20 Aralık 2021 Pazartesi

Gazi Mustafa Kemal'in anlayışını devam ettiriyoruz: Üretime dayalı büyüme

Çalışma Bakanı Vedat Bilgin, ilk söyleşisini Aydınlık'tan Seda Akyüz
ile yaptı. Programını 5 başlıkta özetledi:

+++

"Gazi Mustafa Kemal'in İzmir İktisat Kongresi'ndeki anlayışını
devam ettiriyoruz.

Türk devletini kimse kapitalist devlet teorileri içerisinde değerlendir-
mesin. Türk devleti emeği, çalışanı, üretimi, girişimciyi koruyan bir
yaklaşımda. Emeği korumadan da diğerlerini korumak mümkün değil.

Gazi Mustafa Kemal'in İzmir İktisat Kongresi'ndeki metinlerinde de
bu açıkça belirtilmiştir.

O zaman Esad Mahmut Bey kongreye sunduğu bir tebliğde daha
Cumhuriyet kurulmadan yeni rejimin bu felsefeye dayandığını ortaya
koymuş. Biz de bu anlayışı devam ettiriyoruz."

(12 Eylül darbesi ile rafa kaldırılmış olan bu anlayışın tekrar
yürürlüğe konulacağını böylece açıklamış oluyor Sayın Bakan.)


"Türkiye, Batı emperyalizminin tehdidi altında olan bir ülkedir.

Bugün bu tehditler daha da arttı. Bu tehditlere yanıt verecek, onların
diliyle konuşacağız. Savunma teknolojimiz, ekonomik gücümüz, üretim
gücümüz bunlara yanıt verecek durumda.

15 Temmuz bu yanıtın sembolik ifadesidir. Bağımsızlığımızı çiğnetmeye-
ceğimizi gösterdik. 15 Temmuz, doğrudan Batı emperyalizminin bir sal-
dırısıydı."


"Türkiye, Batı'ya bağımlılığı kıracak.

Ekonomik bağımsızlık mücadelesinde kararlıyız.
Yatırım, üretim, istihdam ve ihracattan taviz verilmeyecek.
Sanayiyi Doğu ve Güneydoğu'da yaygınlaştırmamız lazım.
İstihdamda kadına öncelik verilecek.
Sendikalaşma teşvik edilecek."


"Sendikalaşan işçinin işten atılmasına izin vermeyeceğiz

Sendikaya yetki veriyoruz, gidip işten atıyor işçileri.
Bunu çalışma hukukuna, TBMM'ye tavır olarak karşılıyorum.
Buna müsaade etmeyeceğim.
(Sendikal) örgütlenmeyi engelleyecek uygulamalara karşı çıkıyorum.

İstanbul Valisi'ni aradım. O yabancı firma ile görüş. 
Yoksa işten attığı 450 işçi ile beraber gelirim. Hukuku uygulatırım.

İstanbul'da büyük bir yatırım, yabancı ortaklık. İstanbul'daki işçileri, onun fabrikasında örgütlendikleri için bir gece 150 kadın işçimizi kapının önüne koydu. Ertesi gün bu atılan işçilerin sayısı 450 oldu. Sendikalar bu olayı bana intikal ettikleri zaman oraya müdahale ettim. Dedim ki 'Burada Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuku geçerlidir. Burada iş yapan herkes, hangi işveren olursa olsun yerli veya yabancı 'Bu hukuku tanımıyorum.' diyemez. Eğer derse, karşısında bizi bulur. İstanbul Valisini aradım. Dedim ki 'Oranın CEO'su ile görüş. Burada Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukukunun geçerli olduğunu hatırlat. Yoksa yarın işçilerle beraber gelirim. O hukuku ona uygulatırım.' Ertesi gün o sorun çözüldü." 


+++

"Üretim faaliyeti içinde doğrudan eğitim

Uygulamasını Gaziantep'te başlatıp tüm sanayiye yaygınlaştıracağız.
İşsizi alıp sanayiciye götüreceğiz. "Al bu emeği 3 veya 6 ayda işin içinde
eğit, sonra çalıştır" diyeceğiz. Maaşını ve sigortasını biz vereceğiz.

İşverene şart koşacağız: En az yüzde 60'ını 1 yıl çalıştırma koşuluyla.
(İşyerindeki) mühendis ve meslek yüksek okulu mezunlarından da 
bu eğitimi vermelerini talep ediyoruz.

Kadına öncelik

Bu bahsettiğim istihdama dönük projelerde kadınlara öncelik veriyoruz.
Yüzde 51 kadın olacak.

Doğu ve Güneydoğu'ya öncelik

O bölgelerde insanlarımız teröre karşı büyük bir vatanseverlik ortaya
koydu. Dolayısıyla o bölgelere öncelik vermemiz lazım. Projemizi sem-
bolik olarak Gaziantep'te başlatıyoruz.

Organize sanayi bölgelerini kuşatacak bir çalışma yapacağız.
Bunun yolu da insan kaynağı sunmaktır.

Üretime dayalı büyüme

Yatırımlar artırılarak yeni istihdam alanları yaratılacak. Bu da üretime
dayalı büyümenin yolunu açacak. Üretimin talep ettiği nitelikte emeği
de üretim faaliyeti içinde doğrudan eğitimle sağlayacağız."

+++

Bakan Bilgin, 12 Eylül rejiminin getirdiği üretimi baltalama, ithalatı
teşvik ve borç alarak büyüme modelini terk edip Çin modeli de deni-
len Atatürkçü üretime dayalı büyüme modeline geçişi kendi Bakan-
lığı açısından nasıl sağlayacağını işte böyle açıkladı.

+++

arşiv:

Atlantikçi muhalefette "Çin modeli" telaşı  

Dövizde sabit kura geçilmez ise faiz indirimi istenen sonucu vermez 

Atatürk ekonomisine Çincilik, Maoculuk, komünizm bahaneli takoz 

300 milyar doları ANASINI AĞLATIRIM getirtirim. Ben cerrahım. 

+++

18 Aralık 2021 Cumartesi

300 milyar doları ANASINI AĞLATIRIM getirtirim. Ben cerrahım.

HABER GLOBAL  16 Aralık 2021
Senem Toluay Ilgaz, Ceyhun Bozkurt, Gürkan Hacır ve
Faruk Aksoy soruyor, Dr. Doğu Perinçek yanıtlıyor.
Ayıraç işleri bana ait.


Perinçek:
Bunlar yüzünden çiftçi gece uyuyamayacak, tohum atamayacak,
traktörüne mazot dolduramayacak. Yok öyle bir şey. Dışarıdaki
(yurt dışına kaçırılan) 300 milyar dolar ZECRİ YÖNTEMLERLE 
(yurda) getirilecek.

Faruk Aksoy:
Sizin 100 milyon dolarınız olsa, sizin anlattığınız yöntemle (Çin mo-
deli) bir ülke yönetilse, dışarıdan paranızı o ülkeye getirir misiniz?

Perinçek:
Getirtirim.

Faruk Aksoy:
Siz kendiniz getirir misiniz?

Perinçek:
Getirtirim diyorum. Türk Milletini aç bırakmak istemiyorsam, çiftçi
tohum atsın, traktörüne mazot koysun istiyorsam, onu getirtirim.
ANASINI AĞLATIRIM GETİRTİRİM. Onun için Türk milletinden
yetki istiyorum. Getirtirim. BENDEN BAŞKASI DA GETİRTEMEZ.
Vatan Partisi'nden başkası da getirtemez. Getirtmek zorundayım.
Eğer çiftçiyi, esnafı, zanaatkarı, büyük sanayiciyi düşünüyorsak. 
Büyük sanayici için de, Vehbi Koç için de getirtirim. 

Fiili dolar getirmeyenin hesabında dolar olmayacak. 
Bin dolar getirirsen bin dolar mevduatın olur.
Dışarıya kaçırılmış olan bütün dövizleri
çok radikal tedbirlerle tekrar Türkiye'ye getireceğiz.

1 dakika 13 saniye süreli video kaydı: 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: "Çiftçiyi düşünüyorsak, sanayiciyi düşünüyorsak, iş insanını düşünüyorsak yurtdışında bulunan 300 Milyar Doları getirtiriz"



Gürkan Hacır
:
Bir kahin gibi olacakları önceden görüyor musunuz? Ak Parti bu noktaya
nasıl geliyor? Mesela NATO ilişkilerinde de aynı.

Perinçek:
Hayat getiriyor. Ak Parti'yi hayat (bu noktaya) getiriyor.

Gürkan Hacır:
Sizin hiç bir temasınız, önermeniz yok mu?

Perinçek:
Yok. Ama Sayın Cumhurbaşkanı bu programı büyük ihtimalle dinliyor.
Söylediklerim sır değil. Fiskos yapmıyorum. Aydınlık'ta, ULUSAL KA-
NAL'da yayınlanıyor, TV'lerde konuşuyoruz.

Gürkan Hacır:
Onları takip ediyor ve etkileniyor mu diyorsunuz?

Perinçek:
Bir de şu var: Vatan Partisi'nin önerdiği programlar "hayatta en hakiki
mürşit bilimdir" kılavuzu ile üretiliyor. Sırrı bu, kahve falına bakmıyoruz.

Senem Toluay Ilgaz:
"Hayat oraya getiriyor, çünkü Vatan Partisi bilimsel yaklaşıyor, dolayısıyla
elbet bir gün fikirleri dikkate alınıyor" (diyorsunuz). O nedenle "milletten
yetki istiyorum" ifadesini kullandınız. Sizce millet neden o yetkiyi bugüne
kadar size vermedi

Perinçek:
Çünkü millet ameliyat olmaktan kaçtı. Türkiye şimdi ameliyat noktasına
geldi. BEN CERRAHIM. VATAN PARTİSİ CERRAH. Yani doktora gidiyor,
(doktor) "aspirin, kinin, bunlarla olur" diyor. Ama biz diyoruz ki, bu cerrahi
bir olay. Diyelim: BANKALARIN 80 MİLYAR KÂRINA EL KOYMADAN,
bir vergi kanunu ile yani, gasp etmek değil, hukuki olarak bu 80 milyarına
el koymadan Türkiye buradan çıkamaz. Veya 300 milyar dolar dışarıda 
servet biriktirmişler, bunun şu veya bu yöntemle yurda getirteceğiz. 
BUNLARIN HEPSİ CERRAHÎ MÜDAHALELER.

2 dakika süreli video kaydı: 

Genel Başkanımız Dr. Doğu Perinçek: ❝ Vatan Partisi'nin programları bilim kılavuzluğuyla hazırlanıyor. Bankaların 80 milyar kârına el koymadan, dışarıda olan servetleri Türkiye'ye getirmeden buradan çıkamayız. Bunlar cerrahi müdahalelerdir. Vatan Partisi cerrahtır.❞

Perinçek:
Millet bizi dinliyor. Şu anda kahvelerde insanlar ben konuştukça ayağa
fırlıyor. Alkışlıyor. "Bankaların bu yıl kazandığı 80 milyarın 8 milyarını
bankalara bırakalım, 72 milyarı ile çiftçinin faiz borçlarını sileceğim, 
çiftçinin tarlaya tohum, gübre atmasını sağlayacağım" dediğim zaman
köy kahveleri ayağa kalkıyor. Veya "Bu kaynakları sanayiye tahsis edece-
ğim, istihdamı artıracağım, kızına oğluna iş bulacağım" dediğim zaman
evdeki insanlar ayağa fırlıyor. Oraya geldik.

Senem Toluay Ilgaz:
Sandık...

Perinçek:
Sandığa böyle gidecekler. Dün ayakları yanmıyordu. Vatan Partisi 
diğer partilerden farklı. Bu sistemin (Özal - Evren - Derviş sistemi) 
yürümeyeceğini 40 yıl önce 1980'de gören parti. Öbürleri 1980'de
(getirilen) yeni sistemi kabul etmiş, bir tek Vatan Partisi "İflas edecek
bu sistem" demiş.

Ceyhun Bozkurt:
2001'de de kriz oldu.

Perinçek:
O daha çok finans krizi. Bugünkü tamamen sistemin bütünü ile ilgili.
1980'de kurulan sistem bitmiştir.

Genel Başkanımız Dr. Doğu Perinçek: ❝ Millet bizi dinliyor. Köy kahvelerinde insanlar bizi dinlerken ayağa fırlıyor., alkışlıyor. Bu sistem bitmiştir. Vatan Partisi bu sistemin iflas edeceğini 40 yıl önceden görmüştür.❞

Sinem Toluay Ilgaz:
AK Parti bankaların karına el koymazsa nasıl olacak?

Perinçek:
Bunu Ak Parti %30 yapar, Vatan Partisi %90 yapar. Ak Parti de radikal
(köktenci) yönelişlere girdi. Sayın Nebati'nin açıklamaları ve uygulamalar
da bunu gösteriyor ama Vatan Partisi kadar yapamaz. 

Kaynaklar faize mi gidecek, yatırıma mı. Bu kadar basit. 
Ya bankaların kârı 80 milyardan 8 milyara inecek, ya da 
çiftçi batacak. Banka mı batsın, çiftçi mi batsın. 

Faruk Aksoy:
Banka batsın. Ama bu (bankanın kârına el koymak) mümkün değil.

Perinçek:
Banka batmayacak, merak etmeyin, batırtmayız. Hükümet son tahlilde
ülkenin kaynaklarını üleştiren otoritedir. Biz hükümet olarak kaynakları
tefecilere, bankalara değil, çiftçiye, sanayiciye, üreticiye... yani üretime
dönük kararlar.

2:25 dakika süreli video kaydı: 

 
+++