27 Temmuz 2018 Cuma

Tarikatların kökünü kazıyacağız

Doğu Perinçek 8 Mart 2014'te Silivri'den "Cemaatlerin ve tarikatların
kökünü kazıyacağız"
mesajını göndermişti.

10 Mart 2014'te tahliye olduğunda da aynı sözleri kameralar karşısında

tekrarladı. Video kaydı:

https://www.youtube.com/watch?v=omB1RylDl4c
                            10 Mart 2014 : Perinçek Silivri Cezaevi önünde konuşuyor 

NATO'nun Gladyosu görevi gördüğü için en tehlikeli cemaat olan FETÖ
yargıdan, ordudan ve polisten büyük ölçüde temizlendi.

Sonra sıra Alparslan Kuytul'un Amerikancı Furkan Vakfı'na geldi.
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2018/01/amerikanc-furkan-vakfna-operasyon.html

... ve şimdi Adnan Oktar suç örgütü:
https://twitter.com/AysegulKhrmn1/status/1021440644718518273

Doğu Perinçek'e Silivri'den kurtulması için akıl öğretiyor
Adnan Oktar:
"Perinçeğin yapacağı şey nedir biliyor musunuz? Diyecek ki: Ergenekon
örgütü çok aşağılık, alçak bir yapılanmadır. Kurucuları şerefsiz haysiyetsiz
adamlardır. İt kopuk takımıdır. Gözü dönmüş kalleş kahpe adamlardır."


Alparslan Kuytul (Furkan Vakfı) da Perinçek'e saldırıyor:
"AKP bizim olduğumuz yere geldi. Bizim mevzimize geldi. Biz yerimizde
duruyoruz" diyor Doğu Perinçek, AKP'den ses yok.


FETÖ firarisi Emre Uslu'nun takıntısı da Perinçek:
"Doğu Perinçek'in Cemaat'e (FETÖ'ye) karşı mücadelesi yeni bir mücadele
değil, kendisinin de ifade ettiği gibi ta 1980'lerde başlayan bir mücadele."


ZAMAN gazetesi Genel Yayın Yönetmeni FETÖ firarisi Ekrem Dumanlıda diğer tüm Amerikancılar gibi kafayı Perinçek'e takmış:
"Bilinen bir adam. Provokatör bir adam. Fabrikatör bir adam. Ergenekon'un
tam göbeğinde bir adam. Kime çalıştığı belli olmayan adam şu an devleti
yöneten insanların adeta tepesinde, sırtında dolaşıyor, zaman zaman yapıl-
madık aşağılamalar yapıyor ama bir tek tık bile çıkmıyor."
"Hemen herkese meydan okuyan, laf yetiştirmeye çalışan insanlar (AKP'liler)
ve o insanların başındaki insan (Erdoğan) bu adam (Perinçek) konuştuğu
zaman nutku tutuluyor. 


FETÖ tutuklusu Nazlı Ilıcak:
"Doğu Perinçek çok haklı, o aynı yerde duruyor. Planı tıkır tıkır işliyor.
İlk merhale, Cemaat'e yakın adamları berhava etmek suretiyle, Türk
toplumunun dindar dokusunu zedelemek. AK Parti daha kolay lokma."


FOX TV  sunucusu Fatih Portakal:
"Doğu Perinçek'i tutuklayan Hakim Metin Özçelik, Perinçek'in yattığı
koğuşta yatıyor. Kaderin cilvesi."

+

Cemaatlerin tarikatların kökü neden kazınmalı?

Çünkü bunlar Batı'nın içimizdeki uzantıları. FETÖ nasıl NATO - ABD uzantısı
ise, Adnan Oktar da İsrail uzantısı. Buyurun İsrail gazetelerinin manşetleri:
The Jewish Press: İsrail dostu Müslüman lider tutuklandı
The Jerusalem Post: Oktar ve İsrail dostluğu yolun sonuna mı geldi?
The Time of Israel: İsrail ile iyi ilişkiler kuran Oktar...

Oktar'ın FETÖ bağlantısını Aydınlık 4 yıl önce açıklamıştı.

Aydınlık, 23 Temmuz 2018

Hükumet içinde tarikatların ıslah edilmesi konuşuluyor. Ancak tarikatın
doğasında devlete sızmak var. Tarikatların kendi hukukları her zaman
devletin hukukundan önce gelir. Bu yüzden bu yapıların milli devletle
uyumlu hale getirilmesi mümkün değil. Dolayısıyla bu yapılarla terör
örgütü gibi mücadele edilmeli. İlahiyatçıların Aydınlık'a açıkladığı görüş-
ler işte böyle. 


Cemaat ve tarikatlar kısa veya uzun vadede her an dış güçler
tarafından kullanlabilecek yapıda örgütlerdir.

FETÖ dışındakiler henüz darbe yapmaya kalkışmadılarsa, yeterli
güce ulaşmadıklarından dolayıdır. Yoksa temiz olduklarından,
sadece din işleri ile meşgul olduklarından dolayı değil.

Dolayısıyla, sadece yabancı istihbarat örgütleri ile bağlantılı olan
tarikat ve cemaatlere operasyon yapma görüşü yanlıştır.

Belirli bir güce ulaştıklarında bu örgütler devleti ele geçirmek için
yabancı bir gücün desteğini almak zorunda kalırlar. Dolayısıyla
bugün olmasa bile gelecekte yabancı güçlerin denetimine gir-
meleri kaçınılmazdır.

Bir devlet memuru, asker veya polis için devlete sadakat esas
olmalıdır. Halbuki cemaat ve tarikat mensubu devlete değil bu
örgütlere sadakat gösterir.

Aydınlık, 22 Temmuz 2018


4 aylık eğitimini tamamlayan polis adayları için bir çok ilde düzenlenen
törenlerde konuşan Polis Eğitim Merkezi Müdürleri tarikat uyarısı yaptılar:

Kayseri POMEM Müdürü Metin Tanrıver:

"Hiç bir kimse ya da örgüte, hele hele hiç bir cemaate ya da tarikata,
hiç bir şıha ya da şeyhe bağlı olmayacaksınız. Bağlı olacağınız tek yer
var, o da devlettir."


Diyarbakır'da konuşan Polis Akademisi Bşk. Y. Prof. Dr. Ertan Çomaklı:
"Hiç bir gurubun adamı olmayın. Milletin ve devletin dışında hiç
kimseye tabi olmayın"

Aydınlık, 20 Temmuz 2018

Tarikatlardan feryat gelmekte gecikmedi.
Nurcuların yayın organı Risale haber:

"Bu tip sözleri eskiden bazı vesayetçi askerlerden duyardık."

++++

arşiv:

İmam Hatipler, tarikat okul ve yurtları ne olacak   6 Haziran 2018
http://aliserdarbolat.blogspot.com/2018/06/imam-hatipler-tarikat-okul-ve-yurtlar.html
 

++++

1 yorum:

  1. Sınav itirafları hakkında: Geç kalmış bir hasbihal 3 Yazar Ahmet Dönmez ahmetdonmez.net ...nice insanlar haksız yere ‘soru çalma’ iddiası ile gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.Neden?Eski Genelkurmay İstihbarat başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin,Youtube’daki Neyin Nesi TV’de yaptığı açıklamada:“Bu çocuklar tam da komuta kademesinin istediği çocuklar.Yani zeki,‘emredersiniz’diyor,çok fazla eleştirmiyor,her türlü görevi yapıyor.Bunların hepsi çok çalışkan insanlar olmuşlar, yani bana da deseler şimdi‘Kimleri seçeceksin?diye, onlardan seçerim.“Soru verme de orada sistematik olarak yapılan bir uygulamaydı.Kesin konuşuyorum,evet.Çünkü ‘soru çalma’ iddiaları gerçek, biliyorum.Hem “Soruları aldım” diyen hem de “Soruları verdim” diyen onlarca isimle konuştum.Dinlediklerimin doğruluğunu farklı kaynaklardan teyid ettim.Müstear adıKerem’in kastettiği vicdan azabı veren bu işler arasında soru verme de vardı.“Mesela bir arkadaş GATA’ya girecekti.Sorular verildi” diyor.Peki sorular nasıl veriliyordu?Müstear adı Polat… Bu kısmını da ondan dinleyelim: Bu soru çalma meselesiYüzde yüz canım!Ben kendim kaç tane öğrenciye verdim.İçinde olmasam ben de komplo teorisi derim.İsmi bile var bu işin: ‘Fetih okuma’. Sınav sorularını vermenin şifreli adı ‘Fetih okuma’dır.”Polat,işleyen sistemle ilgili şu tür detaylar veriyor:“Ben kendi baktığım birim için söyleyeyim. Mesela kurum içi sınavlar oluyor. Terfi sınavları. Arkadaşlardan uygun gördüğümüze diyoruzki,‘Bu sınava başvur.Şu şu kitapları al, şu testleri al, çalış’.Bunu söylerken işyerinde çalışması özellikle vurgulanır.Böylece herkes onu çalışırken görür.O sınava gireceğini herkes bilir.Hiç bir zaman kişiye,‘Sana soru vereceğiz, rahat ol, sıkıntı yok’demeyiz.Arkadaş zaten sınava hazırlanır.Sınava bir veya iki gün kala Fetih okuma olayı gerçekleşir.Sorular bize yukarıdan dijital ortamda gelir.Diyelim ki 100 soruluk sınav; A paketinde 70 tane soru, B paketinde 70 soru, C paketinde 70 soru var ama bunlar aynı 70 soru değil. Birbirinden farklı 70 soru, ki aynı şıkları işaretlemeleri tedbirsizlik olur. Sonra dijital ortamda sorular verilir.Kağıt kalem kullanmak yasaktır.Arkadaş iki-üç saat bilgisayar ortamında sorulara ve cevaplarına bakar.Yüz sorudan yetmiş tanesi moda-mod sorudur.10 tane,15 tane de kendisi yapsa başarılı bir şekilde sınavı kazanır. 100 sorunun hepsi verilmez.Çünkü hepsini doğru yapar, bu da tedbir açısından sıkıntı doğurur.Zaten baraj70’tir.Belki sorular verilmese de arkadaş kazanacak ama riske edilmiyordu. Diyelim ki oraya 30 kişi alınacaksa 30’unun da bizden olması isteniyordu.17Aralık sürecinden sonra sorular dijital gelmemeye başladı.Peki bu sorular nereden geliyordu?Polat“Başımızdaki kişiden geliyordu.Ancak sadece askeri okul sınavları değil.KPSS,TUS,YDS(Yabancı Dil Sınavı) da geliyordu.ALES de geliyordu.Hepsi geliyordu.ÖSYM’nin yaptığı sınavların soruları da geliyordu.Ben konumum itibariyle bunların hepsini bilgi ile söylüyorum size.”cevabını veriyor.Müstear adı Halil“Ben bu göreve gelince hep merak ettiğim, ‘soru çalma’ şayialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığını öğrenmek istedim.Eskiden beri bu hizmetlerde bulunan bir arkadaşla yürürken,‘Sınav soruları meselesinin de amma suyu çıktı ha!’ dedim.Arkadaş beni o birimde eski zannetti ve dedi ki, ‘Hocam eskiden biz sinevizyondan yansıtır yemin ettirirdik, şimdi ise sorular elden ele dolaşmaya başladı’Ben meseleyi biraz daha kurcalayınca arkadaş dedi ki, ’17-25’ten sonraki yıl bile falanca sınavda bu iş devam etti. Bazı branşlarda 12-13 yıldır, bazılarında 7-8 yıldır soruları veriyoruz.’ diye anlattı.Meğer yıllardır bu iş yapılıyormuş.Başımızdaki arkadaş bana dedi ki,‘Abi bunlar konjoktürel şeyler.Türkiye’nin gerçekleri bunlar.Abiler mutlaka Hocaefendi’nin onayını almışlardır.’Bu son 4 yılda soru aldığını ve verdiğini bizzat söyleyen onlarca kişi ile konuştum.Tanıdığım bir aile, bu soru çalma mevzuundan dolayı travma yaşıyor.Başından beri iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan bu aile, geçtiğimiz günlerde kendi oğullarının,“Biliyor musunuz, polis akademisi sınavlarının soruları bana verilmişti” itirafı ile sarsıldı.

    YanıtlaSil