29 Ağustos 2016 Pazartesi

Abdülhamid'in yolunda 

Tayyip Bey'in gönlünde Abdülhamid benzeri gerici ve baskıcı bir rejim kurmak gibi ham bir hayal var. İstanbul'daki GATA'ya onun ismini vererek bu hayalini bir kez daha ilan etmiş oldu.

GATA (Gülhane Askeri Tıp Akademisi) 30 Aralık 1898'de 
2. Abdülhamid tarafından "Gülhane Seririyat Hastanesi" 
adı ile kuruldu. Abdülhamid'in verdiği adı değiştirmek 
Abdülhamid'e yapılan bir saygısızlık değil midir?

(Seririyat: yataklı tedavi servisi veya uygulamalı tıp eğitimi anlamında Arapça yatak demek olan serir sözcüğünden üretilmiş Osmanlıca uyduruk bir sözcük) 

Aydınlık, 28 Ağustos 2016

Gel gelelim bu devir o devir değil. Ne Meclis'i kapatabilir, ne de 23 Nisan'da Başbakanlık koltuğuna oturan çocuğa söylediği gibi istediğini asıp kesebilir.

Diktatör olmak için gereken aletlere sahip değildir. ABD - FETÖ saldırısı karşısında ayakta kalabilmek için Ergenekon - Balyoz tertiplerine son vermek, Açılım sürecini bitirmek, TSK'nın PKK ile mücadeleye başlamasını kabul etmek ve Avrasya'ya yaslanmak gibi konularda Kemalistlere teslim olması ile Atatürk düşmanı, gerici uygulamaları devam ettirebilmek için Atlantik ile bağlarını tamamen koparmaya yanaşmaması arasındaki çelişkiler dolayısı ile yürütmeye çalıştığı sözde denge siyaseti önünde sonunda duvara toslayacaktır.


Bu duvara toslama sürecinde Amerikancı yeni bir askeri veya
sivil darbe tehlikesine karşı uyanık kalmakla beraber PKK ile
mücadeleyi başarıya ulaştırabilecek ve bu süreçte emperyalizmin ekonomik sabotajlarına karşı durabilmek için üretim ekonomisine geçebilecek milli bir hükumet kurulması yönünde çalışmak esas alınmalıdır.

Bu süreçte Tayyip Bey'in Kemalistlere teslim olduğu noktalarda geri adım atmaması, tam tersine daha da ileri adımlar atmasını sağlamak - zorlamak için çok dikkatli bir yol izlenmelidir. Bu yönde atacağı adımlar onu ister istemez Atlantik'ten daha da uzaklaştıracak ve ayağının altındaki zemin giderek daha fazla kayacaktır.

Felsefe derslerinde gördüğümüz zıtların birliği kuralının parlak
bir örneğini yaşamaktayız.


Hiç bir süreç saf değildir: Hiç doğrusuz ve hiç yanlışsız,
hiç olumlu yönü olmayan ve hiç olumsuz yönü olmayan
süreçler yoktur.


Yüzde yüz saf, yanlışsız şeyler ve süreçler aramak metafiziğe,
giderek dinsel inançlara kapı açar. Bu aşağıdan yukarıya olan
süreçtir. Tersi ise kusursuz tanrı anlayışının yeryüzündeki süreçlerde ve şeylerde de aranması gibi bilime ters sonuçlara yol açar.


Bakınız:

Aydınlık, 28 Ağustos 2016

Abdülhamid'in 33 yıllık istibdat (baskı) dönemi sona erdiği zaman Mehmet Akif Ersoy yukarıdaki şiiri yazdı. Burada diyor ki:

Ey baskıcı pis devir, yıkıldın gittin ama milletin kalbinde çıkmayan pis bir iz bıraktın. Ey kanlı kabus, sen bizi rezil ettin.Bütün gelecek umudumuzu yok ettin. Nerede temiz alınlı bir kişi gördünse "Bu bir cani" dedin, hapse tıktın.


"Ulu Hakan Abdülhamid Han" işte böyle bir kişi. Onun döneminde yaşayan ve onun baskıcı yönetiminden zulüm gören İstiklal Marşı Şairi onu işte böyle anlatıyor. Tayyip Bey'in hayali onun gibi pis, kanlı bir baskı rejimi kurmak mı?


**********

CHP, olmazsa MHP, olmazsa 110 yurtsever Milletvekili Tayyip Bey'e GATA'yı TSK'nın elinden alarak ismini değiştirme olanağı veren Anayasa'ya aykırı Kararname'yi acilen Anayasa Mahkemesi'ne götürmeliler. Haydi cesaret Kılıçdaroğlu, cesaret Bahçeli, cesaret "imza veririm" diye öne çıkan 4 Vekil.
Daha ne bekliyorsunuz? Muhalefeti şimdi değil de ne zaman yapacaksınız?


**********
arşiv:
Askeri okul ve tesisler yandaşların iştahını kabarttı   

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/08/askeri-okul-ve-tesisler-yandaslarn.html      
12 Ağustos 2016
**********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder