9 Ekim 2026
Doğu Perinçek, Mekke Anlaşması konusunda TBMM'ye
23 maddelik Çağrı yaptı. Önemli bölümlerini yorumlayarak özetliyorum:
Aydınlık, 10 Ekim 2026
Öncelikle, anlaşmayı imzalayan kişiler denk değil.
Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalıyor.
Suudi Arabistan adına Veliaht Prens Muhammed bin Selman imzalıyor ama Erdoğan'ın dengi Kral Selman bin Abdülaziz.
Pakistan adına Başbakan Şahbaz Şerif imzalıyor ama Erdoğan'ın dengi Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari.
Türkiye Cumhurbaşkanı'nın dengi olmayan (kendisinden aşağı konumlarda olan) bir Veliaht ve bir Başbakan ile anlaşma imzalaması diplomatik ilkelere aykırı.
Bakınız: TBMM'ye Çağrı'nın 1. maddesi.
(Veliaht: Babası Kral ölünce onun yerine Kral olacak kişi)
Mekke Sefa Sarayı'nda imzalanan metnin İngilizce başlığı:
Makkah Joint Defence Agreement.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Yani bu bir Anlaşma = Agreement
Anadolu Ajansı aynı gün (7 Ağustos) Anlaşma diyor:
Ancak ABD - İsrail, Ak Parti İktidarı içindeki dostları üzerinden bu Anlaşma'yı Antlaşma (İttifak, İngilizce Treaty) gibi tanıtarak bir askeri yükümlülük getirmeye kalkıştı.
Doğu Perinçek'in TBMM'ye yaptığı Çağrı'nın 8. maddesi durumu şöyle yorumluyor:
"Bu nasıl devlet yönetimidir. Ak Parti yetkilileri Anlaşma'nın adını Antlaşma'ya (İttifak) çevirerek uluslararası bir rezalete imza atmışlardır. Ak Parti İktidarı, Devlet yönetme sorumluluğu içinde değildir."
Anlaşma'nın Antlaşma olarak sunulması bilgisizlik değil,
ABD-İsrail'in "Bunu Antlaşma'ya çevirin" baskısı kaynaklı.
TBMM'ye Çağrı'nın 9. maddesi bunu şöyle anlatıyor:
31 Ağustos 2026
İstanbul'da toplanan Savunma Komitesi toplantısından sonra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
"İttifakın resmi adını Mekke Savunma İttifakı olarak değiştirmede mutabakata vardık" dedi.
Böylece Devlet Yöneticilerinin imzaladığı bir Anlaşma’nın bir Komite aracılığıyla değiştirilmesi dünyaya ilan edilmiştir.
Ancak Hakan Fidan, aynı gün daha sonra yaptığı basın toplantısında "Mekke Savunma İttifakı Anlaşması" demiştir.
Böylece uluslararası hukukun temel kavramları hiçe sayılmıştır.
Çünkü bir uluslararası sözleşme, hem ittifak hem anlaşma olamaz. Bu iki kavramın içeriği, Uluslararası İlişkiler açısından da Anayasamız açısından da farklı uygulamaları öngörür.
İttifak, bağlayıcılık ve yükümlülük açısından daha kapsamlı bir sözleşmedir, dolayısıyla askerî yükümlere uzanan boyutlara sahiptir.
Bütün bu bocalamalar ve kargaşalığın temelinde
bir ABD-İsrail müdahalesi olduğu apaçık meydandadır.
Bakınız: TBMM'ye Çağrı'nın 12. maddesi.
+++
16 Eylül 2026
Pakistan Ordu Sözcüsü Korgeneral Ahmed Şerif Çodri, Al Arabiya English'e verdiği röportajda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın “kamuoyuna açıklamayacakları savunma taahhütleri içerdiğini” belirtmektedir.
Bu açıklama bir suç ihbarıdır. Pakistan Ordu Sözcüsü, AK Parti Hükümeti’ni de ihbar etmektedir. Meclis’ten gizli ittifaklar yapmak, anlaşmaların içine Türkiye’nin başına bela açacak birtakım gizli taahhütler koymak suçtur.
Eğer AK Parti İktidarı Amerika ve İsrail’in güdümünde asker yollamaya, Türkiye’yi ateşlere sürmeye kalkarsa ayakta kalamaz. O hükümet, seçimle veya yasal ve hukuki yollardan gider.
Bakınız: TBMM'ye Çağrı'nın 22. maddesi.
+++
5 Ekim 2026
Mekke Savunma İttifakı Stratejik-Siyasî ve Savunma Komitesi adı altında Riyad’da yapılan olağanüstü toplantıdan sonra Ortak Açıklama'da:
"Komite... üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvetler ile yeteneklerin uzlaşılan düzenlemeler çerçevesinde Suudi Arabistan'a sağlanmasına ve hızla konuşlandırılmasına yönelik tedbirleri almayı... kararlaştırmıştır"
denilmektedir.
Üst düzeyde imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'nın adı, alt düzeydekilerin oluşturduğu Komite tarafından
"Mekke Savunma İttifakı" olarak değiştirilmeye çalışılmıştır.
Bakınız: TBMM'ye çağrının 11. maddesi.
Böylece, alt düzeydekiler üst düzeydekilere: "Ne biçim iş yapıyorsunuz, imzaladığınız şeyin başlığının Anlaşma mı, yoksa Antlaşma mı olması gerektiğini ABD'ye, İsrail'e sormadınız mı?" demek istemişlerdir. Resmen hakaret.
Ancak ne kadar zorlama yapsalar da, metnin başındaki koskoca "Agreement" (Anlaşma) başlığını "Treaty" (İttifak, Antlaşma) yapamazlar. Kağıt üzerinde resmi yazı bu.
+++
8 Ekim 2026
31 Ağustos ve 5 Ekim'de "Adını İttifak olarak değiştirdik" denilmiş olsa da, Hakan Fidan bu kez yine "Anlaşma" dedi.
Kargaşalık birkaç günlük aralarla devam etmektedir.
Dışişleri Bakanı Fidan, TBMM’ye ve Türk Milleti’ne yanlış bilgi veriyor. İttifak diye değiştirdikleri Sözleşme’nin adını yeniden “Anlaşma” yaparak, askerî yükümlülük olasılığının üzerine bir ABD-İsrail perdesi örtüyor.
Burada Türk Milleti’nin ve TBMM’nin kandırılmasına yönelik bir ifade problemi bulunduğu ortadadır. TBMM gündemine getirilen Mekke Savunma Anlaşması, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dünkü perdeleme girişimine rağmen, Türkiye açısından içerdiği ciddî tehlikelerden kurtarılmış değildir.
Bakınız: TBMM'ye Çağrı'nın 11. maddesi.
Aynı gün, 8 Ekim günü, Hakan Fidan'ın Anlaşma dediği Sözleşme'ye Milli Savunma Bakanlığı Antlaşma dedi.
Bir Bakanlık A diyor, diğer Bakanlık Z.
TBMM'ye Çağrı'nın tamamı ve
Doğu Perinçek'in basın açıklamasının video kaydı:
Mekke İttifakı'na onay İsrail'e onay olur
Aydınlık, ana sayfanın tamamını TBMM'ye Çağrı'ya ayırdı:











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder