20 Şubat 2026 Cuma

Eğitim Bakanlığı oruç tutmayan öğrencileri fişliyor + ÇEDES ve Kız Ortaokulu saldırıları

 

Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda, Ramazan boyunca uygulanmak üzere, her biri için ayrı ayrı ‘Ramazan Etkinlik Rehberi’ yayımladı. Etkinliklerin kapsamına bakılırsa, bütün Ramazan ayı boyunca eğitim müfredatına ara verilip Ramazan Müfredatı uygulanacak

Yayımlanan rehberler ve okullara gönderilen yazılara bakılırsa: - 4-6 yaş grubu okul öncesinden başlanarak çocuklar oruç tutmaya yönlendirilecek, camilere teravih namazına götürülecekler
- Okullarda öğrenci ve velilerle ‘Mukabele okunacak, Kur’anı Kerim okunacak’. 
- Çocuklardan hangisinin oruç tuttuğu, hangisinin tutmadığı kaydedilecek, tutanlara başarı belgesi verilecek
- Çocuklar ‘Ramazan Günlüğü’ veya ‘Ramazan İyilik Defteri’ tutacak, yaptıklarını, öğrendiklerini her gün yazacak. 
- Camiler ziyaret edilecek. Okullarda ekranlardan, hoparlörlerden gün boyu dini müzikler, görüntüler yayınlanacak… 
- Ortaokullarda ‘Ramazan Gazetesi’ çıkarılacak.

TÜRK MİLLETİ’Nİ BÖYLE BİRLEŞTİREMEZSİNİZ!

Hepimizin Sendikası Grubu Sözcüsü Zafer İncebacak:
- MEB’in bu uygulaması değerler eğitimi değil bir kesimin hassasiyetlerinin toplumun bütününe dayatılmasıdır.
- Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı uygulamalarla Türk Milleti birleştirilemez, dış tehditlere karşı konulamaz.”
- MEB’in yayımladığı kılavuzda ve okullara gönderilen yazılarda yer alan etkinlik örneklerinde çökmekte olan neoliberal sistemin dini dayanaklarla ayakta tutulması çabası yer almaktadır ve nafiledir.
- Hükümet ve Milli Eğitim Bakanı, gerici siyasi eğilimleri yanında tutma uygulamalarıyla, Türk Milleti’nin geniş kesimlerinin desteğini yitirmektedir. 

‘SAPKINLIKLARIN, UYUŞTURUCUNUN, LGBT’NİN ÖNÜNE GEÇEMEDİNİZ’

Uygulanması düşünülen ‘Ramazan Ayı Etkinlikleri’ çökmekte olan neoliberal sistemin dini dayanaklarla ayakta tutulması çabasıdır ve nafiledir. 

Bugüne kadar açılan İmam Hatip okulları, okullarımızdaki din içerikli uygulamalar, sapkınlıkların, uyuşturucunun, LGBT dayatmalarının önüne geçemedi. 

Toplumun daha çok dini alana çekilmesiyle sorunların üstesinden gelinebileceğini sanmak gerçeklerden kopmaktır.

Toplumdaki yozlaşmanın temelinde neoliberal sistem yatmaktadır. Neoliberal sistemle hesaplaşmadan toplumsal çürüme ile baş edilemez.

Tekne oruca teşvik, teravih namazına yönlendirme gibi uygulamalar imsak, sahur, hurma, pide, kandil gibi kelimelerin yer aldığı bulmaca hem anayasal ilkelere hem pedagojik esaslara aykırıdır.


4-6 yaşlarındaki çocuklar ‘Okul öncesi Ramazan Etkinlik Rehberi’nde belirtildiğine göre sınıflarında bu kapı süslerini hazırlayıp evlerine götürüp oda kapılarına asacaklar. Bu telkinle yüklenen çocuklar, hiç kuşku yok ki ertesi gün okula gelip sahura kalkıp kalkmadıkları, oruç tutup tutmadıkları konusunda birbirlerini sorgulayacaklar. 

Bu, çocukları ve aileleri birbirine düşürme sonucunu verecek bir bölücülük girişimi. 

Milli Eğitime medrese müfredatı

+++

İncebacak, 10 Kasım'ın ara tatile denk getirilmesini, Gelişim Raporları'na Atatürk resmi konulmamasını da eleştirdi.

Bu konuda ayrıntılı bilgi için bakınız: 
Milli Eğitim Bakanı sınıfta kaldı: 10 Kasım + 15 Ocak 
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/01/milli-egitim-bakan-snfta-kald-10-kasm.html

+++


Doğu Perinçek: 

Bakanlığın Ramazan uygulaması, tartışmanın ötesinde mahkûm edilmesi gereken bir uygulamadır. Çünkü gönüllere seslenen, inançlara seslenen bir uygulama değil. Sonunda birtakım mükâfatlar var. Çocukları şekerle kandırmak gibi. Burada bir erdem yok, bir eğitim yok. 

Milli Eğitim Bakanlığı eğitmiyor. Eğitmek nasıl olur? Çocukları bilinçlendirmekle. Arkadaşıyla paylaşmak, yardımsever olmak, dayanışma içinde olmak, vatanını sevmek... Bu değerlerle olur. Yoksa birtakım törenleri aşılayarak, bir de bilincinin ötesinde dayatmalarla olmaz. Bırakalım bir reşit çağa gelsinler. 

Bugün onlara neyi öğretelim: Kardeşliği, paylaşmayı, o paylaşmadan mutlu olmayı öğretelim, çalışkanlığı öğretelim. Onun için Milli Eğitim Bakanlığı bence burada eğitim yapmıyor, bir nevi dayatma yapıyor.


+++


Prof. Dr. Tülin Oygür:

Okullara dayatılan Ramazan ayı etkinlikleri din üzerinden çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ayrıştırmaktadır.

Evinde oruç tutulmayan veya ebeveynlerinin oruç tutmasına karşı oldukları  çocuklarımızı yok saymaktadır ve bu nedenle açık bir dayatmadır. Buradaki ‘onlar ayrı, bizden değil’ bakışı, birliğimizi güçlendirme ve bütünleşme yolunda her kesimin uğraş verdiği bugünümüzde, ülkemize yapılacak en büyük kötülüktür. 

Etkinlikte görev almak istemeyen öğretmenler, okul yönetiminin baskısıyla karşılaşacaklardır. 

Çocuklar birbirini işaretleyecekler ve belki de 
bu durumu zorbalığa çevirenler olacaktır.

Kamusal alan olan eğitim kurumlarımızı, eğitimi dinselleştirme dayatmasıyla herkese ait olmaktan çıkarmaya hiçbir otoritenin hakkı yoktur. Buna ne Anayasamız ne de Milli Eğitim Temel Kanunumuz izin verir.

Milli Eğitim Bakanlığını; bilimsel ve laik eğitimi tırpanlamaktan, kız ortaokulları açarak karma eğitimi hedefe koymaktan, din esaslı ÇEDES projesini ve Ramazan ayı etkinliklerini okullara dayatmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Yaşadığımız iç ve dış zorluklara karşı milletçe bütünleşmemiz gerekirken, birbirimizi ayrıştıran bu uygulamaların tehlikeli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

+++

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ÇEDES saldırısı:

İzmir İl Müftü Yardımcısı Oğuzhan Kadıoğlu ve Menemen Müftüsü Mehmet SevenÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) Projesi kapsamında, çocukları Menemen ayaklanmasının kışkırtıcılarından tarikat şeyhi Esad Erbili’nin türbesine götürdü.

Vatan Partisi Öncü Gençlik, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD)  İzmir Müftülüğü önünde ÇEDES'e karşı eylemdeydi:

                               Aydınlık, 4 Mart 2024

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Bir ÇEDES rezaleti: Hain Erbilî'nin türbesine ziyaret 

+++

Eğitimin birliği ilkesine KIZ ORTAOKULU  saldırısı:



Vatan Partisi dava açtı, 12 Eylül 2025
Ertesi gün ilan okulun sitesinden kaldırıldı 13 Eylül 2025:


Vatan Partisi'nin Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı'na verdiği dilekçe:

“Millî Eğitim Bakanlığı, Ankara Dikmen’de Nevzat Ayaz Kız Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde bir ‘kız ortaokulu’ açıldığını duyurmuş, ayrıca Adana, Gaziantep, Karaman, Kastamonu, Manisa ve Şanlıurfa’da da benzer uygulamaların başlatılacağını kamuoyuna açıklamıştır. Bu işlem, çocuklarımızı cinsiyet temelinde ayırarak hem Anayasa’nın eşitlik ve eğitim hakkına ilişkin hükümlerine hem de eğitim mevzuatına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Öncelikle gecikilmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceğinden işlemin yürütmesinin durdurulmasını, açıkça hukuka aykırı olan Nevzat Ayaz Kız Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde kız ortaokulu adıyla yeni eğitim kurumu açılmasına ilişkin işlemin iptalini talep ederiz.”

https://www.aydinlik.com.tr/haber/vatan-partisi-yargiya-tasidi-okulun-web-sitesinden-kaldirildi-546223

Milli Eğitim Bakanlığının attığı bu adım; kız çocuklarımızı erkeklerden ayırmak, onların eğitim hakkını daraltmak, laik eğitim sistemini parçalamaktır. 

Vatan Partisi olarak, milletimizin bütün vicdanlı fertleriyle birlikte bu ihaneti durduracağız. Biz, laik ve bilimsel eğitimi savunmaya devam edeceğiz. 

Milli Eğitim Bakanı ve gerici anlayış şunu bilsin: Bu ülkede Cumhuriyet’in öğretmenleri, velileri,  çocukları var! Ankara’da sadece Yusuf Tekin yok. Ankara’da hâkimler var!

https://www.aydinlik.com.tr/haber/vatan-partisi-konuyu-yargiya-tasidi-kiz-okullari-kapatilsin-546086

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e açıkça sesleniyoruz: Kadınlarımızı kafese kapatamayacaksınız. Türk milletinin kız çocuklarını, Cumhuriyet’in aydınlık sıralarından koparıp karanlığa hapsedemezsiniz. Bu topraklardan Atatürk devrimlerinin gölgesini silemezsiniz. Biz buna izin vermeyeceğiz.

https://www.ulusal.com.tr/gundem/vatan-partisi-mahkemeye-basvurmustu-nevzat-ayaz-lisesindeki-kiz-ortaokulu-duyurusu-siteden-kaldirildi-15084670

+++

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder