7 Haziran 2016 Salı

Tayyip'i üzmeden diploma işini halledelim

CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir'in gönlü diploma sorunu yüzünden
Tayyip Bey'in daha fazla üzülmesine razı olmadı.

Cumhurbaşkanı seçilebilmek için aranan "yükseköğrenim yapma" şartının
"ortaöğrenim yapma" şeklinde değiştirilmesi için kanun teklifi verdi.


CHP'li Emir'in konu hakkında açıklamalarının ana başlıkları şöyle:

Aman Tayyip yıpranmasın:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezuniyeti ile ilgili net bir açıklama yapmadı.
Daha fazla yıpranmaması ve Erdoğan'ın şahsında ülkemizin itibarının
sarsılmaması için böyle bir teklif verdik."

Tayyip sevgisi dağları aşmış:

"Hem Kanun, hem de Anayasa'nın 101. Maddesi değişmeli. Bunun için
Cumhurbaşkanı'nı seven vicdanlı AKP'lilerin de imzalarını bekliyorum."

Aman Tayyip'in ruhsal durumu etkilenmesin:

"21 milyon oy alarak Cumhurbaşkanı seçilen bir kişinin üniversite mezunu
olmadığı şeklinde tartışılması kendisinin ruhsal durumunu etkileyebileceği
gibi, alacağı kararların sağlıklı olmasını da etkileyecektir."

Aman Tayyip'in sevinci kursağında kalmasın:

"Türkiye ve başka ülkelerdeki üniversitelerde kendisine verilen fahri doktora
unvanları da bu tartışmaların gölgesinde kaldığı için Erdoğan'ın sevincini de
kursağında bırakmaktadır."

*****

Emir Bey bu kanun teklifini ciddi olarak mı verdi, yoksa Tayyip Bey'i zor
duruma düşürmek için mi verdi, karar verebilmiş değilim. Çünkü bu teklife
evet oyu verecek olanlar, Tayyip Bey'in yüksek öğrenim mezunu olmadığını
kabul etmiş olacaklardır.

Böyle bir Kanun ve Anayasa değişikliği yapılsa bile, ancak bundan sonraki
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine uygulanabilir. Tayyip Bey'in Anayasa ihlal
edilerek Cumhurbaşkanı seçildiği gerçeği, Kanun ve Anayasa değişikliği
yapılarak ortadan kaldırılamaz.

*****

Emir Bey'in açıklamalarından önemli noktalar.

"Erdoğan'ın beyanına dayalı yayınlanan biyografide, 1981 yılında Marmara
Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'nden mezun olduğu yazılıdır.
Ancak diplomanın iki yıllık mı, dört yıllık mı olduğu ve hangi bölümden mezun
olduğu kamuoyunda hep konuşulmuştur.

Marmara Üniversitesi tarafından yayımlanan diploması tartışmaları daha da
alevlendirmiştir. Diplomada işletme bölümünü bitirdiği yazılı. Ancak Erdoğan
daha önce öğrenim durumunu yüksekokul ve mesleğini de iktisatçı diye
yazdırmıştı özgeçmişine.

1987 Milletvekili aday listesinde ise mesleğini müteahhit olarak yazdırmıştı."

"Diplomada mezuniyet yılı olarak 1981 yazmakta ve üzerinde Prof. Dr. Ömer
Faruk Batırel'in imzası bulunmaktadır. Ancak Batırel bu fakülteye 1982'de
Dekan olarak atanmıştı.

Her konuda açıklama yapan Erdoğan, nedense bu konu açıldığında hiç bir
yorumda bulunmamaktadır. İspatı çok kolay bir konuda tartışmalara son
verecek açıklama yapmaması kamuyunda Erdoğan'ın itibarının zedelenmesine
yol açmaktadır."

Bakınız:
http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/chpden-erdogani-kurtaracak-teklif-1259920/

*****

6 Haziran 2016 Pazartesi

Suriye Ordusu Tabka'ya girdi

Aydınlık, 6 Haziran 2016

Suriye Ordusu 2014 yılından bu yana ilk kez Rakka eyalet sınırından
içeri girdi, 35 kilometre ilerleyerek Tabka (Tavra = Savra = Devrim)
kentini IŞİD'den geri aldı.

Suriye'nin en büyük barajı olan Sed el-Tavra (Devrim Barajı), diğer adı ile
Sed el-Tabka (Tabka Barajı) ve elektrik santrali bu kentte.

Kent yakınında Tabka Askeri Hava Üssü var.

Aşağıdaki haritada Esad Gölü (Buhayrat Al Asad)'ın güney ucunda beyaz
nokta ile gösterilmiş olan Madinat alh Thawrah (Medine el Tavra = Devrim
Kenti) nin diğer adı Tabka.

Tabka, Rakka Eyaleti (Ar Raqqah = Errakka) nin merkezi olan Rakka kentine
40 kilometre uzaklıkta. Rakka, IŞİD'in başkenti olarak biliniyor.

Tabka (Tavra), Rakka'yı Halep'e bağlayan ana yol üzerinde.


Aşağıdaki Mayıs 2014 haritada doğu - batı yönünde uzanan siyah çizgi
Türkiye - Suriye sınırı.

Cerablus (Jarablus), Menbic (Manbij), Teşrin (Ekim) Barajı (Tishreen Dam),
Tabka Hava Üssü (Tabqa airbase), Tabka (Tabqa) ve Rakka (Raqqa)
yerleşimleri net bir şekilde görülebiliyor.


Diğer taraftan, Kuveyris Hava Üssü'nü (Kweres) IŞİD'den geri almış olan
Suriye Ordusu, el Bab kenti yönünde ilerlemek üzere hazırlık yapıyor. 

Bakınız:

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/01/suriye-ordusunun-2-halep-operasyonu.html

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/01/isid-tunellerine-girdik.html

El Bab'ın Suriye Ordusu tarafından alınması durumunda Afrin ve Kobani
Kantonlarının birleştirilmesi engellenmiş olacak.

El Bab, Mare ile Menbic'in tam ortasında,

*****    
 sed el savra سد
الثورة

سد الطبقة sed el tabka

PKK - PYD Menbic'e 4 km, Cerablus'a 12 km yakınlaştı

Kırmızı çizgilerimiz paspas gibi çiğneniyor.

Ocak - Şubat aylarında PKK -PYD önce Minniğ Hava Üssü'nü, sonra da
Tel Rıfat'ı alarak Mare'ye yaklaşmış, böylece Afrin Kantonu'nu doğuya
doğru uzatmıştı.


Yine Ocak ayında PKK - PYD ABD'nin IŞİD'den alıp kendilerine verdiği
Teşrin Barajı'nın yani Fırat'ın batısına geçerek Menbic'e doğru ilerlemiş,
Kobani Kantonu'nu batıya doğru uzatmıştı.

Bu durumda Afrin ve Kobani Kantonları arasındaki uzaklık 20 km.
kısalarak 80 kilometreye düşmüştü.

1 Haziran'da ABD desteğindeki PKK - PYD güçleri Menbic harekatına
başladı. 4 Haziran akşamı harita aşağıdaki gibi idi:


5 Haziran günü Rafia'nın batısındaki Dadat Köyü'nü alan PKK - PYD
güçleri Cerablus - Menbic arasındaki IŞİD bağlantısını kesmiş oldular.


Bu durumda PKK - PYD Menbic'e 4 km, Cerablus'a 12 km. yaklaşmış oldu.

Amerika, Menbic harekatını SDG (Suriye Demokratik Güçleri) adlı
oluşumun yaptığını, 450 kadar YPG'linin ikmal görevini yaptığını,
2.500 Arap savaşçının olduğunu, Menbic alınınca YPG'lilerin Kobani'ye
geri döneceklerini söylemişti.

Tayyip Bey de Amerika'nın bu palavrasını aynen tekrar ederek TSK'nın
kırmızı çizgisinin delinmesini satır altı onaylamıştı.

Yalan ortaya çıktı.

AKP Hükumeti'ne yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak, PYD'nin bölgeye
2.400 kişilik yeni güç sevk ettiğini, Menbic çevresinde YPG'li terörist
sayısının 6.000 kişiyi geçtiğini yazdı.

Kuvvet-i Fenadit, Ceyş el-Şimal, Liva 99 ve Cund ül-Haremeyn gibi
guruplardan harekata katılan Arap terörist sayısının en fazla 180 kişi
olduğu belirtiliyor. Yani Amerika'nın iddia ettiği gibi 2.500 Arap yok.

Operasyon tamamen PKK - PYD - YPG komutasında yürütülüyor.

Ey Tayyip Bey,

Amerika desteğindeki PKK - PYD, kantonları birleştirip koridoru tamam-
lamak, ülkemizi güneyden tamamen kuşatmak için adım adım ilerliyor.

İncirlik Üssü'nü Amerikalıların kullanımına kapatmak, Diyarbakır'daki 
korsan üsten Amerikalıları çıkarmak için ne bekliyorsun?

"PYD de, YPG de teröristtir, Fırat'ın batısına, Cerablus'a geçemezler" diye,
"Geçerlerse vururuz" diye demeç verip duruyordun ya...

"Ne işi var NATO'nun Libya'da" sözünden yüzgeri ettiğin gibi, bu sözlerini
de mi yutacaksın.

Ya Özel Kuvvetler'in Cerablus hazırlığı ne oldu?

Yani "Zarrab'a selam, BOP Eşbaşkanlığı'na devam" mı?

üsler arşivi:

İncirlik gerilimi    1 Haziran 2016

 http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/incirlik-gerilimi.html
Diyarbakır'da korsan ABD üssü 
25 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/diyarbakrda-korsan-abd-ussu.html
Amerika'nın İncirlik küstahlığı    24 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/amerikann-incirlik-kustahlg.html

kırmızı çizgi arşivi:

Tayyip Bey kırmızı çizgide geri adım atıyor    5 Haziran 2016

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/06/tayyip-bey-krmz-cizgide-geri-adm-atyor.html
ABD-PKK yan yana Rakka yolunda     28 Mayıs 2016   
ABD'den Türkiye'ye PYD mesajı   24 Mayıs 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/abdden-turkiyeye-pyd-mesaj.html
Özel Kuvvetlerin Cerablus hazırlığı
   10 Mayıs 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/ozel-kuvvetlerin-cerablus-hazrlg.html
PYD-Rusya ilişkisi ve Kilis-Halep bağlantısı     23 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/pyd-rusya-iliskisi-ve-kilis-halep.html
Tayyip - Obama görüşmesi bilmecesi  21 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/tayyip-obama-gorusmesi-bilmecesi.html
Esad ile anlaşmak tek çare   16 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/esad-ile-anlasmak-tek-care.html
TSK, PYD'yi Azez'de vurdu   14 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/tsk-pydyi-azezde-vurdu.html
Dışişleri, ABD'ye PYD uyarısı yaptı   10 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/dsisleri-abdye-pyd-uyars-yapt.html

5 Haziran 2016 Pazar

İkinci Tayyip Darbesi


Düşük profilli Başbakan Binali suçu itiraf etti:
"Anayasa ne söylerse söylesin, Cumhurbaşkanımızın fiili olarak
siyasi sorumluluğu doğmuştur. Yeni Anayasayı da yapacağız,
Başkanlık sistemini de getireceğiz."

İnanılır gibi değil ama, bu Anayasa'ya göre Başbakan olmuş biri
"Anayasa ne söylerse söylesin" diyor.

Tayyip Bey de aynı şeyi defalarca söylemişti:
"Ülkede yönetin sistemi değişti, fiili durum değişti. Şimdi sıra bunun
hukuki altyapısını oluşturmaya geldi."

Mustafa Mutlu, bu itirafları hatırlattıktan sonra diyor ki:

O zaman vatandaşın da şunu söyleme hakkı doğmaz mı:
"Hırsızlık yaptım, tecavüz ettim, fiili durum yarattım. Türk Ceza
Kanunu ne derse desin önemli değil. Yeni yasa yapın, fiili
durumuma uydurun."

*****

Anayasa'yı ihlal etmişler, bu suçlarını da açıkça itiraf etmişlerdir.

3 Haziran 2016 günü ULUSAL KANAL Kral Çıplak programına katılan
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ile Mustafa
Mutlu
arasında geçen konuşma şöyle:


Mutlu: Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın itirafları suç değil mi?
Kanadoğlu: Hem Türk Ceza Kanunu'na, hem de Siyasi Partiler
Kanunu'na göre suç.. Bu sözler, mevcut demokratik sistemin yıkıldığının,
yerine yeni bir sistemin kurulduğunun, yasaların ve Anayasa'nın
çiğnendiğinin itirafıdır.
Mutlu: Peki bu eylemin adı nedir?
Kanadoğlu: Darbedir.
Mutlu: Eğer darbeyse, Anayasa'yı korumak ve kollamakla görevli olan
hukukçular ne yapıyor? Örneğin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın
bu sivil darbeyi yapan AKP hakkında kapatma davası açması gerekmez mi?
Kanadoğlu: Elbette gerekir. Ama bunu sadece "Kahraman Savcı"dan
beklemek yanlıştır.
Mutlu: Peki, kim açacak davayı?
Kanadoğlu: Diyelim ki, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı dava açmadı.
O zaman Siyasi Partiler Kanunu'nun 100. Maddesi'ne göre, Meclis'te
gurubu bulunan bir siyasi parti Başsavcı'ya başvurabilir.
Mutlu: Yine açmazsa?
Kanadoğlu: O zaman da 99. Maddeye göre, Siyasi Partilerle İlgili
Yasakları İnceleme Kurulu devreye girer. Bu Kurul, Yargıtay Ceza Daireleri
Başkanlarından oluşur. Şu anda 25 kişidir. Karar yeter sayısı, üye
tamsayısının salt çoğunluğudur. (Yani 13)
Mutlu: Yani CHP, MHP ve hatta HDP isterse, Erdoğan'ın ve Yıldırım'ın itiraf-
larını gerekçe göstererek AKP hakkında kapatma sürecini başlatabilir mi?
Kanadoğlu: Elbette... Bu süreç başlatılarak asıl ceza yargılamasının
önü açılmalıdır.
Mutlu: Siyasi partilerin kapatılmasına karşı çıkan sözde demokratlar
kıyameti koparmaz mı?
Kanadoğlu: Ortada Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan bir darbenin
itirafı var. Asıl kıyametin şimdi koparılması gerekir! Sadece bu darbeyi
yapanlar değil, Cumhuriyet'i korumakla görevli organlar da görevlerini
ihmal suçunu işlemektedir.

*****

Mustafa Mutlu soruyor:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Mehmet Akarca...
Geçen yıl görevi devraldığınız törende Eski Başsavcı Hasan Erbil sizin için:
"Birilerini fazla rahatsız etmeden görev yapacağına yürekten inanıyorum"
demişti. Siz de Hasan Erbil gibi birilerini rahatsız etmemek için mi görev
yapıyorsunuz?

(Aydınlık, 5 Haziran 2016)

*****

Şimdi diyeceksiniz ki, bu darbe İkinci Tayyip Darbesi, ise, birincisi hangisi?
Birinci Tayyip Darbesi, 2002 Darbesi'dir. Bakınız:
2002 darbesi
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2012/08/2002-darbesi.html

*****

Tayyip Bey kırmızı çizgide geri adım atıyor

TSK, kırmızı çizgi ilan etmişti: "PYD, Fırat'ın batısına geçemez."

Tayyip Bey de, Haziran seçimleri sonrası uyguladığı taktik doğrultusunda
TSK'ya bu yönde destek vermişti.

Ancak bu duruma kulak asmayan ABD, Fırat üzerindeki Teşrin Barajı'nı
IŞİD'den alıp barajın daha da doğusuna ilerlemiş ve bu bölgeyi PYD'ye
hediye ederek kırmızı çizgiyi ihlal etmiş, Tayyip Bey ve Davutoğlu ise
görüntüyü kurtarmak için, kırmızı çizginin ihlal edilmediğini söylemişlerdi.
Tarih : 6 Ocak 2016.  Bakınız:
http://www.aydinlikgazete.com/politika/abdden-pydye-baraj-hediyesi-h81618.html
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/tsk-pydyi-azezde-vurdu.html

18 Şubat 2016 günü harita şu duruma gelmişti:




TSK'nın bu durumu hazmetmesi için 5 ay bekleyen ABD, yeniden harekete
geçti. 24 Mayıs'ta ABD destekli PYD güçleri Rakka'ya doğru ilerlemeye
başladılar. Bakınız:
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/abd-pkk-yan-yana-rakka-yolunda.html

Ancak 1 Haziran günü Rakka yönündeki yürüyüşten vazgeçen ABD - PYD
güçleri Teşrin Barajı'nın ve Fırat'ın doğusuna yöneldi. 4 Haziran günü
Fırat'ın doğusundaki harita aşağıdaki duruma geldi.

Haritada soldaki (batıdaki) gri bölge IŞİD, sağdaki (doğudaki) sarı bölge
ABD - PYD - PKK kontrolünde.

4 Haziran günü Fırat'ın batısındaki Rafia - Medasa - Elbu Kalkal hattına
ve Menbic'in güneyindeki Kaber Köyü'ne kadar ilerleyen ABD-PYD
güçleri stratejik Menbic İlçesi'ne çok yaklaşmış oldular.

Rakka ve Halep'e ulaşım için Menbiç kritik bir kavşak noktası.


Böylece TSK'nin kırmızı çizgileri bir daha çiğnenmiş oldu.

ABD, TSK'nın itirazını önlemek için özetle şu açıklamayı yaptı:
"Fırat'ın batısına, Menbic'e doğru operasyonu SDG (Suriye Demokratik
Güçleri) yapıyor. 450 YPG'li, 2500 de Arap var. YPG sadece lojistik
(ikmal) görevi yapıyor. Savaşan güç Araplar. Zaten Menbic alındıktan
sonra bu Arap güçlerin kontrolüne verilecek, YPG geri çekilecek"

SDG denen yapı, PYD - YPG - PKK'yı kamufle etmek için kurulmuş
olan ABD - PYD denetiminde bir yapılanma. Bu yapı içindeki Arap
teröristler bilerek veya bilmeyerek ABD planları içinde YPG'nin alan
kazanması için savaşan paralı askerler konumunda.

Tayyip Bey, ABD'nin bu açıklamasının üzerine balıklama atladı ve aynen
tekrarladı. Böylece, TSK'nin kırmızı çizgisinin delinmesini ikinci kez
onaylamış oldu.

"PYD ve YPG teröristtir, Fırat'ın batısına geçemezler" vesaire sözlerini
böylece yutmuş oldu.

Yeni bir "Ne işi var NATO'nun Libya'da?" olayı ile karşı karşıya mıyız?

İşte Tayyip Bey'in Amerika'nın sözlerini aynen tekrarlayarak yapmış
olduğu "çamura yatma" açıklaması:

Tayyip Bey'in "çamura yatma" açıklaması

******

"Ağırlığını PKK - YPG güçlerinin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri
(SDG) adlı oluşumun ABD desteğinde 3 gün önce Münbiç'e yönelik
başlattığı operasyon konusunda Ankara'nın sessizliği dikkat çekiyor.

Askeri kaynaklar daha önce ilan edilen politikanın aynen devam ettiğini
açıkladı, "PKK - PYD Fırat'ın batısına geçerse operasyon düzenleriz." dedi.
Ancak hükumet cephesinden herhangi bir açıklama gelmemesi dikkat
çekti."

(Aydınlık'in haberi: 4 Haziran 2016)

Askeri kaynakların bu açıklaması eğer doğru ise, gayrıciddidir. Çünkü
PKK - PYD 6 Ocak'ta Tişrin (Teşrin = Ekim) Barajı'nı IŞİD'den alan
ABD'nin bu bölgeyi kendilerine devretmesi ile Fırat'ın batısına geçmiş,
şimdi de Menbic'e doğru ilerlemiş, Rafia, Medasa, Elbu Kalkal ve Kaber
Köyü'nü ele geçirmişlerdir. Fırat'ın batısına daha ne kadar geçilebilir?
İşte geçmişler ve fırsat buldukça bir adım daha ilerlemekteler.
Aydınlık, 4 Haziran 2016

arşiv:
Özel Kuvvetlerin Cerablus hazırlığı   10 Mayıs 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/ozel-kuvvetlerin-cerablus-hazrlg.html
PYD-Rusya ilişkisi ve Kilis-Halep bağlantısı     23 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/pyd-rusya-iliskisi-ve-kilis-halep.html
Tayyip - Obama görüşmesi bilmecesi  21 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/tayyip-obama-gorusmesi-bilmecesi.html
Esad ile anlaşmak tek çare   16 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/esad-ile-anlasmak-tek-care.html
TSK, PYD'yi Azez'de vurdu   14 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/tsk-pydyi-azezde-vurdu.html
Dışişleri, ABD'ye PYD uyarısı yaptı   10 Şubat 2016
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/02/dsisleri-abdye-pyd-uyars-yapt.html

4 Haziran 2016 Cumartesi

4 adımda Berlin planı


Doğu Perinçek, yol haritasını açıkladı:

1
Karar alındıktan 10 dakika sonra Alman Meclisi Dilekçe Komisyonu'na
Vatan Partisi olarak ilk itiraz dilekçesini verdik.
Almanya'nın hukuku ve Alman Anayasası'nı çiğnediğini, mahkemelerin
yetkisini Meclis'in gasp edemeyeceğini belirttik ve kararın iptal edilmesini
istedik.

2
Alman Anayasa Mahkemesi'ne Vatan Partisi olarak başvuru yapacağız.
A
Alman Anayasası'nda, uluslararası hukukun bağlayıcı olduğu belirtiliyor.
O halde Almanya, AİHM Kararı'na aykırı bir karar alamaz.
B
Almanya, Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'ni imzalamıştır.
Bu sözleşme, soykırım kararını yalnızca mahkemelerin alabileceğini
söylemektedir. O halde Alman Meclisi, bu sözleşmeye aykırı olarak
soykırım kararı alamaz.

3
Avrupa Konseyi'ne Vatan Partisi olarak başvuru yapacağız.
Almanya, Avrupa Konseyi üyesidir. AİHM (Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi) kararları Avrupa Konseyi üyeleri için bağlayıcıdır.
Alman Meclisi, AİHM'in Perinçek - İsviçre Davası kararlarına aykırı
bir karar aldı. Bu açıdan Avrupa Konseyi'ne şikayette bulunacağız.

4
Birleşmiş Milletler'e başvuru yapılmalıdır.
Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nde soykırım kararını yalnızca
yetkili mahkemelerin alabileceği belirtilmiştir.
Ancak Vatan Partisi'nin Birleşmiş Milletler'e bavuru yapma hakkı yok.
Bu başvuruyu Türkiye Devleti'nin yapması için girişimlerde bulunuyoruz.

Aydınlık, 4 Haziran 2016
arşiv:
Perinçek'ten Alman Parlamentosu'na: Sen yetkili değilsin
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/perincekten-alman-parlamentosuna.html
Haydi Berlin'e, Alman Meclisi'ni uyarmaya
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/haydi-berline-alman-meclisini-uyarmaya.html
Perinçek'in mektubu Alman Başkonsolosu'na verildi
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/perincekin-mektubu-alman-baskonsolosuna.html
Ankara ve İzmir Alman Konsoloslukları önünde eylem
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/ankara-ve-izmir-alman-konsolosluklar.html
Vatan uçağı Berlin yolunda

Berlin'i sarstık
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/berlini-sarstk.html
Kılıçdaroğlu nereye koşuyor, Erivan'a mı?
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/05/klcdaroglu-nereye-kosuyor-erivana-m.html
AKP iktidarı diasporadan yanadır

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2016/06/akp-iktidar-diasporadan-yanadr.html

1 Haziran 2016 Çarşamba

AKP iktidarı diasporadan yanadır

"Ey vatandaş, bil ki:
AKP iktidarı Ermeni diasporasından yanadır. Türk Milleti'ni soykırımcı
göstermeye çalışan Batı emperyalizmi ile dolaylı dayanışma içindedir.
Öyle olmasaydı hükumetin ve Cumhurbaşkanının yeri göğü inletmesi
gerekirdi.

AKP'ye bağlı gazeteler ve televizyonlar Berlin'de yapılan 28 Mayıs
yürüyüşünü yok saydılar. Çünkü bunlar soykırım savunucularını üzmek
istemiyorlar. Yani o taraftalar."

Rıza Zelyut, 1 Haziran 2016 günlü Aydınlık köşe yazısına şöyle
devam ediyor.

"AKP iktidarının bugüne kadar kılı bile kıpırdamadı. Başbakan Binali
Yıldırım Alman Hükumet başkanı Bayan Merkel'e: "Umarım böyle bir
karar almazsınız" türünden bir mesaj yollamış. O kadar yumuşak ki...

Peki, her tarafta "Milletin Lideri" diye övülen Tayyip Erdoğan nerede?
Milletin lideri Mısır'daki Müslüman Kardeşler yandaşları için gösterdiği
tepkinin binde birisini, yönettiği milletin onurunu lekeleyen bu soykırım
suçlaması karşısında gösteremiyor."

*****

Aşıkpaşazade Tarihi

Tayyip Bey, bu konuda bir şey yapmış olmak için hiç bir diplomatik anlamı
ve değeri olmayan cidiyetten uzak bir şey yaptı: Bayan Merkel'e telefon
ettiğini açıkladı. Ancak Merkel'e neler söylediğini açıklamadı.

Basına da, şu baştan savma açıklamayı yaptı:
"Bizim Ermeni soykırımı gibi bir problemimiz yok. Biz bu konuda rahatız.
İki ülke arasındaki ilişkiler zedelenir. Çıkmamış bir kararı değerlendirmeyi
doğru bulmam. Bir karar çıkar, sonra bunun değerlendirmesini yaparız.
Ama çıkacak kararın bizim açımızdan bağlayıcılığı yoktur."

Yani diyor ki: Karar çıkarırsanız çıkarın, umurumda bile değil.

Açıklamanın tamamı için bakınız:
Erdoğan'dan Merkel'e soykırım tasarısı tepkisi
http://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fandan-merkele-soyk%C4%B1r%C4%B1m-tasar%C4%B1s%C4%B1-tepkisi/a-19296407
(Yazının başlığına aldanıp tepki aramayın sakın...)

Anlamı:
Tayyip Bey Alman Meclisi'nin oylayacağı önerge hakkında hiç bir
diplomatik girişimde bulunmamış, göz boyamak için laf salatası yapmıştır.

Zaten bugüne kadar gerek AKP'nin gerekse Tayyip Bey'in soykırım
saldırısına karşı mücadeleyi baltalamak için yaptıkları hatırlanırsa,
bu pek şaşırtıcı olmayacaktır.

İşte AKP'nin soykırım konusunda emperyalizme yaptığı hizmetlerin kısa bir
dökümü:

Cemil Çiçek'in ihaneti
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/10/akpnin-bukemedigi-perincekin-elini.html
Tayyip Bey'den AKP'li vekillere Perinçek fırçası
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/10/tayyip-beyden-akpli-vekillere-perincek.html
Tayyip Bey'in Talat Paşa Komitesi ile savaşı
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/10/tayyip-beyin-talat-pasa-komitesi-ile.html
Davutoğlu'nun Calmy-Rey ihaneti
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/10/davutoglunun-calmy-rey-ihaneti-akpnin.html
AKP Türkiye'yi yine arkadan hançerledi 
http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/04/akp-turkiyeyi-yine-arkadan-hancerledi.html
Soykırım yalanı ABD'nin ülkemizi bölme silahıdır

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2015/10/soykrm-yalan-abdnin-ulkemizi-bolme_24.html
Cemil Çiçek'in İsviçre Hükumetine "Ermeni Soykırımı" desteği 

http://aliserdarbolat.blogspot.com.tr/2011/12/cemil-cicekin-isvicre-hukumetine-ermeni.html