaşıyor. ABD ve İsrail piyonu olan PKK'yı temizliyor. "Kahrolsun eş-Şara" deyince ABD ve İsrail'in yanına düşmüş oluyorsun. Günümüzde Türkiye ve Suriye'de değil de Disneyland'da, masal dünyasında yaşadığın zaman devrim düşmanı oluyorsun. 

Çağımızın devrim teorisi ne? 
Emperyalizme karşı ezilen milletlerin devrimi. Lenin'e göre "Emperyalizmin zayıf halkasında devrim". Yani burjuvaziye karşı değil, emperyalizme karşı devrim.

Doğru mu? Evet. Rus, Çin, Türk, Vietnam, Kamboçya, Laos, Küba, Venezuela, Nikaragua... Hepsi emperyalizme karşı.
20. Yüzyılda işçi sınıfının ayaklanıp kapitalistleri devirdiği tek bir örnek yok. 1848 Komünist Manifestosu'ndaki modele göre bir devrim yok. O modelin nesli 1871 Paris Komünü ile sona eriyor. O da 3 ay sürüyor.

Gerçekten de, Batı Avrupa'da, ABD'de  işçi devrimi olmadı, olmayacak. Leninizm bu gerçeği ifade etmektedir.

+++

Bilim nedir

Bilim yalnızca Marx ve Engels'in izinden gidenlerin ürettikleri sistemli bilgiler midir? Hayır. Lenin'in Engels'e dayanarak yazdığına göre "Marksizmin Üç Kaynağı" şunlardır:


1- İngiliz iktisadı: David Ricardo ve Adam Smith. Kim bunlar?
    Liberal kapitalizmin burjuva iktisat teorisyenleri.
2- Alman felsefesi. Hegel ve Feuerbach (Foyerbah)
    Feuerbach burjuva materyalisti. Hegel idealist.
3- Fransız sosyalizmi. Burjuva sosyalizmi.
    Fransa'da Fourier (Furiye), İngiltere'de Robert Owen

(Leninizmin kaynakları Hobson ve Hilferding de burjuva.)

"Marksizm'den önce bilim yok" anlayışı bu yüzden yanlış.
Bütün insanlığın bilgi birikimi. Marx diyor ki: "Benim bunlara eklediğim tek şey, sosyalizmin belli tarihsel koşullarda gerçekleşeceği." Dolayısıyla Bilimsel Sosyalizm'in dayandığı bilimsellik, insanlığın bütün bilgi birikimi.

Yalnız Marx, Lenin değil, hatta onlarda da yanlışlar var, olmaması mümkün değil. Marksizme göre, bilim gerçeğe ancak yaklaşıyor, mutlak gerçek yok. O kadar sonsuz bir evren var ki, o kadar sonsuz ilişkiler var ki, bunların içinde herhangi bir maddi süreci mükemmel olarak tanımlamak, teorisini yapmak mümkün değil. Ancak gerçeğe yaklaşabilirsin. Bilimler geliştikçe Bilimsel Sosyalizm o gelişen bilginin doruk noktası, ama Marx zamanındaki haliyle değil.

Dolayısıyla hazır bir reçete yok: "Marx şöyle dedi, öyleyse tamam." Vatan Partisi'nin Türkiye ile ilgili ürettiği görüşleri, stratejiyi, sınıfsal tahlili istediğiniz kadar Marx, Lenin, Mao okuyun, oralarda bulamazsınız. Öyle bir tembellik yok. Her şey senin yaratıcılığına ve birikimine kalmış.

Kitaplar bize anlama konusunda yetenek, genel teorik bilgi veriyor. "Emperyalizm çağında devrim emperyalizme karşı olur". Bu cümleden başka sana Lenin'den bir yardım yok.
Ülkeni tanıyacaksın. TEORİ Dergisi bunu yapıyor. Vatan Partisi'ni kendisine "Koministim, Marksistim" diyenlerden ayıran bu.

+++

20. Yüzyıl devrimleri

1905 Rus Demokratik Devrimi, 1907-1909 İran Demokratik Devrimi, 1908 Osmanlı Hürriyet Devrimi, 1910 Meksika'da Zapata Devrimi, 1911 Çin (Sun Yat Sen) Demokratik Devrimi

İkinci dalga:
1914 - 15 Çanakkale Savaşı ikinci dalganın başı. İngiliz ve Fransızlar Çanakkale'yi geçip Rus Çarı'na yardıma gidemeyince 1917 Şubat ve Ekim Rus Devrimleri oldu. İngiltere ve Fransa ile birlikte Türkiye'yi paylaşmak isteyen Çarlık Rusyası'nda devrim olduktan sonra kurulan Sovyet Rusya bizim tarafımıza geçip bize yardım edince Kemalist Devrim oldu. Arkasından İran, sonra Mao.

Yani: Türkiye - Rusya - İran - Çin
Bunlar ne? Eski imparatorluklar. Yani ezilen dünyada eski imparatorluklar önderlik ediyor. Neden? Bağımsızlık birikimi, ordu mirası, bürokrasi mirası var onlarda.
Bugün de emperyalizme direnenlerin başında bu ülkeler var.
Devlet Bahçeli bu yüzden "TRÇİ İttifakı olmalı" diyor.

+++

Stalin'in hataları

Stalin "Leninizm'in özü proletarya diktatörlüğüdür" diyor. Ama zaten Marksizm'in özü bu. Böyle deyince Lenin'in Marksizm'e hiç bir katkısı olmadığını söylemiş oluyor Stalin.

İkinci hatası "Üretim araçlarının kamulaştırılması tamamlandı, artık kapitalizme geri dönüş olmaz" açıklaması idi. Yıl 1936.

(Üçüncü hatası, Komintern'in ÇKP'ye "Şehirlerde işçileri ayaklandırın" talimatı vermesine engel olmamasıdır.)

+++

Lenin'in Marksizm'e katkıları

1- Ezen - ezilen millet ayrımı yapması ve devrimi ezilen milletlerin ezenlere karşı yapacağını saptamasıdır..

2- İşçi - Köylü İttifakı. Devrim köylü ülkelerinde olacağı için, yalnızca zayıf işçi sınıfı ile yapılamazdı. Kapitalizmin gelişmediği ama gelişmemiş ülkelerin de en ilerisi Rusya'da ve diğer ezilen ülkelerde bu ittifak gerekli idi.

3- Tek ülkede sosyalizm olabilir.
Marx döneminde "Tek ülkede sosyalizm olmaz" deniliyordu. Çünkü 1871 Paris Komünü'nde olduğu gibi, kapitalistler diğer ülkelerin kapitalist hükümetleri ile birleşerek onu ezerler. Onun için ancak tüm Batı Avrupa kapitalist ülkelerini kapsayan Kıta Devrimi olabilir Marx'a göre.

+++

Troçki'nin hatası

Lenin'in emperyalizm çözümlemesini anlamayan ve hala Marx döneminde yaşadığını sanan Troçki, Len,n'e karşı çıkarak: "Tek ülkede sosyalizm yaşayamaz, Alman Devrimi'ne yardım edelim ki Rusya'daki sosyalizm yaşayabilsin" diyordu. 
(Bu büyük bir macera olur, tüm Avrupa ülkelerinin Almanya'ya yardıma gitmesine, Rusya - Avrupa savaşı çıkmasına ve Rusya'daki sosyalizmin çökmesine neden olurdu). Nitekim Almanya'daki ayaklanma başarılı olmadı ama Sovyet rejimi yaşadı.

+++

Komintern'in (Komünist Enternasyonal) hatası ve
Mao'nun birinci katkısı - Milli Demokratik Devrim

Komintern (Komünist Enternasyonal) Çin'e gönderilen komiserler Çin Komünist Partisi'ne öğretmenlik yapıyorlardı. "Nanjing'de, Şanghay'da, Kanton'da işçileri ayaklandırın" dediler. Rusların, Komintern'in öğütlerine uyan ÇKP işçileri ayaklandırdı. Ayaklanmalar ezildi. ÇKP, şehirlerdeki gücünün yüzde yüzünü kaybetti.

Mao "Yanlış yapıyoruz, ülkemizin %90'ı olan köylüler ağalara karşı isyan ediyorlar, önderleri yok, onların başına geçelim. Sosyalist değil milli demokratik devrim yapacağız, sonra kesintisiz olarak sosyalizme geçeceğiz" dedi. 3 sol dalga liderlikle mücadeleden sonra 1934'te başa geçti ve Uzun Yürüyüş başladı. 

(Demek ki Komintern de hala Marx döneminde yaşıyordu.
Bu deney her partinin kendi ülkesindeki devrimin yoluna kendisinin karar vermesi, dışarıdan gelen öğütlerle hareket etmemesi gerektiğini gösterdi.)

+++

Mao'nun ikinci katkısı: Sosyalizmden geri dönüş

Mao, 1960'lı yıllarda Sovyetler Birliği'nde sosyalizmden kapitalizme geri dönüş süreci görüyor. "Stalin'den sonra gelen Kruşçev döneminde 1956'da Stalin yandaşlarının tasfiye edildiği SBKP (Sovyetler Birliği Komünist Partisi) 20. Kongresi'nden sonra ülke sosyalizme değil kapitalizme gidiyor." diyor Mao. "Olur mu ya? Sovyetler Birliği aslanlar gibi komünizme gidiyor. Hainsin sen" diyorlar Mao'ya.

1960'ların sonlarında biz "Sovyetler kapitalizme gidiyor" deyince sosyalistler karşı çıktılar. Çünkü devlet ve partiyi yöneten, kaynakları paylaşan imtiyazlı kalantor bir sınıfın ortaya çıktığını görmüyorlardı.

Geldik 1990'a. Kruşçev, Kosigin, Brejnev'den sonra gelen SBKP Başkanı Gorbaçov "Kapitalizmi getirdik" dedi. Haydi bakalım. Bu neye yol açtı? Sosyalist solda bugün ütopik olan, tarihin dışında kalmış olanlar o zaman savrulup  Amerika'nın aleti konumuna geldiler. Bir tek Vatan Partisi ayakta kaldı. Neden? Çünkü cereyana karşı koyarak, göğüs gererek hakikatı savunabildi. Dogmatik olmadığı için. 

+++

Mao'nun üçüncü katkısı: 

Mao buradan bir sosyalizm teorisi kurdu:

Birincisi:
Sosyalizm, işçi sınıfının iktidara gelmesinden komünizme kadar uzanan uzun bir süreçtir. Çünkü köylü ülkelerinde oluyor.

İkincisi
Sosyalizm süreci boyunca
iki sınıf, iki çizgi, iki yol arasındaki mücadele devam eder.
İki sınıf: Burjuvazi ve işçi sınıfı
İki çizgi: Marksizm ve revizyonizm
              Yani bilimsel sosyalizm ve sahte sosyalizm
İki yol: Sosyalizm ve kapitalizm

Sosyalizmi kuruyoruz ama içimizde hala burjuvazi var.
Üretim araçlarını bir gecede kamulaştırıp toplumu bir gecede değiştiremiyorsun.
Hatta üretim araçlarının tümünün kamulaştırılmasından sonra bile iki sınıf arasındaki mücadele devam eder.
İşte Rusya'da öyle olmadı mı?
1936'da Stalin "Oh, içinizi rahat tutun, üretim araçlarının kolektifleştirilmesi tamamlanmıştır, artık devrimimizi kimse deviremez" demişti. 
(Kolektifleştirme: Özel mülkiyetteki üretim araçlarının, toprakların ortak mülkiyet yapısına dönüştürülmesi veya kamulaştırılarak devlet mülkiyetine alınması)
Ama devirdiler. Stalin yanlış çıktı.

Üçüncüsü:
Sosyalizm döneminde geri dönüş tehlikesi nereden gelir? Eski burjuvaziden mi? Yani devirdiğin, fabrikalarına, mallarına el koyduğun burjuvazi mezarlarından kalkıp karşı devrim yaparak kapitalizmi geri getirecekler?
Hayır. Onlar değil. Sovyet deneyiminde görüldüğü gibi, Kruşçefler, Kosiginler, Gorbaçovlar. Bu adamlar kim? Bunlar Komünist Partisi'nin Genel Sekreterleri. Sovyet Devleti'nin Başkanları. Adamlar anlı şanlı komünist. Bunlar ülkeyi kapitalizme götürdüler. Onlardan geliyor tehlike. 
(Tehlike parti içindeki kapitalist yolculardan gelir. Mao)

+++

Vatan Partisi'nin içinde de kapitalist yolcular olacaktır

Demek ki Vatan Partisi'nin içinde de bir gün o anlı şanlı komünistler olacaktır. "Olmayacaktır" fikri kadar yanlış fikir yok. Mutlaka olacaktır. Mesele onlara iktidarı kaptırmamaktır. "Bizim partimizde bu olmaz, o kadar deneyler geçirdik." diyemeyiz. O uzun sosyalizmi kurma sürecinde mutlaka bu partinin içinde "Ya arkadaş, paylaşırken bizim parti yöneticilerine, ordu komutanlarına falan biraz daha verelim." Bu olacaktır. Olacağını bilerek devrimcilik yapacağız. O zaman onlar varsa biz de varız.

Ama bu, o güne ertelenecek bir şey değil. Bugünden basit yaşamak, sade yaşamak, halkın kaderini paylaşmak...

+++

Mao'nun 3 Dünya Teorisi

1973'te Deng Şiao Ping Birleşmiş Milletler Kürsüsü'nden Mao Ze Tung'un dünyayı üçe ayıran teorisini açıkladı.

1- Birinci Dünya: Dünyayı paylaşmak isteyen 2 süper devlet:
    Amerika ve sosyalizmden dönmüş olan Sovyetler Birliği
    ABD emperyalizmi ve Sovyet sosyal emperyalizmi
2- İkinci Dünya: Dünya hegemonyası iddiası olmayan 
    gelişmiş kapitalist ülkeler: Almanya, Fransa, İngiltere gibi.
3- Üçüncü Dünya: Ezilen ve gelişen dünya
    Asya, Afrika, Latin Amerika ülkeleri.

Üç Dünya Devrim Teorisi:
- Devletler bağımsızlık
- Milletler kurtuluş
- Halklar devrim istiyor.

Niye devletlerin bağımsızlık mücadelesini birinci sırada söylüyor? Emperyalizme karşı mücadeleye bugün bakın:

Suriye devleti PKK'yı eziyor. Suriye'deki insanlar ellerine kazma kürek alıp Fransız Devrimi'nde olduğu gibi PKK'nın kafasında patlatmıyor. Suriye devleti eziyor. Türk devleti ona destek oluyor.

İran devleti direniyor. Evet, halk devleti destekliyor ama İran devleti direniyor.

Venezuela'da ABD Maduro'yu kaçırdığı zaman neye baktık? Bu devlet ayakta kalacak mı, ABD bu devleti ele geçirecek mi. Venezuela devleti direniyor.

Çin devleti direniyor. kale gibi.

Rus devleti Ukrayna üzerinden NATO'nun canına okuyor.

Devletlerin mücadelesi bugün emperyalizme karşı mücadelenin birinci etkeni, en etkili etken.

Halk eline kazma kürek aldı ayaklandı, o model geçerli değil.

+++

Bütün devrimler emperyalizme karşı vatan savaşında oldu.

İşçi sınıfının burjuvaziye karşı mücadelesiyle yapılan devrim yok. Bir tane bile gösteremezsiniz.

Fabrikaların kapılarına gidip "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" diyorlar. İşçiler birlik olsun, tamam, ama Türkiye çapında işçilerin birliği sermayeyi yenemez. Milletin birliği emperyalizmi, kapitalizmi yenebilir: İşçi, çiftçi, esnaf, zanaatkar ve milli kapitalistleriyle. Devrim bu sayede olur, işçi gevezeliğiyle değil.

Sovyet devrimi de vatan savaşında oldu. 
Hep John Reed'in yazdığı "Dünyayı Sarsan On Gün" kitabına bakarız. Öyle değil. 1917 - 21 arasında Sovyet Devrimi 800 bin civarında Amerikan, Fransız, İngiliz askeri ve kendi iç gericiliği ile savaştı tam 4 yıl. O bir vatan savaşıydı.

Ve bunlar Milli Demokratik Devrim. Sosyalist Devrim değil. Sovyet Devrimi de 1930'a kadar Milli Demokratik Devrim idi. 1929 - 30'a kadar üretim araçları kolektifleştirilmedi. 1930'larda da erken kolektifleştirmeye gidildi, erken olduğunu söyleye söyleye. Dediler ki: Dünya savaşı geliyor, tarımı kolektifleştirip üretime el koymazsak sanayileşemeyiz. Hatta Mao ona haraç der. Köylüden alacağız, biraz köylüyü ezeceğiz, ondan alıp savaş sanayisini kuracağız. Diğer yandan kolektifleştirme yapmazsak şehirler aç kalır.

Ondan sonra Şolohov'un romanları yazıldı: "Bolşevikler köylüleri şöyle ezdi." Evet biraz ezdi. Atatürk'ü de hep öyle suçlarlar ya. Sümerbank'ı ve diğerlerini, iplik, basma, şeker fabrikaları yapabilmek için tasarruf lazım. Tasarruf nereden? Emekten tasarruf. Üretimden bir kısmını alıp yatırım yaparsan Atatürk olabiliyorsun. İsmet (Öğütücü) bana kötü kötü bakıyor. İsmet: "Çok hayranım da bakıyorum." Perinçek: Şaka, şaka.

+++

Doğu Perinçek'in Sosyalizm dersi video kaydı

+++

Ayrıntılı bilgi ve Atatürk'ün görüşleri için bakınız: 
1 Mayıs emperyalizme karşı mücadele günü

+++

Türker Ertürk'ün Mao düşmanlığı ayıbı 

+++

Mao Ze Tung'un orijinal Çince okunuşu (telaffuzu) için aşağıdaki bağlantıdan "telaffuz" sekmesini tıklayarak dinleyiniz. Çinli okuyucu Ze Tung diyor, Ze Dong demiyor. 

+++

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder