6 Mart 2014 Perşembe

ABD Konsolosu özerklik teftişinde

BDP yöneticilerinin “Yerel seçimlerden sonra özerkliği inşa etmeye başlayacağız” açıklamalarından sonra ABD’nin Adana 2. Konsolosu J.M. Saxton Ruiz, gezi ve incelemelerde bulunmak üzere 2 Mart’ta Van’a, 4 Mart’ta Diyarbakır’a gitti.


Sırada Batman, Mardin ve Şanlıurfa var.


Yasa geçti, Konsolos faaliyette.

Bölücü yasa torbası “Demokratikleşme Paketi” adıyla Meclis’ten geçti. Anayasa’ya aykırı olarak, “özel okullarda anadilde eğitim” kabul edildi. Türkçe dışındaki dil ve lehçelerle her türlü propaganda yapılabilecek. Yerleşim yerlerine eski isimleri verilebilecek. PKK’nın dayatmaları adım adım kabul ediliyor.

AKP, bu yasa ile, laik hukuk devletini savunmayı da  suç haline getirdi. Laiklik suç, bölücülük serbest.

Türkiye’nin bölünmesi sürecinde önemli bir adım atıldığını düşünerek sevinçten hoplayan Bay Konsolos, yanına Büyükelçiliğin Siyasi Bölüm Diplomatı Adam Cardwell’i de alarak Güneydoğu turuna çıktı. Bu aslında bir teftiş gezisi. Büyük Kürdistan amaçlı Büyük Ortadoğu Projesinin teftişi. Amerikancı ve bölücü örgütlere destek ziyareti: “Özerklik yolunda arkanızdayız.”

BDP ve bölücü sivil toplum örgütlerinin yanısıra AKP ve CHP’yi de ihmal etmiyorlar. Ruiz’i Diyarbakır’da İl Başkanı ve parti yöneticileri kapıda karşıladı. Ruiz, CHP ile çözüm süreci konusunu görüştüklerini söyledi. CHP İl Başkanı ise, “çözüm sürecini görüşmedik” dedi. CHP, Avrupa Özerklik Şartı’na Türkiye’nin koymuş olduğu çekincelerin kaldırılmasını istiyor. Özerkliğin önündeki yasal engellerden birini bu şekilde kaldırmış olacaklar. Aslında AKP’nin geçirdiği Büyükşehir Yasası ile bu engel fiilen aşılmış durumda.

Seçim sonrası özerklik inşasına hazırlanan PKK-BDP-HDP Batı illerinde de kışkırtma faaliyetlerine başladı. İstanbul Kumkapı’da özel bir bankaya molotof kokteyli attılar, İzmir Urla’da İşçi Partisi seçim bürosuna ve seçim minibüsüne saldırıp camlarını kırdılar. Daha sonra askeri bir araca saldırdılar.

Tayyip Erdoğan “Paralel Devlet” diye F çetesini suçluyor. F çetesi, Tayyip Bey’in paraleli. Bir de, Türkiye Devleti’ne paralel bir yapı var: Bölücü Paralel. Özerkliği inşaya hazırlanan, kendi polis gücünü kurmaya başlayan, İran – Irak – Suriye sınırlarımızı tanımadığını ilan eden paralel. Bu paralel, AKP ve MİT eliyle palazlandırılıyor. AKP, hiç çekinmeden,gizlemeden açık açık Öcalan’ı “Kürtlerin Lideri” ilan ediyor. “F Tipi Paralel” feryatları arasında Bölücü Paralel gözlerden itina ile kaçırılıyor.

5 Mart 2014 Çarşamba

Kırım, faşist yönetimi tanımıyor


Sergey Aksyonov

2 milyon nüfuslu Kırım Özerk Bölgesi Hükümeti Başbakanı Sergey Aksyonov, Başkent Kiev'de kurulan yeni yönetime rest çekti. Aksyonov yeni kurulan Ukrayna merkezi yönetimini tanımadıklarını açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hafta başında, Ukrayna hükümetini gayrimeşru diye tanımlamış, Kırım hükümetinin tavrını desteklediklerini söylemişti.

16 bin civarında olduğu tahmin edilen Rus askerleri Kırım'da denetim ve kontrolü sağlamış durumda. Rus birlikler Ukrayna ordusuna ait askeri üsleri de kontrol altında tutuyor.


Rüstem Temirgaliyev: Tatarlara önemli görevler verilecek
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Rüstem Temirgaliyev

Kırım Başbakan Birinci Yardımcısı Rüstem Temirgaliyev, yeni düzenlenecek Bakanlar Kurulu ve Kırım Yüksek Konseyi’nde Tatarlara önemli kilit görevler verileceğini söyledi:

Başbakan Yardımcılığı,
7 Bakanlığın ikisi
7 Bakan Yardımcılığının ikisi

Temirgaliyev, ayrıca şunları söyledi:

“Sürgünden dönenlerin iskanı ve uyum programı için bütçe ayrılacak. İki yıl içinde Tatarların toplu bir şekilde yaşamı için yol, gaz ve su gibi tüm altyapı sistemleri tamamlanacak.”

“Kırım Hükümeti, Tatarların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde daha önce benzeri görülmemiş ölçekte yaşam şartlarının iyileştirme programlarını hayata geçirmek için oldukça büyük para ayırmaya hazır.”

“Kırım’da bulunan tüm Ukrayna silahlı kuvvetleri, tüm birlikler kuşatıldı, bir kısmı silahsızlandırıldı ve büyük kısmı Kırım tarafına geçti.”

“Ukrayna Güvenlik Örgütü’nün Kırım Şubesi, Özel Birlikler dahil olmak üzere Kırım Bakanlar Konseyi’nin yönetimine geçti.”

“Kırım’daki Ukrayna Halk Savunma Birlikleri de peyderpey Kırımlıların tarafına geçmektedir.”

Kırım Hükümeti ve Temirgaliyev, Avrupa Birliği’nin Tatarlar üzerindeki olumsuz etlkisini azaltmak için çabalıyorlar. Nesnel olarak baktığımızda, Tatarlar Kırım’da Rus çoğunlukla birlikte yaşamak zorundalar. Zıtlaşma sadece Tatarlara zarar verecektir.


ABD 1 milyar, Rusya 6 milyar dolar veriyor
+++++++++++++++++++++++++++++++++++

ABD 46 milyon nüfuslu Ukrayna’ya 1 milyar dolar kredi sözü verirken, Rusya 2 milyon nüfuslu Kırım’a 1 milyarı nakit 5 milyarı yatırım olarak 6 milyar dolar yardım yapacak.

Sergey Lavrov: Ukrayna’da darbe yapıldı
++++++++++++++++++++++++++++++++++


“Ukrayna parlamentosuna silahlı bir müdahale yapılmıştır, seçimlerle işbaşına gelmiş bir hükümet silahlı güçler tarafından görevden alınmıştır. Bu ne anayasada ne de kanunlarda yer almaktadır, bu kötü örnek tüm bölgeye sıçrayabilir. Herkesi kanunlarda yer alan anlaşmaları madde madde okuyarak saygı göstermesini istiyoruz”

Lavrov, devamla, 21 Şubat  Anlaşması’na herkesin uyması gerektiğini söyledi. Ukrayna Hükümeti ile Muhalifler arasında 21 Şubat’ta varılan ve Rusya, Fransa, Almanya ve Polonya tarafından da imzalanan anlaşmayı tanımayan faşist güçler bir gün sonra darbe yapmışlardı. Rusya, darbeden önceki duruma geri dönülmesini, Avrupa Birliği devletlerinin imzalarına sadık kalarak faşist darbecileri tanımaktan vaz geçmelerini istiyor.


***********
arşiv:
Ukrayna'da savaş sermaye kesimleri arasında mı?   23 Şubat 2014

Gericiler Ukrayna'da başarıya ulaşamayacak     23 Şubat 2014

Ukrayna faşizme direniyor      23 Şubat 2014

Kırım Tatarlarını yine ateşlere atmayın    1 Mart 2014

Kırım Türklerini MİT kışkırtıyor     2 Mart 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/03/krm-turklerini-mit-kskrtyor.html

Kırım’daki Ukrayna Hava Kuvvetleri Kırım’ın emrine girdi     4 Mart 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/03/krmdaki-ukrayna-hava-kuvvetleri-krmn.html

**********


4 Mart 2014 Salı

"Arkadaşım Chavez" belgeseli Çarşamba akşamı Ulusal Kanal'da


Oscar ödüllü yönetmen Oliver Stone imzalı "Arkadaşım Chavez" belgeseli dünyada ilk kez Ulusal Kanal ve teleSUR kanallarında aynı anda yayımlanacak.

Latin Amerika'nın en büyük televizyonu teleSUR ile Ulusal Kanal; Venezuela devriminin lideri Hugo Chavez'i ölümünün birinci yılında ortak yayınla anacak.

Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Yener Güneş, teleSUR ile Ulusal Kanal'ın işbirliğinin ilk meyvelerini aldıklarını söyledi.

Emperyalizme karşı teleSUR kanalı ile omuz omuza olduklarını vurgulayan Güneş, işbirliğinin hızla devam edeceğini de sözlerine ekledi.

"Arkadaşım Chavez" 5 Mart 2014 Çarşamba gününü Perşembeye bağlayan gece  saat 02:00’de Ulusal Kanal Ekranlarında…

Tanıtım videosu:
http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/arkadasim-chavez-belgeseli-dunyada-ilk-kez-ulusal-kanalda-h23613.html


Venezuela Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes 28 Şubat 2014 günü Ulusal Kanal'ı ziyaret etti. 

Ziyarette, 6 Latin Amerika ülkesinin ortak televizyonu olan Telesur ile Ulusal Kanal'ın işbirliği yapması için ilk adımlar atıldı.


Chavez emperyalizmin karşısında büyük bir güç olarak Telesur’u kurdu 

İlk adımları atılan işbirliği kapsamında; Ulusal Kanal heyeti, Hugo Chavez'in 5 Mart’taki ölüm yıldönümünde düzenlenecek etkinlikleri takip etmek üzere Başkent Karakas'ta olacak.

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/devrim-icin-dev-proje-h23409.html

*****************

Kırım’daki Ukrayna Hava Kuvvetleri Kırım’ın emrine girdi




Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı’ndan sonra, Sivastopol yakınlarında konuşlu Ukrayna Hava Kuvvetleri 240. Taktik Hava Tugayı personeli de Kırım Özerk Yönetimi’nin emrine girdi. Bu üste 800 personel ve çoğu hizmet dışı kalmış 50 savaş uçağı var. Belbek Havaalanı bu üssün içinde. Bu yeni katılımla, Kırım Ordusu’nun mevcudu 6,000 kişiye ulaştı.

Kırım Yerel Yönetimi, Kırım’da görev yapan Ukrayna ordusu personeline Kiev’deki faşist yönetimin emirlerine değil, Kırım makamlarının emirlerine uyma talimatı verdi.

Kırım, 48 saattir Rusya Federasyonu Ordusu tarafından kontrol altına alınmış durumda.

Donetsk referanduma gidiyor
++++++++++++++++++++++++

Harkov’dan sonra Donetsk’te de Rusya bayrakları açan kalabalıklar Valilik binalarını zaptederek Rusya bayrağı astı. Polis müdahale etmedi.

Donetsk’te “halk valisi” ilan edilen Pavel Guvaryev, “Donbass’a şimdiye kadar hiç kimse diz çöktüremedi ve bundan sonra da böyle olacak” dedi.
Donetsk’i korumak için çevik kuvvet polislerini seferberliğe çağıran vali, “Donetsk’in Rusya’ya dahil olması için en kısa zamanda referandum yapılacak” diye konuştu.
Lugansk referanduma gidiyor
++++++++++++++++++++++++

Aydınlık muhabiri bildiriyor: Kırım, Harkov ve Donetsk bölgelerinden sonra, Lugansk’ta da Rusya’ya bağlanmak isteyen yerel yönetim bu konuda referanduma gitme kararı aldı. Lugansk’ta bütün önemli binalara Rus bayrakları asılmış durumda. Sokaklarda meydanlarda sürekli gösteriler düzenleniyor. Hitler faşizmine karşı mücadelenin simgesi olan turuncu-siyah çizgili kurdeleler taşınıyor. Evlere askere çağrı mektupları gönderiliyor..
Odesa’da da valilik binaları işgal edilmek üzere.

Çin: Rusya’yı anlıyoruz
++++++++++++++++++++

Çin Dışişleri bakanı Wang Yi, telefon görüşmesinde Sergey Lavrov’a şunları söyledi:
“Rusya’nın Ukrayna konusundaki hassasiyetini anlıyoruz. Dış güçlerin Avromeydan’da oynadıkları rolü görüyoruz. 21 Şubat’ta muhaliflerle hükümet arasında varılan anlaşmanın yabancı güçler tarafından nasıl bozulduğunu biliyoruz..”

İran: Ambargodan korkmayın
++++++++++++++++++++++++

İran’ın Moskova Büyükelçisi Mehdi Senai, “Batı’nın ambargolarından korkmayın. İran ile ekonomik alanda daha sıkı bir işbirliğine girebilirsiniz.” Dedi.

Sergey Lavrov ABD ve AB’nin suçlarını açıkladı
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Rus Dışişleri, ABD’nin saldırgan açıklamalarına sert cevap verdi:
. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin açıklamaları kabul edilemez tehditlerden oluşmaktadır.
. ABD, Neo-Nazi çetelerin yanında yer aldı.
. ABD ve AB, Kiev’de kaos yaratan Rus düşmanı ve Yahudi düşmanı faşist çeteleri görmezden geldi, seçimle gelmiş olan Yanukoviç yönetimine karşı yapılan darbeye göz yumdu.

Rus Dişişleri, AB’yi de eleştirdi:
. 21 Şubat’ta Muhaliflerle Yanukoviç yönetimi arasında varılan anlaşmayı imza koyarak onaylayan AB, anlaşma imzalandıktan sonra faşist çetelerin anlaşmayı tanımayarak ülkeyi yeniden birbirine katmasına izin verdi ve darbeci faşist yönetimi tanıdı.
. Rusya, Fransa, Almanya ve Polonya’nın da imzaladığı ateşkes anlaşmasını faşist çeteler ertesigün çöpe attılar. AB, Ortodoks Kiliselerini ve Sinagogları yağmalayan Neo-Nazi çeteleri ile birlikte hareket ederek, bir gün önce imzalanan anlaşmayı bozdu.
 ***************

2 Mart 2014 Pazar

Kırım Türklerini MİT kışkırtıyor


Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, faşist kalkışmanın başlamasından önce ABD ve AB’den gelen talep üzerine Türkiye’den Ukrayna’ya özel bir ekip gönderildi. Giden ekip özellikle Kırım Türklerini (Tatarları) Rusya’ya karşı kışkırtıyor.

Aydınlık, Ukrayna’da olayların başladığı ilk günlerde MİT’in rolünü ortaya çıkarmıştı. 11 Aralık 2013 günlü Aydınlık’ın sürmanşeti “MİT’ten Ukrayna’ya cihatçı sevkiyatı” idi. Kırım ve Batı Ukrayna dağlarında kamplarda eğitilen cihatçı Tatarların ve Suriye’den getirilen teröristlerin guruplar halinde MİT ve CIA aracılığı ile Kiev’e götürüldüğünü yazmıştı. Bakınız: http://www.aydinlikgazete.com/aydinlikta-buguen/29954-11122013.html


Rus ve Fransız basını da olayı yazdı. Fransız “Egalite et Reconciliation”, MİT’in Suriye’de savaşan cihatçı Tatarları 22 Kasım’da THY ile Sivastopol’a götürdüğünü açıkladı.

Rusya Federasyonu’nun Tataristan Cumhuriyeti Başkenti Kazan’daki ayrılıkçı “Azatlık” adlı Tatar Gençlik Birliği de cihatçı Kırım Tatarlarına destek veriyor. Bu Amerikancı ve Avrupa Birlikçi örgütlerin eylemleri, Rusya Federasyonu içindeki diğer halklarla  Tatarların arasına kama sokuyor.

Svobodnaya Pressa adlı Rus haber sitesine göre, cihatçı Tatarlar Kırım ve Batı Ukrayna dağlarında kamplarda eğitilip 15-20 kişilik guruplar halinde Kiev’e gönderildiler.

Kırımlı Kazaklar Konseyi’nin verdiği bilgiye göre, 21 Kasım’da Tatarlar Kiev’de Avromeydan’da yapılan gösteride güvenliği sağlamakla görevlendirildiler. Bunlar, Suriye’de Esad’a karşı savaşa acilen ara verip Türkiye üzerinden gelen en iyi eğitilmiş militanlar. Gelmeden hemen önce Şam’a yakın Hıristiyan kasabası Deyr-Atiye’de 10 doktoru öldürdüler.
Kırım Haber Ajansı QHA'nın 26 Kasım tarihli haberine göre, binlerce Kırımlı Tatar Kiev'deki gösterilere gitmek ve orada Kırım Bayrağı taşımak üzere Bölgesel Tatar yönetiminden izin istedi. Kırım Meclisi üyesi milletvekili Alim Velliullah da Facebook sayfasından Kiev'deki Evromaydana eylemindeki resimlerini paylaştı.
Tatarlar 24 Kasım günü Akmescit'te de "Ben AB'yi seçiyorum" adlı bir eylem yaptılar. Egalite et Réconciliation'un yorumuna göre, Kırımlı Tatarların hesabı, Ukrayna'nın AB'ye girmesi durumunda özerk olabilecekleri ve bir ihtimal Brüksel'in baskısıyla bağımsızlık bile kazanabilecekleri yönünde. Bakınız: http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/29951-mitten-ukraynaya-cihatci-sevkiyati.html
Onur Öymen açıkladı: “Kırım Tatarlarının lideri ve Ukrayna Parlamentosu üyesi Mustafa Cemiloğlu, Tatarların Kırım’da faşist Kiev hükümetine bağlı bir milis gücü kurmasını önerdi” Bakınız: http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/34867-kirimdaki-olaylarda-mit-parmagi.html
***********
Rus birlikleri Kırım’daki Ukrayna askeri üssünü kuşattı. Üsse giriş çıkış yasaklandı.
***********


Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı Denis Berezovskiy, bugün Kırım halkına sadakat yemini ettiğini açıkladı.
RIA Novosti Ajansı'nın verdiği habere göre Sivastopol’de basın toplantısı düzenleyen Berezovskiy, “Ben, Denis Valentinoviç Berezovskiy, Kırım halkına sadakat yemini ederek onu tüzüğün öngördüğü şekilde korumaya taahhüt ederim.” dedi.
Faşist Kiev yönetiminin bir gün önce göreve getirdiği Berezovski, bundan böyle Rus yanlısı Kırım yönetimi saflarında yer alacağını işte böyle duyurdu. Kiev, Komutan hakkında vatan hainliği suçlamasıyla dava açtı. Gerekçe olarak, Sivastopol’daki Ukrayna Donanma Komutanlığı’nı Rusya yanlısı güçlere teslim etmesi gösterildi
***********

Ukrayna’nın ikinci büyük kenti olan Harkov’da (Harkiv, Karkiv) göstericiler yerel hükümet binasını işgal eden faşist Kiev yönetimi ve AB yanlılarını sürükleyerek ve döverek çıkardıktan sonra binaya Rus bayrağı çektiler.
Donetsk kentinde de Valilik binasına Rus bayrağı asıldı.
***********

1 Mart 2014 Cumartesi

Kırım Tatarlarını yine ateşlere atmayın

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Kırım Tatar Meclisi Başkanı Rıfat Çubarov ve bilumum gericiler Kırım Tatarlarını tahrik ederek yine ateşlere atmaya çabalıyorlar.

Kırım, Ukrayna'ya bağlı özerk bir cumhuriyet. 2 milyonluk nüfusun etnik dağılımı şöyle: %60 Rus, %24 Ukraynalı, %12 Tatar, %1,5 Beyaz Rus


Yukarıdaki haritada Kırım kırmızı renkle gösterilen yarımada. Açık mavi renkle gösterilen Ukrayna'nın en güneyinde yer alıyor. Doğuda Rusya ile arasında bir boğaz var.

Başkent Akmescit (Aşağıdaki haritada Simferopol) 


Kırım Tatarları 2. Dünya Savaşında Sovyetler Birliği'ne saldıran Hitler ordularının yanında yer aldılar ve bu hareketleri sonucunda, 190 bin Tatar, savaştan sonra Stalin yönetimi tarafından Orta Asya'ya sürgüne gönderildi. Tatar önderleri ve onları Türkiye'den kışkırtan ırkçı ve gericiler, Tatarların uğradığı bu felaketin baş sorumlularıdır. Stalin'i suçlayarak kendilerini temize çıkaramazlar.

Tatarların Kırım'a geri dönmek için verdikleri uğraşılar sonucunda Rusya geri dönüş izni verdi. Orada bir Tatar Meclisi kurdular.


ABD ve AB destekli faşistlerin Ukrayna Başkenti Kiev'i ele geçirmesi üzerine, Tatar Meclisi yine faşistlerden yana tavır aldı. Kırım'daki faşizm karşıtı Rus çoğunluğa rağmen böyle bir tutum almaları, onları bu topraklarda yalnızlaştırma sonucunu verecek akılsızca bir davranıştır. Daha da kötüsü olabilir. Onun için başta Davutoğlu ve Tatar önderleri olmak üzere tüm gericilere çağrı yapıyorum: Tatarları yine ateşlere atmayın.



soL gazetesi yazarı Kerem Esenoğlu'nun konu ile ilgili yazısını veriyorum:
"Bölgeyi bilen, bir süre öncesine kadar da orada bulunan bir dostum sağolsun bana bazı bilgiler yolladı. İlginçti ama şaşırtıcı değildi. Simferepol’de silahlanmış olan Tatarların Kiev’e bağlanmak için harekete geçtiklerini belirtiyor dostum notunda. Ajansları yokladım bu yönde bir bilgiye, şimdilik, rastlamadım ama dostum güvenilir biridir. Eğer doğruysa, demek ki tarihten ders almamak gibi bir huyları var kimi toplulukların.

İkinci Dünya Savaşı sırasında da Nazi Almanyası yararına çalışmış bir topluluktan söz ediyoruz. Şimdi de Kiev’i ele geçiren Ukraynalı Nazileri destekleyecek bu topluluk. Öyle görülüyor. Oysa tüm Kırım’da nüfusları yüzde 20’yi geçmiyor Tatarların. Kendi meclisleri de var. Yani temsiliyet açısından bir sıkıntıları da yok. Tatarların, sürekli söylegeldikleri yerlerinden, yurtlarından edilip sürgüne yollandıkları olgusu, İkinci Dünya Savaşı sırasında nazilerle yaptıkları işbirliğinin bir sonucu. Trajik elbette ama 22 milyon Sovyet insanının yaşamını vererek durdurduğu faşizme destek verilmesi de affedilir bir şey değil. Bugün Sovyetler Rusyası yok. Mevcut Rusya, Kırım Tatarları konusunda sorun yaratacak herhangi bir tutum alıyor da değil. Ama Tatarların artık yerleşik bir tutum haline getirdikleri Rus düşmanlığı her adımlarınıda belirleyici oluyor. Bundan kurtulmaları da kısa vadede mümkün görülmüyor.

“İç savaş çıkarsa, Gürcistan’a yaptığı gibi Rusya Kırım’a da girer” diyor dostum. “Kırımla Rusya arasında “Çanakkale Boğazı” kadar bir geçiş var” diye de ekliyor. Sivastopol’da en büyük deniz üslerinin birini barındırdığını da unutmayalım Rusya’nın. 25 bin deniz piyadesi var burada. Yani Rusya’nın Simferepol’e inmesi bir iki saati bulmaz bile. Kırım Tatarlarının özerk bir cumhuriyet olan Kırım’da nüfusun çoğunluğunun Rusya destekçisi olduğunu, olası bir referandumda da Rusya’ya bağlanmak isteyeceklerini anlamamış olmaları çok ilginç. Ayrıca Kırım Tatarları kendilerini hedef hale getirdiklerini de düşünmüyorlar, çünkü bölgenin tüm antifaşist güçleri Odesa’da toplanmaya başladılar bile. Buradaki öfke kendilerine de dönebilir rahatlıkla ki, Kiev’e destek vermenin bedeli gibi görülür bu, dolayısıyla kendi düşen ağlamaz.

Şimdi Kırım Tatarlarına, bağlanmak istedikleri nazilerin ele geçirdiği Ukrayna’da ülke okullarında, resmi dairelerde sadece Ukraynaca konuşulmasını talep ettiklerini hatırlatmak lazım. Anlayamazlarsa kendilerini yine bir “trajedi”nin kucağına atmış olacaklar. Kendi kendinin kurbanı olan bir topluluk olarak da herhalde tarihe geçerler. İstedikleri buysa."



Kırım'da Rusya taraftarı Ruslar ile Kiev'deki yeni yönetim yanlısı Tatarlar arasında gerginlik yaşandı. Tatarların örgütü Meclis ve Tatar milletvekilleri, Kırım parlamentosunun bölgenin geleceğine dair alınacak kararın oylanacağı bir oturum yapılmasına karşı çıkıyor.

(soL - Dış Haberler)
Ukrayna'daki Kırım Otonom bölgesinin başkenti Simferopol'da bağımsızlık ve Rusya yanlısı Ruslar ile Kiev'deki yani yönetim yanlısı Tatarlar arasında gerginlik yaşandı.

Parlamento binası önünde toplanan Rusların ellerinde Rusya bayrakları varken, Tatarların elinde Ukrayna, Kırım ve Tatar bayrakları yer aldı. Ortam zaman zaman gerginleşirken, taraflar birbirlerine bayrak sopalarıyla saldırdı. Tatarlar, "Ukrayna, Ukrayna" ve "Allahuekber" şeklinde slogan atarken, Ruslar da Rusya lehine tezahürat yaptılar.

Eylemi örgütleyen Kırım Tatar Halkı Meclisi (Meclis) lideri Rıfat Çubarov yaptığı konuşmada, gösteriye katılanları barışçıl bir biçimde evlerine dönmeye çağırdı. Çubarov, Kırım Yüksek Konseyi'nin "istikrarsızlığın" kaynağı olmaması için toplandıklarını söyleyerek, "Yaklaşımlarımız farklı olabilir, ancak hepimiz kanımız ve sevgimizle Kırımlıyız. Bugünkü görevimiz, bu meydanda herhangi bir çatışmaya izin vermemektir" dedi.

***********
arşiv:
Ukrayna'da savaş sermaye kesimleri arasında mı? 23 Şubat 2014
Gericiler Ukrayna'da başarıya ulaşamayacak 23 Şubat 2014

Valiler TSK ile savaşıyor

Komutanlar özerklik uyarısı yaptı:

"Mülki amirler TSK'nın terörle mücadelesini engellemekle meşgul"

Şırnak Uludere'de yapımı süren güvenlik yolunu engellemek için PKK sık sık baskın yapıyor. Aydınlık'ın ulaştığı bilgiye göre, Tümen Komutanı, Validen operasyon için izin istedi. Vali izin vermeyince tartışma yaşandı. Komutan küfür edip kapıyı çarparak Valinin odasından çıktı.

Aydınlık, 27 Şubat 2014

Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı açıklamada PKK ve BDP’ye “Her şeyi devletten beklemeyin. Siz gereğini yapın” açıklamasından sonra PKK ve BDP düğmeye bastı. BDP ve PKK yöneticileri sık sık 30 Mart seçimlerinden sonra bölgede “fiili özerklik” uygulamasına geçeceklerini dillendirmeye başladılar.

Aydınlık, 27 Şubat 2014
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı da yapan emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, devletten maaş alan korucuların bir bölümünün aldıkları maaşın yarısını PKK’ya verir hale geldiğini bildirdi. 
Emekli Generaller İsmail Hakkı Pekin ve Haldun Solmaztürk, Doğu Anadolu ve Güneydoğu'da fiili bir durum yaratıldığını, mülki amirlerin TSK'nın terörle mücadelesini engellemeye çalıştığını söyledi.
MİT’ten PKK’ya: Şikâyetçi olduğunuz vali var mı?
Norveç’in başkenti Oslo’da PKK ile görüşmeler yapılırken, o dönem Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan, PKK yöneticilerinden, şikâyetçi oldukları mülki amirlerin isimlerini istemişti. Dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu, daha sonra açılan KCK davasının 1 numaralı sanığı olan PKK yöneticisi Sabri Ok, Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar ile koordinatör ülke temsilcilerinin de katıldığı Oslo toplantısında Fidan, PKK’lılara şöyle diyordu:
“Bir noktaya kadar hani tolare edebiliyorsunuz; çünkü dediğim gibi alandaki valiler emniyet müdürleri bu noktada gerçekten çok değerli insanlar. Yani şu anda sizi bilmiyorum spesifik olarak isim vererek şikâyet edebileceğiniz şu adam düşmandır, bu adam şeydir.”
İşte bu yüzden, PKK tarafından AKP Hükümeti'ne şikayet edilip "Ergenekoncu" damgası yemek istemeyen Valiler, Komutanların operasyon taleplerini geri çeviriyor.
Hürriyet, 24 Şubat 2014
Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı açıklamada PKK ve BDP’ye “Her şeyi devletten beklemeyin. Siz gereğini yapın” açıklamasından sonra PKK ve BDP düğmeye bastı. BDP ve PKK yöneticileri sık sık 30 Mart seçimlerinden sonra bölgede “fiili özerklik” uygulamasına geçeceklerini dillendirmeye başladılar. Özerkliği, ele geçirdikleri Belediyeler üzerinden kuracaklar.
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, özerklik aşamasına geldiklerini, yerel seçimlerden sonra belediyelerin öğrencilere Kürtçe ders vereceklerini kaydederek bu derslerden sertifika almayanların ilerde iş bulmada sıkıntı çekecekleri tehdidinde bile bulundu.
(Kimse kimseyi ve kendini kandırmasın, özerklik federasyondur, ayrılmanın ilk adımı)
Hürriyet, 13 Şubat 2014
Hemen arkasından, Öcalan, özerkliğe karşı çıkılması halinde kan akacağı, 500 bin kişinin öleceği tehdidini savurdu:
Hürriyet, 14 Şubat 2014
Doğu Perinçek, 27 Şubat 2014 günlü Aydınlık köşe yazısında şöyle diyor:
"Hürriyet gazetesi 24 Şubat Pazartesi günü PKK’nın resmi organı gibi çıktı.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Baharda özerklik inşa edeceğiz” diyor. İlan etmeyecekler imiş, “inşa” edeceklermiş. Yani ilandan da ilerde, inşa!
“İlan” laftır, palavra da olabilir. Ama “inşa” eylemdir!
Özerkliği yapacağız, kuracağız, uygulayacağız diyorlar.
***********
Doğu Perinçek, 18 Şubat 2014 günlü Aydınlık köşe yazısında özetle şöyle diyor:
AKP ve PKK açılımda ortak. Silahlı kalkışma tehditleri de aslında ortak. Aynı senaryoda görev yapıyorlar. "Öcalan'ın barış teklifine, yani özerkliğe karşı çıkılırsa 500 bin kişi daha ölür" tehdidini aslında birlikte yapıyorlar. Öcalan'ın taşeron yüzünü açığa çıkaran 1999 sorgu görüntülerini Aydınlık'ın, Ulusal Kanal'ın yayımlamasına da AKP ve PKK o yüzden birlikte cephe aldılar.
MHP'den Özcan Yeniçeri, CHP'den Bülent Tezcan dışında beyanat düzeyinde bile tavır alan yok. İşçi Partisi, işte bu koşullarda sorumluluk üstleniyor. Bu kalkışmayı, 500 bin insan öldürme planlarını bozmak, Apo gerçeğini bütün halkımıza, özellikle Kürt kökenli yurttaşlarımıza kavratmak için tam zamanında 1999 Öcalan sorgu görüntülerini açıklıyor.
Aydınlık, 18 Şubat 2014
**********