8 Ağustos 2019 Perşembe

Diyanet'in gizli Tarikatlar Raporu

Özellikle Fethullah tarikatının CIA denetiminde silahlı terör örgütü haline gelerek yarattığı tahribat, Diyanet'in böyle bir araştırmaya yönlendirilmesi sonucunu doğurdu.

Rapordan haberdar olan tarikatlar kıyameti kopardı.
Türk Devrimi'nin Yayınevi KAYNAK YAYINLARI raporu kitaplaştırdı.


Aydınlık gazetesi raporun özetini 4 günlük yazı dizisi olarak verdi.

Aydınlık, 2 Ağustos 2019

Diyanet'in raporu, bu tarikat yapılarını şöyle tarif ediyor:

"Dini duyguları istismar eden, hedefine ulaşmak için her yolu mubah sayan, dini çıkar sağlama aracı olarak kullanan, baskı ve şiddet üreten dini görünümlü yapılar"


Rapor, tarikatların 12 Eylül 1980 Amerikancı darbesinden sonra DEVLET ELİYLE büyüdüğünü tespit etmektedir.

Diğer önemli tespitler:

Şirket ve holdinge dönüştüler. Okullar açtılar. Rant kapısı oldular. Devlet içinde gizlice örgütlenmeye başladılar.
İnsanları hurafelerle kendilerine bağladılar.

Aydınlık, 3 Ağustos 2019

Rapor, özellikle Menzil tarikatı üzerinde duruyor:

"Son zamanlarda Menzil Gurubunun bürokraside teşkilatlandığı ve kamuda etkinliğini artırdığı yönünde kamuoyunda bir kanaat dillendirilmektedir."

Aydınlık, 4 Ağustos 2019

Rapor, Süleymancıların yeni FETÖ olması tehlikesine karşı uyarıyor:

"Süleymancıların 16 yıldır derin güçler tarafından kontrol altında tutulduğu söyleniyor. Onların yabancı istihbarat örgütleri ile bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması..."

Aydınlık, 5 Ağustos 2019

Aydınlık başyazısında M. İlker Yücel şu tespitleri yapıyor:

Tarikat ve cemaatler sadece din eğitimiyle uğraşsaydı büyüyemezlerdi.

Diyanet'in raporunda belirtildiği gibi,tarikatlar
- Yabancı ülkelerin istihbarat örgütlerinin etkisi altına giren,
- Devlet bürokrasisi içinde gizlice örgütlenen, ve bu nedenle devletin   liyakat ilkesini bozan,
- Çıkar ilişkileri inşa eden şirketleşmiş, holdingleşmiş yapılardır

Tarikat şefleri part taym dindardır. Hepsi şirket yönetir, ticaret yapar.

"Güç için ticaret, ticaret için siyaset" ilkeleri nedeniyle dinden çok siyasetle ilgilenirler.

Siyasi etkinlikleri ne kadar fazla ise dış bağlantıları da o kadar kuvvetli olur.

Mali yapıları güçlendikçe çoğu partinin içinde "şube" bile açabiliyorlar. Bu sayede devlet içinde örgütlenebiliyorlar.

FETÖ saldırısında gördüğümüz gibi, tarikatlar, emperyalizmin kullandığı Milli Devlet düşmanı yapılardır. Bu yapılar kamu kaynaklarını yağmalıyor.

Bu olanak ellerinden alınırsa gelişemezler.


Rapor, gördüğünüz gibi, tarikat gerçeğini doğru saptamıştır.
Ancak, gösterdiği çözüm yolu doğru değil.
Gelecek yazıda.

+++


5 Ağustos 2019 Pazartesi

Dursun Çiçek CHP yönetimine talip

Eski CHP Milletvekili, Ergenekon mağduru E. Albay Dursun Çiçek, ULUSAL
KANAL'da Haber Merkezi programına katıldı.

Konuşmasında, terörle mücadele karşısında CHP'nin konumunu da değerlendirdi.



Albay Çiçek şöyle dedi:

"Sorunun ismi terör sorunudur. Devletin silah kullanma tekeline karşı başkaldı-
ranlar ezilecek. Şimdi bunu Açılım Süreciyle öteleyelim. Bu ihanettir. Buna kim
tenezzül ederse hesabını Türk yargısına, Türk Milleti'ne verecek."

Konuyu isabetle ortaya koyan Albay Çiçek, bu sözleri ile CHP İstanbul İl Başkanı
Canan Kaftancıoğlu'nun Açılım Süreci açıklamalarına da yanıt vermiş oldu.

Ve arkasından ekledi:

"CHP'de böyle yanlış işler yapanlar varsa alır kapının önüne koyarız."

+++

Sayın Çiçek, siz belki bilmiyor olabilirsiniz, ancak CHP'nin yönetim kademesi,
Genel Başkan'dan başlayarak, tümüyle Açılım Süreci taraftarıdır.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını duymadınız mı? AKP'nin PKK ile yürüttüğü
Çözüm Süreci'ne en başından beri destek verdiğini, PKK sorununun silahla
çözülemeyeceğini açıkça söylüyor. Açıkça özerklik istiyor.

Kendi sesinden dinleyiniz, işte video kaydı:


" 'CHP Çözüm Süreci'ne karşı'...  Bu da benim gördüğüm en büyük yalanlardan
birisidir. Hangisine karşı çıktık? Çıkıp açıkça söylesinler. 'Biz bunu yaptık CHP
karşı çıktı'. Ne yaptın da biz karşı çıktık?"

"CHP olarak söyledik: Bu sorun (PKK sorunu) güvenlik önlemleriyle (silahla)
çözülemez dedik. Sorunu neyle çözeceğiz: Demokrasi ve özgürlükle."

"Koruculuk sistemi kaldırılsın. Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerklik Şartı.
Uygulayın dedik."

+++

Tanrıkulu: "Açılım Süreci'ne karşı değiliz"

Bakınız:

+++
                                                    Aydınlık, 1 Ağustos 2019

CHP tepe yöneticileri bölücübaşı Barzani'nin K24 (Kürdistan 24), Rudaw gibi 
haber ajanslarına demeç veriyorlar, Açılım sözü veriyorlar. 

Kılıçdaroğlu, Kürt Sorunu Raporu'nu güncelleyeceğini açıklıyor.


+++


Sayın Çiçek, Kılıçdaroğlu'nu da kapının önüne koyabilecek misiniz?
Tanrıkulu'nu, Oğuz Kaan Salıcı'yı, Gürsel Tekin'i, Bekaroğlu'nu ve
diğerlerini?

+++

Albay Çiçek, CHP içinde Atatürkçü bir gurubun var olduğunu iddia etti:

"Parti içinde partinin kurucu ilkelerle siyasete devam etmesini, yönetimde
iradenin kurucu ilkelerde olmasını savunan bir gurup var."

"Bir de şu son siyasi gelişmelere göre iktidarı amaçlayan, diğer değerleri
ikinci plana iten bir görüş var."

"Bunu önümüzdeki kongre sürecinde her boyutta yaşayacağız"

+++

Sayın Çiçek CHP içinde "kurucu ilkeler" dediği Atatürkçü bir gurubun var
olduğunu, kongrede bu gurubun parti yönetimine gelmek için çalışacağını
söylemektedir. 

Ancak Sayın Çiçek hayal görmektedir. Şöyle ki:

CHP tabanında yönetimden rahatsızlık duyan Atatürkçü bir kesim elbette
vardır. Ancak yönetim kademesinde "ulusalcı" olarak ifade edilen Atatürkçü
kişiler kalmadı. Tümü tasfiye edildi.


Yönetim kademelerini seçecek olan delegeler tamamen yönetimin denetimi
altındadır. O yüzden Amerikancı, NATO'cu, Açılım taraftarı, HDP -PKK ile
işbirliği yapan, Rusya, İran ve Çin düşmanı mevcut CHP yönetiminin devrilip
yerine kurucu ilkeleri savunan bir yönetimin geçmesi mümkün değildir.

+++

Ancak, Atatürkçü üyeleri bonzai ile uyuşturmaya devam etmek amacı ile, bir
iki isim yönetim kademesi içine alınabilir. Ancak bu isimler can sıkmaya başla-
yınca ihraç ediliverirler. Son örnek Öztürk Yılmaz.

+++

Sayın Çiçek'in CHP içinde var olduğunu iddia ettiği kurucu ilkeleri savunan
gurup kimlerden oluşmaktadır?

Bu gurubun bir programı var mıdır? Kurucu ilkeler ekonomi alanında nasıl
uygulanacak? Üretim ekonomisi, gümrük ve kambiyo rejimi, döviz büfeleri,
yurt içinde üretilebilecek malların ithalatı, sanayi ve tarıma destek gibi konu-
larda görüşleri nedir? Kemal Derviş'in Amerikancı ekonomi politikaları 
konusunda ne demektedir?

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında, Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği üyeliği
konularında, NATO, S-400, Avrasya, Şangay İşbirliği Örgütü konularında
ne demektedirler?

PKK sorunu, Afrin, İdlib, Fırat'ın doğusu, Barzanistan hakkında görüşü nedir?

Yalnızca "kurucu ilkeler" sözü bir şey ifade etmez.
Ona bakarsak, mevcut yönetim de Atatürkçü olduğunu iddia etmektedir.
İçerik olmadan yalnızca kuru bir adlandırma ancak aldatma amaçlı olur.

+++

CHP içinde Sayın Çiçek'in iddia ettiği gibi kurucu ilkeleri savunan ve yönetime 
talip olan bir kişi veya bir gurup yoktur.

Bugüne kadarki kongrelerde böyle bir kişi veya gurup görmedik.

Önümüzdeki kongrede de göremeyeceğiz.

Dolayısıyla, Sayın Çiçek'in bu sözleri yalnızca CHP içindeki Atatürkçüleri
gerçekleşemeyecek bir hayalle oyalamaya yaramaktadır. Onların Atatürkçü
bir programı olan partiye yönelmesini engellemektedir.

Sayın Çiçek bilerek veya bilmeyerek bu konumdadır.

+++

arşiv:

PKK Açılımı: "AKP'nin bıraktığı yerden devam" dedi Canan Hanım
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2019/07/pkk-aclm-akpnin-braktg-yerden-devam.html

Darbe hukukundan arındırılmış Yeni Anayasa isteriz
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2019/07/darbe-hukukundan-arndrlms-yeni-anayasa.html

+++

3 Ağustos 2019 Cumartesi

Kazdağları'nda siyanür tehlikesine karşı Su ve Vicdan Nöbeti

Çanakkale Kirazlı Köyü'nde  Kaz Dağları'ndaki çevre katliamına karşı bir hafta
önce 10 kişi ile başlatılan "Su ve Vicdan Nöbeti" on binlere ulaştı.

Dernek ve odaların başlattığı nöbete Çanakkale Belediyesi destek veriyor.
Nöbet yerinde 50 kadar çadır kurulu. Her gün bine yakın kişi desteğe geliyor.

Siyanür kullanılarak altın elde etmek için Kanadalı Alamos Gold ve yerli ortağı
Doğu Biga Madencilik'in başlattığı faaliyette Çevre Bakanlığı'na göre 13 bin, 
ama gerçekte uydu görüntülerine göre 195 bin, yani ÇED raporunda öngörülenin 
4 katı ağaç kesildi.

Siyanürün suları zehirlemesi tehlikesine karşı Su Nöbeti başlatıldı. Çanakkale'nin
tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı siyanür tehdidi altına girecek. Ayrıca Çan
ve Bayramiç ilçelerinin su kaynaklarını besleyen havzalar da tehdit altında.

Maden alanının %98,7'si orman. Bölgede 18 memeli, 41 kuş, 10 sürüngen ve 117 
böcek türü ve 283 bitki türü yaşıyor. Bunların 7'si sadece Türkiye'de bulunuyor.

Kanadalı şirketin tepe yöneticisi John McCluskey "Yabancı işçi çalıştırmıyoruz, 
Türkler hafriyat ve taş taşımakta çok iyiler" dedi. Türklere bakışı böyle.


5 Ağustos günü Kirazlı Balaban Eski Orman Deposu Sahası'nda Saat 11:00'de
başlayacak olan büyük buluşmaya tüm halkımızı davet ediyoruz.



Siyanür, bir karbon ve 3 azottan oluşan bileşiktir. Doğa ile temas ettiğinde 
ppm (part per million = milyonda bir) seviyesinde bile yaşamı tehdit etmeye
başlar. Çok hızlı etki eder. 100 ppm altında aldı iseniz ve çok yakınınızdaki
bir hastanede amil nitrit ver deneyimli bir ekip varsa kurtulabilirsiniz. Ancak
solunum yolu ile aldıysanız, acıbadem kokusunu hissettiğinizden itibaren
10 dakika içinde hastaneye ulaşamazsanız kurtulamazsınız.

+++

Altın doğada saf halde bulunur. Altın yatağındaki tonlarca toprak ve kayanın
içinden milyonlarca ufak parçacıklar halindeki altını tek tek elle bulup toplaya-
bilmek mümkün değildir. 

Bu toprağı ve öğütülmüş kayaları siyanürlü su ile yıkarsanız altın katı halden sıvı
hale geçerek siyanürlü suyun içine karışır. Sonra bu karışımın içine klor gazı ver-
diğinizde altın katı hale geçerek dibe çöker. 

Demek ki, tonlarca toprağı yıkayacak kadar siyanürlü su ve bu suyun çevreye 
dağılmaması için çok iyi yalıtım yapılmış çok geniş ve çok derin bir havuza
gerek vardır. Böyle bir havuzun ortalama genişliği 200-250 metre ve derinliği
60-70 metredir.

(Kirazlı'da 20 bin ton siyanürlü su kullanılacağı tahmin edilmektedir.)

Güneşten gelen UV (ultraviole = mor ötesi) ışınlar havuzda bulunan siyanürü 
parçalar, ama geride parçalanmamış siyanür mutlaka kalır. 

Siyanür, ayrıca, toprakta zararsız miktarda bulunan arsenik, antimuan, kadmiyum,
kurşun, cıva gibi ağır elementleri de serbestleştirerek zararlı hale getirir.

Ana tehlike, havuzdaki bu siyanürlü suyun toprağa karışmasıdır. Ne kadar su 
geçirmez (izolasyon) malzemeleri kullansanız da, bu tehlikeyi tamamen önleye-
mezsiniz. Su geçirmez tabakada toplu iğne başı kadar bir delik açılması halinde
bile bir çevre felaketini meydana gelebilir.

Bu havuz fay hattı üzerinde ise bir deprem halinde su geçirmez tabaka yarılır ve
havuzun suyu toprağa ve yeraltı sularına karışır. Bu durumda en azından 50 km
yarıçapındaki bir dairede tüm yeraltı suları zehirlenir. Bitkiler, hayvanlar ve insan-
lar için hayati tehlike doğar.

(Sahaya 30 km uzaklıkta olan Çanakkale kenti yaşanmaz hale gelir. Tıpkı
Çernobil'de olduğu gibi onlarca yıl süre ile kent boşaltılabilir.)

Veya aşırı yağış nedeniyle sel olursa ve havuzun suyu sel sularına karışırsa  
zehir daha geniş alanlara yayılabilir.

Bir savaş durumunda o havuz düşman için en ballı hedeftir. Bir tek bomba ile
tüm çevreyi yaşanmaz hale getirebilir. 

+++

Bugüne kadar bir çok siyanür havuzunda kaza oluştu.

En son kaza 30 Ocak 2000'de Romanya'da Baia Mare altın yatağında vuku buldu.
Macaristan ve Sırbistan'ı da içine alan 50 km yarıçapında alandaki çevre felaketi
Çernobil'den sonra yaşanan en büyük felaket olarak kaydedildi.

Bakınız:
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/Genel/a50203.aspx

https://reliefweb.int/report/hungary/baia-mare-gold-mine-cyanide-spill-causes-impacts-and-liability

Diğer siyanür havuzu kazaları için bakınız:
+++

Son yıllarda siyanür kullanmadan gümüş ve altın elde etme teknikleri geliştirildi.
Ancak bu teknikler siyanürlü sisteme göre daha pahalı olduğu için firmalar tara-
fından tercih edilmiyor.

Halk ve çevre sağlığını paradan daha değerli görmesi gereken hükumetler, bu
yeni tekniklerin kullanılmasını şart koşmalı, eski usul siyanürlü sisteme yasak
getirmeliler.

"Ama o altınlar yerin altında dursun mu?" itirazlarının yanıtı budur.

+++

2 Ağustos 2019 Cuma

Dolar niye düştü: Sıcak para vurgunu

Ekonomiden Sorumlu Bakan
"İşler tıkırında, dolar ve faiz inecek, enflasyon düşecek"
makamında konuşurken, büyük vurgunu da açıklayıverdi:

"Haziran - Temmuz'da Türkiye'ye çok ciddi para girişi oldu.
10 milyar doları buldu.
Son bir yılda Türkiye'ye güvenip yatırım yapanlar %20 ile %60
arasında para kazandı."


Bakan Bey
"Yatırım yaptılar" diyor. Yabancı para sahipleri sözde yatırım yapmışmış.
Fabrika mı kurdular, bir projeye mi katıldılar? Hayır.
Ellerindeki dövizi yüksek kurdan satıp Türk Lirası aldılar. 
Türk Liralarını faize veya hazine kağıdına yatırdılar.
Dolar kuru düşünce TL satıp dolar aldılar / alacaklar.
İsmet Özçelik'in dediği gibi:
El çaka, yer çaka durumu var.
Hele bir de atılacak adımlardan haberleri varsa...

Bakan Bey
"Para kazandılar" diyor.
Hayır, para kazanmadılar, vurgun vurdular. O para bizim paramız.
Bakan Bey bunu bir marifetmiş gibi anlatıyor.

Ekonomistler hesapladı:
8 Temmuz'da 1 milyon dolar getiren biri DİBS (Devlet İç Borçlanma
Senetleri) piyasasında 23 günde 70 bin dolar kazanmış Yüzde 7.

23 günde yüzde 7 
Halbuki Amerika'da 10 yıllık tahviller yılda yüzde 1.8 veriyor.
Amerika'da 3,5 yılda kazanabilecekleri parayı Türkiye'de 23 günde 
kazandılar. Aslında  buna kazanma değil söğüşleme denir.
Bakan Bey'in marifetmiş gibi anlattığı şey, paralarımızın söğüşlenmesi.

Bakan Bey "Yüzde 60 kar ettiler" diyor.
Amerika'da 30 yılda alabilecekleri faizi Türkiye'de 1 yılda aldılar.

Bakan Bey 
"İşler yolunda" makamında konuşuyor ama
İşleri tıkırında olanlar, sıcak para komisyoncuları.
Halkın ve ülkenin işleri hiç de tıkırında değil, tam tersi.

Halkın geçim sıkıntısı büyüyor.
Yılbaşında memur ve emeklilere 4+5 zam yapılmıştı.
Yapılan zamlar bunun bir kaç katı oldu.
6 aylık gıda enflasyonu yüzde 30'a dayandı.
Elektrik, benzin... de ayrı.
En son doğalgaza yüzde 15 zam yapıldı.
Diğer zamları tetikleyeceği açık.
İşçinin, memurun, çiftçinin... ümüğü sıkılıyor.

+++

Yani: İzlenen politikalar duvara tosladı.
Ama hala aynı politikalarda ısrar ediliyor.
"FED faiz düşürdü, sıcak para bize gelir, bu paralarla krediler işler,
inşaat tüketimi canlanır." beklentisi hakim.
Üretimi teşvik yok.
Sanayide çarkları döndürme planı yok.
Tarımı büyütme planı yok.
Yeni iş sahaları yaratma yok.
Bunlar olmayınca olacaklar belli: 
"Yok olma" kervanına yeni katılacaklar var.

+++

Bu yazı, İsmet Özçelik'in 2 Ağustos 2019 günlü Aydınlık'taki
"Sıcak para vurgunu" başlıklı yazısı esas alınarak düzenlenmiştir.
Bakınız:

https://www.aydinlik.com.tr/sicak-para-vurgunu-ismet-ozcelik-kose-yazilari-agustos-2019

+++


1 Ağustos 2019 Perşembe

Askeri Okullar Açılsın eylemine çağrı 3 Ağustos 13:30 Beşiktaş

15 Temmuz bahanesi ile kapatılan askeri okulların ve askeri hastanelerin
açılması için 13 Kasım 2016 günü başlatılan nöbet eylemi 2 yıl sürdü.

Her cumartesi başta Beşiktaş Meydanı olmak üzere çeşitli illerde ve askeri
okul önlerinde nöbet eylemleri yapıldı.

Nöbet eylemlerinin sorumlusu, Silivri'deki nöbet çadırlarının komutanı olan
ve Silivri Valisi olarak tanınan Vatan Partisi MKK Üyesi Hıdır Hokka idi.

Hıdır Hokka'nın 20 Ekim 2018 günlü nöbetteki konuşması (özet)

"22 ay mücadele verdik. Eyleme başladığımızda 19 okul kapalıydı. 15 okulu
mücadele vererek açtırdık. Nöbete başladığımız zaman bize 'Boşuna çırpın-
mayın, 3 seneden önce bu dosyalar yetkililerin önüne çıkmaz, çıkaramayız'
diyenler vardı. Ama nöbete başladığımızdan 5 ay sonra Deniz, Kara, Hava
Harp Okulları, Akademiler ve Hastanelerin hepsini açtırdık. Ancak görev bitmedi. 
Hastaneler ehline teslim edilmedi."

Video kaydı:
https://www.youtube.com/watch?v=hS5T1lBFw0Y

+++

15 okul açıldıktan sonra nöbet "Askeri Liseler Açılsın" isteği ile devam etti.
Çünkü 4 Askeri Lise kapalı kalmıştı.

25 Kasım 2017 günlü 64. nöbetten itibaren hekimler de GATA'nın Genel-
kurmay'a bağlı olarak açılması isteği ile nöbet eylemine katıldılar.



Eski Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu'nun askeri liselerin kapatılmasının
yanlış olduğunu söylemesi ve Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin askeri okulları
ve hastaneleri kapatan KHK'nın iptal edilmesi talebini reddetmesi üzerine
3 Ağustos 2019 günü Saat 13:30'da Beşiktaş Demokrasi Meydanı Atatürk 
Anıtı önünde nöbet eylemi yapılacaktır.

Tüm yurttaşlarımızın eyleme katkı vermesini bekliyoruz.

+++

arşiv: 

GATA'nın kapatılması aymazlıktır, hainliktir.   8 Şubat 2018

Askeri Okullar 64. hafta eylemine hekimler de katıldı  27 Kasım 2017

Kuleli ve Heybaliada Askeri Liseleri önünde eylem   19 Eylül 2017

Kuleli ve Heybeliada önünde Askeri Liseler Açılsın eylemi   13 Eylül 2017

Kuleli ve Heybeliada önünde Askeri Liseler Açılsın eylemi  22 Mayıs 2017

Askeri Okulların açılması için genelge   31 Ocak 2017

Askeri Okullar için nöbet eylemi kar altında devam ediyor  8 Ocak 2017

Askeri Okullar için nöbet eylemi başladı   13 Kasım 2016

+++

GATA arşivi:

Sivil GATA cinayetleri devam ediyor  
  4 Ekim 2016
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2016/10/sivil-gata-cinayetleri-devam-ediyor.html

Sivilleştirilen GATA "Yerimiz yok" dedi, şehit oldu   25 Eylül 2016
+++