1 Mart 2012 Perşembe

ABD'nin 28 Şubat'a cevabı: Milenyum Çelınc

Org. Kıvrıkoğlu: "Bin yıl"
+++++++++++++++++++++
Org. Kıvrıkoğlu, 3 Eylül 1999 günü, "28 Şubat'ı bin yıl sürdürme" kararlılığını ilan ediyor.
Anahtar kavram: Bin yıl
İngilizcesi: Milenyum (Millennium yazılıyor)

Amerika: "Bin yıla bin yıl"
+++++++++++++++++++++
28 Şubat'ın bin yıl sürecek olmasını kendisine karşı bir tehdit olarak algılayan ABD, buna bir "meydan okuma" ile cevap verdi.
ABD ordusu, tarihinin en büyük askeri tatbikatını yaptı.
Tatbikatın adı: Milenyum Çelınc 2002 (Millennium Challenge yazılıyor)
Türkçesi: Bin Yılın Meydan Okuması 2002. Bin yıla bin yıl!
Tatbikat, 24 Temmuz 2002’de Kaliforniya (California yazılıyor) eyaletinin Nevada çöllerinde başlıyor.
Ancak tatbikatın belgelerinden, hazırlığa 2 yıl önce girişildiğini anlıyoruz.

Org. Kıvrıkoğlu’nun "Bin yıllık kararlılık" ilanından kısa süre sonra tatbikat kararı alındığı ortaya çıkıyor.

Tatbikatın düşman ülkesi: Türkiye
+++++++++++++++++++++++++++++
Düşman (hedef) ülkenin Türkiye olduğu, şu rakamsal/tarihsel sembollerle belirtiliyor:
Tatbikat, 24 Temmuz 2002 günü başlıyor.
Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı tarihin yıldönümü!

Tatbikat, 22 gün sürüyor.
Sakarya Savaşı da 22 gün sürmüştü.

Tatbikatın senaryosunda hedef ülkenin 96 saat içinde işgal edileceği yazılı.
Türk Ordusunun seferberlik süresi 96 saat.

Ordumuz daha tam seferber olamadan, 96 saat içinde yıldırım hızı ile işgal tamamlanacak. Tatbikatın amacı bu.

Tatbikatın hedefi: Türkiye'nin işgali
++++++++++++++++++++++++++

Düşman ülkenin Türkiye olduğu, şu coğrafi/siyasi sembollerle de belirtiliyor:
 - Ortadoğu'daki bu hedef ülke, deniz yollarını kontrol ediyor ve bir ada ülkesiyle problemleri var
   (Bölgede Kıbrıs’tan başka ada ülkesi yok). 
- Hedef ülkenin azınlık sorunları var. 
- Uluslararası mahkeme, o ülkenin sınırlarını ilgilendiren olumsuz bir karar alıyor (Abdullah Gül’ün imzaladığı Müzakere Çerçeve Belgesi’nde Türkiye’nin anlaşmazlık konusu olan sınırlarının uluslararası mahkemede çözüleceği yükümlülüğü altına girilmişti.)
 - Hedef ülkede ordu darbe yapıyor ve ada ülkesini denizden kuşatıyor. - BM, ABD’nin girişimiyle hedef ülkeye yaptırım kararı alıyor. ABD ordusu, “kitle imha silahları bulunduğu” söylenen hedef ülkenin sinir merkezlerini tahrip eden bir hava saldırısına geçiyor ve hedef ülkeyi 96 saat içinde işgal ediyor!
 - Bazı değerli uzmanlar diyor ki, “Türkiye’nin elinde kitle imha silahı yok, burası tutmuyor.”
 - Irak’ın elinde var mıydı?
 - Ya İran’ın elinde var mı?
 - ABD’nin bu propagandaya başvurması için, kitle imha silahı olması gerekiyor mu?
 - Ve noktayı Associated Press (AP) koyuyor:
    Hedef ülkenin Türkiye olduğu bildiriliyor (18 Temmuz 2002 günlü bülten). 
- Tatbikatın senaryosu için internete bakabilirsiniz:
 www.defenselink.mil
 Eğer kaldırdılarsa İşçi Partisi’ne başvurun hemen yollarlar.


Bin yıla karşı Ergenekon
+++++++++++++++++++
Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun, 3 Eylül 1999 günü “28 Şubat’ı bin yıl sürdürme kararlılığını” açıklamasından sonra 2 ay geçmeden Ergenekon tertibinin tezgâhı da çalışmaya başlıyor.

Tuncay Güney’in bürosunda imal edildiği bilgisayar analizleriyle ispatlanmış bulunan “Ergenekon Reorganizasyon” belgesinin tarihi 29 Ekim 1999. 


İç cephede, “Ergenekon demek TSK demektir” parolasıyla Türk Ordusunun savaş kabiliyetini çökertme operasyonu.
 Dış cephede, ABD tarihinin en büyük tatbikatı: Türkiye'nin işgali.


Bin yıllık kin!
+++++++++++ 
Bugün Türkiye’deki Amerikancılara bakın, hepsi 28 Şubat’a bin yıllık kinle saldırıyorlar.
 Ve 28 Şubatçı olmakla suçlananlara bakın, hepsi yurtsever ve ABD karşıtı.
 En önemlisi, 28 Şubat 1997’de Milli Güvenlik Konseyi’nin 18 maddelik kararını bir kez daha okuyun:
 Her maddesi ABD’nin Türkiye planlarına çomak sokuyor.
 Her maddesi, ABD’nin Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül ikilisini iktidar koltuğuna oturtma tertibini bozuyor!


Hangisi darbe, hangisi demokrasi
++++++++++++++++++++++++++++
CIA’ya bağlı Rend Korporeyşın'ın (Rand Corporation) yayın organı, 1996 yılında ABD’nin "Tayyip Erdoğan’ı Başbakan ve Abdullah Gül’ü Dışişleri Bakanı yapma" planını açıklamıştı.
Bu mu demokrasi?
Bu planı uygulamak için, Körfez Savaşı takvimine uygun olarak ABD'nin 2002 yılındaDSP’yi bölmesi, Ecevit hükümetini dağıtması ve erken seçim operasyonu mu demokrasi?
Yoksa yabancı devletlere “deliğe süpürülme” yetkisi tanımış BOP Eşbaşkanlığı’nın kurulmasına direnmek mi?
Yoksa buu planlara karşı direnmek mi darbe?
Hangisi darbe, hangisi demokrasi.



KİTAP: Millenium Challenge2002 tatbikatı ve 28 Şubat konusunda geniş bilgi için bakınız:
Doğu Perinçek, Türk Ordusu Kuşatmayı Nasıl Yaracak, s.29-32, s.142-145.
Yılmaz Dikbaş dostumuz ise, 28 Şubat’ın “ABD-Siyonist İsrail Operasyonu” olduğu görüşünde.
Bkz. İsrail’in Nükleer Silah Cephaneliği, Asya Şafak Yayınları, İstanbul 2006, s. 134-172.
********
Doğu Perinçek'in 21 Şubat 2012 günlü Aydınlık köşe yazısından derlenmiştir


********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder