1 Nisan 2025 Salı

Atina ve Washington'da 1821 Türk kıyımını kutlama rezaleti

 

Rezaletler üst üste geldi. İlki şöyle:


Atina Büyükelçimiz, Yunanistan'ın "Milli Gün" ilan ettiği Türk kıyımını kutladı. 25 Mart 2025. 

Sayın Cumhurbaşkanımız "Monşerler dönemi bitti" demişti. Anlaşılan o ki, bitmemiş.

+++

İngiliz tarihçi W. St.Clair 

"Mora'daki soykırım ancak öldürülecek başka Türk kalmadığında sona erdi"

“Kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. Hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi. Cumadan Pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu…. Bir Yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu.”

+++

Kıbrıslı tarihçi S. Ramadan Sonyel, İngiliz arşivlerine göre 1821 Mart ayında Mora'da yaklaşık 50.000'e yakın Türk yaşadığını, bir ay sonra tek bir Türk kalmadığını belirtiyor.

+++

ABD'li yazar Justin McCarthy "Ölüm ve Sürgün" kitabında:

"Mora Yarımadası'nda Rumlar Türklere karşı genel bir yok etme politikası içindeydi. Üç gün boyunca zavallı Türk yerleşimciler bir vahşiler gurubunun şehvetine ve zulmüne teslim edildiler. Ne cinsiyet ne de yaş yönünden bir esirgeme yapıldı. Kadınlarla çocuklar dahi öldürülmeden önce işkenceden geçirildiler."

"Kıyım öylesine büyüktü ki, çetecilerin başı Kolokotronis 'Kasabaya girdiğimde yukarı hisar kapısından başlayarak atımın ayağı hiçyere değmedi' demektedir. İlerlediği zafer kutlama töreni yolu cesetlerden bir örtüyle döşenmişti."


+++

İskoç tarihçi George Finlay:
"Frantzes adlı Yunan bir rahibin anlattığına göre mermiler ve kılıçlarla yaralanmış kadınlar kaçmak umuduyla denize koştu. Kollarında bebekleri olan annelerin kıyafetleri çalındı ve tek gizlenme yeri olan denize koştular. Suda çömelirken insanlık dışı tüfekli askerler tarafından vuruldular. Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu. Çocuklar denize atılarak boğuldu. Katliam bittiğinde cesetler ya denize atıldı ya da sahile yığıldı."

+++

Rumen tarihçi Nicolae Iorga:
"Katliamın komutanı Theodoros Kolokotronis’in anılarına göre 32.000 Türk katledildi."

+++

Tripoliçe katliamı sırasında kentte bulunan Avrupalı subaylar, oradaki tüyler ürpertici sahnelere şahit oluyor ve bazıları,bu olayları bütün çirkinlikleriyle anlatıyordu. Bu sahnelere dayanamayan Yunan dostu genç Alman Doktor Wilhelm Boldemann, zehir içerek intihar etmişti.

+++

Ayrıntılı bilgi için bakınız: 

Atina Büyükelçimiz bu kıyımları mı kutladı?

Kadın çocuk demeden tüm canlıların öldürülmesi bize Tevrat'taki "öldür" emirlerini hatırlatmaktadır. Bakınız:

+++

Gelelim ikinci rezalete

ABD Başkanları Türkiye'nin Bağımsızlık Günü için 29 Ekim'de Beyaz Saray'da kutlama yapıyor mu? Yapmıyor.

Trump Beyaz Saray'da Yunan Bağımsızlık Günü'nü kutluyor. Davetlisi ABD Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Elpidoforos (Ελπιδοφόρος). 25 Mart 2025.

Elpidoforos Trump'a diyor ki:
"Bana Roma İmparatoru Büyük Konstantin'i hatırlatıyorsunuz.
Bu imparator, doğduğum yer olan ve bugün İstanbul diye bilinen muhteşem Konstantinopolis'in kurucusudur."

Sonra, elindeki haçı Trump'a vererek diyor ki:
"Size bu kutsal haçı sunmak benim için büyük bir onurdur. Bu haç, Konstantin'i zafere götüren semboldür. Çünkü İsa ona bir rüyasında bu haçı göstermiş ve şöyle demiştir:  “Εν Τούτῳ Νίκα” Yani: "Bu işaretle git ve zafer kazan."

Demek istiyor ki: 
"Al bu haçı, zafer kazan, İstanbul'u Konstantinopolis yap"

Rezaletin büyüğü şöyle:

Elpidoforos, İstanbul doğumlu Türk vatandaşı. Türk pasaportu taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı olan bir din kurumunun (Fener Patrikhanesi) temsilcisi. 

Lozan'a göre yetkisi yalnızca İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rumların din ile ilgili işlerini yapmakla sınırlı olan Fener Papazı Bartolomeos (Βαρθολομαῖος) Lozan'ı Türk Devleti'nin gözlerinin içine bakarak paspas gibi çiğneyip Elpidoforos'u önce Bursa'ya, sonra da ABD'ye atıyor.

Yani bir Türk vatandaşı, ABD Başkanı ile birlikte Yunan Bağımsızlık Günü'nü kutluyor, dahası, İstanbul'u tekrar Konstantinopolis yapması için ABD başkanı'na görev veriyor. Daha büyük bir rezalet olabilir mi?

Evet, olabilir. O da Türk Devleti'nin bu rezaleti iktidarı ve ana muhalefeti ile görmezden gelmesidir. Nerede Osmanlıcılık, nerede muhafazakarlık, nerede Atatürkçülük?

Müstafi Amiral Cihat Yaycı, ULUSAL KANAL'da anlatıyor.
Video kaydı (4:18 dakika):


Yayının tamamı video kaydı (56:20 dakika)

+++

Dahası var:

Elpidoforos, 1821’de Osmanlı Devleti’ne karşı isyan eden ve Türk-Müslüman halka yönelik katliamlar gerçekleştiren Rum çetelerini övdü: 
“1821'in ölümsüz kahramanlarını alkışlıyor ve anıyoruz.”

ABD kongre üyeleri ve bürokratların da katıldığı törende Trump, 25 Mart’ı Yunan Bağımsızlık Günü olarak resmen tanıyan bildiriyi imzaladı.

Video kaydı
Video kaydı


+++

Cihat Yaycı'dan sonra söz alan Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol: "Fener casusluk yapıyor"
Video kaydı: 

Türk devleti, Fener Kilisesi ve Bartholomeos'un Türkiye düşmanı faaliyetlerine izin vermemeli! ABD'nin casusluk merkezi haline gelen Fener, Ortodoksların temsilcisi olamaz! Türkiye'deki Ortodoksların merkezi, Türk Ortodoks Patrikhanesi'dir.

+++

Video kaydı

25 Mart 1821 "Yunan Bağımsızlık Günü" adı altında kutlanan olay gerçekte "Türklerin Toplu Katliama Uğratıldığı Türk Soykırım Günü"dür. Birincil kaynaklardan özgün belgelerle: ⤵️


+++

Video kaydı
Yunan akademisyen yalan söylüyor. Osmanlı'nın kadın çocuk demeden sivil halkı öldürmesini tarih kaydetmiyor.
Yunan akademisyenler Mora, Tiripoliçe Türk soykımını kabul etmişlerdi. İşte Yunan belgesel videosu kanıtı.

+++

arşiv:

Sümela'da Lozan'ı delen ayin, Zelenskiy ve
Türk Ortodoks Patrikhanesi   23 Ağustos 2024

Utanç verici Yunan Adaları ve Papaz Okulu sevdaları 

Türk Devleti'nin utanç günü: 
Patrikhane, Türkiye ile aynı masaya oturdu, bir Devlet gibi   21 Haziran 2024

Elçimiz ve Bartolomeos kahvaltı masasında Lozan'ı çiğnediler  15 Kasım 2021

Sabahattin Önkibar'ın Bartlomeos yanılgısı 11 Nisan 2019  

Lozan delindi, Tayyip Bey seyretti     29 Eylül 2016 

Diyanet kilisenin şamar oğlanı yapılamaz  10 Tem 2012 

Sevgi Erenerol    5 Eylül 2011  

Azınlık vakıfları yasası   4 Eylül 2011  

Türk Müftüye cefa, Rum Papaza sefa   8 Aralık 2010 

Pontus için mücadele topraklarımıza sıçradı  31 Ağs 2010 

Şimdi de "Rum Papazı Açılımı"   15 Mayıs 2010 

+++

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder