28 Haziran 2013 Cuma

Akil Adamlar'ın raporu Tayyip Bey'in isteklerinden oluşuyor

Sözcü gazetesi, Esad'ı "Diktatör" ilan ederek Tayyip Bey'e ilk büyük desteğini vermişti.
Şimdi, ikinci büyük desteğini veriyor. Akil Adamlar'ın raporu hakkında yaptığı inanılmaz yorumla Tayyip Bey'e adeta can simidi atıyor.



 

SÖZCÜ, 23 Haziran 2013
 
Bugünkü SÖZCÜ şöyle yazıyor:
 
"Apo çıksın, eyalet sistemi gelsin, Kürtçe eğitim olsun" diyen akiller, kendilerine umut bağlayan Tayyip'i ters köşeye yatırdı.
 
İKTİDAR, cani Apo ve PKK'yla pazarlık yaparak terörü bitirmeyi umuyordu. Onların her isteğini "açılım süreci" altında kabul ettiler. Ancak süreç iktidar için bir çuvallamaya dönüştü. Akillerin hazırladığı raporlar da bu çuvallamanın en açık kanıtı.
 
PKK'nın sesi gibi
 
ÇÜNKÜ akil insanlar, sanki halkla değil de PKK'lılarla görüşmüş gibi kabul edilemez taleplerde bulundu. Böylece Erdoğan hiç beklemediği bir gol yemiş, öve öve bitiremediği akil insan politikası da iflas etmiş oldu. Bakalım şimdi ne yapacaklar?
 
********
 
Evet, SÖZCÜ aynen böyle diyor.
 
SÖZCÜ, yurtsever insanlarımızı şu yalana inandırmak istiyor:

"Tayyip Bey'in PKK ile pazarlık yapmasının amacı, terörü bitirmektir. Tayyip Bey, bu amaçla, PKK'nın her isteğini "açılım" diye kabul etti. Akiller ise kabul edilemez taleplerde bulunarak, Tayyip Bey'i ters köşeye yatırarak gol attı."

"Tayyip Bey, akil adamların böyle talepler öne süreceğini hiç beklemiyordu." 
 
********

SÖZCÜ gazetesi de, aynen Tayyip Bey gibi, Türk Milletini avanak Avni yerine koyuyor, bu palavraları yutturmaya çalışıyor.
Madem Tayyip Bey'in amacı terörü bitirmek, SÖZCÜ neden destek olmuyor da sözde muhalefet yapıyor? Amaç şu: Yurtsever insanlara "Tayyip karşıtı" bir görüntü vererek kendini kabul ettirecek ve en kritik anda zehri dayayacak.
 
İngiliz atasözü gibi:
"The Times gazetesi yılın 364 günü doğru haber verir, yılda bir gün vereceği yalan habere inandırıcılık kazandırmak için"
SÖZCÜ, Türkiye'nin "Dı Taymz"ı olmaya adaydır.
 
********
 
Sağır Sultan duydu, artık ilkokul çocuklarının bile ağzında. Tayyip Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eşbaşkanıdır. Amerikan Senatosu tarafından bir kanun olarak kabul edilmiş ve haritaları ABD ordu dergisinde yayımlanmış, NATO toplantılarında duvarlara yansıtılmış olan bu projenin amacı, Türkiye, İran, Irak ve Suriye'den koparılacak topraklar üzerinde Büyük Kürdistan kurmaktır. Teröre son vermek değildir.
Bakınız:
Öcalan, Barzani'ye yazdığı ve MİT eli ile gönderdiği mektubunda, onu "4 parça Kürdistan'ın lideri" ilan etmiştir. Her şey açıkça söylenmektedir.
 
Yani, Tayyip Bey, açılım siyasetini Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olarak yürütüyor. SÖZCÜ, "Tayyip Bey PKK'nın her istediğini kabul etti" diyor. Tayyip Bey'in "kabul ettiği" istekler PKK'nın değil, Amerika'nın istekleridir. Bunu kendisi defalarca söylemiştir. Amaç, Diyarbakır'ı bir yıldız, bir merkez yapmaktır. "Diyarbakır nerenin merkezi olur" diye kime sorarsanız, size söyleyecektir. Bakınız: http://www.youtube.com/watch?v=8Ya1bNkqf3Q
 
Oslo görüşmesi tutanakları konuya yeteri kadar açıklık getirmiştir.
Sürecin gelişmesi de hedefin önce özerklik, sonra federasyon ve bağımsızlık olduğunu göstermektedir. BDP ve PKK sözcülerinin demeçleri, Diyarbakır'da Nevruz bahanesi ile yapılan gösteri, son olarak "Kuzey Kürdistan" Konferansı kararları yeterli göstergelerdir. Buralarda öne sürülen istekler Tayyip Bey veya herhangi bir Hükümet yetkilisi tarafından eleştirilmemişi reddedilmemiştir.
 
"Kürtler özerklik-federasyon-bağımsızlık gibi siyasal talepleri belirleme hakkına sahiptir.
Kürtler kendi kaderini tayin hakkının sadece Kürdistan halkının kararına ve onayına bırakılması Konferansımızda ortaklaşılan bir ilkedir.
Konferansımız Kürdistanın bir statüsü olmadan Kürt sorununun nihai olarak çözülemeyeceğini karar altına almıştır."
 
Siz Tayyip Bey'in bu sözlere karşı çıktığını hiç gördünüz mü?
 
********
 
SÖZCÜ, akil insanların kabul edilemez taleplerde bulunduklarını söylüyor. Kime göre kabul edilemez? Tayyip Bey "Bunlar kabul edilemez" demiş mi? Hayır, sadece dinlemiş. Peki, SÖZCÜ nereden biliyor Tayyip Bey'in bu talepleri "kabul edilemez" bulduğunu??? SÖZCÜ'ye demeç mi vermiş? Hayır. O halde? SÖZCÜ, halkın böyle düşünmesini istiyor. Tam zamanında Tayyip'e can simidi...
 
Akil insanları Tayyip Bey bizzat seçti. Seçilen bu kişiler, çalışmalarının sonunda bu talepleri yapacaklarını zaten en başından biliyorlardı. Bu talepleri dillendirmeleri için seçilmişlerdi. Tayyip Bey, kendisinin açık açık söyleyemediği bu talepleri akil adamlara söyletmek için bu tezgahı kurmuştu. "Dolaştılar, halkı dinlediler, halkın isteklerini bana ilettiler." Tayyip Bey "Yahu, bunlar benim taleplerim değil, halk böyle istiyormuş" diyecek.
 
Bu talepler aslında Tayyip Bey'in değil, Amerika'nın BOP kapsamındaki talepleridir. Tayyip Bey, BOP Eşbaşkanı olma sıfatı ile bu talepleri dillendiriyor.
 
Ama, danışıklı dövüş olayını kör parmağım gözüne haline getirmemek için, Tayyip Bey'in karşı çıkacağı bir talebi de araya sıkıştırmışlar: Seçim barajının düşürülmesi. Şaşıran (!) akil Prof. Doğu Ergil ve diğer akiller, Tayyip Bey'in buna karşı çıkması üzerine "Yahu ne oluyoruz" demişler kendi kendilerine. Bu da bir tezgah ve SÖZCÜ bu tezgahı yutturmaya çalışıyor: "Tayyip Bey, akillerin talebine karşı çıktı" algısı yaratmak istiyor.
 
********

İşte akillerin isteklerinden bir demet, kısaltarak, yorumlayarak ve özetleyerek veriyorum:
 
-- Terör örgütü, bebek katili gibi sürece zarar veren dil bırakılmalı.
-- Şeyh Sait, Said-i Nursi, Seyyid Rıza gibi Cumhuriyet düşmanlarının ve devlete silahla isyan eden eşkıyanın itibarı iade edilmeli
-- "Tek dil, tek millet" yerine "Ortak vatan, ortak devlet" denilsin
-- "Türk bayrağı, Türk milleti, Ne mutlu Türküm diyene, Türkiye Türklerindir" gibi deyimlerden vazgeçilsin
-- Yeni Anayasa yapılsın
-- Anadilde eğitim
-- Yerel yönetimlere daha fazla yetki
--Siyasal genel af
-- Öcalan serbest bırakılsın
-- PKK, şeyhler, seydalar muhatap alınsın
-- Karakol yapımları durdurulsun
-- Yol kontrolleri kaldırılsın
-- Koruculuk kaldırılsın
-- Yer isimleri geri verilsin "Dersim, Elaziz, Gever, Çölemerik gibi)
-- Cade, okul, havaalanı gibi yerlerden İnönü, Fevzi Çakmak, Abdullah Alpdoğan, Sabiha Gökçen gibi isimler kaldırılsın.
-- Diyanet İşleri hutbelerde Türk demesin, İslam Ümmeti desin
-- Sınır ticareti açılsın
-- Sınırlar önemsizleştirilsin, Türkiye, Irak ve Suriye'deki Kürt bölgelerinin kaynaşması için serbest dolaşım sağlansın
-- Andımız kaldırılsın
-- Medreseler açılsın
-- Sünni, Alevi, Kürt vesaire gibi guruplar kendi benliklerini bulsunlar.
-- Kürt Dil Kurumu, Kürt Tarih Kurumu kurulsun.
 
Bu rapora ancak İhanet Raporu denilebilir.
AKP'nin gerçek yüzü artık herkes tarafından açıkça görülebilir hale gelmiştir. 
 
(Bu yazının başlığı yanlış. Doğrusu şöyle olmalı idi:
Akil Adamlar'ın raporu, Amerika'nın isteklerinden oluşuyor.)
 
********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder