18 Eylül 2020 Cuma

Sevilla (Yeni Sevr) saldırısına karşı Mavi Vatan Kararı

Doğu Akdeniz'de 189 bin km2 Münhasır Ekonomik Bölgemizi (MEB)
41 bin km2 ye düşürerek Yeni Sevr saldırısını başlatan Sevilla Harita-
sı'na karşı Mavi Vatan Kararı 13 Eylül 2020 günü toplanan Vatan Par-
tisi MKK tarafından 9 Madde olarak ilan edildi.

Özetleyerek ve yorumlayarak veriyorum:

Madde 1:
Şu anda ülkemizin geleceğini belirleyen öncelikli görev, Mavi
Vatanımıza yönelik emperyalist tehdidi alt etmektir.

Madde 2:
Tehdidin esas kaynağı ABD'dir. 

Çünkü ABD:
- İsrail, Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile
  Türkiye karşıtı askeri ittifak ve tatbikatlar yapıyor.
- Yunanistan sınırımızda, Kafkaslar'da, Suriye'de Fırat'ın doğu-
  sunda Türkiye'ye karşı askeri üsler kuruyor
- PKK, FETÖ ve IŞİD'i silahlandırıyor
- TürkAkım'ı engellemek için Ukrayna ile anlaşma yapıyor.

Bu gerçeklere rağmen ABD'yi tehdidin dışında ya da kenarında
gösterme çabaları, tehdidi ağırlaştırmaya hizmet ediyor.

Geniş bilgi için bakınız:
Noble Dina Tatbikatları: KKTC'ye Amerikan saldırısı
Nemesis 2018: Hedef Doğu Akdeniz 

+++
       Beyaz çizgi: Sevilla Haritası
Kırmızı çizgi: Doğu Akdeniz'deki Mavi Vatan sınırlarımız
Verev taralı bölge: Yeni Sevr ile elimizden alınarak
Yunanistan'a verilmek istenen alan
+++

Madde 3:
Doğu Akdeniz'de sonucu kuvvet belirleyecek. Hukuk düzlemindeki
haklı konum ancak kuvvet sayesinde hayata geçer. Savaşın önlen-
mesi de ancak kuvvetle mümkündür.

Silahlı kuvvetlerimizin gücü yanında ABD'ye karşı dostlarımızla
ittifak yapmak da zorunludur.

Nasıl 1. Dünya Savaşı'nda Almanya ile, Kurtuluş Savaşı'nda Sovyet
Rusya ile ittifak yaptı isek, bugün de İran, Irak, Suriye, Rusya, Çin
ve Orta Asya Türk Devletleri ile ittifak yapmalıyız.

ABD, Madde 2'de belirtilen ülkelerle ittifak halinde üzerimize geliyor.
Dolayısıyla, Müstafi Amiral Cihat Yaycı gibi "Ne ABD'ci ne Rusya'cı
olmalıyız" demek suretiyle ittifaklara engel olma ve ABD ile mütte-
fikleri karşısında Türkiye'yi yalnız bırakma girişimleri kabul edilemez.

Madde 4: 
İç cephede yıkıcılığa karşı mücadele

ABD derin devletinin Ocak 2020'deki RAND Raporu ile eş zamanlı
olarak ABD Başkan Adayı Biden tarafından dillendirilen ve Macron
tarafından ayaklanma çağrısı ile körüklenen ve PKK tarafından ha-
raretle desteklenen "Muhalefeti bir araya getirerek Erdoğan'ı yıkma" 
planını milletçe bozguna uğratma mücadelesinin merkezindeyiz.

CIA ve Soros'un ABD yandaşı Kadife (Turuncu) Devrimler için kullan-
dıkları "Yaratıcı Yıkıcılık" adlandırmasını gazete köşelerinde (Merdan 
Yanardağ gibi) pervasızca açıklamakta, Demirtaş özelinde PKK'ya
şeref madalyası takmaktadırlar (Kılıçdaroğlu gibi)

Milletimizi bu ABD planına karşı kararlı mücadeleye çağırıyoruz.

Geniş bilgi için bakınız:
Soros'un "Yaratıcı Yıkıcılık"ı Türkiye'de tutmaz

+++
Dışişleri Bakanlığı 2 Aralık 2019 günü Doğu Akdeniz'deki MEB 
haritamızı yayınlayarak Yeni Sevr saldırısına karşı duracağını
ilan etmişti. İşte o harita:
A - B : Türkiye ile KKTC arasında 2001 Anlaşması ile belirlenen hat
B - C : Kıbrıs Rum Kesimi ile Türkiye arasındaki muhtemel sınır
C - D - E : Türkiye - Mısır  ana karaları arasındaki ortay hat
E - F : Libya - Türkiye 2019 Anlaşması

+++

Madde 5:
Karadeniz - Akdeniz Dostluk ve Barış Planı

21 Haziran 2020 günü Vatan Partisi tarafından belirlenen bu plan,
Mavi Vatanımızı savunmak amacıyla bölge ülkeleri ile ortak müca-
dele stratejisini belirlemiştir.

Bu plana göre:
- KKTC ve Abhazya Cumhuriyeti tanınmalıdır.
- Kırım'ın Rusya toprağı olduğu kabul edilmelidir
-Ermenistan'ın Karabağ işgaline son vermesi için bölge devletleri
 ağırlığını koymalıdır

Planın diğer maddeleri için bakınız:
Karadeniz-Akdeniz Dostluk ve Barış Planı Çalıştayı

+++

Vatan Partisi "Mavi Vatan" kavramını kullanan ilk siyasi partidir.
2015 Seçim Beyannamesi'nde 
"Mavi Vatan için Denizcilik Bakanlığı" deniliyordu.
+++

Madde 6:
KKTC'nin tanınması için etkin çalışma

17 Aralık 2019 günlü Vatan Partisi - Abhazya Cumhuriyeti Ortak
Bildirisi'nde yer alan KKTC'nin tanınması maddesi için çalışmala-
rımız sürmektedir. 

ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne silah ambargosunu kal-
dırması ve Rus gemilerinin Güney Kıbrıs limanlarını kullanmasının
yasaklanması konusunu gündeme getirmesi, KKTC'nin tanınması-
na yönelik eğilimleri olgunlaştırmaktadır.

T.C. Hükumeti bu yönde etkin bir çalışmaya başlamalıdır.

KKTC-Abhazya bağlantısı hakkında geniş bilgi için bakınız:
Abhazya-Vatan Ortak Bildirisi: 
Türkiye Abhazya'yı tanısın, Rusya da KKTC'yi 

Madde 7:
Üretim ve istihdam odaklı programın uygulanması

Koşullar, Vatan Partisi'nin Milli Direnme Ekonomisi Programı'nı
ülkemizin gündemine getirmiştir. 

12 Eylül sopası ile uygulamaya konulan Özal'ın 24 Ocak Kararları
duvara toslamıştır. Hükumetin bu "borçlanma ve borç para ile it-
halat yapıp yerli üretimi engelleme" ekonomisinin "sürdürülemez"
olduğunu vurgulayarak "Üretim ve İstihdam Odaklı Ekonomi" prog-
ramı uygulayacağını ilan etmesini memnuniyetle karşılıyoruz.

Vatan Partisi'nin Üretim Devrimi Programı'nın bir bütün olarak
uygulamaya konulması yaşamsal önemdedir.

Geniş bilgi için bakınız:
Berat Albayrak ve Özal ekonomisinin sonu

12 Eylül döneminin sona erme süreci 

Madde 8:
Zorluklardan devrimci çözümle çıkmak

- 1980'den bu yana uygulanan "Dünya Ekonomisiyle Bütünleşme
  Programı'nın iflas etmesi (Özal ekonomisinin sonu)
- Doğu Akdeniz odaklı tehditler
Türkiye'yi tarihi fırsatın eşiğine getirmiştir.

- Vatan Savaşı'ndan ve
- Üretim Devrimi'nden geçerek
- Üreticilerin Milli Hükumeti'ne giden süreç ilerlemektedir.

Türkiye gemisinin NATO - Atlantik limanından demir alarak Avrasya
limanına doğru ilerlemesi bu sürece eşlik etmektedir.

Madde 9:
Devletimiz ve Ordumuz ile milletimiz arasındaki birliği sağlamlaştırmak,
iç cepheyi güçlendirmek, ABD tehditlerini devletin ve milletin gücüyle
bertaraf etmek günün görevidir.
+++

14 Eylül 2020 Pazartesi

12 Eylül döneminin sona erme süreci

12 Eylül rejiminin hala devam ettiği söyleniyor.
Onu hazırlayan güçlerin güncel durumuna bakarsak, 
bu saptamanın doğru olmadığını görürüz:

+++

12 Eylül, NATO'ya girişimizle başlayan sürecin tepe noktası oldu.
Her şey 1943'de ABD ile ikili anlaşmalar imzalamamızla başladı.

Atatürk'ün "Sovyetlerle dostluğu bozmayın" vasiyetine uymayan 
İsmet İnönü Hükumeti 1943 - 1947 arasında ABD ile bir çok ikili 
anlaşma imzaladı, Uçak fabrikalarımız, Köy Enstitülerimiz kapatıldı,
Marşal yardımları geldi.

CHP Hükumeti Mayıs 1950'de, DP Hükumeti de Ağustos 1950'de
NATO'ya üyelik başvurusu yaptı. Kore'de askerlerimizin şehit olması
pahasına bu uğursuz örgüte üye olduk.

+++

ABD, bütün NATO ülkelerinde gizli bir NATO örgütü kurdu. 
Bu örgüte her ülkede değişik adlar takıldı. SüperNATO olarak da 
bilinen bu gizli örgüt İtalya'daki adı olan Gladyo ile tanındı.

Türkiye'deki SüperNATO örgütlenmesi belli başlı şu adlarla biliniyordu:
Seferberlik Tetkik Kurulu
Özel Harp Dairesi
Kontrgerilla
Çiller Özel Örgütü
Fethullah Gülen Cemaati

Bu gizli örgütün görevi ABD adına NATO ülkelerinin yönetimlerini
denetim altında tutmak. "FETÖ devlete sızdı" deniliyor. Hayır sızmadı,
yerleştirildi. Sanki gizli bir örgüt var ve orduya, polise, devlete sızıyor. 
Hayır, öyle değil. Devletin yönetimi tarafından devlet kurumlarının 
içine yerleştirildi. 

Örgütün varlığı 1974 yılında Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ın
Başbakan Ecevit'ten "Acil bir ihtiyaç için" para istemesi ile ortaya çıktı.
Ancak, bu yapının varlığı 12 Mart'ta işkence görenlere "Burası Genel-
kurmay'a bağlı Kontrgerilla" sözleri ile açıklanmıştı.

+++

ABD, 1960'lı yılların sonunda milli ekonomimizi tamamen yıkarak 
ülkemizi emperyalist sisteme tam olarak bağlama kararı verdi. 
Ancak bu yıkım sopalı bir rejimde yapılabilirdi. Böyle bir sopalı rejimin
gelmesi için de, halk desteği gerekliydi.

Demirel, bilerek veya bilmeyerek bu milli ekonomimizin yıkım 
programının hazırlanmasına yardımcı oldu. 1979'da Başbakanlık Müsteşarlığı'na getirdiği Turgut Özal'a yeni bir ekonomik istikrar 
programı hazırlama görevi verdi. Özal da ABD'nin ülkemiz için 
hazırladığı yıkım programını 24 Ocak 1980 Kararları olarak ilan etti.

12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi öncesi faili meçhul 
cinayetler, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum katliamları, Kültür Sarayı 
sabotajı, Sirkeci, Yeşilköy bombalamaları, yurtsever aydınların öldü-
rülmeleri, sağcı ve solcu gençleri silahlandırarak anarşinin tırman-
dırılması bu örgütün marifetiydi.

Amaç halka "Ne olursa olsun bu anarşi sona ersin" dedirtmek ve 
24 Ocak Kararları'nı uygulayabilecek eli sopalı rejimi getirmekti 

12 Eylül'e halk desteği böyle yaratıldı. Meclis'teki partilerin de 
141 turda Cumhurbaşkanı seçememesi son katkıyı yaptı.

+++

NATO eğitimlerinden geçen Türk subayları, ABD'nin her dediğinin
çıkarlarımıza uygun olduğuna, Sovyetler'e karşı bağımsızlığımızın
korunmasında ABD'nin stratejik müttefikimiz olduğuna inandırılmıştı.

Ancak 1980'lerin sonuna doğru bu inancın sarsılmaya başlaması 
süreci ile birlikte 12 Eylül rejiminin temelleri de sarsılmaya başladı.

İşte o süreç:

-1986'da Evren ve Özal'ın oluru ile "Türkiye himayesinde Kürdistan" 
  planının TSK'ya dayatılması
-Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Üruğ'un planı engellemesi
-TSK'nın ABD emrinde Kuzey Irak'a girmesi dayatması
-Org. Torumtay'ın bu dayatmaya karşı istifa etmesi: 3 Aralık 1990

(O andan itibaren Türk Ordusuna karşı Ergenekon tertibi planlanmaya
başlandı. ABD planlarına engel olan komutanlar tasfiye edilecekti.)

-1991 ABD'nin Körfez saldırısı
-Irak Ordusu'nun 36. enlemin kuzeyine geçmesini ABD'nin engellemesi
-1952'de NATO'nun gizli Gladyo örgütü olarak kurulan Özel Harp Dairesi-
  nin 1991 yılında ÖKK (Özel Kuvvetler Komutanlığı) olarak yeniden
  örgütlenmesi, ABD personeline yeni örgütte yer verilmemesi ve ÖKK'nin
  Kuzey Irak'ta ABD'nin karşısında konumlanması.

(TSK'dan kovulan Gladyo önce Çiller Özel Örgütü, sonra Fethullah
Cemaati olarak devam etti)

-2 Ekim 1992: ABD'nin Muavenet Muhribimizi batırması
-17 Şubat 1993: ABD'nin Org. Eşref Bitlis'i şehit etmesi
-12 Mart 1995: ABD'nin Çelik Harekatı'nı önlemek için Gazi olaylarını 
  örgütlemesi, buna rağmen harekatın yapılması

(Çelik Harekatı üzerine "Türk Generalleri hizadan çıktı" ve "Türk Ordusu
Türkiye-ABD ilişkilerini bozuyor" feryatları yükseldi ve Ergenekon tertibi
için hazırlıklara hız verildi.)

-Eylül 1996: Eşref Bitlis'in planını uygulayan TSK'nın Kuzey Irak'taki CIA
 Peşmergelerini bozguna uğratması, ABD'de bu olayın "Vietnam'dan
 sonra aldığımız en büyük yenilgi" olarak yorumlanması.
-1997: 28 Şubat Kararları sonucu olarak, Gladyo'nun başındaki Fethullah
  Hoca'nın ABD'ye kaçmak zorunda kalması, 160 subayın irtica bağlan-
  tısı nedeniyle ordudan atılması,
-Kıvrıkoğlu: "28 Şubat'ı 1000 yıllık mücadele azmiyle sürdüreceğiz"
-17 Mayıs 2001: ABD'nin ÖKK birliğimizi taşıyan CASA uçağına sabotajı
  sonucu 34 bordo berelinin şehit olması
-24 Temmuz 2002: ABD'nin "1000 Yılın Meydan Okuması" adı altında
  Türkiye'yi işgal tatbikatı yapması

Süreç hakkında geniş bilgi için bakınız:

Sürecin sonunda, ABD, hizadan çıkan komutanları tasfiye edecek bir
hükumet kurmak için kolları sıvadı. Bu hükumet Ergenekon tertibi ile
komutanları ve ABD karşıtı sivilleri tutuklayacak ve PKK ile Açılım ya-
pacaktı. ABD'nin Büyük Kürdistan kurma amaçlı Büyük Ortadoğu Pro-
jesi (BOP) bu sayede uygulamaya koyulacaktı.

Bu hükumet, doğal olarak ABD-NATO'nun gizli örgütü Fethullahçı
Gladyo ile birlikte çalışacaktı. Gladyo'nun işlerine hükumet burnunu
sokmayacaktı.

2002 Darbesi ile AKP Hükumeti kuruldu ve Erdoğan BOP Eşbaşkanı
olduğunu açıkladı.

2002 Darbesi hakkında geniş bilgi için bakınız: 

+++

Ancak ABD'nin kaldırdığı taş, ayağına düştü.

Ergenekon tertibi ve Açılım tam gaz devam eder, ABD kesin zafer 
kutlaması için hazırlanırken, her şey tersine döndü.

Fethullah "Bana yönetimde daha fazla yer ver" 
PKK "Açılım iyi ama her seçimde özerklik sözü verip oyalıyorsun"
diye AKP'ye efelendi, araları açıldı.

17-25 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonları ile Haziran - Kasım 2015
seçimlerinde FETÖ ve PKK'nın Erdoğan'ı yıkma çabaları sonuç vermedi.

Yurtsever güçlerin mücadelesi sonucunda Silivri duvarları yıkıldı.
FETÖ ve PKK'nın AKP Hükumetini devirmeye yönelmesi üzerine
AKP Açılım'dan vazgeçerek PKK'nın üzerine yürümek, ve,
BOP Eşbaşkanı, BOP'a karşı mücadeleye başlamak zorunda kaldı.


ABD'nin Fethullahçı Gladyo'yu kullanarak Erdoğan'ı devirme teşebbüsü
15 Temmuz 2016'da hüsranla sonuçlandı.

NATO'nun ülkemiz içindeki gizli örgütü Gladyo'nun ordu, polis ve adliye
içindeki elemanları tasfiye edildi.

12 Eylül 1980 darbesini yapan NATO örgütü devletten temizlendi.

Bu açıdan, 12 Eylül rejiminin devam ettiğini söylemek doğru olmaz.
12 Eylül'de yurtseverler yargılanıyordu.
Bugün Amerikancılar, bölücüler yargılanıyor.

+++

12 Eylül ekonomisi de artık devam edemez.
Çünkü Özal'ın 24 Ocak Kararlarını uygulamak için, ülke yönetiminde
Amerikancı bir ekibin olması gerekir. 

Bundan dolayı, "Özal'ın devamıyız" söylemi ile iktidara gelen AKP, şimdi:
"Böyle bir ekonomi modeli artık sürdürülebilir değil" demektedir.

İşte Berat Albayrak'ın CNN canlı yayınında yaptığı açıklamalar:
-- Eski model artık sürdürülemez
-- İthalat cenneti olduk
-- Üretim ve istihdam odaklı ekonomiye geçiyoruz
-- Önceliğimiz bağımsız milli ekonomi
-- Neydi eski model? Yüksek faiz, düşük kur. 
   "Siz oturun, sıcak para verelim, ucuza ithal edin, 
    üretmenize gerek yok"
   Böyle bir ekonomi modeli artık sürdürülebilir değil.

Geniş bilgi için bakınız: 
Berat Albayrak ve Özal ekonomisinin sonu

+++

Milli kuvvetler ABD'nin ülkemizi bölme amacını kavramış ve yüzünü
Avrasya'ya dönmüştür. Bundan sonra hiç bir hükumet ülkemizi ABD-
NATO eksenine geri döndüremez.

Ordu, polis ve adliye içindeki NATO yapılanmaları tasfiye edilmiş,
bu kurumlarda 12 Eylül kalıntıları hemen hemen kalmamıştır.

Geriye 24 Ocak Kararları'nın iptal edilmesi ve Avrasya ülkeleri ile
ilişkilerin kuvvetlendirilmesi, mümkünse Şangay İşbirliği Örgütü'ne
girilmesi kalmaktadır.

Şimdi iktidarı belirleyecek olan kıstaslar şunlardır:
- Kim Üretim Devrimi'ni tamamlayarak 24 Ocak Kararları'nı tarihin
  çöplüğüne atacak
- Kim PKK-PYD-Barzani bölücülüğünü ortadan kaldırarak Suriye ve
  Irak'ın toprak bütünlüğünü sağlamak için bu iki ülke ile birlikte
  çalışacak
- Atlantik limanından demir alan Türkiye gemisini kim kazasız belasız
  Avrasya limanına yanaştıracak

Türkiye gemisini tekrar Atlantik limanına döndürmek ve 24 Ocak 
Kararlarını uygulamaya devam etmek isteyenler asla geminin
dümenine geçemeyecektir. NATO'cu, Amerikancı, Avrupa Birlikçi
partiler tarihin çöplüğüne atılacaktır.

Bütün bunlardan dolayı, "12 Eylül rejimi devam ediyor" denilemez.
12 Eylül döneminin, yani NATO - Atlantik rejiminin sona erme süreci
devam etmektedir. Sürecin sonunda ülkemiz Atatürk dönemindeki
bağımsız konumuna kavuşacaktır.

+++
arşiv:

Dolar yasaklanacak 

Sıcak paraya son, üretim ekonomisine geçiş

"YOUR BOYS" dönemi bitti 

Yörsan kamulaştırılsın - Üretim Devrimi

+++


10 Eylül 2020 Perşembe

Eyyy Tayyip... PKK sana boyun eğmez


İşte bu masalı anlatanlardan birisi, adı HDP olanın eski Başkanına
şeref madalyası takmış. İşte hikayesi:

+++

Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi'ndeki konuşmasında 
Demirtaş'a şeref madalyası taktı. 8 Eylül 2020


Anayasa'ya göre de AİHM kararlarının iç hukuka üstünlüğü var.
Uygulanması lazım. Erdoğan diyor ki: "Uygulamayız, içerde kalsınlar."
Niçin? "Selahattin Demirtaş bana dedi ki: 'Seni başkan yaptırmayacağız.'
Madem sen beni Başkan yaptırmayacaksın, o halde içerde kalacaksın."

Sanıyor ki, Osman Kavala da,  Demirtaş da "Ben ettim sen etme"
diyecekler. Asla demezler. Asla. Niye desinler? Hangi gerekçeyle 
desinler?

Şunu rahatlıkla ifade edeyim: Haksız yerde içeride tutulanlar içeride 
kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak 
taşıyacaklardır.

"Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine
getirdik" diyeceklerdir.  

Bütün bunlar olunca devlette çürüme dediğimiz bir olay oluyor.
1 dakika süreli video kaydı:


Demek ki Kılıçdaroğlu:
"Eyyy Tayyip... PKK sana boyun eğmez"
demektedir.

"Ben ettim sen etme demezler. Asla demezler"
sözü başka bir anlama gelmiyor.

Eğer siz
Demirtaş başka HDP başka
HDP başka PKK başka
PKK başka PYD başka
PYD başka SDG başka
masallarına kanmadı iseniz, bu tespiti yapabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'na göre:
Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi PKK yapmaktadır.
Hem de bedel ödeyerek.

Şehit ve gazi aileleri bu sözlere tepki verdi:
"Mehmetçiğe kurşun sıkanlara şeref madalyası takıyor."

10 Eylül 2020

Yine Kılıçdaroğlu'na göre:
Demirtaş, Erdoğan'a "Seni Başkan yaptırmayacağız" dediği için
talimatla içeri atılmış.

Acaba Demirtaş'ın terör örgütü propagandası yapma suçundan
4 yıl 8 ay hüküm giydiği bilmiyor olabilir mi?

Bakınız: 

+++

Acaba Demirtaş başkanlığındaki HDP'nin Kobani bahanesi ile yaptığı
isyan çağrısı ile etrafın yakılıp yıkıldığını, Atatürk heykellerinin ateşe
verildiğini bilmiyor veya unutmuş olabilir mi Sayın Kılıçdaroğlu?

Bakınız: 

+++

Hala daha "HDP başka, PKK başka" diyenlere
bizzat Demirtaş yanıt veriyor, 
HDP'yi Öcalan'ın kurduğunu üzerine basa basa açıklıyor:


27 Nisan 2015
Selahattin Demirtaş HABER TURK canlı yayınında:

"HDP, Sayın Öcalan'ın çok önemsediği bir projedir.
Kendisinin özellikle son 20 yılını adadığı bir projedir."

43 saniye süreli video kaydı: 


+++

arşiv:

Terör örgütü terör yapmazsa ona terör örgütü demeyiz 22-06-20 


+++