19 Mart 2026 Perşembe

Utanç bildirisine Perinçek'ten kınama: ABD ve İsrail ile bayramlaştınız


12 İslam ülkesinin Dışişleri Bakanları, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da toplanarak ABD ve İsrail'in bayramını kutlama anlamlı bir bildiriye imza attılar. Bildirinin konusu İsrail-ABD saldırıları değil, İran saldırıları. 18 Mart 2026

Bildiriyi Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan imzaladı

+++

İşte o 12 ülke:

Türkiye Cumhuriyeti
Azerbaycan Cumhuriyeti
Bahreyn Krallığı, 
Mısır Arap Cumhuriyeti, 
Ürdün Haşimi Krallığı, 
Kuveyt Devleti, 
Lübnan Cumhuriyeti, 
Pakistan İslam Cumhuriyeti
Katar Devleti, 
Suudi Arabistan Krallığı, 
Suriye Arap Cumhuriyeti, 
Birleşik Arap Emirlikleri 

İran saldırılarını kınadılar ve saldırıları derhal durdurma çağrısı yaptılar.

Afganistan toplantıya katılmadı. Pakistan'ın Afganistan'a saldırısını bu açıdan değerlendirmeliyiz.

Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte İbrahim Anlaşması'nı imzalayıp İsrail'i tanıyan Fas bile toplantıya katılmadı.

ABD'nin "İran Salalah limanındaki yakıt tanklarına saldırdı" diye kışkırttığı Umman bunun ABD tuzağı olduğunu anlayarak toplantıya katılmadı. Türkiye ve Azerbaycan ise "İran size füze attı" palavrasına inanarak toplantıya katıldı. Ne yazık ki Umman kadar olamadık.

Diyelim ki 6 ülkedeki ABD üsleri ve ABD iştirakli kuruluşlar İran füzelerinin hedefi oluyor, peki, hedef olmayan diğer 6 ülkeye (Türkiye, Azerbaycan, Mısır, Lübnan, Pakistan, Suriye) ne oluyor?


+++

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, Hükumet adına bu bildiriye imza atarak açıkça ABD-İsrail ve NATO dan yana tavır aldığını ilan etmiştir.

+++

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bildiriyi kınadı:

MÜSLÜMANLARI KATLEDEN ABD VE İSRAİL İLE 
         BAYRAMLAŞANLARI KINIYORUZ

"İran, Lübnan Hizbullahı, Filistin, Yemen emperyalizme ve Siyonizme karşı savaşıyor. Siz neredesiniz?

Düşmana üs, petrol, benzin, para veriyorsunuz.
Bu Müslümanlık mı? Ramazan Bayramı'na böyle mi gireceksiniz? ABD ve İsrail katilleriyle mi bayramlaşacaksınız?
a
Nerede kaldı Gazze ile dayanışma? Riyad'da toplananlar Gazzelilere, Filistinlilere sorsun bakalım, bu bildiriye ne yanıt alacaklar?

Trump ve Netanyahu ile kader birliği yapanlar, onların sonlarını paylaşır. Herhalde Müslümanları katledenlere Allah Cennet vadetmiyor."

+++

Kınama yazısının tamamı:
RİYAD’DA MÜSLÜMANLARI KATLEDEN ABD ve İSRAİL’LE BAYRAMLAŞANLARI KINIYORUZ İran savaşıyor, Lübnan, Hizbullah savaşıyor, Filistin savaşıyor, Yemen savaşıyor, İslam ülkeleri emperyalizme ve siyonizme karşı savaşıyor. Siz neredesiniz? Düşmana üs veriyorsunuz, benzin veriyorsunuz, para veriyorsunuz. Bu Müslümanlık mı? Ramazan Bayramı’na böyle mi gireceksiniz? ABD ve İsrail katilleriyle mi bayramlaşacaksınız? Bayram tebriğinizi savaşan Müslüman ülkelere değil, onlara füze yollayan, Müslümanları katledenlere mi yapacaksınız? ABD’ye üs veriyorsunuz. İran, Filistin, Yemen ne yapacak? Sizin verdiğiniz üslerin önünde selam mı duracak? ABD’ye doğalgaz, enerji veriyorsunuz. Üslerinizden İran’a füzeler gönderiyorsunuz. Müslümanlar ne yapacak? Sizin verdiğiniz füzelerin altında kurbanlık koyun gibi yatmalarını mı bekliyorsunuz? İran, Müslüman ülkelere saldırmıyor, ABD üslerini ve onlara yataklık eden merkezleri hedef alıyor. Bu bildiriye imza atan Türkiye, Çanakkale Savaşında şehit olanların, İstiklal Savaşında şehit olanların, teröre karşı 40 yıldır can veren Mehmetçiğin, Polisin Türkiyesi değil. Her konuşmanın başında şehitlerimize rahmet okuyorsunuz ama onları şehit eden ABD-İsrail cephesinden yazılan bildiriye imza atıyorsunuz. Nerede kaldı Gazze ile dayanışma? Riyad’da toplananlar, Gazzelilere, Filistinlilere, bütün insanlığa sorsun bakalım, bu bildiriye ne yanıt alacaklar. Trump ve Netanyahu’yla kader birliği yapanlar, onların sonlarını paylaşır. Herhalde Müslümanları katledenlere Allah cennet vadetmiyor.

+++

Bildirinin 2. maddesi şöyle:

2. Bakanlar, İran’ın 

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, 
Ürdün Haşimi Krallığı’na, 
Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve 
Türkiye Cumhuriyeti’ne 
yönelik saldırılarını ele almış; 

balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı — petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil — hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. 

Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir.

+++

Palavralarla dolu olan bu 2. maddeyi tek tek gözden geçirelim:

+++

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, (Kuveyt, Katar, Bahreyn,
                                                          BAE, Suudi Arabistan)
Ürdün Haşimi Krallığı’na, 

saldırı yapılmadı. Bu ülkelerdeki ABD üs ve tesislerine, ABD iştirakli kuruluşlara saldırı yapıldı. Bu ülkelerdeki ABD üs ve tesislerinden İran'a saldırı yapılıyor mu? Yapılıyor. Peki, bu ülkeler kendi toprakları üzerindeki bu ABD üslerinden İran'a saldırı yapılmasını engelliyorlar mı? Hayır. Bu durumda İran "Bu füzeler bize komşularımızın topraklarından atılıyor, boyun eğip ses çıkarmayalım" mı diyecekti?

Saldırana ses çıkarmayıp saldırıya uğrayanın kendisini savunmasına karşı çıkmak Müslümanlık mıdır?

+++

Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve 
Türkiye Cumhuriyeti’ne 

saldırı yapıldığı bir NATO palavrasıdır. İran, bu iki ülkeye füze atmadığını bir çok kez yineledi. İran devleti, attığı her İHA'yı ve füzeyi hangi hedefe gönderdiğini resmi olarak gururla açıklıyor
Türkiye ve Azerbaycan'a füze gönderildiği NATO iddiasıdır ve hiç bir kanıtı yoktur.

Bu konuda ayrıntılı bilgi için bakınız:
Sayın Fidan apaçık bir çelişki içinde. 

ABD'nin "İran Salalah limanındaki yakıt tanklarına saldırdı" diye kışkırttığı Umman bunun ABD tuzağı olduğunu anlayarak toplantıya katılmadı. Türkiye ve Azerbaycan ise "İran size füze attı" palavrasına inanarak toplantıya katıldı. Ne yazık ki Umman kadar olamadık. 

+++

... yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı — petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil — hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını...

Nasıl bir saptırma anlatmak olanaksız.
Demek ki İran bu ülkelerdeki ABD üs ve tesislerini değil, sivil altyapıyı vuruyormuş. 

Yerleşim alanları dediği, üs ve tesislerdeki ABD personelinin saklandıkları lüks oteller. Düşmanın saklandığı o lüks oteller yerleşim alanı değil, askeri hedeftir, Sayın Hakan Fidan'a da özellikle duyurulur.

Diplomatik misyonlar, düşman diplomatların binalarıdır. Sen bir ülkenin yöneticilerini füzelerle hedef alıyorsan, senin yöneticilerin de askeri hedef olur. Kısas (aynı şekilde karşılık  vermek) Kur'an emridir. Bilmiyor musunuz?

Sivil altyapı dediği havaalanları, ABD uçaklarının konuşlandığı yerler. Kusura bakmayın, İran'ı bombalayan uçakların ve o uçaklara havadan yakıt ikmali yapan tanker uçakların konuşlandığı o sivil dediğiniz havaalanları askeri hedeftir.

Siz ülkenizden fırlatılan füzelerle İran'ın petrol tesislerinin, tuzdan arındırma tesislerinin vurulmasına izin verirseniz, kusura bakmayın Allah'ın emri olan kısas sizi vurur.

                         Bakara Suresi Ayet 179:
                    Kısasta sizin için hayat vardır, 
          ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.

                     وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ 


Onlar ne yazık ki akıl sahibi olmadıkları için ABD ve İsrail'in saldırılarına ev sahipliği yaptılar ama dua etsinler ki İran kısas kuralını tam olarak uygulamadı, onların yöneticilerine ve sivil halka füze atmadı.

+++

5 maddelik UTANÇ BİLDİRİSİ'nin tamamı için bakınız:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder