İtilaf (Anlaşma) Devletleri (İngiltere, Fransa ve Rus Çarlığı) Osmanlı İmparatorluğu'nu aralarında paylaşma kararı almıştı. Rus Çarlığı İstanbul'u ve Boğazları alacak, diğer ikisi Anadolu, Irak ve Suriye'yi bölüşecekti.
İtilaf Devletleri'nin niyetini anlayan İttihat ve Terakki Fırkası denetimindeki Osmanlı Hükumeti bu küresel güçlere ancak küresel bir güç birliği ile karşı durulabileceğini kavramış ve Almanya ve Avusturya-Macaristan ile birlikte İttifak Devletleri denilen oluşuma katılmıştı.
Akdeniz'de Fransa - İngiltere takibinden kaçan Göben ve Breslau adlı iki Alman kruvazörü İstanbul'a sığındı. Bazı Alman belgelerine göre onların gelmesini Sadrazan Said Halim Paşa istemişti. İki gemiye Yavuz ve Midilli adı verildi.
Enver-Talat-Cemal Paşalar önleyici bir vuruş yapma kararı aldılar. 29 Ekim 1914 günü Amiral Souchon komutasında Yavuz, Midilli ve 9 Osmanlı gemisinden oluşan filo Rusya'nın Odessa, Sivastopol, Novorossiysk ve Kefe limanlarını bombaladı.
Bir mayın gemisi ve on beş askerî nakliye gemisi batırıldı, bir torpido botuna ağır hasar verildi. Bir kömür gemisi 3'ü subay 75 personeliyle esir alındı. Novorossiysk'te buğday silolarıyla elli petrol deposu tahrip edildi. 2 Kasım'da Rusya, 5 Kasım'da İngiltere Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan ettiler.
Ancak bu Karadeniz Baskını, Rus Çarlığı'nın donanma göndererek İstanbul'u işgal etme planını önlemişti.
Ayrıntılı bilgi için bakınız:
İttihat Terakki'ye "Osmanlı'yı savaşa soktu" eleştirisi yapılıyor. Ancak görüldüğü gibi, 1. Dünya Savaşı Osmanlı'yı parçalamak için çıkarılmıştı. Saldırganı hareketsiz durup "tarafsızım" diyerek saldırıdan vaz geçirme olanağı yoktur. Savaşa girmemiz kaçınılmazdı.
+++
Buradan günümüz için çıkarılacak ders:
Osmanlı nasıl İngiliz-Fransız-Rus saldırganlığına diğer küresel güç Almanya ile birleşerek karşı durabildi ise,
bugün de ABD - İsrail - Yunanistan saldırganlığına ancak yine küresel bir güçbirliği ile, TRÇİ (Türkiye-Rusya-Çin-İran) ittifakı ile karşı durabiliriz.
+++
3 Kasım 1914
Rus Çarlığı'nın yapamadığı İstanbul saldırısını üstlenen Fransa ve İngiltere, Çanakkale Boğazı'na dayandı.
9 Ocak 1916
Bozguna uğrayan saldırganların son birliği de Çanakkale'den ayrıldı.
Çanakkale Savaşı zaman dizini ve ayrıntılı bilgi için bakınız:
+++
Eski Rus takvimine göre Şubat
Yeni takvime göre Mart 1917
Çanakkale'yi geçip İstanbul'a ulaşamayan İngiliz ve Fransızlar Rus Çarı'na yardıma gidemeyince ayaklanma başarıya ulaştı ve Çar tahttan indirildi.
Eski Rus takvimine göre 25 Ekim
Yeni takvime göre 7 Kasım 1917
Lenin önderliğinde Ekim (Sovyet) Devrimi başarıya ulaştı.
Düşman Rus Çarlığı yıkıldı, Rusya dost kuvvet oldu.
Sovyet Rusya, İngiltere-Fransa ittifakından ayrıldığını ilan etti ve Rus Çarlığı'nın Osmanlı'yı parçalama planını açıkladı. Osmanlı topraklarındaki işgalci Rus askerlerini geri çekti.
9 Eylül 1922
Yunan - İngiliz - Fransız işgaline karşı mücadele eden Mustafa Kemal Paşa Sovyet Rusya ile işbirliği yaparak zafere ulaştı.
Çanakkale Boğazı dünya tarihini işte böyle değiştirdi.
Burada da günümüz için çıkarılacak aynı ders var:
Küresel güçlere küresel güçlerle birlikte karşı durulabilir.
+++
Osmanlı Sadrazamı Said Halim Paşa'nın "Türkiya'nın Harb-i Umumi'ye İştirakindeki Sebebler" başlıklı yazısı, Mehmet Akif Ersoy'un çıkardığı Sebilürreşad Dergisi'nin 29 Haziran 1338 (1922) günlü sayısında yayınlanmıştı.
Halim Paşa Genel Savaş'a (1. Dünya Savaşı) girişimizin nedenlerini özetle şöyle açıklıyordu:
Büyük Avrupa Savaşı’nın patlak vermesi, bütün Türkiye’yi derin bir hayret ve endişe içine sürükledi.
İtilaf Devletleri’nin (İngiltere, Fransa ve Rus Çarlığı) giderek gizliliği bir kenara bırakıp açığa çıkan düşmanca tutumları...
... bugün “Şark Meselesi” denilen ve başka bir ifadeyle “Türkiye’nin paylaşılması meselesi”ni ortak bir uzlaşmayla çözmek istedikleri anlaşılıyordu.
Herkes Rusya’nın asıl hedefinin İstanbul ve Boğazlar olduğunu biliyor; Fransa’nın Suriye’ye, İngiltere’nin Irak’a yönelik hırsları açıkça görülüyordu. Bu amaçlar açıkça ilan edilmemiş olsa da ...
İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti ile ittifak yapmak istemediler yalnızca “tam tarafsızlık” tavsiyesinde bulundular.
Osmanlı Devleti, bu isteksizliğin sebebini, İtilaf Devletleri’nin esas hedefinin Osmanlı Devleti’ni sona erdirip topraklarını paylaşmak olduğu düşüncesine bağladı.
Yazının tamamı için bakınız:
+++
26 Temmuz 1956
Mısır, Süveyş Kanalı'nı millileştirme kararı aldı. Kanal, Batılı şirketlerin denetimindeki bir şirket tarafından yönetiliyordu.
İngiltere yanına Fransa ve İsrail'i de alarak Mısır'ı ve Süveyş'i işgal etmeye kalktı.
Dünya liderliğini İngiltere'den devir alma amacıyla ABD bu savaşta tarafsız kaldı: "İngilizlerin burnu sürtülsün bakalım, ABD olmadan bir şey yapamayacağı görülsün."
Sovyetler "Çekilmezseniz Paris ve Londra'yı bombalarım" diye tehdit edince işgalciler Mısır'dan ayrılmak zorunda kaldı.
Süveyş saldırısı İngiliz sömürge imparatorluğunun sonunu getirdi. Arap dünyasında Baas (Rönesans = Yeniden Doğuş = Arap Kemalizmi) devrimleri hızlandı
ABD emin adımlarla emperyalist dünyanın liderliğini İngiltere'den devir aldı.
ABD emin adımlarla emperyalist dünyanın liderliğini İngiltere'den devir aldı.
Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Süveyş Kanalı dünya tarihini işte böyle değiştirdi.
+++
Dünya tarihini değiştiren üçüncü boğaz Hürmüz oldu.
Vietnam, Laos, Kamboçya, Afganistan bozgunlarından ve PKK - PYD - El Şara felaketinden sonra en büyük tokatı Hürmüz'de yedi.
Süveyş olayında emperyalist dünyanın partonluğu el değiştirdi Hürmüz olayında ise ABD'nin yerini alacak ondan daha güçlü bir emperyalist güç yok. Yükselen Avrasya var.
TRÇİ ittifakı dünyaya yön vermeye aday birliktelik olarak önümüzde durmakta, Türkiye'nin milli güçlerinin ilgisini beklemektedir
Hürmüz, emperyalizmin baş aşağı yuvarlanmaya başladığı bir dönemin kapılarını açmıştır.
+++



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder