10 Ocak 2026 Cumartesi

MHP önerdi: NATO çöktü, yeni bir savunma doktrini gerekli

MHP'yi bölüp İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti kuranlar "NATO da NATO" diye diretirken MHP NATO'nun çöktüğünü ilan etti. MHP'yi bölenlerin ABD talimatı ile hareket ettikleri şimdi daha iyi görülmektedir.

Bakınız: 
Akşener NATO'yu cahil cesareti ile savundu


Trump, NATO üyesi Danimarka'nın özerk bölgesi olan Gröndland adasını ABD eyaleti yapacağını söyledi, tehditler savurdu. Hani NATO üyesi olan devletleri savunma örgütü idi? Bizzat NATO'nun kurucusu ve en büyük ortağı olan ABD, diğer bir NATO üyesinin topraklarını işgale kalkışmaktadır.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ilan etti:

"NATO güvenlik mimarisi dağılmıştır.
Etkinliği, caydırıcılığı ve dayanışması masallarda kalmıştır."


"ABD en büyük korsan devlet.

Grönland'ın bağlı bulunduğu Danimarka NATO üyesidir.
Bizzat Trump tarafından tehdit edilmektedir.

ABD'nin gözüne kestirdiği yerlere çökme planları yüzünden NATO konsepti çökmüştür."


"Batı'nın dayattığı
- insan hakları,
- din ve vicdan hürriyeti,
- bağımsızlık ve egemenlik,
- uluslararası hukuk
gibi unsurların sömürü düzeninin aparatı olduğu anlaşıldı."

"ARTIK GÜCÜ OLAN KONUŞACAKTIR"

"Hür dünya, kendisini Batı'nın askeri hegemonyasından ve siyasi prangasından kurtarmalıdır."

"Türkiye, hür dünyayı kapsayan yeni bir savunma ve güvenlik doktrini belirlemelidir."

+++

MHP böylece Vatan Partisi'nin programında yazan "NATO'dan çıkacağız" maddesine gelmiştir.

Türkiye'nin NATO'dan çekilmesi Vatan Partisi'nin Milli Hükûmet Programı'nda yazılıdır.

Milli Hükûmet Programı Madde 18:

15. Yabancı Üs ve Askere Son

Topraklarımız üzerinde yabancı üs ve asker bulunmasına izin verilmeyecek, güvenliğimizi ve komşularımızı tehdit eden ikili antlaşmalar kaldırılacaktır. Türkiye, NATO’dan çekilecek, emperyalist askeri ittifaklara katılmayacaktır.

https://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/temel-belgeler/milli-hukumet-programi-4126


Devlet Bahçeli'nin "ABD - İsrail şer koalisyonu"na karşı "Türkiye - Rusya - Çin ittifakı" önerisinden sonra bu noktaya gelmesi beklenen bir şeydi.

Bakınız: 
Bahçeli'nin Türkiye - Rusya - Çin ittifakı önerisi
seçenek değil mecburiyet

Büyük telaş: Bahçeli'nin önerisini gizlemeye çalışan NATO'cular şaşkın 

+++

Aslında Devlet Bahçeli, yardımcısı Semih Yalçın'dan önce NATO'yu hedefe koymuş, 26 Eylül 2025'te TÜRKGÜN gazetesi ile yaptığı söyleşide "yeni güvenlik doktrini" için ipuçları vermiş, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) güvenlik boyutu kazanmasının kaçınılmaz olduğunu söylemişti.

Ekonomik bir birlik olan ŞİÖ'nün güvenlik boyutu kazanması da Semih Yalçın tarafından "yeni bir savunma ve güvenlik doktrini" olarak açıklanmıştır.

Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Bahçeli Şanghay'a yelken açtı 

+++

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız:
ŞİÖ - AB ilkeleri karşılaştırması 

ŞİÖ toplantı salonu önünde üye ülkelerin bayrakları dalgalanıyor. Dalgalanan bayraklar, gericilerin yüreklerine korku salıyor.
(Haziran 2012 Pekin)
   Soldan sağa bayraklar:
    Özbekistan, Tacikistan, Rusya, 
  Kırgızistan, Çin, Kazakistan
+++

9 Ocak 2026 Cuma

Venezuela - Kılıçdaroğlu - Özgür Özel - CHP'de iki çizgi savaşı Bölüm 3


Ocak 2020 tarihli CIA bağlantılı RAND Corporation raporu üstünü çizip İmamoğlu'na yol verince Kılıçdaroğlu Ekim 2021'de belirginleşen ABD karşıtı bir konum almaya başlamıştı. Yeni bir Erdoğan olayı ile karşılaşmıştık.
Ayrıntılı bilgi için bakınız:
ABD Kılıçdaroğlu'nu harcama kararı aldı 

+++

Bu konumunda ileri bir adım daha atan Kılıçdaroğlu, 22 Kasım 2025 günü yayınladığı videoda  "İsrail ve Amerika belasının bertaraf edilmesi"  (ortadan kaldırılması) gerektiğini söyledi.

Daha sonra Kılıçdaroğlu'nun ALTI OK söyleşisi TEORİ Dergisi'nin Mayıs 2025 sayısında yayınlandı. Vatan Partisi'nin yayın organında yer almak ileriye doğru cesur bir adımdı.
Ayrıntılı bilgi için bakınız:
Kılıçdaroğlu: “İsrail – ABD belası” – 
CHP’de iki çizgi savaşı Bölüm 1    26 Kasım 2025

+++

CHP'nin başındaki Amerikancı NATO'cu Özel - İmamoğlu yönetimine karşı devrimci bir seçenek ortaya çıkmıştı. 

CHP içinde NATO - ABD yandaşları ile karşıtları arasında iki çizgi savaşı başlamıştı. Venezuela'ya ABD saldırısı ve Başkan Maduro ile eşinin haydutça kaçırılması, bu iki çizgi savaşını daha da belirginleştirdi.

Kılıçdaroğulu'nun 5 Ocak 2026 günlü açıklaması şöyle:


Kılıçdaroğlu, ABD emperyalizmine karşı Venezuela'yı kayıtsız şartsız, "ama" ve "fakat" demeden destekledi.

Özel ve İmamoğlu gibi "Ama Maduro da adil olmayan seçimler yaptı, kendi halkına adaletsiz davrandı" demedi. ABD'yi mazur gösterecek şeyler söylemedi.

Şöyle konuştu Kılıçdaroğlu:

"Emperyalizm, dün Irak'ta Libya'da ve Orta Doğu'da, bugün ise Venezuela'da gerçek yüzünü göstermiştir."

"ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı'nı uluslararası hukuku yok sayarak, Venezuela halkının onurunu ayaklar altına alarak kaçırması emperyalizmin en tehlikeli yüzüdür."

+++

Kılıçdaroğlu, Vatan Partisi'nin on yıllardır anlatmaya çalıştığı, haritasını çizdiği "ABD bizi kuşatıyor" gerçeğini dillendirdi:

Şöyle konuştu Kılıçdaroğlu:

"Emperyalistler kapımıza dayanmıştır.
Zaman birbirimize bağlanma zamanıdır."

"Kardeşlerim, sömürgeci güçler kapınıza demokrasi, özgürlük, bağımsızlık ve refah içinde bir hayat getirmek için gelmezler."

"Emperyalistler 
kuzeyimizde Gürcistan'da, 
güneyimizde Ürdün'de,
batımızda Bulgaristan ve Yunanistan'da, 
doğumuzda Irak ve Suriye'de,
Akdeniz'de Güney Kıbrıs'ta 
askeri üsler ve açık denizlerde konuşlandırdıkları savaş filoları
ve Orta Doğu'daki işbirlikçileri ile
100 yıl sonra ülkemizin ve bölgemizin kapısına yine dayanmışlardır."

"100 yıl önce yedi düvel kapımıza dayanmışken birbirimize verdiğimiz sözü en derinden hatırlama vaktidir"

               Vatan Partisi'nin çizdiği kuşatma haritası
Bakınız:

+++

CHP yönetimi ise, Erdoğan'a vurma amacı ile sözde ABD'yi eleştirme maskesi altında Venezuela'ya yüklendi.

Erdoğan'a seslenen Özgür Özel
"Maduro'yu desteklemekle o zaman da yanlış yapıyordun"
Yani: "Şimdi de desteklemekle yanlış yapıyorsun"
diyerek açıkça haydut Trump yönetiminin yanında yer aldı.
Neden? Çünkü Erdoğan'ı devirerek kendisini Başkan yapacak olan ABD emperyalizmi idi.

Böyle buyurdu Özgür Özel:

"Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!

“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.

Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.

Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.

Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.

Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.

Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.

Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.

İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!"

+++

Özel, daha sonra Gurup toplantısında konuştu:

"Maduro kendi ülkesinde adil olmayan seçimler yapan, kendi halkına adaletsiz davranan, 20 binden fazla muhalifin ceza evlerinde tutulduğu ve kendi ülkesinde adil siyasi rekabeti ortadan kaldıran, dünya sisteminin eleştirdiği bir liderdi. Maduro adaletli davransaydı halkı ona sahip çıkacaktı."

Özgür Bey doğal olarak  ULUSAL KANAL izlemediği için, diğer televizyonların vermediği Maduro'ya destek yürüyüşlerinden habersiz olarak konuşmaktadır.

Halk Maduro'nun arkasındadır. Devrim devam etmektedir. 

Hani siz CHP olarak sosyal demokrat idiniz.

"Sosyalist Enternasyonal" üyesi idiniz.

Sosyalist devrim yolunda ilerleyen Venezuela'ya bu düşmanlığınız nedendir?

Çünkü sahtekarca "Sosyalist Enternasyonal" adını kullanan emperyalizmin bu uğursuz örgütü sosyalizme düşmandır.

Bakınız:
21. Yüzyıl sosyalizmi 
https://aliserdarbolat.blogspot.com/2013/03/21-yuzyl-sosyalizmi.html

+++

İmamoğlu da şöyle buyurdu:

"Venezuela’da yaşananlar hepimize hayati bir gerçeği hatırlatıyor. Nicolás Maduro, seçimlerde halkının iradesine saygı göstermeyen, demokratik değerleri sistematik biçimde ihlal eden otoriter bir lider. Hükümetimiz, bu şaibeli seçimlerin sonuçlarını tanımış, bununla da kalmayıp Maduro’yla yakın ilişkiler kurmuştur."

Ve "Ne Sam ne Saddam", yani haklıyı ve haksızı aynı kefeye koyma siyasetini devam ettirdi:

"Ancak bir yönetimin otoriter olması, başka bir devletin askerî müdahalesini haklı çıkarmaz. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir." 

Evet, ABD saldırısı kötü ama Maduro da otoriter (diktatör).
O da kötü, bu da kötü. Biz tertemiziz, saldırgana karşı saldırıya uğrayanın yanında asla durmayız. Tarafsızız.

Maduro devrildiğinde Venezuela’nın büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağız. İsrail Venezuela’da rejimi devirmek için askeri müdahalede bulunmalı. İsrail’e desteğimiz tam. dediği için Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Venezuelalı Machado'yu tebrik eden İmamoğlunun konumu böyle.

+++

Özgür Özel'in "Trump'tan çekiniyorsun, susuyorsun" eleştirisi de doğru çıkmadı. Erdoğan şöyle konuştu (6 Ocak 2026):

"Biz her zaman milli iradenin, sandığın ve meşruiyetin yanında saf tuttuk. Sayın Maduro, halkının oyuyla seçilmiş meşru bir devlet başkanıdır. Uluslararası hukukun temel prensipleri hiçe sayılarak bu şekilde bir muameleye maruz kalması asla kabul edilemez. Dışarıdan müdahalelerle bir ülkenin siyasi yapısını dizayn etmeye çalışmak sadece kaosa hizmet eder.

Eğer biz bugün sessiz kalırsak yarın bu hukuksuzluğun kimin kapısını çalacağını kimse bilemez. Sayın Trump ile telefon görüşmemizde ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. 

Muhalefet partileri 'Erdoğan niye hemen konuşmadı' diye yaygara koparıyor. Biz devlet yönetiyoruz, mahalle kahvesi işletmiyoruz."

+++

arşiv:

Türk Milleti'ni Anayasa'dan kovma girişiminin 
geçmişi ve bugünü                 27 Temmuz 2025 

Kılıçdaroğlu: “İsrail – ABD belası” – 
CHP’de iki çizgi savaşı Bölüm 1    26 Kasım 2025

Özgür Özel: Tam Yol Batı - 
CHP’de iki çizgi savaşı Bölüm 2    28 Kasım 2025

CHP Kurultayı’nda “Türk Milleti” rezaleti   1 Aralık 2025

Her Altı Ok Atatürk’ün mü? Devletçilik – CHP 2025 Programı                                              7 Aralık 2025 

+++