11 Aralık 2019 Çarşamba

Kayıp eşeği bulduk: Köyler yine köy olacak

Allah fakiri sevindireceği zaman eşeğini kaybettirip buldururmuş. Ancak bu arada eşeğin semeri, kolanı kaybolurmuş, olacak o kadar.

Köyler yeniden köy olacak belki ama, bu arada meralar ve diğer köy orta mallarının bir kısmı elden gitmiş olsa da mecburen sevineceğiz.



Tayyip Erdoğan, Üçüncü Tarım Şurası Sonuç Bildirgesi'ni açıkladı. 60 maddelik bildirinin 17. Maddesi şöyle:

"- Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması
 - Kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması
 - Kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi..."


Tercümesi:
AKP Hükumeti "Tıpkı Ergenekon olayında olduğu gibi bu konuda da aldatıldık, meğerse bu Büyükşehir Yasası tam bir belaymış, geri dönmeye çalışıyoruz" demektedir.

AKP Hükumetleri önce aldatılarak feci yanlışlar yapmakta, kafamızı gözümüzü kırmakta, sonra da yanlıştan dönüp bizi sevindirmektedir.


+++

Prof. Dr. Cengiz Çakır, 9 Aralık 2019 günlü Aydınlık'taki köşesinde bu maddeyi şöyle açıklıyor:

"Uygulama aşamasına geçildiğinde yapılacak ilk işlem kırsal ve kentsel mahalle ayrımıdır. Bu işlemin bir yasa değişikliği ile olması gerekecektir.
Eskiden köy iken mahalleye dönüştürülen yerlerin tümünün kırsal yerleşim yeri sayılması süreci kısaltabilir."


+++

5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 2004 yılında kabul edildi.

Bölge Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliği Özerklik Şartı, Sınır Ötesi Belediye Birlikleri gibi bölücü girişimler sonuç vermeyince bütün dikkat Büyükşehir belediyelerine verildi.

Plana göre Ankara'dan yönetilen belli başlı hizmetlerin (eğitim, sağlık, bayındırlık) yönetimi belediyelere verilecekti. Bol miktarda PKK'lı terörist çalıştıran özel güvenlik şirketleri ve Belediye Zabıtaları vasıtasıyla da özerk bölgenin güvenlik örgütlenmesi sağlanacaktı. Bu girişimler de sonuç vermedi.

Bütün bunlar yerelleşme, yönetimde yerel örgütlere daha fazla yetki verilmesi perdesi arkasında yapılıyordu ama, ilçe belediyelerinin büyükşehir denetimine alınması, bir çok belde belediyesinin ortadan kaldırılması, köylerin mahalle yapılarak muhtarların yetkilerinin tamamen tırpanlanması, aslında bölücü büyükşehir belediyesinin bölgede tam merkezi denetim sağlamasını amaçlıyordu. 

İkinci aşamada valilerin de belediye başkanları gibi seçimle iş başına gelmesi düşünülüyordu. Tüm bu girişimler sonuç vermedi ve Silivri duvarlarının yıkılıp PKK ve FETÖ ile mücadelenin başlaması üzerine özerklik hayalleri sona erdi.


+++

Geriye "Burası mahalle, tavuk besleyemezsin, hayvan otlatamazsın, ne gerek var meraya, biz el koyup satacağız, tarlaları imara açacağız" saldırısı ile tarım ve hayvancılığın baltalanması kaldı.

Prof. Dr. Cengiz Çakır, bu felaketi şöyle anlatıyor:

"2012 yılında çıkarılan Büyükşehir Yasası ile köy orta malları belediyelere devredilmiş ve maalesef pek çoğu yağmalanmıştır.

Büyükşehir yapılan illerde il özel idareleri kaldırılmış, tarımsal faaliyetleri destekleme görevi belediyelere verilmiştir. Personel ve araç bakımından yetersiz olan belediyelerin bu işi yapması mümkün değildir. Bir kaç göstermelik proje dışında yapılan ve başarılan bir şey yoktur."


+++

İşte AKP Hükumeti, bu korkunç yanlışından dönmeye çabalıyor.

Büyükşehir felaketinden önce köylerimizin nasıl yönetildiğini Prof. Dr. Cengiz Çakır şöyle anlatıyor:

"Eskiden köy muhtarı devletin köydeki temsilcisiydi. Bir çok köyde Köy Konağı vardı. Köy ihtiyar heyeti toplantıları orada yapılırdı.

Muhtarın emrinde üniforması olan, silah taşıyan kolluk gücü olarak köy bekçisi bulunurdu.

Köyün bütçesi yapılır, her haneden salma adı altında vergi toplanırdı.

Hayvanların ürünlere zarar vermesi halinde onları tokat denilen yerde gözaltına alıp sahibine para cezası verdikleri bile olurdu.

Muhtarlar doğum ve ölüm gibi nüfus kayıtlarını tutar, evlenme memuru gibi nikah kıyarlardı.

Köy adına yapılacak hizmetler için gerek duyulduğunda ihtiyar heyeti kamu yararı kararı alarak kamulaştırma işlemi başlatabilirdi.

Köy katibi yazı ve hesap işlerini düzenlerdi. Hayvan satışlarına esas olacak ilmühaber düzenlerdi. Salgın hastalık olduğunda köye hayvan giriş çıkışlarını yasaklardı.

Köy orta mallarının bakım ve onarımını yaptırırdı. Milli bayramlar kutlanır, bayrak töreni yapılırdı.

Muhtar kaymakamlıkta yapılan toplantılara katılır, verilen talimatları uygulardı.

2012 yılında çıkarılan Büyükşehir Yasası ile kaldırılan bu yapıya geri dönülmesi yerinde olacaktır."


+++

Yetmez ama evet.

Yalnızca köylerin yine eskisi gibi köy konumuna getirilmesi yetmez.

Büyükşehir Yasası tamamen ortadan kaldırılmalı.
İlçeler tekrar eski bağımsız konumuna getirilmeli.
Kapatılan belde belediyeleri yeniden açılmalı.
Bölücü özerklik projesinin son dayanağı da böylece tarihe karışmalı.
ABD - NATO karşıtı örgütler bu yönde çalışma başlatmalı

+++

arşiv:
Cebinde özerklikle dönüyor 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder