9 Ekim 2013 Çarşamba

Hacca yaya olarak veya deve ile gidilir

Hacca nası gidileceği, ilgili ayette ayrıntılı olarak açıklanmış. Bu ayetten anlıyoruz ki, hacca ancak yaya olarak veya deve ile gidilir.


İşte Hac Suresi 27. Ayet:



22 - Hac Suresi - Ayet 27
Elmalılı Hamdi Yazır Yaşar Nuri Öztürk Diyanet Pickthall Yusufali Shakir
İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.
İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde
sana ulaşsınlar.
İnsanlari hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler. And proclaim unto mankind the pilgrimage. They will come unto thee on foot and on every lean camel; they will come
from every deep ravine,
And proclaim the Pilgrimage among men: they will come to thee on foot and (mounted) on every kind of camel, lean on
account of journeys
through deep and distant mountain highways;
And proclaim among men the Pilgrimage: they will come to you on foot and on every lean camel, coming from every remote
path,

İngilizce tercümelerdeki "camel" kelimesinin anlamını merak edenler sözlüğe baktıklarında "deve" olduğunu göreceklerdir.

Pickthall'de "lean camel" diyor. Yani: "incelmiş deve"
Yusufali çevirisinde "every kind of camel, lean on account of journeys" denilmiş. Yani: "yolculuk nedeni ile incelmiş her türlü deve"
Şakir (Shakir) de "lean camel" diyor.
Burada, uzun süren yolculuk süresinde incelmiş, yani zayıflamış olan deve kastedilmektedir.


***********

Kur'an, "Hacca gelin" deyip kesip atmıyor. Yani, "Nasıl gelirseniz gelin, yeter ki gelin" demiyor. Ya ne diyor? Hacca nasıl gelineceğini ayrıntılı olarak tarif ediyor: Yaya olarak veya incelmiş binitler üzerinde.
İşte ayetin aslı:
وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ


“Ve ezzin fîn nâsi bil hacci ye’tûke ricâlen ve alâ kulli dâmirin ye’tîne min kulli feccin amîk(amîkın).”

***********



Yukarıdaki Türkçe çeviriler doğru. Çünkü ayette "deve" kelimesi geçmiyor, "binit" kelimesi geçiyor.

Ancak, çöllerde en uygun binit deve olacağı için, 3 İngilizce çeviri ayette olmayan "deve" kelimesini ayetteki "binit" kelimesi yerine kullanmışlar. 
Binit kelimesini deve olarak veren Türkçe çeviriler de var. Bakınız:http://www.kuranmeali.org/22/hacc_suresi/27.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

Ayette "uzak yollardan" kelimeleri de yok. "Uzak yollardan" olması şu açıdan mantıklı ki, ancak uzak yollardan gelen develer zayıflayabilir, ancak ayette olmayan bu kelimeleri bırak çeviriyi okuyan kendi düşünsün, veya parantez içinde ver...

Prof. Rudi Paret çevirisi:
"Ve insanları hacca çağır, ki onlar yürüyerek veya derin geçit yollarından çıkıp gelen narin binitler (zayıflamış develer) üstünde sana gelsinler!"

Gördüğünüz gibi, Parett önce tam çeviriyi veriyor (narin binitler), sonra da parantez içinde açıklamasını yapıyor: (zayıflamış develer)


***********

İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.



***********

Devenin de "incelmişi" isteniyor... Çünkü hac yolunda deve yorulmuş, zayıflamıştır.
Y.Nuri Öztürk de "incelmiş binit" diyerek "deve"yi kastetmiştir. (İncelmiş uçak ya da incelmiş araba olamayacağına göre..).


***********

Diyanet çevirisinde "yürüyerek veya binekler üzerinde" deniyor... Diyanet burada 2 ayrı tahrifat yapıyor: "İncelmiş" kelimesini yutuyor, "binit" yerine de "binek" diyor. Yani, araba veya uçakla da gidilebileceği yorumunu çıkarabilmek için ayeti tahrif ediyor.

1 - "Binit" Türkçede üzerine binilen hayvanlar için kullanılır. "Binek" ise canlı-cansız her türlü araç için kullanılır. Diyanet, binit yerine binek deyiveriyor.
2 - Uçak ve araba yolda giderken incelmeyeceği için, ayetteki "incelmiş" kelimesini Diyanet el çabukluğu ile yok etmiştir.
Ayetteki "incelmiş binitler üzerinde" emri "binekler üzerinde" şekline dönüşüvermiştir.

Buradaki sorun şu: Kendisini Müslüman olarak niteleyen, Kur'an'daki her ayetin Allah tarafından indirildiğine inanan kişi, nasıl olur da ayeti kendi görüşleri doğrultusunda tahrif edebilir?


***********

Kur'an'da hiçbir yerde:

"Şimdi yaya olarak, deve veya atla gelirler; ama ilerde motorlu araçlar keşfedilecek, o zaman o araçlarla gelecekler"
diye bir ibare yok.
Türkçe tercümelerde "gelsinler, ulaşsınlar" İngilizcede "they will come" yani "gelsinler, gelecekler" emir kiplerine dikkat ediniz.
Yaya olarak veya deve ile gelmek emrediliyor.
"Kur'an emirleri değişmez" deyip de işlerine gelmeyeni çaktırmadan değiştirenler...


***********

Diyanet:
"Ey Müslümanlar, hacca deve ile gitmeniz lazım, otobüs veya uçakla değil, ayet böyle emrediyor.
Kurbanı da ancak Mekke'de kesebilirsiniz, hacca gitmeyenlerin kurban kesmesi gerekmez, boşuna kurban kesmeyin"
demiyor, diyemiyor.

Halkı din açısından aydınlatması gerekenler, karanlıklar içinde kalmasına ses çıkarmıyorlar.
Halkımız da "Dinimizin emirlerini yapıyoruz" diye boşuna çırpınıp duruyor, din emri olmayan şeyleri din emri sanarak yapmaya çabalıyor, veya yanlış yapıyor.

Sen doğrusunu anlat, halk isterse yine bildiği gibi yanlış yapmakta devam etsin. Ama Diyanet olarak senin görevin halka doğruları anlatmak değil mi?

Şimdi soralım: Türkiye'de şu anda kaç hacı var?
El-cevap: Hiç yok.
Neden? Kur'an'da yazıldığı gibi yaya olarak veya deve ile değil; otobüs, uçak veya gemi ile gitmişlerdir de ondan.


***********
Bu yazı, Sayın Ahmet Dursun'un incelemesi esas alınarak hazırlanmıştır.
(Ahmet Dursun 21 Haziran 2007 http://ahmetdursun374.blogcu.com )***********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder