1 Eylül 2015 Salı

Kürt siyasi hareketine özgürlük

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla SODEV (Sosyal Demokrasi vakfı) Altınoluk'ta Amfi Tiyatro'da etkinlik düzenliyor.

Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere belli başlı CHP Milletvekilleri etkinliğe katılıyor.

Etkinlikten 1 saat önce Altınoluk Meydanı'nda Barış Mitingi yapılacak. Mitingi düzenleyen Demokrasi Platformu, CHP, HDP, EMEP ve diğer bilumum sözde solcu - sosyalist - bölücü haşerat tarafından oluşturulmuş.

Bildirinin önemli bölümleri:
+++++++++++
"SAVAŞA HAYIR -- BARIŞ HEMEN ŞİMDİ"
Tercümesi: Ordu PKK'ya saldırmasın.
+++++++++++

"Devlet, Kürt siyasi hareketine yönelik operasyonlara ve baskılara son vermelidir."

Tercümesi: Tutuklanmış olan KCK'lılar, PKK'lılar, özerklik ilan etmiş olan Belediye Başkanları ile HDP ve DBP yöneticileri serbest bırakılsın. İsteyen özerklik ilan etsin, polisin, ordunun görevini PKK timleri üstlensin, kendi vali ve kaymakamlarını seçsinler, özerk özerk yaşasınlar.

Dikkat, "Kürt siyasi hareketi" deniliyor. Yani bölücü bir örgüt yok. Terörist bir örgüt de yok. Kürt siyasi hareketi var. Zaten Dersimli Kemal "PYD terör örgütü değil, vatanını savunuyor" demişti.

Sezgin Tanrıkulu "Atatürk Milliyetçiliği ırkçılığa dayanıyor, onun için Atatürk Milliyetçiliğine son vereceğiz." demişti. Dersimli Kemal "Türk Milleti etnik tanımdır, Anayasa'dan çıkaracağız" demişti. Böyle olunca, Kürt ırkçılığına dayanan bölücülük de Kürt siyasi hareketi oluverir.

Peki, eğer CHP'nin ve bilumum bölücü tayfasının iddia ettiği gibi PKK ve HDP "Kürt siyasi hareketi" oluyorsa, CHP ne hakla Kürt kökenli yurttaşlarımızdan oy isteyecektir? Bu söylem, "Kürtler HDP'ye oy versin" demek değil midir?

Peki HDP "Kürt siyasi hareketi" ise, "Türk siyasi hareketi" hangi partidir? "Laz siyasi hareketi" hangi partidir? "Alevi siyasi hareketi" hangi partidir? "Hanefi siyasi hareketi" hangi partidir? Bundan ala bölücülük olur mu?

Demokrasilerde toplumsal sınıfların ve ekonomik görüşlerin partileri olur, etnik ve mezhepsel - dinsel örgütlenmeler demokrasinin olmadığı Ortaçağ döneminin örgütlenmeleridir. YCHP yönetimi Atatürkçülerden Ortaçağ örgütlenmelerini kabul etmelerini istemektedir.

+++++++++++

"Hükümet, Kürtlere, Alevilere, Solculara, Barış yanlılarına, partilere, sendikalara karşı cadı avı başlattı."

Tercümesi: KCK, HDP ve DBP'ye, PKK yandaşı sözde solcu örgütlere, DHKP-C gibi sözde solcu ve PKK kuyrukçusu terör örgütlerine dokunmayın. Onlar barış yanlısı, cici solcu demokrat örgütler. Tıpkı solcu - demokrat - halkçı -sosyalist - saz çalan sevimli karizmatik PKK'lı kardeşimiz Selahattin Demirtaş gibi...

"Kürtlere karşı cadı avı" diyor utanmadan. Bölücü teröristlere karşı yapılan baskın ve tutuklamaları Kürtlere karşı yapılmış gibi gösteriyor. Kürt kökenli yurttaşlarımızı bölücü örgüte yönlendiriyor.

+++++++++++

"AKP'nin yeni savaş siyasetinin hedefine "Çözüm Süreci"nin muhatabı olan Kürt siyasal hareketi ve Kürt halkının konulmasını kabul etmiyoruz.

Utanmazlığın, ihanetin bu kadarı az bulunur.
"Kürt siyasal hareketi" madalyasını taktığı bölücü örgüte karşı açılan savaşı Kürt halkına karşı açılmış bir savaş olarak göstermek bölücülüğün en arsızca yapılmış şeklidir. Kendisini Atatürkçü olarak gören CHP üyeleri ve taraftarları bu utanmazlığa, bu ihanete isyan etmeyecekler mi?

+++++++++++

"PKK silahli eylemlerden vazgeçmeli, sorunun barışçıl, demokratik, kalıcı çözümü için başta TBMM olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin dahil olacağı çözüm süreci hayata geçirilmelidir."

Tercümeye gerek yok. Bakla ağızdan çıktı. Duvara toslayan, bu yüzden AKP'nin bile artık savunamadığı "Çözüm Süreci" CHP eliyle yeniden hortlatılmak isteniyor.

Tercümesi: 
Dersimli Kemal, Tayyip'ten boşalan BOP Eşbaşkanlığı için adaylığını koymuştur.

+++++++++++
Bölücülere sarılan CHP'nin oylarını arttırması mümkün değildir. PKK ile birleşen oy kaybeder, PKK ile mücadelenin başına geçen oy kazanır. Bu önerimizin YCHP yönetimince kabul edilmeyeceği görülmektedir. Bakınız:



+++++++++++
arşiv:
Başkomutan Tayyip efsanesi
Yarbay'ın acısını çarpıtan PKK gazeteleri
Apo bayrakları altında barış mitingi yapan CHP'liler
İhanet Bloku
CHP - HDP (PKK) Barış Bloku
PKK'ya siper oldular, hiç utanma kalmadı
TSK'ya karşı tek ses oldular. CHP-HDP aynı ses

+++++++++++

Başkomutan Tayyip efsanesi

Değerli bir Atatürkçü arkadaşımız soruyor:
"ABD ile savaşırken Türk ordusunun Başkomutanı, ABD'nin eski BOP müdürü Tayyip Erdoğan mı olmalıdır??"

Sonra, soruyu kendisi yanıtlıyor:
"Önce Tayyip'in Başkomutanlığına son verilmelidir"

Açıklama olarak şöyle deniliyor:
"Tayyip'in PKK'ya hoşgörü göstermesi, PKK'nın uzantısı HDP'nin barajı aşıp AKP'nin tek başına iktidarı kaybetmesine yol açana kadar devam etmiştir.
Demek ki Tayyip'in şahinleşmesi, açılımı bitirmesi sadece ve sadece OY ALMA, iktidarını sürdürme AMAÇLIDIR."

Soru yanlış olunca yanıt vermek ızdırap olur. Neresinden başlayalım?

Her şeyden önce, bu soru metafiziktir. Somut durumdan değil, olması istenen sanal durumdan yola çıkılarak hiç bir sorun çözülemez.

Somut durum şudur: TSK, PKK'ya karşı mücadeleye başlamıştır. Tayyip de Cumhurbaşkanlığı makamındadır. Dolayısıyla, "Tayyip'in Başkomutanlığına son verilmesi" önerisi bugünün somut şartlarında uygulanabilecek bir öneri değildir. Yani aslında bir öneri getirmemiş oluyorsunuz.

Hayır, öyle değil. Aslında farkında olmadan bir öneri getirmiş oluyorsunuz Bu öneriyi PKK ve ABD cephesi, PKK yardakçısı sözde sol guruplar CHP güdümündeki gazeteler dile getiriyor.

Bu öneri, "Açılım devam etsin, ordu kışlaya çekilsin" önerisidir. İşte buyurun:

YURT, 24 Ağustos 2015

Cumhuriyet, 31 Ağustos 2015

TSK bıkmış usanmış ve de yorulmuş bu sonuç getirmeyen mücadeleden. "Neden ölüyoruz, verelim PKK'ya istediği toprakları, biz de rahat ve huzur içinde ölmeden yorulmadan vatan savunmasına devam edelim" diyormuş.

YCHP yöneticilerinin Atatürkçüleri Apokürtçü haline dönüştürme projesi bir hayli yol almışa benziyor.
+++++++++++

Diğer gazete örnekleri için bakınız:

+++++++++++

Bu öneri, komutanları da istifaya davet etmektir.
Bakınız:

+++++++++++

Bu öneri, "Tayyip Cumhurbaşkanı olduğu sürece, ordumuz PKK ile mücadele etmemelidir" önerisidir.

PKK'nın NATO'ya ABD'ye AB'ye yaptığı "İmdat, müdahale edin, saldırılar dursun, Açılım'a geri dönülsün" çağrılarının başka cümleler ve başka kalıplarla desteklenmesidir.

+++++++++++

Ayrıca:

1
Tayyip Başkomutan falan değildir. Ona bu sıfatı yapıştırmakla Tayyip propagandası yaptığınızın farkında değilsiniz. Savaşı başlatan da Tayyip değil, PKK'dır. PKK'nın meydan okumasına karşı ordunun sinmesi, kaçması mümkün değildi. Tayyip bu kez TSK'yı durduramazdı.
Bakınız:

Siz hiç Vatan Partisi'nin açıklamalarında, Ulusal Kanal'da, Aydınlık'ta "Başkomutan Tayyip PKK ile mücadele ediyor" denildiğini duydunuz mu? PKK ile mücadele edenin TSK ve Emniyet olduğunu söylüyoruz sürekli.

Siz ise "Başkomutan Tayyip" efsanesini yayarak "PKK ile mücadele eden milliyetçi Tayyip" propagandası yapmaktasınız. Farkında mısınız?

2
CHP'ye ve HDP'ye oy vererek Tayyip'in konumunu sağlamlaştırmasına yol açan bizzat sizsiniz.

CHP'nin tek başına iktidar olamayacağı belli idi. O kadar ki, Dersimli Kemal bile yüzde 35 diyordu. Bunu siz de biliyordunuz.

HDP barajı aşarsa CHP-MHP-HDP koalisyonu olamayacağı da belli idi. Çünkü MHP asla PKK ile koalisyon yapmaz. Bu da belli idi.

Dolayısıyla, HDP'li Meclis'te AKP'yi devre dışı bırakan bir iktidar seçeneği olamayacağını biliyordunuz.

AKP'yi devre dışı bırakacak tek yol Vatan Partisi'nin barajı aşması sonucunda kurulacak olan CHP-MHP-Vatan Partisi koalisyonu idi. "Oyları bölüyor" diyerek Vatan Partisi'ne engel oldunuz, HDP'nin yolunu açtınız.

Bilerek veya bilmeyerek çıkmazın ve Tayyip'in konumunu korumasının sorumlusu oldunuz.

Eğer Vatan Partisi barajı aşsa idi, şimdi Ne Tayyip ne de AKP vardı gündemde. Çok basit bir matematik gerçek bu.

3
"PKK ile mücadele etmek için önce Tayyip'in Başkomutanlığına son verilmelidir" demek PKK taleplerini kabul etmek demektir. Şu istekleri öne sürmek demektir:
A
Ordu kışlasına, savaş uçaklarımız hangara, polis karakola geri dönsün, burnunu dışarı çıkarmasın
B
Açılım devam etsin, PKK bölgede etkinliğini arttırmaya devam etsin.
C
Tutuklanmış olan tüm PKK yandaşı sözde solcular, KCK'lılar, PKK'lılar, özerklik ilan etmiş olan belediye başkanları ile HDP ve DBP yöneticileri serbest bırakılsın.
D
Şehirlerde PKK ve PKK yandaşı diğer terörist gurupların hücrelerine yapılan baskınlar sona erdirilsin.
E
Barış, hemen şimdi.
F
Ama ya Tayyip'in gitmesi uzar da, PKK bölgede tam etkinlik sağlar, geri döndürülemez bir şekilde (Barzanistan'da olduğu gibi) bir fiili yönetim kurarsa?
G
Olsun. Vatan bölünürse bölünsün. Yeter ki ordumuzun PKK'ya karşı kazanacağı başarılardan Tayyip yararlanmasın.

+++++++++++
1 Eylül Dünya Barış Günü bahanesiyle CHP, HDP, EMEP ve diğer bilumum haşeratın dahil olduğu Demokrasi Platformu Altınoluk'ta Dersimli Kemal'in katılımıyla işte bu talepleri öne sürmeye hazırlanıyor.

Benzer etkinlik HDP ve CHP katılımı ile İzmir'de de sahneye konuluyor bugün.
Biz "CHP elini HDP'den çeksin, kucağındaki PKK'yı yere bıraksın" dedikçe YCHP yönetimi inatla bölücü haşerata biraz daha yaklaşmaktadır.

+++++++++++