11 Ağustos 2019 Pazar

Diyanet'in Tarikatlar Raporu 28 Şubat kokuyormuş

Diyanet Raporu'na karşı tarikatçı ve liberal mevzilerden feryatlar yükseldi.

Aydınlık, 7 Ağustos 2019

Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Direktörü Kazım Güleçyüz 6 Ağustos
günlü "Diyanet'ten Açıklama Bekliyoruz" başlıklı yazısında özetle dedi ki:

"Cemaatler bu jurnal belgesiyle hedefe konuluyor.

İşin bir başka garip tarafı, bu raporun Perinçek'in gazetesinde dizi yazı
olarak yayınlanıyor olması ve yine o kişinin (Perinçek'in) yayınevi (Kaynak
Yayınları) tarafından kitaplaştırılması.

O gazete ve yayınevi ne zamandan beri Diyanet'e çalışıyor?

Bu iftiranamenin Perinçek'in yayın organlarında bu şekilde değerlendirilmesi
hakkında Diyanet'in açıklama yapması artık kesin bir farz oldu.

Diliyoruz ki, Diyanet'in adını da lekeleyen bu hezeyanname, maksadının
tam tersi bir uyanışa ve cemaatlerin kurulan tuzaktan kurtulup asli hizmetleri
ekseninde toparlanmalarına vesile olsun."

Güleçyüz burada tarikat ve cemaatlere: "Aman dikkatli olun, iç ve dış güçlerle
bağlantılarınızı bir müddet askıya alıp tuzaktan kurtulun" diye akıl veriyor.


Yeni Asya'nın 17 Nisan günlü sayısındaki Başyazı'da, Diyanet Raporu hedef
alınarak "Rapordaki değerlendirmeler devletçi bir refleksi yansıtıyor" deniliyor.

+++

FETÖ'nün de zemini olan Yazıcılar, Okuyucular, Meşveret gibi gurupların
içinden çıktığı Nurcuların önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
"Derin Diyanet Raporu'na Reddiye" adlı kitabında diyor ki:

"Hedef şu: Bütün cemaatleri gözden düşürmek. 

Bir kaç gün önce çok önemli bir cemaatin ileri gelen ismi bana aynen dedi ki:
'Cemaatlerden uzaklaştırılan gençler maalesef kızlarla her türlü gayrı meşru
şeyi yapabilecekleri, gece ne zaman gelecekleri bile kontrol edilmeyen yurt-
lara yönlendirildiler.'

Şu anda Nur Cemaati'nin medreseleri dahil, bütün cemaatlerin yurtlarında
ciddi bir talebe azalması var. Yani acıdır ki bu rapor gayesine ulaştı."

+++

Cemaatler üzerinde çalışan sosyolog Tayfun AtayT24'teki köşesinde
27 Mayıs'ta şöyle dedi:

"Bu istihbari rapor, Erdoğan rejimi ile uyumlu bir devlet dini yaratma yolunda
düzleştirme girişimine rehberlik ediyor.

Dolayısıyla rapor, İslam'ı bilme, idrak etme, yaşama ve yayma adına Türkiye
toplumunda mevcut bir çoğulluğu gayrı meşru kılma hedefi ile yazılmış.

Ama asıl hareket noktası FETÖfobi (FETÖ korkusu).

Rapor, FETÖ hayaleti'nin üzerinde dolaştığı bir siyasi iktidara memur ulemayı
rüsum (sözde alimler) tarafından kaleme alınmış.

Böyle bir raporun benzeri değilse muadili (dengi) eskiden Asker'in siyasi 
bir özne olduğu dönemlerde MGK bünyesinde karşımıza çıkardı"

+++

gazeteduvar internet sitesinde Özlem Akarsu Çelik:

"Bir süredir bazı İslami cemaatler:
28 Şubat sürecindekine benzer bir baskıyla karşı karşıyayız
derken, bambaşka kimi çevreler:
-Asker hiç bir dönem siyasette bu kadar etkin olmamıştı
yorumunu yapıyordu.

Bu iki parçayı bir araya getirmeyi düşünmemiştim.
Ta ki, 31 Mart yerel seçimine bir kaç hafta kala dolaşıma giren ve
Diyanet'e ait olduğu öne sürülen GİZLİ ibareli raporu okuyana kadar."

+++

Birikim Dergisi'nde sosyolog Polat Alpman şöyle yazdı:

"Bir fişleme ve etiketleme işi olan raporun satır aralarındaki bakış açısı,
28 Şubat'ın yol taşlarını döşeyen Batı Çalışma Gurubu ile benzer
içeriğe sahip.

Burada Cumhuriyet'in kurucu ethosunun (kültürünün) hala etkili olduğu
ve dini alanda henüz çoğulculuk denilemeyecek olan çokluğu denetleme
arzusunun devam ettiği öne sürülebilir."

+++

6 Ağustos 2019 günlü Aydınlık Başyazı'da M. İlker Yücel konuyu özetledi:

Tarikat yayın organları rapora "Diyanet haddini bilsin" yönündeki yazılarla 
yanıt verdiler.

Hiç bir devlet, kendisini devlet hukukunun üzerinde gören yapılara göz yumamaz.

Türk Milletini mezhepçiliğe iten böyle yapılar PKK bölücülüğü kadar tehlikelidir.

Bu tehlikeye bugün gözümüzü kapatırsak, yarın Meclis'i bombalayacak kadar
hadlerini bilmezler.

+++

arşiv:

Tarikatlar Raporu: Doğru teşhis, yanlış çözüm önerisi

Diyanet'in gizli Tarikatlar Raporu

+++

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder