"Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" gerekçesi ile yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" kavramını getirmek isteyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağıran Doğu Perinçek "Zafer, işgalcilerle işbirliği yapan Padişahlık yönetiminin yıkılması ile kazanılabildi" dedi.
Doğu Perinçek'in basın açıklaması video kaydı:
Basın açıklamasının ilk 12 dakikasının bant çözümü:
(ayraç içi açıklamalar tarafıma aittir)
Milli Mücadele yıllarında İngiliz - Fransız emperyalistleri ile işbirliği yapan saltanat sahiplerine sadakat NATO Zirvesi'nde
zirve yaptı.
"Kurtuluş Savaşı" kavramı ile uğraşmak bu sırada nereden çıktı? Türkiye'nin meselesi bu mu? Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele kavramları aynı anlama geliyor. Bunları karşı karşıya getirmek nereden icap ediyor?
Bakan Beyde ve o müfredatı hazırlayanlarda bir rahatsızlık var. Bu rahatsızlık ne? Cumhuriyet'ten rahatsızlık.
Ve, saltanatın yıkılması karşısında duyulan acının depreşmesi. Bunlar halâ, emperyalistlerle işbirliği yapan saltanat sahiplerinin intikam duygularını bugüne taşıyorlar. İşin esası budur.
Peki, ne zaman? Tam NATO Zirvesi toplanırken Bakan ve müfredat yazarları da NATO standartlarına göre vaziyet alıyorlar. Gençlerimize öğretilecek Kurtuluş Savaşı tarihimizi Trumplar yazacak, dayatacak, bizimkiler de işbirlikçi saltanat sahiplerini diriltmeye, hortlatmaya kalkacak. O yıkıntıların altından kurtaracak. KURTARAMAYACAK.
Yıkılmış olan saltanat sahiplerini, NATO'larını getirsinler, İsrail'den silahları külahları alsınlar, kurtaramazlar. Ama, kendileri o yıkıntının altına düşerler.
(Trump'ın elçisi Tom Barrack "Üniter devletler işe yaramadı, Orta Doğu için en uygunu monarşi" diyerek saltanat istemişti)
Sayın Bakanımız bu iki kavramı karşı karşıya getirmeye çalışırken "Bu kurtuluş nereden kurtuluşmuş? Koskoca Osmanlı İmparatorluğu'ndan mı?" diyor.
Sayın Bakan, o kurtuluş emperyalizmden kurtuluştur.
Ve, sizin yıkıntıların altından kurtarmaya kalktığınız saltanat sahiplerinden de kurtuluştur.
O Kurtuluş Savaşı'nda önce saltanat sahiplerini yıktık, Ankara'da 23 Nisan 1920'de bir Devrimci Meclis açtık,
böylece, Türk Milleti'ni ve silahlı kuvvetlerini harekete geçirecek ve düşmanı Akdeniz'e dökecek örgütlenmeyi sağladık. Eğer İstanbul'daki saltanat sahiplerini yıkmasaydık, hükümeti İngiliz - Fransız emperyalistlerinin talimatları ile yöneten Padişah efendinizin eline bıraksaydık İstiklal Savaşı olmayacaktı.
O tarihsel koşullarda Milli Mücadele (işgal altındaki) İstanbul'dan yönetilemezdi.
("Bu kurtuluş nereden" demek, "Vahdettinler nasıl İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yaptı ise biz de NATO ile yani ABD emperyalizmi ile işbirliği yaparız" demektir.)
Sayın Bakan şunun arkasına gizlenmeye çalışıyor: "Koskoca Osmanlı". Yani Orhan Gaziler, Yıldırım Beyazıtlar, Fatih'ler. Bize imparatorluğun başı dik yaşama mirasını bıraktılar. İşte o Koskoca Osmanlı, o başka.
Kurtuluş Savaşının yıktığı Osmanlı o Koskoca Osmanlı değil.
Hangi Osmanlı'yı yıktık? İngiliz - Fransız emperyalizmi ile işbirliği yapan Osmanlı'yı. Yıkmasaydık Türkiye esir olacaktı.
Dolayısıyla, müfredata neyi yazmaya kalkıyorsunuz? Esareti mi? Emperyalistlerin emrinde esaretin taşeronluğunun yapan o Sultanlara "Koskoca Osmanlı" unvanını verip onları Fatih Sultan Mehmetlerin yanına yazabilir misiniz?
İkisi farklı miras. Birisi başı dik yaşama, diğeri emperyalizme kulluk mirası. Bugün yine bu miraslar çarpışıyor. Nerede? NATO Zirvesi'nde. NATOperestlik ve karşısında millilik.
İngiliz-Fransız emperyalizmi ile işbirliği yapan saltanatın takipçisi olarak Trumplara, Avrupa emperyalistlerine sadakat mı göstereceksin, yoksa Türkiye'nin başı dik yaşama mirasına yani Türk Devrimi'ne mi?
Milli Eğitim Bakanlığı saltanat sahiplerine sadakat göstererek NATO standartlarına uyum göstermiş oluyor. NATO Zirvesi toplanırken Bakanlığın emperyalizme boyun eğme tavrı zirveye tırmanıyor.
Sayın Bakan, o zirveden aşağı iniş yok, oradan düşülür.
Aynı saltanat sahiplerinin yıkılıp gitmesi gibi.
Onlar İngiliz Zırhlısı'na binip kaçmışlardı.
Sizin de önünüzdeki tercih budur.
NATO Zirveleri ile uyumlu müfredatlar yaparsanız,
hangi zırhlıya binip kaçacaksınız?
Sizi Trump'ın zırhlıları mı kurtaracak?
Çökmekte olan emperyalizm mi sizi kurtaracak?
Emperyalizmle işbirliği yapan Padişahları, son Padişahları
kurtarmaya kalkmayın. O yıkıntıların altında kalırsınız.
BU MÜFREDATI HAYATA GEÇİREMEYECEKSİNİZ.
Siyasi ömrünüz buna yetmeyecek.
Emperyalizmle işbirliği yapan Padişahları savunarak
o saltanatın sonunu paylaşıyorsunuz. O saltanat yıkıldı.
Emperyalizmle işbirliği yapan saltanat mirasına sahip
çıktığınız zaman onun sonunu paylaşırsınız.
Onun için, bu müfredatınızı düzeltin.
Bu müfredatın sorumlusu yalnız Milli Eğitim Bakanı ve onun
müfredatçıları değildir, sorumlusu Ak Parti iktidarıdır.
NATO Zirvelerinde şişinerek, kendinize kibirli roller biçerek iktidarınızı kurtaramazsınız. Bu iktidarın sonunu getirirsiniz.
+++







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder