22 Mayıs 2025 Perşembe

Ülkemizi hedef alan NATO tatbikatı PYD-Suriye ile bağlantılı

 NATO, Meriç Nehri'nin yani sınırımızın 30 km batısında, Yunanlıların Aleksandropolis (İskenderkent) adını verdikleri Dedeağaç'ta 26 Mayıs- 9 Haziran arasında sürecek olan bir tatbikat başlatıyor.

Tatbikatın adı Anında Müdahale (Immediate Response 25) daha doğru çeviri ile Anında Yanıt.

Türkiye NATO üyesi ama tatbikata davet edilmiyor. 
Çünkü hedef Türkiye. 

Tatbikata 12 bin asker katılıyor. (Bunun 3 bini ABD askeri:
194. İstihkam Tugayı ve 86. Piyade Tugayı Muharebe Ekibi)

2 bin Amerikan istihkam askeri NEHİR GEÇME konusunda (köprü kurma gibi) görevlendiliyor. Geçilecek olan Meriç Nehri. Yani NATO orduları Türkiye'ye girecek. Tatbikat senaryosunda tanklar köprüler üzerinden nehri geçerek ülkemize giriyor. Bunun için Yunan zırhlı tümeni görevli.

+++

Doğu Perinçek:

"Uyan Türkiye, uyan Hükûmet"
"Türkiye'ye anında müdahale hedefleniyor.
Hükûmet'e ve TSK'ya düşen görev, KARŞI TAARRUZ tatbikatı ile anında yanıt vermektir"

"NATO'ya bağlılıktan, ittifaktan söz etmek en hafif deyimiyle Türkiye'nin geleceğine karşı sorumsuzluktur. 
İhanet kelimesini kullanmak istemiyorum ama, bu NATO tatbikatlarında planlanan uygulamalar yaşandığı zaman bunun bir ihanet olduğunu toplumumuz görecektir."

Video kaydı


Vatan Partisi 24 Mayıs Cumartesi günü Edirne'de bu tatbikata karşı yürüyüş ve toplantı yapma kararı aldı. Saat 14:00'te Eski Cami önünden Saraçlar Caddesi - Postahane önüne yürüyüş başlayacak.

Aşağıdaki telefonlardan yerini ayırt, yürüyüşe katıl.

“ABD ve NATO, 30 kilometre ötemizde, 26 Mayıs’tan 9 Haziran’a kadar 12 bin askerle tatbikat yapıyor. Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen bu tatbikata dahil edilmiyor. Çünkü hedef Türkiye! 24 Mayıs’ta Edirne’den bayrak göstereceğiz. 19 Mayıs mevzisi bugün buradadır! Genel Başkanımız Doğu Perinçek’in konuşma yapacağı Edirne buluşmamıza tüm halkımız davetlidir.”


Doğu Perinçek:

"Dedeağaç'tan Girit'e ve Güney Kıbrıs'a kadar kurulmuş olan ABD üsleri Türkiye'yi hedef alıyor. Bu üslere ANINDA MÜDAHALE için ABD uçakları ve tankları yerleştirildi.

PKK Kongresi'nin SOYKIRIM yalanları da müdahale gerekçesini itiraf ediyor.

Özgür Özel'in insan haklarını MEŞRU MÜDAHALE gerekçesi ilan etmesi manzarayı tamamlıyor.
Hükûmetimiz ve Atlantikçi (NATO'cu) sözde muhalefet NATO yeminlerine devam etsinler, işte size NATO."


Doğu Perinçek:

"NATO, Türkiye düşmanlığını saklamıyor. Norveç'teki NATO tatbikatında Atatürk ve Erdoğan posterleri düşman cephesi panosuna asıldı. Napoli'deki NATO Karargahı'nda yapılan toplantıda bölünmüş Türkiye haritası gösterildi, Türk komutanlar bunu gözleriyle gördü. NATO Genel Sekreteri Kur'an yakmanın suç olmadığını söyledi."

+++

Tatbikat Suriye'nin kuzeyinde, Fırat'ın doğusunda ABD desteği ile sözde özerk yönetim kurmuş olan PKK'nın Suriye kolu PYD ile bağlantılı.

PYD Öcalan'ın "silah bırak, örgütü feshet, tüm guruplar silah bırakmalı" çağrısına uymazsa (ki PYD açıklamaları ve Irak'ın kuzeyindeki PKK'lıların Suriye'ye geçerek PYD'ye katılmaları bunu gösteriyor), Türk Devleti DEMİR YUMRUK seçeneğinin masada olduğunu açıkladı. 

Vatan Partisi 19 Mart 2025'te aldığı kararın ilk maddesinde "Suriye'nin kuzeydoğusunda "Demir Yumruk" seçeneği zorunludur ve koşullar uygundur." demişti.


Niçin Demir Yumruk seçeneği? Çünkü Şam'daki Culani (HTŞ) hükümeti PYD - YPG ile başa çıkacak imkan ve kabiliyetten yoksundur. Gelişmiş silahları yoktur. Esad hükümetinden arta kalan tüm silah ve cephane İsrail saldırıları ile yok edilmiştir. HTŞ, Şam'ın 20 km yakınına kadar yaklaşan İsrail ordusuna karşı bir kurşun atmaktan bile acizdir. Gücü ancak Lazkiye ve Tartus'taki silahsız kadın ve çocukları öldürmeye yetmektedir. Bu yüzden, PYD - YPG'yi ancak TSK'nın demir yumruğu ezer.

NATO Türkiye'ye: "Eğer Suriye'nin kuzeyinde PYD karşıtı harekat başlatırsan ben de Meriç üzerinden ANINDA MÜDAHALE ederim" diyor.


Genel Saymanımız Şehmus Yıldırım Gençer: "Türkiye, NATO tatbikatında neden yok? NATO, 26 Mayıs’ta Dedeağaç’ta gerçekleştireceği tatbikatta Türkiye'yi hedef alıyor. ABD ve İsrail, PKK'nın silah bırakma sürecine, Dedeağaç’ta 12 bin askerle yapılacak bu tatbikatla yanıt veriyor."

+++

21 Mayıs 2025 Çarşamba

PKK'nın teslim olması AKP'yi güçlendirecekse istemem

Özdemir İnce, ülkemizin sayılı aydınlanmacı, kendisini Atatürkçü olarak gören şair ve yazarımız. Bir dönem Aydınlık'ta da yazdı. Sonra Erdoğan düşmanlığı hastalığına yakalandı. CHP'yi İYİ Parti'yi, Ekmeleddin'i, Abdullah Gül'ü, İmamoğlu'nu desteklemeyenleri AKP'li ilan etti.


Geldiği son nokta, Erdoğan düşmanlığının kişiyi nerelere savuracağını gösteren bir örnek oldu.

"PKK'nın teslim olması eğer AKP'yi güçlendirecekse, istemem, PKK teröre devam etsin, yeter ki Erdoğan güçlenmesin."

deyiverdi Özdemir İnce...

+++

Nihat Genç 2 Kasım 2020'de şöyle yazmıştı:

"Özdemir İnce, şayet diyor, Saadet Partisi, İyi Parti ve CHP’ye oy vermiyorsanız, ‘AKP’lisiniz efendiiiiiiiiiim’ diyor, ‘iii’leri uzatan kendisi.."

"Hablemitoğlu, Mumcu, Hrant, Yazıcıoğlu vb.nin katillerinin efendisini hiç sormayın efendim… Eğer sorup muhalefeti zora sokarsanız, ‘AKP’lisiniz efendiiiiiiiiiiiiiiimmmmm’…"

"Kaftancıoğullarını, Abdullah Gülleri, Ekmeleddinler’i Süleymancı tarikatları önümüze aday diye kim koyuyor sakın demeyin, ‘efendinin’ kim olduğunu hiç sormayın, yoksa AKP’lisiniz efeendiiiiiiiimmm!’" 

+++

Özdemir İnce, 18 Mayıs 2025 günlü Cumhuriyet'te diyor ki:

"PKK’nin silah bırakıp teslim olmasının, ülkenin demokrasiden uzak bir rejimle yönetilmesinin yanında hiçbir önemi yoktur. Terör ile demokrasi arasında denklem kurulamaz ve dört işlem (toplama, çıkarma, bölme ve çarpma) yapılamaz. Terör ile demokrasi arasında bir tercih yapılamaz. PKK örgütünün, gerçekten, tam anlamıyla teslim olması, AKP’nin demokrasisiz, özgürlüksüz, eşitliksiz rejiminin pekişmesine katkıda bulunacaksa, istemem, uzak dursun! Çünkü temelsiz ve çürüktür! Çünkü demokrasi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlikten yoksun bir rejim zaten şiddet ve terörün folluğudur."

+++

İnce'ye göre esas düşman ABD emperyalizmi ve üzerimize sürdüğü PKK değil, Erdoğan ve AKP'dir.

Onun için İnce, Öcalan'ın PKK'ya yaptığı "silah bırak, örgütü feshet" çağrısına karşı çıkmaktadır.

Niçin? PKK teslim olursa Erdoğan "Terörü bitirdik" diyerek güçlenecek, koltuğunu sağlamlaştıracak. İşte İnce bunun olmasından korktuğu için PKK'nın teslim olmasını istemiyor. "İstemem, uzak dursun" diyor. 

PKK teröre devam etsin, şehitler vermeye ve devletin parasını terörle mücadele için harcamaya, dolayısıyla fakirleşmeye devam edelim, yeter ki Tayyip Erdoğan güçlenmesin.

İşte "Tayyip düşmanlığı" hastalığının götüreceği son nokta bu.

+++

Bu yeni bir görüş değil. Erdoğan düşmanlığı bu noktaya bugün gelmedi. Tayyip Erdoğan PKK ile yaptığı ve CHP'nin de desteklediği Açılım'ı sona erdirip Güneydoğu'da PKK'yı açtığı hendeklere gömmeye başlayınca başta CHP ve Cumhuriyet Gazetesi feryadı basmıştı: "Bu bir Saray Savaşı". Yıl 2015.

Biliyorlardı ki, PKK ile mücadele eden güçlenirdi. Ama buna rağmen PKK ile mücadeleye karşı çıkıyorlardı, oylarının azalacağını bile bile. Çünkü halkın oyları ile değil, ABD'nin gücü ile iktidara gelmeyi hedeflemişlerdi.

Erdoğan, Açılım'a karşı çıkan komutanları ve Vatan (İşçi) Partisi önderlerini Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile Silivri'ye kapattı. Bu dönemde CHP dolaylı olarak Açılım'ı destekledi, ses çıkarmadı. Hatta "Öyle Oslo'larda olmaz, Meclis'e getirin beraber yapalım" dedi.

Devir döndü, FETÖ ve PKK ile arası bozulan Erdoğan, Silivri duvarlarının yıkılması ile birlikte 2015'te PKK'yı hendeklere gömme harekatına başladı.  CHP Açılım'ın bitmesine, PKK ile mücadelenin başlamasına şiddetle karşı çıktı. Cumhuriyet gazetesi "Kadınların çığlığı", "Savaş hükümeti istemiyoruz", "Barışkes dönemi" manşetleri attı hiç utanmadan.

Cumhuriyet, 2 Ağustos 2015

+++

Diğer Cumhuriyet manşetleri için bakınız:

PKK'ya siper oldular, hiç utanma kalmadı 

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız:

TSK'ya karşı tek ses oldular. CHP-HDP aynı ses 

Saray savaşı değil, vatan savaşı 

+++

PKK ile silahlı mücadeleye Saray Savaşı demek, "PKK ile mücadele AKP'yi güçlendirir, o halde mücadele etmesin" demekti. 

Tıpkı bugün Özdemir İnce'nin "PKK teslim olursa AKP güçlenir, istemem" demesi gibi. Gelinen nokta aynı noktadır. Dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmişlerdir.

+++

2020'de "Tayyipçi oldunuz" suçlaması ile CKD'den (Cumhuriyet Kadınları Derneği) ayrılıp "son derece Atatürkçü" bir kadın derneği kuranlara "Kendinizi ansızın PKK'nın kolları arasında bulursunuz" demiştik. Ve ne yazık ki öyle oldu. PKK'nın kucağına yuvarlandılar.

2021'de kendilerini HDP'nin kollarında buluverdiler.


Bakınız: 
Kendinizi bir anda PKK'nın kollarında bulursunuz

+++

İyi güzel de, PKK ile mücadele etmesini istemedikleri Erdoğan'ı yıkınca kendileri PKK ile mücadele edecekler miydi?

Tam tersi, PKK'ya (pardon, Kürtlere) özeklik vereceklerdi. Yani Avrupa Birliği'nin dayattığı "Yerel Yönetim Özerklik Şartı"nı kabul edip uygulayacaklardı.

Buyurun görelim:

Yerel Yönetim Özerklik Şartı: 6'lı Masa-PKK ittifakının özü 

Video kaydı

+++


arşiv:

Düşmanın psikolojik harp dairesinde işbaşı yapmak 

17 Mayıs 2025 Cumartesi

Arap kızlar saç dansı yaptı Trump için, Suudi Prenses de elini verdi.

 

Birleşik Arap Emirlikleri'ni ziyaret eden Trump genç kızların yaptığı Al Ayyala ile karşılandı. Bu dans, SAÇ DANSI  (Raks Şa'ar veya Natra) olarak da biliniyor.

Video kaydı

Video kaydı: 

Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyra, Resu'l-Hayme, Şarika ve Ümmü'l-Kayveyn adlı yedi emirlikten oluşan ve şeriatın geçerli olduğu ülkede kızların saçlarının görülmesine şaşıranlar oldu.

Ancak bu ülkelerin yöneticileri artık herkesin hür insan olduğu, köle ve cariye bulunmayan bir toplumda artık kadınların baş örtüp saç saklamasının gerekli olmadığını düşünüyor.

Nitekim 2018'de Suudi Arabistan TV kanalında haberleri ilk kez bir kadın sunucu, hem de saçları görünen bir kadın sunucu okudu. Süreç böyle başladı. 

Günümüzde cariye yok. Bütün kadınlar hür. Dolayısıyla hür kadınların kendilerini cariyelerden ayırmak amacıyla başlarını örtmelerine gerek kalmadı.

Nitekim gerek Emirliklerde gerekse Osmanlılarda emirler ve padişahlar eş ve kızlarının başlarını örtmediler. Aşağıda arşiv bölümünde verilen iki bağlantıdaki fotoğraflar kanıttır.

+++

Nitekim Diyanet tefsiri de aynı şeyi söylemektedir:

"... kadınlara söz ve elle tâcizde bulunurlar, yakalandıkları zaman da 'Biz onları câriye sandık' derlerdi. Bu mazereti ortadan kaldırmak üzere hür kadınların, dışarı çıkarken, cilbâb ismi verilen dış giysilerine bürünmeleri emredildi. 

Hz. Ömer, hür kadınları câriyelerden ayırarak asayişi korumak maksadıyla câriyelerin cilbâb kullanmalarını yasaklamıştı, daha sonraki dönemlerde bu yasak kalktı.


Râgıb el-İsfahânî’nin el-Müfredat’ında (“clb” md.) cilbâb, 'baş örtüsü ve entari' olarak açıklanmıştır. Başka kaynaklarda hımâr denilen baş örtüsünden büyük, vücudun üst kısmına giyilen ridâdan küçük dış örtü olarak tanımlanmıştır. Kelimeye çarşaf mânası verenler de olmuştur. Bu mânanın sözlükte dayanağı bulunmakla beraber cilbâb kelimesine yalnızca çarşaf demenin ilmî dayanağı yoktur.


Konumuz olan Ahzâb sûresinden sonra inen Nûr sûresindeki örtünme, devamlı ve iffeti korumaya yönelik bir farzdır. Burada emredilen cilbâb giyme ise asayişi korumayı ve tacizi önlemeyi hedefleyen geçici bir tedbirdir. Toplum içinde câriye kalmayınca veya hür-câriye farkını ortaya koyacak başka bir işaret bulunduğunda ya da tâcizi engelleyecek farklı tedbirler alma imkânı hâsıl olunca dışarı çıkarken, usulüne göre tesettür (kapanması gereken yerlerin örtülmesi) yapıldıktan sonra bir de, hür kadın alâmeti olarak cilbâb vb. elbiseler giymek gerekli olmaktan çıkmıştır.



+++

Birleşik Arap Emirlikleri Kurucusu Şeyh Zayed'in
önünde saç dansı yapan kızlar

Video kaydı
Olayın gelişimi şöyle:

Hz. Muhammed İslamiyeti 610 yılında 40 yaşında iken Mekke'de duyurdu. Baskılara dayanamayarak 622 yılında Medine'ye göç ettiler. 627'de örtünme ayeti indi. Müslüman kadınlar tam 17 yıl başlarını örtmedi. Niçin?

Mekke küçük bir yerdi herkes birbirini tanıyordu. Kim hür kadın kim cariye herkes biliyordu. Onun için 12 yıllık Mekke yaşamı boyunca örtünme gereği duyulmadı.

Medine'ye göç ettiklerinde tanınmıyorlardı. Medineli erkekler bazan cariye sanıp Mekke'den gelen hür Müslüman  kadınlara sarkıntılık yapabiliyordu. Şikayet edildiğinde "Biz onları cariye zannettik" diyorlardı. Bunu önlemek amacıyla Müslüman kadınlara örtünme uygulaması getirildi ki, sarkıntılık yapılmasın. 

Hz. Ömer, kimin hür kimin cariye olduğu anlaşılsın diye Müslüman bile olsalar cariyelerin örtünmesini yasakladı.

+++


21 Eylül 2018

En bağnaz tarikat olan Vahhabiliğin yönetimde olduğu Suudi Arabistan'da devlete ait "Es-Saudiyye" TV kanalında kadın saçı göründü. Ana haber bültenini ilk kez bir kadın sundu:

Lübnan Amerikan Üniversitesi Basın Bölümü mezunu Viam ed-Dahil.

Dahil daha önce Londra merkezli El-Hayat gazetesi, Katar merkezli El Cezire TV ve El Arab TV gibi tanınmış kuruluşlarda çalışmıştı.

Dahil, haber bültenini Ömer en-Neşvan ile birlikte sundu. 



Tüm yayın organları "İlk defa kadın sunucu" dedi

Hiç biri "Kadının  saçı görünüyor" vurgusu yapmadı.

Video kaydı
Video kaydı: 


+++

Diyelim ki örtünme konusu anlaşıldı.
Ama şuna ne demeli:
Trump, Suudi Prenses'in elini bir türlü bırakmıyor, itiyor çekiyor sallıyor - tam 6 saniye. 14 Mayıs 2025 Riyad.
Hani Müslüman kadın ev halkı dışından bir erkeğin elini sıkmazdı. Prenses'in saçları meydanda, onu da not edin.
Video kaydı

ABD Başkanı, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın kuzeni, Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi Prenses Rima bint Bender bin Sultan bin Abdülaziz El Suud'un elini okşuyor ve okşuyor‼️



+++

Trump bu gezide trilyonlarca doları cebe indirdi.

ABD ve İsrail Yemen'de, Gazze'de, Lübnan'da müslüman kanı akıtırken, Müslüman Arap rejimleri! ABD başkanı Trump'ı coşkuyla karşılıyor.. Ama olsun, İran rafizi, Hizbullah katil, Hamas'ın İran'dan ayrılması lazım..

Video kaydı

@fesihbozan
Tam bir zillet * Katar 1,2 trilyon dolar; * BAE 1,4 trilyon dolar, * Suudi Arabistan 1 trilyon dolar Toplam tam 3,6 trilyon dolar ABD’ye silah alım, ticaret ve yatırım taahhütünde bulundu. Ve diğer Müslman ülkeler de çok farklı değil… Sırf iktidarlarını kaybetmemek için İslâm coğrafyasının kaynaklarını zalim ve katillere peşkeş çekiyorlar

+++

Video kaydı

ABD Başkanı Trump, BAE’deki son durağında İbrahimi Aile Evi’ne götürüldü Burası aynı anda Sinagog, Kilise ve Cami Dinler arası diyaloğu temsil ediyor

+++

arşiv:

Son Halife 2. Abdülmecid'in aile fotoğrafları 
Saç örtmek din emri değildir 

+++

Halife 2. Abdülmecid ile ilgili diğer fotolar:

+++