11 Aralık 2021 Cumartesi

Dövizde sabit kura geçilmez ise faiz indirimi istenen sonucu vermez


24 Ocak - 12 Eylül 1980 darbesine
"karşı devrim" diyoruz. 
Çünkü bu darbe, Atatürk'ün kurduğu milli ekonomiyi yıkarak 
ülke ekonomisini yabancı tekellerin, emperyalizmin denetimine 
bırakmayı amaçlıyordu.

1980'e kadar uygulanan sabit kur rejimine de bu amaçla son verilmiş,
serbest (dalgalı) kur sistemine geçilmişti.

Serbest kur sistemi ile yüksek faiz arasında kopmaz bir bağ var.

Şimdi iktidar faizi düşürmeye çalışıyor ancak serbest kur rejimi
devam ediyor. Bu çelişki, faizi indirmekle elde edilecek getirinin
önünde engel oluşturmaktadır.

+++

Yüksek faiz - düşük döviz kuru uygulanan ülkeye sıcak para yani
tefeci - vurguncu - faizci para girer, vurgun yaparak çıkıp gider.
Bu soygunu sağlayan da serbest kur sistemi olmaktadır. Merkez
bankası, döviz kurunu düşük tutma amacıyla faizi yükseltmektedir.

Soygun şöyle yapılıyor: Faiz getirisi, dövizin artması ile elde edilen
getiriden daha fazla olacak şekilde ayarlanıyor.

Faizci 100 doları örneğin 10 TL den bozdurup 1,000 TL alıyor.
Net %18 ile faize koyup yıl sonunda 1,180 TL geri alıyor.
Bu sırada dolar 10,50 oldu diyelim.
1,180 TL'yi dolara çevirince 112 dolar alıyor.
Eğer 100 doları örneğin ABD'de faize koysaydı, en fazla 101 dolar
olarak geri alacaktı 1 yıl sonunda
Faizci, ABD'de 12 yılda kazanabileceği faiz gelirini Türkiye'de 1 yılda
kazanmaktadır. Düşük döviz kuru soygunu böyle işliyor.
Şimdi iktidar bu soygunun önüne geçmeye çalışıyor.

(ABD'de 10 yıllık tahvil faizi %1,48.
Bizde 2 yıllık ve 10 yıllık devlet tahvili faizi % 21
Evet, Merkez Bankası politika faizi (bir hafta vadeli repo faizi) %15'e
çekildi ama devlet tahvili faizi hala %21 - Yani soygun devam ediyor. 

Düşük döviz kuru ayrıca ithalatı ucuzlatarak yerli ürünün ithal ürünle
rekabet etmesin zorlaştırmakta, yerli üretimi baltalamaktadır.

İthalat yapmak için de borç alınmakta, ihracatımız da ithalatımızdan
daha az olduğu için borç yükümüz katlanarak artmaktadır.

Vatan Partisi'nin "Sıcak Para Diktasına Son" programı er veya geç
hayata geçirilecektir.

Geniş bilgi için bakınız:
Sıcak paraya son, üretim ekonomisine geçiş 

+++

Düşük faiz - yüksek döviz kuru uygulanan ülkeye ise sıcak para
değil, yatırımcı sermaye girer. Ancak yabancı sermaye, dövizin
kontrolsüz şekilde inip çıkmasından hoşlanmaz. Çünkü üretiminin
önemli bölümünü ihraç edecektir. 

Bu yüzden, yerli üretimi ithal ürünün rekabetinden koruyacak kadar
yüksek bir döviz kurunun sabitleştirilmesi gerekir.

Bunun için de kontrollü kambiyo dediğimiz sabit kur veya dar bantlı
sabit kur rejimine geçilmelidir.

Sabit kur rejiminde Merkez Bankası TL'yi dolara, avroya veya altına
karşı sabitler. Örneğin 1 dolar 15 TL. Merkez Bankası, çok önemli bir 
neden olmadan bu kuru değiştirmez.

Dar bantlı sabit kur rejiminde döviz belli bir aralıkta dalgalanmaya
bırakılır. Örneğin 1 Dolar 15 TL ile 15,50 TL arasında oynayacaktır.
15'ten aşağı düşemez, 15.50'den yukarı çıkamaz.

Çin, dar bantlı kur rejimi uygulayarak ve faizi düşük tutarak dünyada
en fazla yatırımcı sermaye çeken ülke konumuna geldi. Bu yıl doğrudan
yabancı yatırımın (üretim yapmak için gelen sermaye) 1 trilyon Yuan'ı 
(157,49 milyar Dolar) geçmesi bekleniyor.  Geçen sene (2020) yabancı 
yatırım 1 trilyon Yuan'a çok yaklaşmış, 998,98 milyar Yuan olmuştu

Çin'e tefeci sermaye (sıcak para) gitmiyor. Çünkü faiz düşük ve kur sabit.
(1 Yuan = 0,15749 Dolar)

+++

Demek ki üretim amaçlı yabancı sermaye çekebilmemiz için dar bantlı
sabit kur rejimine geçmemiz gerekiyor. Kurun Merkez Bankası mü-
dahaleleri ile ayarlanması çözüm değil. Çünkü yabancı sermaye
uzun bir zaman dilimi içinde önünü görmek ister.

Yerli yatırımcı da aynı konumda. O da ithal mallara karşı rekabet
edebileceği bir sabit döviz kuru görmek ister ki, yatırım yapabilsin.
"Faizi düşürdüm, kredi al yatırım yap" demekle olmaz. Evet, düşük
faizle kredi çekip yatırım yapabilir, ama ya ürettiği mal ithal malla
rekabet edemezse...

Bu sorun çözülecek, yurt içinde üretebileceğimiz malların ithalatına
kısıtlama getirilecektir. (İthal ikamesi)

Aydınlık, duruma el koydu, neşter attı:





+++

Vatan Partisi Milli Hükümet programı Dolar'ın yasaklanmasını
(yurt içinde döviz ile alış veriş yapılmasını, döviz alım satımını
yasaklamayı) öneriyor:

"Türkiye'de Dolar ve Avronun saltanatına  son vermek ve Türk 
Lirasının milli piyasada rakipsiz dolaşımını sağlamak için, yurda 
sermaye giriş çıkışı ve kısa vadeli para hareketleri denetim altına 
alınacaktır. 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu
yeniden yürürlüğe konulacaktır."

Geniş bilgi için bakınız:
Dolar yasaklanacak 

Ancak Ak Parti Hükümeti'nin bu programı uygulamasının çok zor
olduğu saptamasını yaparak, öncelikle dar bantlı sabit kur rejimine
geçiş önerisi yapıyoruz.

+++

Vatan Partisi Seçim Bildirgesi 2018

Madde 6:
Atatürk'ün 1930'lu yıllarda uyguladığı planlı ve karma ekonomi.
Devletin ve özel sektörün uyum içinde üretimi geliştirmesi.

Madde 7:
Borç dilenenlerin yönetimine son. Üreticilerin hükumeti.
Borcun borçla çevrilmesi uygulaması duvara dayandı. İflas noktasına
geldik. Dış borcumuzun milli gelire oranı %54'ü aştı.
Yırtığa yama arama devri bitti. Artık elbise dikeceğiz.
Borç dilenen yöneticiler devri bitti. Üretim ekonomisine geçecek olan
yöneticilerin devri geldi.

+++

arşiv:

Atlantikçi muhalefette "Çin modeli" telaşı - 2021

Köylüye faiz, haciz ve DEDAŞ terörünün faturası Ak Parti'ye - 2021 

Tütün üreticisi cezaevinde, sigara tekelleri bayramda - 2021

Tütün üreticisi eylemde - Üreticiyi tekellere ezdirmeyiz - 2021

Damadın kan  emici ilahlara kurban edilmesi  - 2021

Berat Albayrak ve Özal ekonomisinin sonu  - 2020

YÖRSAN kamulaştırılsın - Üretim Devrimi - Altı Ok  - 2020

Dolar yasaklanacak - 2018 

Sıcak paraya son, üretim ekonomisine geçiş  - 2018

Üretim ekonomisi için halk hareketi başladı  - 2017 

Dolar yasaklansın Türk Lirası Türk Bayrağı  - 2016 

+++

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder