21 Mayıs 2017 Pazar

Türker Ertürk'ün "Atatürkçü Perinçek" ayıbı - Üçüncü Bölüm

CIA - MİT dehlizlerinde pişirilen ve maalesef iyi niyetli Atatürkçülerin de pek 
araştırmaya gerek görmeden inanıverdikleri yalana göre, Perinçek eskiden   
Maocu idi, sonra aniden Atatürkçü oluvermişti.

Bu palavraya inanıveren halkımız “Perinçek acaba ne zaman, hangi tarihte 
Atatürkçü oldu?” diye sormayı akıl edememişti.

Bilgiye ulaşmak için araştırma yapmak yerine piyasaya sürülen yalana 
inanmayı tercih etmişlerdi.

**********
E. Tuğamiral Türker Ertürk de aynı yalanı bilerek veya bilmeyerek tekrar
ediyor, Doğu Perinçek hakkında diyor ki:


"Geçmişte Maocuydu, şimdi Atatürkçüyüm diyor, hatta Türkçülük bile
yapıyor.
"

Halbuki, Perinçek’in yayın organlarını inceleseydi, gazete arşivlerinde geriye
doğru gittiğinde örneğin 1980 yılına ait Aydınlık gazetelerinde şu manşetleri
görecekti:
23 Nisan 198019 Mayıs 1980 ve 30 Ağustos 1980 günlü
Aydınlık manşetleri:




**********

19 Mayıs 1980 Adana Mitingi. Kürsüde Doğu Perinçek
Arkasında Atatürk posteri


Sayın Türker Ertürk "Perinçek şimdi Atatürkçüyüm diyor" iddiasındadır.
Peki,
şimdi hangi yıldayız? 2017. Yukarıdaki 1980 yılına ait gazeteler kaç
yıl öncesine ait?
37 yıl.

Demek ki 37 yıl önce Perinçek Atatürkçü imiş. Şimdi Atatürkçü olmamış.
Bu durumda Sayın Ertürk'ün özür dilemesi gerekmez mi?


**********

Bir yıl daha geriye gidelim, işte 11 Ağustos 1979 yılına ait Aydınlık manşeti:
Perinçek, ODTÜ'de İstiklal Marşımıza saygısızlık eden sahte solcuları
eleştiriyor:

**********
Perinçek 1979 yılında aniden Atatürkçü olmuş olabilir mi acaba?
Haydi 1 yıl daha geriye gidelim


10 Kasım 1978 günlü Aydınlık:


**********
Böyle olmayacak. 10 yıl daha geriye gidelim bakalım.
İşte
11 Kasım 1969 günlü Türk Solu dergisinin kapağı:


İşte 11 Kasım 1969 günlü Türk Solu dergisinin iç sayfaları:



Türk Solu dergisinin künyesi:
Yazı İşleri Müdürü Bora Gözen, 1973 yılında 
Filistin’de 11 arkadaşı ile birlikte İsrail komandoları tarafından öldürüldü. 
Siz o zaman16 yaşında idiniz Sayın Komutanımız.


Sayın Türker Ertürk, gördüğünüz gibi Doğu Perinçek ta 1969 yılında yani
bundan tam
48 yıl önce Atatürkçü imiş.

Siz 1957 doğumlusunuz. 1969 yılında 12 yaşında idiniz.
Siz 12 yaşında iken
Doğu Perinçek Atatürkçü dergi çıkartıyordu
. Şimdi onun karşısına geçmiş
"
Şimdi Atatürkçü oldun" diye CIA ağzı ile konuşuyorsunuz.

Yalan olduğunu bilerek söylüyorsanız, ayıp.
Bilmeyerek söylüyorsanız, inceleyip araştırmadan, dedikodu olarak duydukla-
rınıza inanarak söylüyorsanız, daha da ayıp.


**********
Devam ediyoruz:

1 - 10 Kasım 1968 Samsun'dan Ankara'ya 10 gün süren yürüyüş:
BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN MUSTAFA KEMAL YÜRÜYÜŞÜ 


Yürüyüşü düzenleyen kuruluşlar:

DEV-GENÇ, TÖS, ÜN-AS, TMGT,
ODTÜ, HACETTEPE Ü., ANKARA Ü. ÖĞRENCİ BİRLİKLERİ


Doğu Perinçek o sırada DEV-GENÇ Genel Başkanı.

Siz o tarihte 11 yaşında kısa pantolonla gezen bir çocuktunuz.
Siz daha 11 yaşınızda iken Doğu Perinçek Atatürkçü yürüyüşler düzenliyor,
siz şimdi kalkmış "Sen şimdi Atatürkçü oldun" diyorsunuz.

Ne kadar ayıp ettiğinizin farkında mısınız acaba?

**********
Durun bitmedi.

CIA kaynaklı "Eskiden Maocu idi, şimdi birdenbire Atatürkçü oluverdi" yalanını
tekrarlarken, sonuna
"hatta Türkçülük bile yapıyor" diye ekleme yaparak
yalanı kuyruklu hale getirmişsiniz.

Ne demek
"hatta Türkçülük"? Nasıl yapılır?
Doğu Perinçek nasıl "hatta Türkçülük" yapıyor? Örneklerle anlatır mısınız?

Atatürkçü bir kişi nasıl "hatta Türkçülük" yapar? Sizin bu yazınızı heyecanla
alkışlayanlar acaba size "Sayın komutanım,
hatta Türkçülük ne demektir,
anlayamadık, sözlüklerde de bulamadık, lütfen açıklar mısınız" diye sormu-
yorlar mı? Sormuyorlar da, anlamadıkları sözlere alkış tutuyorlarsa onlara da ayıp.

**********
arşiv : 

Türker Ertürk'ün Mao düşmanlığı ayıbı   19 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/turker-erturkun-mao-dusmanlg-ayb-ikinci.html

Türker Ertürk'ün "Maocu Perinçek" ayıbı - Birinci Bölüm  
16 Mayıs 2017 
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/turker-erturkun-maocu-perincek-ayb.html  

Asker yalnız mermi ile değil, fotoğrafla da vurulur   14 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/asker-yalnz-mermi-ile-degil-fotografla.html

Fırat Kalkanı'na Uluslararası Mahkeme tehdidi  
24 Eylül 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/09/frat-kalkanna-uluslararas-mahkeme.html

Türker Ertürk: Aman Batı'dan kopmayalım, Doğu'ya savrulmayalım 
8-Ağ-2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/08/turker-erturk-aman-batdan-kopmayalm.html

Türker Ertürk'ün Kıbrıs çelişkisi  
27 Aralık 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/12/turker-erturkgun-kbrs-celiskisi.html

Doğu Perinçek'e "Maocu" suçlamasının nedenleri  11 Nisan 2014 
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/04/dogu-perinceke-maocu-suclamasnn.html

Doğu Perinçek ne zaman Atatürkçü oldu   10 Nisan 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/04/dogu-perincek-ne-zaman-ataturkcu-oldu.html  
 

**********

19 Mayıs 2017 Cuma

Türker Ertürk'ün Mao düşmanlığı ayıbı - İkinci Bölüm

Türker Paşa Maoculuk deyip duruyor da, Marksist söylemde Maoculuk diye
bir şey olmadığından habersiz. CIA tarafından "Maoculuk" adı altında önüne
koyulan Mao düşmanlığını afiyetle yiyor.

Bilimsel sosyalistler hiç bir zaman kendilerini "Maocu" olarak adlandırmadılar.
Bu adlandırma, Kruşçev - Brejnev döneminde SBKP (Sovyetler Birliği Komü-
nist Partisi) ve TKP (Türkiye Komünist Partisi) tarafından devrimcileri suçla-
mak amacıyla üretilmişti. CIA ve bilumum gerici tayfası da bunu benimsedi.

Marksizm ve Leninizm oluyor da Maoizm neden olmuyor? Kısaca görelim:


**********
Marksizm, kapitalizmin yükseliş döneminin bilimsel olarak incelenmesi sonu-
cunda devrimin nasıl olacağını öngördü. Sosyalist devrim, kapitalizmin ve do-
layısıyla işçi sınıfının en güçlü olduğu Batı ülkelerinde gerçekleşecekti.


**********

Fakat kapitalizmin ilerleyişi dümdüz gitmedi. Sanayide ilerleyen Batı ülkeleri
henüz kapitalizme geçememiş, yani sanayileşmemiş, feodal ve hatta ilkel
toplum dönemlerini yaşayan ülkeleri - bölgeleri (Asya, Afrika ve Latin Ame-
rika'yı) işgal ve sermaye ihraç ederek sömürmeye başladı. Buna emperyalizm
diyoruz. Böylece serbest rekabete dayanan kapitalizm dönemi bitmiş, emper-
yalizm dönemi başlamış oldu.

Bu dönemi Lenin inceledi. Şu sonuca vardı: Batı ülkeleri, emperyalist politika-
lar sonucu Doğu ülkelerinden elde ettikleri gelirin bir kısmını kendi işçilerine
vererek isyan etmelerinin önüne geçmişlerdi. Bu yüzden devrim artık Batı ül-
kelerinde değil, emperyalist işgal ve sömürü altındaki Doğu ülkelerinde ola-
caktı. İşte bu yeni dönemin, emperyalizm döneminin Marksizmi Leninizm olu-
yordu.

Marksizm döneminde dünya işçi sınıfı ve burjuvazi (sermaye sahipleri) olarak
ikiye bölünmüştü ve devrim işçi sınıfının devlet iktidarını sermaye sınıfının  elin-
den alması yoluyla gerçekleşecekti.

Dünyanın emperyalist ülkeler ve ezilen milletler olarak ikiye bölündüğü emper-
yalizm döneminde ise devrim artık bu şekilde olmayacaktı. Ya nasıl olacaktı?
Devrim, ezilen ülkelerdeki tüm milli sınıfların (işçiler, köylüler, milli sanayici ve
tüccarlar, ve hatta feodaller) birleşerek ülkelerini bağımsızlığa kavuşturmaları
ve emperyalist sömürüye son vermeleri yoluyla olacaktı. İşte emperyalizm
döneminin Marksizmi olan Leninizm böyle formülleştirildi. Bu formülü doğru
kabul edenlere de Marksist - Leninist denildi.

Lenin, "Dünya Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır" diyordu. Yani "Emperyalist
ülkeler ve ezilen milletler"

Emperyalizm döneminin ilk devrimini Türkiye'de Atatürk yaptı. Tüm milli sınıfları
birleştirerek emperyalistleri ülkesinden kovdu. Atatürk de dünyanın ikiye bölün
mesi konusunda Lenin ile aynı fikirde idi. Bundan dolayı, Atatürk'ün çıkardığı
Hakimiyet-i Milliye gazetesinin Yayın Yönetmeni olan
Falih Rıfkı (Atay) Bey
"
Leninizm ve Kemalizm, bütün halk kitlelerinin özgürleştiği, yeryüzünde yeni
bir düzen kurulduğu güne kadar
birlikte gelişecektir" diye yazıyordu.

**********

Şimdi gelelim
Mao'nun yaptığı katkıya:

Eskiden, üretim araçlarının devletleştirilmesinden sonra, yani fabrikaların ve
her türlü üretim araçlarının burjuvazinin elinden alınmasından sonra, yani
burjuva sınıfı mülksüzleştirilerek yok edildikten sonra (kişileri öldürerek değil,
üretim araçlarını ellerinden alarak sınıfı yok etme anlamında) kapitalizme geri
dönüşün mümkün olmadığı sanılıyordu.

Deniyordu ki: İşte, devleti Komünist Partisi yönetiyor, üretim araçları da dev-
letin malı oldu. Sermaye sahiplerinin elindeki fabrikalar, paralar, topraklar hep
alındı. Parası, fabrikası, silahlı kuvvetleri yok. Nasıl gelip de fabrikaları devle-
tin elinden geri alabilecek??

Fakat Mao, süreci bilimsel olarak tahlil etti.
Üretim araçları ellerinden alınan eski burjuvaziden tehdit gelemezdi, ama
esas tehdit, Komünist Partisi içindeki kapitalist yolculardan geliyordu.

Mao, SBKP'nin (Sovyetler Birliği Komünist Partisi) Stalin'den sonra gelen
yönetimlerini, uyguladıkları ekonomik ve sosyal politikaları ve dış siyasetlerini
tahlil etti ve partinin üst kademesinin revizyonistlerin, yani kapitalist
yolcuların eline geçtiğini saptadı. Yöneticiler bir süre sonra sosyalizmi inkar
edecek ve kapitalizme geçeceklerdi.

Yani, sosyalizm süreci boyunca geri dönüş tehlikesi vardı. Eskiden yok
sanılıyordu.

Türkiye'de Perinçek gurubu Mao'nun tezlerini inceledi, Sovyetlerin tezleri ile
karşılaştırdı, mevcut durumu inceledi ve Mao'nun haklı olduğu kanaatine
vardı.

Mao'nun tezi bilimseldi. Çünkü atmasyona değil, somut durumun tahliline
dayanıyordu. Bütün göstergeler Sovyetlerin hızla kapitalizme yöneldiğini
gösteriyordu.
Başını İGD ve TKP'nin çektiği diğer sol guruplar, bu tezi şiddetle reddettiler.
Perinçek'i "Sovyet düşmanı, sosyalizm düşmanı" ilan ettiler.

"Hayır, asla, sosyalist bir ülke tekrar kapitalizme dönemez, bu mümkün de-
ğil, olamaz, bunu söyleyenler haindir" diye yaygara kopardılar.

Sovyetler Birliği yöneticilerinin aslında sosyalist olmadıklarını, kapitalizm
yolcusu olduklarını açıklayan Perinçek gurubunu suçlamak için Moskova
Radyosu'nun o yıllarda kullandığı
 "Maocu Bozkurtlar" tanımlaması, CIA
dahil tüm gerici odakların Aydınlıkçılara yönelttiği "Maocu" suçlamasının
kaynağıdır.
**********
İşte Mao'nun Marksizme yaptığı katkı budur. "Sosyalizme geçtik, artık kapi-
telizme geri dönüş olmaz" diye yan gelip yatmamalı, devrimi ilerletme yo-
lunda ciddi olarak çalışmaya devam etmeliyiz. Aksi halde sermaye sınıfı-
nın ve emperyalizmin adamları partiye sızar, hatta yönetimini ele geçirir ve
ülkeyi kapitalizme geri döndürür.

Ancak  Mao'nun bu katkısına Maoizm diyemeyiz. Her katkı bir "-izm" olmaz.
Çünkü emperyalizm yenilmedi, hala var. Hala emperyalizm dönemindeyiz.
Onun için Leninizmin tahlili hala geçerlidir. Leninizm dönemi devam ettiği
için, emperyalizm ortadan kalıp yeni bir dönem başlamadığı için, yeni bir
"-izm" olmaz. Yani Maoizm olmaz. Bilimsel sosyalistler Mao'nun bu katkısını
"Mao Zedung Düşüncesi" olarak adlandırıyorlar. Başka bir şey de denilebilir
ancak Maoizm (Maoculuk) denmez.


Sayın Türker Ertürk Marksizmi bilmediği için CIA'nın "Maocu" palavralarını
doğru zannediyor.


**********

Bilimsel bir tez kabul edilmiştir. Daha sonra hayat bu tezin doğru olduğunu
kanıtlamıştır. Gorbaçov ile birlikte sosyalist sistem yıkılmış, üretim araçları
devletin elinden alınarak özel kişilere verilmiş, yeni bir burjuva sınıfı
yaratılmıştır.

Gorbaçov günün birinde "Sosyalizm artık bitti, kapitalizme geçiyoruz, Sov-
yetler Birliği'ni de dağıtıyoruz. Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve
diğerleri başının çaresine baksın." deyiverince Perinçek gurubuna yıllarca
küfür eden sözde sol gurupların nefesi kesildi. Bunların hepsi önce Atatürk
düşmanı, daha sonra da PKK yandaşı olarak emperyalizm cephesinde
yerlerini aldılar. Bazıları Avrupa Birlikçi oldu. Özalcı oldu. TKP Genel Baş-
kanı Gorbaçov'un izinden giderek sosyalizmden vazgeçtiğini ilan etti.

Böylece, Mao'nun tezinin bilimsel olarak doğru olduğu anlaşıldı. Fizik
biliminde, kimya biliminde nasıl kanunlar varsa, örneğin Newton ve Lavazye
gibi bilim adamları bu kanunları bulmuş iseler, Mao da sosyal bilimler
alanında geçerli bir kanun bulmuştu: Gereken uyanıklık gösterilmezse,
komünist partisinin yönetimi kapitalistlerin eline geçer ve ülke sosyalizmden
kapitalizme geri döner.

Maoculuk denen şey budur. Eğer buna Maoculuk deniyorsa, Perinçek
gurubu hala Maocudur.
Çünkü, bilimsel bir tez önce kabul sonra red edilebilir mi?

Hatta bütün dünya Maocudur. Çünkü artık hiçbir Allah'ın kulu "Hayır,
sosyalizmden kapitalizme geri dönülemez" dememektedir. Diyemez, çünkü
önünde Sovyetler ve Doğu Avrupa örneği var. Bu gerçeği sosyalizmden geri
dönüş olmadan önce gördüğü için mi Perinçek gurubuna Maocu deniliyor?
Olayı herkesten önce görmek suç mu oluyor?

Mao'nun "Sosyalizmden kapitalizme geri dönüş olabilir" bilimsel tezini kabul
eden kişi Maocu mu olur?
Kopernik'in bilimsel tezlerini kabul eden kişi Kopernikçi mi olur?
Görelilik kuramının bilimsel bir tez olduğunu kabul eden kişi Aynştayncı
mıdır?

Bu anlamda Atatürkçülük ile Mao'nun tezini kabul etme arasında ne gibi bir
karşıtlık vardır?
Atatürkçülerin bilimsel tezleri incelemesi ve doğru olanları kabul etmesi
yasak mıdır? Atatürk "Benden sonra sosyal bilimler alanında yapılacak
keşifleri kabul etmeniz yasaktır" mı demiştir?

"Hayır efendim, geri dönüş imkansızdır" deyip kafamızı kuma gömüp sonra 
da Gorbaçov'a mı çarpsaydık?

Devrimciler, her devrimciyi kabul ederler ve saygı duyarlar.
Ama bu demek değildir ki, saygı duyuyorlar diye onların yaptıklarını taklit
etmek isterler. Böyle bir şey yok.

Rus devrimini kabul etmemiz, kızıl ordu kurup Çarlık generalleri ile savaş
yapmamızı gerektirmez.
Mao'yu kabul etmek demek, Mao gibi kızıl ordu kurup uzun yürüyüşe çıkmak
ve Japonlarla çarpışmak değildir.
Kastro'nun bir devrimci olduğunu kabul etmek, onun yaptığı gibi bir gerilla
gurubu kurup Silifke sahillerinden ülkeye çıkartma yapmamız gerektiği
anlamına gelmez.
Mümkün de değildir zaten.

Bütün bu yukarıda saydığım devrimler, başka zamanların, şartları değişik
olan başka ülkelerin, başka toplumsal düzenlerin devrimleridir.

Biz dünyadaki bütün devrimcileri kabul ederiz, onların bilime yaptıkları
katkılar varsa kabul ederiz, ama biz Türkiye'nin devrimcileriyiz, Yeni
Osmanlı'lardan, Genç Türkler'den, Meşrutiyet Devrimlerinden, Cumhuriyet
Devrimi'nden gelen bir geleneğin takipçileriyiz. Her ülkenin devriminin farklı
olması gibi, bizim ülkemizin devrimi de farklıdır ve tüm devrimcilerin,
yurtseverlerin Atatürk Devrimleri etrafında birleşmesi ile başarıya ulaşabilir.

Hikmet Kıvılcımlı'nın Vatan Partisi (1954) programından bugünkü Vatan
Partisi programına kadar tüm 
devrimci parti programları Cumhuriyet
Devrimlerini koruma ve tamamlama, ülkemizi tekrar tam bağımsızlığa
kavuşturma ana fikrine dayanmaktadır.
Bu, ayrı bir yazı konusudur.

Gericilerin şantajına boyun eğip Lenin düşmanlığı, Mao düşmanlığı, Çe
Gevara düşmanlığı, Fidel Kastro düşmanlığı, Ho Şi Min düşmanlığı, Kim İl
Sung düşmanlığı, Cemal Abdülnasır düşmanlığı, Huari Bumedyen
düşmanlığı, Esad düşmanlığı, Çavez düşmanlığı yapmayacağız. Çünkü
başka ülkelerin devrimcilerine düşman olan, önünde sonunda kendi
ülkesinin devrimcilerine de düşman olur.

**********

Şimdi bakın E.Tuğamiral Türker Ertürk ne diyor:

"Maoculuk Türkiye'ye doğudan değil, batıdan geldi. Amaç; yükselen
sol hareketi bölmek ve güçsüzleştirmekti. Anti-Amerikancı söylemler
bu yalın gerçeği değiştirmez"


Bakınız:

Türker Ertürk: Perinçek yine saçmalıyor   14 Mayıs 2017
http://odatv.com/haydi-oradan-bre-gafil-1405171200.html


Hangi yükselen sol hareket?

NATO'ya ABD'ye, Avrupa Birliği'ne köleliğini ilan eden sosyal demokrasi mi?

"Tek yol devrim" diye eline silah alıp sözde gerillacılığa soyunanlar mı?

Sağ ve diğer sol guruplardaki insanları öldürmeyi solculuk sananlar mı?

"Silahları bırakın" diyerek adam öldürenleri Aydınlık gazetesinden tüm halkımı-
za açıklayan Perinçek gurubunu "İhbarcılar, devrimcileri ihbar ediyorlar" diye
suçlayıp katilleri savunanlar mı?


"Atatürk neden sosyalist devrim yapmadı" diye akılları sıra sözde Atatürk
eleştirisi yapan sahte solcular mı?

"Yaşasın Sovyetler Birliği" diye bağırıp devrimcilere savaş ilan edenler mi?

Sayın Ertürk, hangi yükselen sol hareket, lütfen isim vererek bizi aydınlatır
mısınız? Hangi sol hareket yükseliyordu da biz o hareketi böldük.


Ne kadar ayıp ettiğinizin farkında mısınız?

**********

Sayın Türker Ertürk, aynı yazısının devamında diyor ki:

"Doğu Perinçek, 1980 öncesi sol hareket içinde hedef gösterirdi."

Demek ki Sayın Türker Ertürk, hem sağcıları hem de kendi gurubundan
olmayan solcuları öldüren sözde solcu katillerden yanadır. Doğu Perinçek
gurubunun Aydınlık gazetesinde bu katilleri halkımıza açıklamasını "sol
hareket içinde hedef gösterirdi" diye karalamaktadır. O dönemde katilleri
ihbar ettiğimiz için bizi "ihbarcı" olarak suçlayan katil yardakçılarının ağzı
ile konuşmakta, katilleri ihbar etmeyi "hedef gösterme" sanmaktadır.

Sayın Türker Ertürk, kimlerin yanında kimlere karşı savaş açtığınızın farkın-
da mısınız? O dönem katilleri halkımıza açıkladığımız Aydınlık gazetesi nüs-
halarını hiç gördünüz mü? Eğer görse idiniz, eminim ki bu hayret verici suç-
lamayı yapmazdınız.

Araştırmadan, incelemeden CIA tarafından önünüze konulan palavraları
sanki işin içinde imiştiniz de biliyormuşsunuz gibi tekrarlamakla ne kadar
ayıp ettiğinizin farkında mısınız? 

**********
arşiv : 

Türker Ertürk'ün "Maocu Perinçek" ayıbı - Birinci Bölüm   16 Mayıs 2017 
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/turker-erturkun-maocu-perincek-ayb.html  

Asker yalnız mermi ile değil, fotoğrafla da vurulur   14 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/asker-yalnz-mermi-ile-degil-fotografla.html

Fırat Kalkanı'na Uluslararası Mahkeme tehdidi  
24 Eylül 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/09/frat-kalkanna-uluslararas-mahkeme.html

Türker Ertürk: Aman Batı'dan kopmayalım, Doğu'ya savrulmayalım 
8-Ağ-2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/08/turker-erturk-aman-batdan-kopmayalm.html

Türker Ertürk'ün Kıbrıs çelişkisi  
27 Aralık 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/12/turker-erturkgun-kbrs-celiskisi.html

Doğu Perinçek'e "Maocu" suçlamasının nedenleri  11 Nisan 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/04/dogu-perinceke-maocu-suclamasnn.html

Doğu Perinçek ne zaman Atatürkçü oldu   10 Nisan 2014
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2014/04/dogu-perincek-ne-zaman-ataturkcu-oldu.html 

********** 

18 Mayıs 2017 Perşembe

19 Mayıs'ta TGB ile birlikteyiz


Adana  Seyhan Belediye Önü  19.00  Uğur Mumcu Meydanına Meşaleli Yürüyüş

Afyon Akarça Cami Yanı   18.00  Yürüyüş

Ankara   Anıtkabir Tandoğan Kapısı   11.00  Anıtkabir'e Yürüyüş

Antalya  Akdeniz Üniversitesi Meltem Kapısı  17.00  Varyant'a Yürüyüş

Aydın  Egemenlik Bulvarı Taşkent Mevki  18.00   Atatürk Kent Meydanı'na Yürüyüş

Balıkesir   Tren Garı    20.30    Yürüyüş

Bilecik   Dindar Pasajı Önü   11.30  Çelenk Sunumu

Bursa  Şehreküstü Meydanı    12.30  Yürüyüş

Çorum   Çimento Fabrikası Önü   10.00  Atatürk Koşusu

Denizli   Valilik Önü  09.00   Çelenk Sunumu

Edirne    Şükrü Paşa İlkokulu Önü    20.00  Yürüyüş

Eskişehir    Adalar Migros Önü 15.00  Yürüyüş

Gaziantep     Demokrasi Meydanı   9.30   Çelenk Sunumu  
              

İstanbul  Beşiktaş Akaretler Atatürk Müzesi Önü   18.30   Yürüyüş

İzmir   Karşıyaka İzban Önü    18.00  Yürüyüş

Kayseri     Forum Kayseri Önü  15.00  Cumhuriyet Meydanına Yürüyüş

Kırıkkale   Cumhuriyet Meydanı   14.00  Yürüyüş

Kırklareli    Dingiloğlu Parkı       18.00  Yürüyüş

Kırşehir   Cacabey Meydanı   10.00  Ankara Caddesine kadar yürüyüş

Kocaeli    Merkez Bankası Önü   15.00  Yürüyüş ve Gençlik Şöleni

Konya Kılıçarslan Meydanı    15.00  Anıta Yürüyüş

Kütahya   Cumhuriyet Caddesi Akdemirler  16.00   Yürüyüş İş Hanı Önü

Mersin   Tevfik Sırrı Gür Stadyumu  18.00  Cumhuriyet Meydanına Yürüyüş

Muğla     Cumhuriyet Meydanı 20 Mayıs    20.00    Yürüyüş

Nevşehir    Hacı Bektaş Veli Üniversitesi   13.30  Basın Açıklaması

Ordu   İlk Adım Anıtı Önü   11.00  Çelenk Sunumu ve Basın Açıklaması

Sakarya   Çark Caddesi Atatürk Lisesi Önü  19.00  Basın Açıklaması

Samsun  İlk Adım DSİ Önü     10.00  Yürüyüş ve Çelenk Sunumu

Tekirdağ  Tekira Önü  19.00  Sahil Dolgu Alanına Yürüyüş

Trabzon   Öğretmenler Evi  18.00  Atatürk Parkına yürüyüş

Uşak   Valilik Önü   12.00   Çelenk

Zonguldak    Tren Garı   17.00  Liman Caddesine yürüyüş ve Ata'ya saygı zinciri
http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/tgb-milli-mucadele-ruhuyla-19-mayis-ta-meydanlardayiz-h159275.html

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Cumhurbaşkanı Albayın gerisinde kaldı

Trump, Tayyip Bey ile buluşmasında yaptığı konuşmalarla resmen dalgasını
geçti. "Türkiye'nin PKK, IŞİD gibi terör guruplarıyla mücadelesini destekliyo-
ruz" dedi. Bir yandan YPG'ye ağır silahlar verirken, diğer yandan Türkiye'nin
uzun zamandır istediği bazı silahları verme kararı aldı. "Dövüşün, birbirinizi
öldürün, iki tarafı da destekliyorum" demiş oldu.

Fethullah hiç konuşulmadı. Buna karşılık Trump 22 dakikalık görüşmede tam
3 kez İzmir'deki FETÖ tutuklusu Papaz Brunson'un serbest bırakılmasını, Ame-
rika'ya iade edilmesini istedi.

Rıza Zarrab davası kapsamında ABD'de tutuklu olarak yargılanan Halk Banka-
sı Genel Müdür Yardımcımız hakkında da konuşulmadı.

Tayyip Bey, "Nokta koyacağım" çıkışını unuttu, her zaman yaptığı gibi 180 de-
recelik bir dönüş yaptı, "İkili ilişkilere nokta koyacak değiliz" deyiverdi.

(Başbakanımız da "Amerika ile savaşacak değiliz" demişti)

Tayyip Bey Trump ile görüşürken, Özel Temsilcisi McGurk Suriye'de Ayn el-
Arab (Kobani)'de PYD - YPG - PKK yöneticileri ile bir masa etrafında ağır
silahların teslimi konusunu görüşüyordu.

Masada PYD Başkanı Enver Müslim, YPG'li Polat Can, Aldar Halil ve Türkiye'-
nin başına 4 milyon TL ödül koyduğu Şahin Cilo kod adlı PKK'lı Abdi Ferhat
Şahin de vardı.
Soldan beşinci siyah gömlekli McGurk, solundaki Abdi Ferhat Şahin
       
**********
Doğu Perinçek buluşmayı şöyle değerlendirdi:

"Erdoğan ABD'ye gitmeden İncirlik'i kapatsaydı bugün görüşme çok daha farklı
olurdu. Mesele İncirlik değil, ABD başka üs bulur. Türkiye'yi kaybetmiş olurdu.

Erdoğan PYD ve YPG'nin muhatap alınmasından söz etti. Tanıma veya muha-
tap alma başka şey, burada silah verme söz konusu. Silah vermek başka bir
şey. "Ben Türkiye'ye karşı savaşın arkasındayım ve içindeyim" demek.


Onun için, Türkiye Cumhurbaşkanı'ndan şunu söylemesi beklenirdi:

"Siz PKK'ya, PYD'ye, YPG'ye silah veriyorsunuz, bunlar bu silahlarla vatanımızı
bölmeye kalkıyorlar, ABD'nin bu konumu dostlukla açıklanabilir bir konum değil
dir, hatta Türkiye'ye karşı silahlı bir savaşı destekleyen konumdur."

Bunun net olarak ortaya konması ile diplomatik sonuçlar alınabilir, ilerleme kay
dedilebilir.

Ama böyle "Muhatap alıyorsunuz" falan gibi yumuşatılarak söylenmesi çok yan
lış. Trump silah verilmesini onayladığı zaman Türkiye'de herkes "Nasıl verirsin"
dedi. Şimdi "Muhatap alma" diye geri adım atılıyor.


Burada diplomasi açısından ciddi bir hata var. Nedir hata? Türkiye ancak bura
larda kaya gibi durarak Amerika'yı geri çekilmeye zorlayabilir.

Türk Albayı İncirlik'te "Mehmetçiği vuran silahları veriyorsun" diyerek madalya-
sını reddediyor. Cumhurbaşkanı'nın bunun gerisinde kalmaması lazım.
Cumhurbaşkanı, Albay'dan çok daha geri bir pozisyona düşüyor.

Basın açıklamasında ABD'nin PKK'ya silah desteğini söylememek, diplomatik
bir eksiklik.

Göreceksiniz, Türkiye kararlı davranacak. Tayyip Erdoğan teslim olacak diye
bir sonuca varmıyorum. Biz Vatan Partisi olarak onun boyun eğmemesini
sağlayacağız. Türkiye'ye güveniyoruz. Türkiye Erdoğan'ı yönetir, Erdoğan
Türkiye'yi değil.

Biz sınır ötesi harekat olacak dedik, oldu. Türkiye bu mücadeleyi kararlılıkla
yürütmek zorunda. Bunu yapmayan devrilir gider.

AKP iktidarı tekrar açılıma dönemez. Kesinlikle böyle bir şey olamaz. Buna
AKP içinden de itiraz gelir. TSK başarısız olsaydı açılıma geri dönülebilirdi
ama TSK PKK'yı hendeğe gömdü. El Bab'a girdi. Sincar'ı bombaladı."

3 dakika süreli video kaydı.
https://www.youtube.com/watch?v=qVbWyq-EeZA



**********

Tayyip Bey'in açıklamaları, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun yapmış olduğu
açıklamaların gerisinde kaldı.

Tayyip Bey Trump'a "YPG'ye silah vermeniz Türkiye için tehdittir" diyemedi.




**********
arşiv
Trump - Tayyip görüşmesi niçin 10 dakika sürdü   17 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/trump-tayyip-gorusmesi-nicin-10-dakika.html

Tayyip Bey'in anlamadığı Amerikan projesi   
15 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/akp-yonticilerinin-anlamadg-amerikan.html

Tayyip Bey Amerika'da tutuklanabilir    
12 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/tayyip-bey-amerikada-tutuklanabilir.html

Türkiye ortak değil, Kürtlere saldırılarından endişeliyiz  
26 Nisan 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/04/turkiye-ortak-degil-kurtlere.html

Amerika Tayyip Bey'i idamla tehdit etti  
11 Nisan 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/04/amerika-tayyip-beyi-idamla-tehdit-etti.html

CIA Başkanı: Tayyip diktatör   
26 Ocak 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/01/cia-baskan-tayyip-diktator.html

Maykıl Flayn: Kürdistan'ı göreceğiz 
    23 Kasım 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/11/maykl-flayn-kurdistan-gorecegiz.html
**********



Trump - Tayyip görüşmesi niçin 10 dakika sürdü

"Hayır, 20 dakika sürdü" diye itiraz edeceksiniz ama bunların biri İngilizce 
biri Türkçe konuşuyor. 10 dakika konuşma, 10 dakika tercüme. Trump 5
dakika konuştu, 5 dakika Türkçeye tercüme edildi. Tayyip 5 dakika konuştu,
5 dakika İngilizceye tercüme edildi. Al sana 20 dakika...

Trump başka bir buluşmadan çıkıp öğle yemeğine giderken yasak savma
kabilinden
-gönülsüzce- buluştu Tayyip Bey ile.

Trump, bu buluşmadan rahatsız. Çünkü ABD derin devleti kendisine karşı
darbe yapmış durumda. Koltuğundan olmaması için derin devletin dümen
suyunda gitmesi, seçimlerde verdiği sözleri unutması gerekiyor. Danışman-
larından bazıları şu an ya görevden alınmış ya alınmak üzere ve haklarında
soruşturma açılmış durumda.
CIA ile Pentagon'un birlikte Suriye'de düzen-
ledikleri kimysal saldırı Trump'ı kıpırdayamaz bir duruma soktu.
ABD Başkanı
olarak "Beni zor duruma düşürmek için saldırıyı CIA düzenledi" diyemezdi ki,
bu yüzden Esad'ın suçlanmasına katılmak, Suriye'nin bombalanması için
emir vermek ve YPG'ye ağır silah verilmesi belgesini imzalamak zorunda kaldı.

Trump böylece "Esad terörizme karşı savaşıyor, IŞİD'e karşı desteklenmeli,
Obama yanlış yaptı" gibi romantik söylemlerinin üzerine bir bardak soğuk
su içmek zorunda bırakıldı. Kimyasal silah darbesi, Obama'ya karşı yapılan
derin devlet darbesinin devamı idi.

Darbenin hedefi yalnızca Obama değildi, Trump da daha seçilmeden önce
Obama ile birlikte devre dışı bırakılmıştı, kimyasal silah tezgahı ile de tam
bağlama çekildi Trump'a.
**********
Obama'ya karşı yapılan derin devlet darbesinin ayrıntıları için bakınız:Obama askeri vesayet mağduru   28 Aralık 2016  http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/12/obama-askeri-vesayet-magduru.html
**********

Şu anda Trump'ın danışmanlarının hepsi Kongre tarafından incelenmekte.
Derin devletin tehdidi sonucu işine son vermek zorunda kaldığı eski Ulusal
Güvenlik Danışmanı Flynn, Rıza Zarrab olayı konusunda Tayyip Bey ile gö-
rüşmek üzere Ankara'ya gönderdiği Yahudi Lobisi Başkanı Giuliani ve diğer
üst düzey Trump Danışmanları,
Rus Elçisi ile yasa dışı görüşme, Tayyip Bey
ile yasa dışı ilişkiler vesaire konularında
suçlanıyorlar.

Danışmanlarını soruşturan FBI Başkanı'nı görevden alan Trump müthiş
tepki çekmiş durumda.

Zarrab davasında görevden alınan Savcı Bharara yangına körükle giderek
Trump - Tayyip buluşmasında ABD derin devletinin işine gelmeyecek şeyler
konuşulması olasılığını ima eden bir tvit attı, görüşmenin kasete alınıp alın-
madığını sordu. Tvit aynen şöyle:
I do kind of hope this meeting is taped
Umarım bu buluşma kayda alınmıştır.


http://odatv.com/bhararadan-erdogan-trump-gorusmesine-dair-tartisilacak-tweet-1605171200.html

Bharara görevden alındı ama onun yerine vekaleten gelen Savcı da Bharara-
nın adamı. Trump'ın yeni bir Savcı ataması aylar sürecek, belki de derin dev-
let tarafından engellenecek. Onun için bu buluşmanın dava dosyasına eklen-
mesi isteği gelebilir. Savcı geçen duruşmada Trump'ın temsilcisi Giuliani ile
Tayyip Bey arasında Zarrab konusunda yapılan toplantının tutanaklarını iste-
mişti.


**********

Derin devlet, Trump hakkında "ABD'nin son derece gizli istihbarat bilgilerini
Rusya'ya aktardığı"
suçlaması ile araştırmalara başladı. Bugünün ABD med-
yasının gündemini bu konu oluşturuyor. Tayyip Bey'in ziyareti en alta sırada.


The Washington Post gazetesi, Trump'ın geçen çarşamba Rusya Dışişleri
Bakanı Lavrov ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşmede bazı çok gizli bilgileri
paylaştığını yazdı. Habere göre Trump, uçaklarda dizüstü bilgisayar kullanma
yasağı ile bağlantılı olarak IŞİD tehdidine yönelik ayrıntıları aktardı. İstihbaratın
hangi kentte toplandığını ve hangi müttefik ülkeden elde edildiğini Lavrov'a
söyledi.

Bu bilgi sayesinde Rusya'nın o müttefik ülkenin istihbarat kapasitesini ölçe-
bileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri, Beyaz Saray ve Moskova iddiayı yalanladı.
Ancak dilini bir türlü tutamayan Trump "Rusya ile terörizm ve hava yolu uçuş
güvenliği ile ilgili bilgileri paylaştım. Bunu insani nedenlerle ve Rusya'nın
terörizmle mücadelesini güçlendirebilmesi için yaptım" diyerek itiraf etmiş
ve söylentileri doğrulamış oldu.


**********

Siyaset Bilimci Sezin Öney şöyle yazıyor:

"Trump'ın yakın profilini çıkarmış biri olarak buna şaşmıyorum. Trump, dediko-
du seven biri. Günlük hayatta geyik muhabbeti yapmayı çok seviyor. Ancak
bir ülkenin lideri özellikle rakip ülke temsilcileri ile dedikodu yapabilir mi?
Açıkçası,
(üstelik te İsrail kaynaklı) bilgileri izinsiz olarak Rusya ile paylaşması
çok ciddi ve Trump'ın görevden alınmasına gidecek kadar vahim.
"

Sezin Öney özetle şöyle devam ediyor:

Kendi meşruiyeti sarsılan ve ülkesinin temel demokratik ilkelerine aykırı hare-
ket etmekle suçlanan Trump, demokrasiden uzaklaştığı özellikle vurgulanan
Tayyip Bey gibi bir liderle bir arada görünmekten kendi imajı açısından özel-
likle hoşnut değil.

Dikkat: Trump ABD'nin işbirliği yaptığı "demokrat olmayan" ülke liderleri ile
görüştüğünde doğal olarak tepki çekmiyor. Ama Tayyip Bey ile görüştüğünde
ABD medyası "bak diktatörle görüşüyor" diye yaygarayı basıyor.

Trump'ın Tayyip Bey ile görüşmeyi bu kadar kısa tutması işte bu yüzden.

15 - 20 kişinin katıldığı öğle yemeğinde ciddi konuların konuşulması zaten
mümkün değildi. Yemekte geçen süre görüşmeden sayılmaz.


**********

İşte böylece, Trump ve Tayyip hiç bir ciddi konuyu görüşme olanağı bulama-
dan hop oturup hop kalkıyorlar, basın toplantısı, sonra doğru yemeğe.
Aydınlık durumu şöyle özetliyor:

"
SOĞUK KARŞILAŞMA
Erdoğan ve Trump dün ilk kez bir araya geldi.
Görüşme sonrasında yapılan basın açıklamasında soğukluk hakimdi"


Aydınlık, 17 Mayıs 2017

Tayyip Bey, ortak basın toplantısında şöyle dedi:

"Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine yer yoktur. Özellikle YPG -
PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap ola-
rak alınması, bu konuda küresel düzeyde verilen mutabakata kesinlik-
le uygun değildir"


Basın toplantısından sonra haydi yemeğe. Söylentilere göre yemekte "heyetler
arası görüşmeler" yapılmış. Son derece gayrı ciddi bir açıklama. Tabakların ya-
nında bir defter bir kalem, herkesin önünde de bir mikrofon.

Sonuç: Hiç bir konuda anlaşma olmadı.
Amerika PYD'ye silah vermekten, Rakka'ya PYD ile birlikte girmekten vazgeç-
medi. Fethullah konusunda ben karışmam, hakimler karışır dedi topu taca attı.

Tayyip Bey nokta koyacağını söylemişti, hiç bir şey koyamadı. Yurda döndük-
ten sonra koyması için kendisini teşvik etmeye devam edeceğiz.



**********
arşiv

Tayyip Bey'in anlamadığı Amerikan projesi   
15 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/akp-yonticilerinin-anlamadg-amerikan.html

Tayyip Bey Amerika'da tutuklanabilir    
12 Mayıs 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/05/tayyip-bey-amerikada-tutuklanabilir.html

Türkiye ortak değil, Kürtlere saldırılarından endişeliyiz  
26 Nisan 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/04/turkiye-ortak-degil-kurtlere.html

Amerika Tayyip Bey'i idamla tehdit etti  
11 Nisan 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/04/amerika-tayyip-beyi-idamla-tehdit-etti.html

CIA Başkanı: Tayyip diktatör   
26 Ocak 2017
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2017/01/cia-baskan-tayyip-diktator.html

Maykıl Flayn: Kürdistan'ı göreceğiz 
    23 Kasım 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/11/maykl-flayn-kurdistan-gorecegiz.html


**********