14 Şubat 2018 Çarşamba

Türk ve Türkiye unvanları kaldırılamaz

Andımızın okullarda okunmasını yasakladı. "Türküm doğruyum
çalışkanım" denilmesini içine sindiremedi.

Sonra gelsin T.C. harflerinin tabelalardan kaldırılması. Ziraat
Bankası'nın, Valiliklerin tabelalarından Türkiye Cumhuriyeti silindi.

Daha sonra bütün milliyetçilikleri, bu arada Türk milliyetçiliğini de
ayaklar altına aldı. Bir türlü "Türk Milleti" diyemedi, "Bu Millet"
deyip durdu. Ancak başı sıkışınca AKP Genel Merkezi'ne Atatürk
posteri astı, yarım ağızla "Türk Milleti" dedi.

Şimdi de, Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Merkezi'nin başına
çöreklenmiş bir avuç Amerikancı PKK yandaşının yayınladığı
bozguncu bildiriyi bahane ederek yalnızca bu kuruluşun değil,
tüm meslek kuruluşlarının adlarındaki Türk ve Türkiye unvanlarının
Bakanlar Kurulu kararı ile kaldırılacağını, bu kuruluşların yapılarının
değiştirileceğini, her görüşün istediği gibi birlikler oluşturacağını
söyledi.

+

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan 9 Şubat günü meslek
kuruluşlarına Türk ve Türkiye gibi unvanların Bakanlar Kurulu
kararı ile değil, kanunla verildiğini açıkladı. Dolayısıyla bu unvanlar
Tayyip Erdoğan'ın istediği gibi Bakanlar Kurulu kararı ile kaldırılamaz.

+

Doğu Perinçek'in 10 Şubat günü açıkladığı gibi, meslek kuruluşlarının
isimleri OHAL kararnamesi ile de değiştirilemez. Çünkü bu birlikler
Anayasa ile düzenlenmiştir.

Anayasa'nın "Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları" başlığını
taşıyan 135. Maddesi, bu birliklerin kanunla kurulacağını emreder.

Doğu Perinçek şöyle devam ediyor:

Bazı meslek örgütlerinin yönetimleri yanlış işler yapabilir. Ancak yöne-
timler geçici, kurum kalıcıdır. Meslek kuruluşlarının başındaki Türk ve
Türkiye ifadelerini kaldırmak, Cumhurbaşkanı'nın başındaki Türkiye
Cumhuriyeti ifadesini kaldırmakla aynıdır.

Meslek kuruluşları tıpkı Cumhurbaşkanlığı, Hükumet, Yargı ve Türk
Silahlı Kuvvetleri gibi Anayasa ile düzenlenmiştir.

Bu yüzden Tayyip Erdoğan, bu ifadeleri kesinlikle kaldıramayacaktır.
Ne yazık ki, o kadar iddialı konuştuğu bir konuda bilgi sahibi değildir.

Devlet yöneticisi, gazetecinin sorusu üzerine aklına estiği gibi konu-
şamaz. Hukuka dayanmadan, ilgili kurumlara danışmadan ayak üstü
çözümler üretilmez. Devlet böyle yönetilmez.


https://www.aydinlik.com.tr/kamu-kurumlari-olmazsa-devlet-baskani-da-olmaz-dogu-perincek-kose-yazilari-subat-2018

8 Şubat 2018 Aydınlık



Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu uyardı:

"Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları Baroları bölme hamlesidir. Türkiye
Barolar Birlği'nin merkezi yapısı parçalanarak her ilde farklı barolar
kurulmasının önü açılıyor. PKK, FETÖ ve tarikatlar her ilde ayrı ba-
rolar ve bunların üst birliklerini kuracaktır.

Barolar üzerinden Türkye bölünme sürecine itilmektedir. TBB Baş-
kanı olarak, Afrin Harekatı'nın uluslararası hukuka uygun olduğunu
açıkladım. Kurulacak başka bir baro "Afrin Harekatı soykırımdır"
derse ne olacak? Avrupa hangi baroyu dikkate alacak?"


Aydınlık, 9 Şubat 2018

Kamu niteliğindeki meslek kuruluşlarını parçalayıp etkisizleştirme 

planının FETÖ projesi olduğu ortaya çıktı. FETÖ'ye yakın akade-
misyenler konu üzerinde yıllardır çalışma yürütüyor.