31 Ocak 2013 Perşembe

10 Türkmen lidere imha komplosu


Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı Tuzhurmatu kentinde 23 Ocak'ta yapılan intihar saldırısında 10 Türkmen lider hedef alındı.
Hedef alınan Türkmen liderler, Barzani'ye karşı Irak'ın birliğini ve bütünlüğünü savunuyorlar.
 
AKP, Türkmenlere "Barzani ile işbirliği yapın ve Kerkük'ün Barzani Bölgesi'ne katılması için çalışın" baskısı yapıyor.
Bu baskıya karşı koymaya çalışan Türkmen liderlere AKP, Barzani ve ABD fena halde diş biliyor.
Diş bilemenin sonucu: İmha komplosu

Aydınlık, 26 Ocak 2013

Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği başkanı Salman Nalbant: "Tuzhurmatu'da Şii Türkmenler yaşıyor. Bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar. Saldırıların amacı Türkmenleri göçe zorlamak ve lider kadroyu yok etmek." diye konuştu.
 
Saldırı, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Selahaddin İl Meclis Üyesi olan Ali Haşim Muhtaroğlu'nun kayınbiraderi Ahmet Salah asker'in cenaze töreninde cami içindeki taziye odasında meydana geldi.
Asker'in öldürülmesi durumunda çok sayıda Türkmen önderin cenazeye gideceğini gözönüne alarak toplu imha planının  ilk aşaması olarak Asker'i öldürdüler.
Toplu imha planı ABD ve Barzani ortak yapımı. AKP Hükümeti de dolaylı yoldan işin içinde. Tayyip Bey'in "Talimatıma karşı gelenlerin sonu budur" diye içten içe sevindiği muhakkaktır.
 
AKP Dışişleri Bakanlığı, "Saldırı Şii Camisine yapıldı" diyerek AKP tabanına "Bunlar Şii, üzerinde durmayın" mesajı gönderdi.
Saldırının hedefinin Türkler olduğu AKP yönetimince perdelenmeye çalışılıyor.
 
Irak'ın birliğini savunan Türkmen liderlerden edebiyatçı Mehmet Mehdi Bayat ve Tuzhurmatu Nüfus Müdürü Mehmet Beyati saldırıda hayatlarını kaybettiler.
Irak Milli Meclisi Milletvekili Fevzi Ekrem, ITC Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu, Eski ITC Başkanı Sadettin Ergeç, Selahattin Vali Yardımcısı Ahmet Koca ve Kerkük İl Meclisi Üyesi Munir Kafili yaralandılar.
 
Irak Türkmenleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği (ITHYD) Genel Başkanı Mehmet Tütüncü Aydınlık'a şunları anlattı:
"Türkmen bölgelerinde görev yapan güvenlik güçlerinin yüzde 90'ından fazlası KDP (Barzani'nin partisi) ve KYB (Talabani'nin partisi) üyesidir. Güvenlikten sorumlu yetkililerin derhal görevden alınmalarını talep ediyoruz.
Nüfüsun tamamı Şii Türkmen olan Tuzhurmatu'ya, tıpkı Kerkük ve Telafer'de olduğu gibi 2003 yılından bu yana yoğun Kürt göçü yaşanıyor. Türkmeneli kentlerinde nüfus yapısı değiştirilmek isteniyor.
Tuzhurmatu, Bağdat ile Kerkük ve Selahaddin arasında bir kesişme noktası. Ayrıca petrol ve diğer yeraltı kaynakları bakımından zengin."
 
Aşağıdaki Almanca haritada Tuzhurmatu "Tozkhurmato" olarak yazılmış.
"Türkmeneli" olarak gösterilen bölgenin kuzey ve doğu kesimleri Barzani ve Talabani bölgeleri içine alınmış. (Daha aşağıdaki Barzanistan haritası ile karşılaştırınız)
ABD işgal planında Kürt devleti kurmak var, Türkmen topraklarını Kürt bölgesine katmak var, ama Türkmenlere söz hakkı yok, devlet şu yana dursun.

Haritayı büyütmek için üzerine tıklayınız
Veya, serdarbolat@superonline.com adresinden isteyiniz. 

********
 
2004 yılında, nüfusun tamamı Türkmen olan Telafer, ABD Ordusu ve Barzani Peşmergelerinin ortak saldırısına uğradı.
Türkmenler Türkiye'ye yardım çağrısı yaptı, ancak AKP Hükümeti ABD'ye destek verdi.
Abdullah Gül: "Onlar Şii" dedi.
AKP Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan: "Çatışmalar ABD askerleri ile Sadr'a bağlı direnişçiler arasında oluyor" dedi.
Türkmen katliamını görmek, duymak istemediler.
Kente arka arkaya yapılan 7 saldırıyı durdurmak için AKP kılını bile kıpırdatmadı.
Kentten çöle kaçan Türkmenlere insani yardım götüren Kızılay yetkilisi, yurda dönüşte katıldığı TV programını terk etti, stüdyonun dışında ağlamak, gözyaşlarını seyircilere göstermemek için.
 
Gazze Arapları için yaygara koparanlar, Irak Türkleri söz konusu olunca başlarını kuma gömüyorlardı.
Çünkü, Gazze "Sünni" idi, Türkmenler ise "Şii", yani "dinsiz"
 
Tayyip Bey "Asabiyyet" diye bağırıp çağırdı, ama aynı asabiyyeti Gazze için kendisi yaptı.
Asabiyyet sadece ırk, aşiret, miliyet için olmaz, din ve mezhep için de olur. Başkalarını haksız yere "ırk asabiyyeti" yapmakla suçlayan Tayyip Bey, açıkça "mezhep asabiyyeti" yapmakta...
 
Ulusal Kanal saldırı sürecinde bütün gücüyle Türkmenlerin yanında yer aldı.
İşte Türkmen örgütlerinin değerlendirmeleri: (Mayıs 2007)
(Yazının tamamı ekteki "Türkmen liderler" adlı word dosyasındadır)
 
********

NEFİ DEMİRCİ (Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı):

"Ulusal Kanal ve İşçi Partisi yalnızca Türkmenlere değil bütün dünya Türklerine öncülük ederek, dertlerine gücü oranında çare bulmaya gayret etmiştir.
Kıbrıs Türkleri de dahil Türk dünyasından herkes Ulusal Kanal’a ve Aydınlık’a teşekkür eder.
Dış Türklerin minnet borcu vardır. 
Gönül isterdi ki birçok televizyon kanalı böyle yapsın. Bazen bizi çağırıyorlar “Biz şu şu partiye yakınız ona göre konuş” diyorlar. Ama Ulusal Kanal’da açıkça Türk milletinin menfaatlerini de ön planda tutarak anlatabiliyorum.
Bir ay içinde iki toplantı yapıldı. Birincisi Irak Türkmen Cephesi’nin on ikinci kuruluş yıl dönümü kutlamasıydı. Bu kutlamalarda ne yazık ki MHP’den katılım olmadı. Bütün Türkmenler MHP’den elinde Türk bayrağı taşıyan bir heyet beklerlerdi. Toplantıda Doğu Perinçek’i gördüm. Kucaklaştık, bizi çok sevindirdi.  Baykal kırk senedir bu memlekette politika yapıyor. Hiçbir yapıcı politika ortaya koyduğunu görmedim. DSP’nin de yaptıkları ortada. İkiz yasalar, tahkim DSP’nin içinde olduğu 57. Hükümet’te çıktı."

********

PROF. DR. ÜMİT AKKOYUNLU (Türkmen Danışma Meclisi Başkanı)

"Sayın Doğu Perinçek’in gerek Ermeni meselesinde gerekse Türkmen meselesinde son derece ciddi çalışmaları var. Bu çalışmalar söylemde kalmamış eyleme de geçirilmiş ve başarılı olmuştur. İşçi Partisi’ne Türkmenlerin de büyük sempatisi var. Çünkü ciddi ve hedefleri belirlenmiş bir programı var.
Türkmenler sürekli kan kaybetti ve katliamlara maruz kaldılar. Bugünkü iktidar bunları dile getirmiyor. Bundan önceki hükümetler de öyleydi. Önceki hükümetlere bakıyoruz, biri sosyal demokrat, .... diğerinin elinde Türkçülük gibi bir motifi var. Buna rağmen iktidarları sırasında Türkmenlere sahip çıkmadılar. Bunu tüm Türkmenler bilir. Ben bunun için tercihimi İşçi Partisi lehine kullanıyorum."

********

ERCAN KETENE (Irak Türkmen Aydınlar Derneği Genel Sekreteri)

"Maalesef partilerle yaptığımız görüşmelerde -ki buna iktidar partisi de dahildir- İşçi Partisi dışında herhangi birisinin Irak meselesiyle, Türkmen meselesiyle ilgili ciddi bir stratejisi, politikası, programı olmadığını görüyoruz. Biz diğer partilerin hiçbirisinden herhangi bir yakınlık göremedik. ... İşçi Partisi’nin Irak Türkmenlerine her türlü imkanı sunduğunu, yayın organlarını açtığını ve bu mesele için mücadele ettiğini görüyoruz." 

********
 
ABBAS TÜRKMEN (Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Ankara Şube Eski Başkanı)

"Türkmenler eskiden genel olarak MHP’ye oy verirdi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse onların bir hayrını göremedik. Benim ve benim gibi düşünen birçok Türkmen’in gönlünde yatan parti İşçi partisi’dir. Kerkük meselesi konusunda, Irak’ın bütünlüğü konusunda, Türkmen meselesi konusunda en fazla hassasiyet gösteren parti İşçi Partisi’dir. Ulusal Kanal’ın yayınları Kerkük’te reyting rekorları kırmaktadır. Oradaki insanların gönlünde taht kurmuştur."

********

VİCDAN TERZİ (Türkmen Danışma Meclisi Başkan Yardımcısı)

Sayın Doğu Perinçek en somut adımları attı. Lozan’da yapılanları kimse ondan önce yapamadı. Sayın Perinçek’e katılmamak mümkün değil. Doğu beyle ümitlerimiz güçleniyor.

********
İşçi Partisi ve Irak Türkmen örgütlerinin 21 Ocak 2007 günlü ortak basın açıklaması ekteki "İP Türkmen Basın Açıklaması" başlıklı word dosyasındadır.
Türkiye'nin Milli Kuvvetlerinin ve Irak Türkmen örgütlerinin 9 Mayıs 2005 günlü Ortak Beyannamesi ekteki "İP Türkmen Ortak Beyanname" adlı word dosyasındadır.

Word dosyaları bloglarda eklenemiyor.
serdarbolat@superonline.com adresine yazarak isteyebilirsiniz.
Doğu Perinçek, Türkmen liderlerle birlikte basın açıklaması yaparken 21 Ocak 2007
********  
arşiv:

Kerkük için büyük mücadele

30 Ocak 2013 Çarşamba

Atatürkçü CHP'liler ile İP arasına kama sokma çalışması


Yandaş gaz tenekeleri CHP'deki Atatürkçülerle İşçi Partisi arasında oluşan eylem birliğini dinamitlemek için sinsi bir operasyon başlattılar.
Akşam, Vatan ve Yeni Şafak aynı merkezden emir aldıkları belli olacak şekilde eşzamanlı olarak yaygara kopardılar.
 
Yaygara konusu CHP'li ulusalcı Milletvekilerinin İP'e geçmesi.
 
Akşam gaz tenekesi, İşçi Partisi Genel Sekreteri'nin "CHP 'li Milletvekilleri ile özel görüşmelerimiz devam ediyor, süreç işliyor" anlamında konuştuğunu yazdı.
Tamamen uydurma bir haberdir.
 
İşin aslı şudur:
İşçi Partisi, 4 Ocak'ta bütün yurttaşlarımıza partiye üye olma çağrısı yapmıştır.
Bu çağrıya doğal olarak Milletvekilleri de dahildir. Bu, kamuoyuna açık bir çağrıdır.
 
Ancak, İşçi Partisi hiç kimse ile parti üyeliği için gizli konuşma, görüşme, pazarlık yapmaz.
İP, hiçbir resmi ve özel kuruluş, parti vesaire içinde örgütlenmez. İşçi Partisi'nin örgütlendiği tek yer, İP örgütleridir.
 
Konu ile ilgili olarak İP Genel Başkanvekili Özbey'in yaptığı açıklamanın video kaydını veriyorum
5 dakika sürelidir.
 
veya:

                                                             Aydınlık, 29 Ocak 2013
 
Alnı Çobanyıldızlılar
+++++++++++++++++
Şair Hüseyin Haydar, yeni üyeleri şöyle karşılıyor:
Evinize hoşgeldiniz, kardeşlerim
Hüseyin Haydar'ın kendi sesiyle 4 dakika süreli video kaydı:


"Milli Merkez" iradesi ortaya çıktı


                                            Ön sırada ortada Sarper Özsan, Adnan Türkkan
 
Milli Anayasa Forumları bugüne kadar 6 tanesi yurt dışında olmak üzere 44 il merkezi ve 72 ilçede olmak üzere 116 merkezde yapıldı. Ve yapılmaya devam ediliyor.
Bu toplantılara 52 binden fazla yurttaşımız katıldı. Alanında uzman 137 isim toplantılara konuşmacı olarak katıldı.
Her toplantının sonunda oybirliği ile "Bu Meclis'in Yeni Anayasa yapamayacağı" vurgulandı ve CHP ile MHP'ye "Masayı terket" çağrısı yapıldı.
Ve, her toplantı sonunda o bölgenin temsilcileri seçildi.
 
Milli Anayasa Forumu Temsilciler Toplantısı 27 Ocak 2013 günü İstanbul'da toplandı.
Büyük Kurultay 30 Mart 2013 günü Ankara'da toplanacak.
 
İstanbul'daki toplantıda "Milli Anayasa Forumu'nun Milli Merkez'e Dönüştürülmesi" kararı oybirliği ile kabul edildi.
Milli Merkez bütün milli güçleri kapsayacak ve muhalefetin odağı olacak.
Meclis'teki sözde muhalefetin işbirlikçi tutumundan doğan tıkanıklık böylece aşılmış olacak.
 
Bundan sonra, "muhalefet" denince bu Milli Merkez anlaşılacak.
 
Açılış konuşmasını yapan Hüsamettin Cindoruk, "Bugünkü Meclis milli iradeyi temsil etmiyor. 23 Nisan Meclisi'ni kurmak için mücadele etmeliyiz" dedi.
 
İşçi Partisi Genel Başkanvekili Av. Hasan Basri Özbey:
"Milli Merkez, tüm milli güçleri kapsamalı. Bölücü Anayasa'yı sandığa gömmeliyiz. Çankaya'yı tarikat müridinden kurtarmamız gerekiyor. Atatürk'ün koltuğuna yakışır bir Cumhurbaşkanı adayı bulmalıyız."
 
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Genel Başkanı İlker Yücel:
"Milli Anayasa Forumu TGB'ye çok benziyor, fakat yavaş çalışıyor."
 
E. Tuğamiral Türker Ertürk Milli Merkez oluşturmanın halkın isteği olduğunu şöyle anlattı:
"Mücadele etmek için 2,5 sene önce ordudan istifa ettim. 50'den fazla toplantıya katıldım.  Halktan aldığım mesaj şu: "Bir siyasi oluşum olun, iktidara gelin."
 
Ertürk, Atatürk Cumhuriyeti yönetiminin iktidar - muhalefet elbirliği ile nasıl yıkıldığını şöyle anlattı:
"Ülkenin yönetim değişikliği sadece iktidarla olmaz, muhalefetiyle, medyasıyla olur. Libya'da atılan bombaların arkasında CHP var. Bana "Emniyette, yargıda F tipi yapılanma var diyemem" dersen, ya problemi anlamamışsın, ya da hainsin."
 
3 İlke belirlendi
++++++++++++
 
Toplantıda oybirliği ile kabul edilen 3 İlke özetle şöyle:
 
1
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk önderliğinde birlikte yaşama iradesine dayanan halkımız tarafından devrimle kurulmuştur.
2
Türk Devrimi, Cumhuriyetimizin, bağımsızlığımızın, demokrasimizin temel dayanağıdır.
3
Ulusal birliğimizi pekiştirmek, özgürleşmenin de, her alanda ilerlemenin de gereğidir.
 
Milli Program maddeleri
++++++++++++++++++++
 
30 Mart'ta Büyük Kurultay'da görüşülmek için önerilen 12 maddeden en önemlileri şunlar:
 
2
Ülke ve milletin bölünmez bütünlüğü temel ilkemizdir. vatan bir bütündür, bölünemez.
Kuvvetler ayrımı esastır.
3
Vatandaşlık, din, mezhep ve etnik kökene dayalı olamaz.
Atatürk tarafından "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran halk" olarak tanımlanan Türk Milleti kavramı temel yapı taşlarımızdandır.
Devletin dili Türkçe'dir.
9
Halkın refahı için kamu öncülüğünde planlı, karma ekonomi.
Toprak ve tarım reformu ile köylüye özgürlük.
10
Siyasi Partiler Yasası ve Seçim yasası değiştirilecek.
Genel Başkan egemenliğine son verilecek, seçim barajı kaldırılacak.
12
Anayasa'nın Başlangıç Bölümü, ilk 4 Maddesi, bu 4 Madde ile ilişkili maddeler ve 174. Madde değiştirilemez.
Türk Dili, Türk Milleti ve laiklik kavramları tartışılamaz.
Başkanlık sistemi kabul edilemez.
 
Katılımcılar
++++++++
Hüsamettin Cindoruk, Milli Anayasa Forumu Başkanı, Eski TBMM Başkanı
Yaşar Okuyan, Eski Çalışma Bakanı
Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü
Haluk Dural, USMER (Ulusal Strateji Merkezi) İstanbul İl Başkanı
H. Basri Özbey, İP Genel Başkanvekili
Ferit İlsever, Mehmet Cengiz, Nusret Senem, İP Genel Başkan Yardımcıları
İsa Gök, Kamer Genç, Gürkut Acar, Ali Rıza Öztürk, CHP Milletvekilleri
Fevzi Durgun Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği (USİAD) Genel Başkanı
İlker Yücel, TGB Genel Başkanı
Beyhan Yıldırım, Almanya TGB Başkanı
Necla Arat, Eski CHP Milletvekili
Prof. Zekeriya Beyaz, Marmara Üniversitesi İ.F. Eski Dekanı
Nilgül Doğan, Vardiya Bizde Platformu Sözcüsü
E.Tuğamiral Türker Ertürk, Eski Deniz Harp Okulu Komutanı, Aydınlık yazarı
Şule Perinçek, Aydınlık yazarı
Adnan Türkkan, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni
Alev Coşkun, Cumhuriyet yazarı
Arslan Bulut, Yeniçağ yazarı
Cüneyt Akalın, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Yöneticisi
Ataol Behramoğlu, Sanatçılar Girişimi Sözcüsü
Tarık Akan, sinema sanatçısı
Erkan Aksoy, Eğitim-İş 1 No.lu Şube Başkanı
ADD Şube Başkanları...
 
 
arşiv:
********
Milli Anayasa Kurultayı Ankara 28 Nisan 2012

29 Ocak 2013 Salı

Korg. Altay Tokat'ın 4 uğursuz görevi

Aydınlık, 29 Ocak 2013


Bundan önceki yazımızda,
-Tayyip Bey'in Cüneyt Zapsu vasıtasıyla 2004 yılında Korg. Tokat'a nasıl "TSK içinde gizli istihbarat örgütü kurması"nı önerdiğini,
-Korg. Tokat'a bu hizmeti için harçlık olarak nasıl "hediye ihale" verildiğini ve Toyota RAV4 alındığını,
-Üçyüz beşyüz binler, gizli ödenekler teklif edildiğini
Birinci Ergenekon İddianamesi 245. Ek Klasöründeki telefon bant kayıtlarını vererek göstermiştik.
 
Şimdi bakalım, Korg. Tokat bu görevinden önce başka neler yapmış:
 
Korg. Tokat MHP yönetiminde
+++++++++++++++++++++++++
 
Korg. Tokat, 1999 yılında emrinde çalışan bir subayın karısı ile makamında yakalanıyor ve bu yüzden emekli ediliyor.
Emekli edildikten hemen sonra MHP'ye katılıyor ve 2000 yılındaki kongrede MHP Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine ve ayrıca Devlet Bahçeli'nin askeri danışmanlığına getiriliyor.
Bunun bir ABD talimatı ile yapıldığı
 
İlk uğursuz görev
+++++++++++++++
 
Bu sıralarda Amerika, Irak'a müdahale etmeye hazırlanıyor.
 
Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu, hükümette ise DSP-MHP-ANAP koalisyonu var.
Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı, müdahalenin Türkiye'ye olumsuz etkilerini önleyecek tedbirler üzerinde anlaşıyorlar..
Alınan karara göre:
-Türkiye ABD saldırısında görev almayacak, ve,
-Amerika müdahale etmeden önce Türk Ordusu Kuzey Irak'a girecek, ve orada, Amerikan müdahalesinin getirebileceği olumsuzluklara karşı durabilecek bir hatta mevzilenecek.
Yani, daha açık söylemek gerekirse, Türkmenlerin haklarını koruyacak ve PKK'nın güçlenmesini önleyecek şekilde Kuzey Irak'ın bir kısmını işgal edecek.

O sırada Başbakan olan Ecevit, bu planı onaylıyor ve planın uygulanabilmesi için Org. Kıvrıkoğlu'nun görev süresinin uzatılması yönünde bir kararname ve yasa teklifi hazırlanıyor.
Ancak bu plan, Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi (Büyük Kürdistan kurulması) önünde büyük bir engel meydana getirmektedir.
Bunun için Amerika derhal harekete geçiyor, Korg. Tokat'a bu planı durdurma talimatı veriyor.
 
Devlet Bahçeli, akıl hocası olan Korg. Tokat'ın yönlendirmesi ile, Org. Kıvrıkoğlu'nun görev süresinin uzatılmasını engelliyor.
O sırada TBMM Başkanı olan MHP'li Ömer İzgi'nin anlattığına göre, Devlet Bahçeli, bu konuda hazırlanan kararnameyi ve yasa teklifini TBMM'ye getirmiyor.
Böylece Korg. Tokat, ilk uğursuz görevini yerine getirmiş oluyor.
 
Korg. Tokat, bu olayla ilgili olarak 11 Ağustos 2003'te Fethullah Gülen'in Aksiyon Dergisine şunları söyledi:
"Doğrudur. Aynen doğrudur. Harp yok, darp yok. Neden uzatıyorsunuz? Hayır, olmaz dedim. İşte onu engelledik. Özkök Paşa Genelkurmay Başkanı olamıyordu. Bizim dışımızda herkes evet demiş. Ben orada olmasam oluyordu."
 
İkinci uğursuz görev
+++++++++++++++++
 
Sadece Org. Kıvrıkoğlu'nun yerine Amerika'nın dediklerini yapmaya amade Org. Özkök'ün geçmesi yetmiyordu.
Amerika'ya karşı plan yapan Ecevit Hükümetinin de saf dışı bırakılması gerekiyordu.
Amerika'nın yönlendirmesi ile harekete geçen Korg. Tokat, Devlet Bahçeli'ye ABD'nin talimatını bildiriyor: Koalisyon sona erdirilecek.
 
Sadece Korg. Tokat'ın yönlendirmesi ile harekete geçen Devlet Bahçeli, partisinin hiçbir organı ile görüşmeden Temmuz 2002'de "erken seçim" kararını açıklıyor.
Halbuki bir hafta önce koalisyon ortakları ile birlikte basının karşısına geçerek "erken seçim yok" açıklaması yapmıştı...
Böylece Korg. Tokat, ikinci uğursuz görevini de yerine getirmiş oluyordu.
 
Amerikan saldırısına katılmama ve Kuzey Irak'ta caydırıcı bir hatta mevzilenme kararı alan Ecevit Hükümeti ve Org. Kıvrıkoğlu saf dışı edilerek, Amerika'nın her isteğine "evet" diyecek olan Org. Özkök ve AKP Hükümeti işbaşına getirilmiş oluyordu.
 
Devlet Bahçeli'nin bu kararları sonuçlarının ne olacağını bilmeden, Korg. Tokat'ın aldatması ile almış olması ihtimali yok gibidir.
Çünkü, partisinin hiçbir organı ile görüşmeden, tek başına karar vermiştir. Eğer bunların ülke için hayırlı kararlar olduğunu düşünse idi, böyle yangından mal kaçırır gibi işi bitirmezdi.
Oldu bittiye getirmiş, olası karşı çıkmaları önlemiştir.
 
Geniş bilgi için bakınız: "Devlet Bahçeli'nin Dokuz Sabıkası", Emcet Olcaytu, Kaynak Yayınları s. 141 vd.


 
Korg. Tokat'ın yasadışı işleri
++++++++++++++++++++++++
 
Haziran 2004'te yapılan bir polis operasyonu ile 5 kişi tutuklandı.
İthal edilen gazyağı, ÖTV ödememek için "solvent" olarak beyan edilmiş ve 7,5 trilyon liralık bir vurgun yapılmıştı.
 
Polisin ele geçirdiği belge ve banka dekontlarında E. Korg. Altay Tokat, Ulaştırma bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kemal Albayrak ve Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Hüsnü Güler'in adları yer alıyordu.
Esat Kurucu'nun Akbank Körfez Şubesi'ndeki hesabindan Albayrak'a ve Korg. Tokat'a 42 şer bin Avro havale çıkarılmıştı.
Ayrıca, Esat Kurucu'nun Korg. Tokat'a 2004 model Passat oto hediye ettiği ortaya çıktı.
 
Kaçakçılık olayını ortaya çıkaran İzmit Emniyet Müdürü Ercüment Özbeyli kızağa alındı.
 
2007'de Paris'te 300 bin Avro bozdurmak isterken şüphe üzerine yakalanan iki PKK'lı, ifadelerinde Yüksekovalı iş adamı Hikmet Serdar'ın adını verdiler.
Hikmet Serdar, İstanbul'da 47 kilo kokain ile yakalandı.
Telefon konuşması bantlarında Hikmet Serdar'ın Korg. Tokat'a "Baba" ve "Paşa" diye hitap ettiği görüldü.

Bir telefon görüşmesi ise aynen şöyle;

HİKMET SERDAR: Uyuşturucu ticareti yaptığım şüphesiyle polis telefonlarımı dinliyor
KORG. TOKAT: Biz analarını s...keriz.

Mahkeme kararı ile yasal dinleme, Emniyetten imzalı mühürlü İletişim Tespit Tutanağı, inkarı mümkün değil.
Tokat, bu operasyonda delil yetersizliği ile serbest bırakıldı.
 
TSK içinde gizli örgüt kurma görevi
++++++++++++++++++++++++++++++
 
Korg. Altay Tokat, 2004 yılında, MHP MYK üyesi ve Bahçeli'nin danışmanı iken, AKP ile ilişki kuruyor...
Ve Tayyip Bey, ona TSK içinde gizli istihbarat örgütü kurma görevi veriyor...
Üçüncü uğursuz görevi bu...
 
Ergenekon tertibinde şahsen rol alıyor
+++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Korg. Tokat, kurduğu bir gizli örgüt vasıtasıyla, Ergenekon, Balyoz vs. tertiplerinin hazırlanmasında baş rollerde.
Ancak, bununla yetinmiyor, tertipte şahsen de rol alıyor.
 
Korg. Tokat, Şemdinli olayları ile ilgili olarak 2 Ağustos 2006 tarihli Aktüel dergisine " "Ben de mahkemeyi etkilemek için bomba attırdım" diye açıklama yaptı.
Yani, bu tip bombalamaları yaptırmanın komutanlar için olağan olduğunu söylemek istiyordu.
Bu açıklaması, suçlanan komutanlar aleyhine kullanıldı, ama "Daha önce bomba attırmış" olan Korg. Tokat'ın ifadesi bile alınmadı. "Gel bakalım arkadaş, nereye bomba attırdın" diye soran olmadı.
Genelkurmay'ın başlattığı soruşturma alelacele kapattırıldı.
 
Bu tip tertibin bir de sivil şeklini göstereyim yeri gelmişken.
MİT ajanı oldukları anlaşılarak İşçi Partisi'nden yıllar önce atılmış olan provokatör gurup, Cumhuriyet Mitinglerinin birinde "Ordu Göreve" pankartı açtı.
"Yaptığınız mitingde böyle bir darbeye teşvik pankartı açıldı" diye yurtseverlere suçlama yöneltildi, ama kamera kayıtları ile kimlikleri belirlenmiş olan kışkırtıcı gurup hakkında hiçbir işlem yapılmadı.
Aynen "ben de bombaladım" diyen Korg. Tokat hakkında hiçbir işlem yapılmadığı gibi.


Böylece Korg. Tokat, Ergenekon tertibine giden yolda kritik bir aşama olan Şemdinli tertibinde boylu boyunca yer almıştı.
Son uğursuz görevi bu oldu.
Bu demecinin ardından Korg. Tokat 2006 yılındaki kongrede MHP yönetiminden çıkarıldı.
Bombacı olduğunu alenen ilan eden bir kişiyi Bahçeli Bey artık parti içinde tutamazdı.
 
Korg. Tokat'ın maceraları bildiğimiz kadarı ile burada sona erdi.
 

26 Ocak 2013 Cumartesi

Tayyip Erdoğan'ın TSK içindeki gizli örgütü


Tayyip Erdoğan'ın gizli bir örgüt kurduğunu Yavuz Donat açıklamıştı. (Sabah, 11 Temmuz 2003)
Bu örgüt vasıtası ile Ergenekon, Balyoz vesaire tertiplerinin yürütüldüğünü de tertibin merkezindeki adam Orhan Aykut Aydınlık'a açıkladı. (17-20 Ocak 2013)
Tayyip Erdoğan Özel Örgütü için bakınız: 
 
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, 2004 Nisan ayından itibaren Türkiye'nin birçok yerinde askeri istihbarat birimleri kurma  çalışması yürütmüşlerdi.
Bu çalışmalar, İletişim Tespit Tutanakları ile kayda geçmiştir, mahkeme kararı ile dinleme sonucu elde edildiklerinden hukuken kanıt değerleri vardır ve inkarı mümkün değildir.
Aydınlık, 27 Aralık 2009 günü bu tutanakları yayımladı.
Peki, Aydınlık nasıl ele geçirdi bu tutanakları? Çok basit.  Sağolsunlar başta Savcı Öz olmak üzere tüm Ergenekon Savcıları iddianameyi hazırlarken dosya kabarık olsun düşüncesiyle çoğunu kendileri de okumadan ellerine geçen her şeyi içine doldurmuşlar.
Tayyip Bey'in gizli örgüt kurma çalışmalarını açığa çıkaran bu konuşmalar da bu sayede 1. Ergenekon iddianamesine, 245. ek klasöre konmuş.
Tayyip Erdoğan'ın TSK içinde nasıl gizli örgüt kurduğunu işte bu tutanaklardan öğreniyoruz.

Aydınlık, 27 Aralık 2009

İstanbul 1 No'lu DGM, 29.12.2003 günü, bir kaçakçılık soruşturması nedeniyle, İbrahim Bilgehan Taşdelen adlı kişinin 0533-410 88 00 numaralı telefonunun dinlenmesine karar veriyor.
29.12.2003 - 27.05.2004 tarihleri arasında yapılan hukuki dinlemeler sonucu Emniyet tarafından İletişim Tespit Tutanakları düzenleniyor. Resmi,imzalı, mühürlü. Dört dörtlük suç kanıtı belgeleri.
Bu tutanaklar, dönüyor dolaşıyor 1. Ergenekon Davası'nın 245 numaralı klasörüne giriveriyor.
 
Tayyip Bey'in komutana harçlık vermesinin hikayesi
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tayyip Erdoğan cenahı, TSK içinde gizli istihbarat örgütü kurması için 3 toplantı yapıyorlar, ve ayrıca, bir komutana çeşitli ihale, harçlık ve hediye ayarlıyorlar.
İşte telefon konuşmalarından çarpıcı başlıklar:
 
"Dedim ki şimdi Paşa'yı biliyorsun.
En tepedekiler bir hediye olsun diye bir ihale verecekler"
 
"Honda yerine Toyota Rav 4 olsun mu? Ben baktım fiyatı aynı"
 
"Üç yüz beş yüz falan filan, şu bu kontrolleri sizin elinizde, gizli ödenek sizin elinizde."
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Konuşmalarda "abi" diye geçen Tayyip Erdoğan
"Paşa" ve "baba" diye geçen de, Tayyip Bey için gizli örgüt kuracak olan Korg. Altay Tokat
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 1 Nisan 2004
 
İbrahim Taşdelen, aynı gün bir araya geldiği Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın telefon görüşmesine "kulak misafiri" olmuş, ortağı Esat Kurucu'ya anlatıyor:
 
TAŞDELEN: Yolda gidiyoruz, şey aradı. Bugün MGK vardı ya.
KURUCU: He.
TAŞDELEN: Kulak misafiri oldum. Tabii askerlerle tartışmışlar bugün. Kıbrıs konusu için askerler demiş "Böyle bir hata yaptığınız zaman ipinizi çekeriz" demişler.
KURUCU: Evet
TAŞDELEN: İşte Bakan Bey diyor ki, artık hala biz bu askeri diyor, bir türlü diyor diskalifiye edemiyoruz.
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 4 Nisan 2004
 
İbrahim Taşdelen, arkadaşına, Korg. Altay Tokat'a verilecek ihale rüşvetini anlatıyor:
Ergenekon dosyasında, el yazısı ile, özgün belgenin altına "hediye ihale" notu düşülmüş.
 
TAŞDELEN: Sabah saat 6 sında Paşa mesaj geçmiş bana
X: Ne diyor?
TAŞDELEN: Yav her şeyi beraber yapacağız şöyle olacak böyle olacak
X: Abi canını yiyeyim şu işlerini çöz, bizi de al yanına artık yav
TAŞDELEN: Demin İkbal ile senin  muhabbetini yapıyorduk.
                        Dedim ki şimdi Paşa'yı biliyorsun.
                       En tepedekiler bir hediye olsun diye bir ihale verecekler.
 
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 9 Nisan 2004
 
Bir kaçakçılık soruşturması nedeniyle telefonları dinlenen İbrahim Taşdelen ile Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Hüsnü Güler telefonla konuşuyorlar.
Konu: Cüneyt Zapsu'nun 11 Nisan'da Bolu'da düzenleyeceği toplantı.
Taşdelen, Güler'e, bu toplantıda Cüneyt Zapsu'nun Tayyip Erdoğan adına E. Korg. Altay Tokat'a "ciddi bir teklifte" bulunacağını haber veriyor:
 
TAŞDELEN: Pazar günü o toplantı var abi biliyorsunuz.
GÜLER: Söyledi Paşa. Dün de aradı. Kimler katılıyor?
TAŞDELEN: Cüneyt Bey herhalde büyük ihtimalle.
                   Bir de çok yakın bir iki insanlar daha var.
                   Ciddi bir teklif olayı var abi. Bu teklifi işte bu Pazar açıklayacaklar.
GÜLER: Teklif mi yapıyorlar Paşa'ya?
TAŞDELEN: Sayın Erdoğan vasıtasıyla.
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 11 Nisan 2004 Pazar
Gizli örgüt kurmak için yapılan ilk toplantı
 
Toplantı yeri: Abant Oteli
Katılanlar: Cüneyt Zapsu, Abdülaziz Zapsu, E. Korg. Altay Tokat, İbrahim Bilgehan Taşdelen
(Başkaları da katılmış olabilir, isimleri tutanaklara geçmiş olanlar bunlar)
 
Ergenekon dava dosyasında, bu toplantı ile ilgili aşağıdaki telefon görüşmesi tutanağının üzerinde el yazısıyla:
"Abi (RTE) Altay Tokat'tan askeri istihbarat kurmasını istiyormuş" yazıyor.
Hiç korkuları yok. İlerde hesabı sorulur diye düşünmüyorlar. İlelebet iktidarda kalacaklarına iyice inanmışlar.
 
11 Nisan toplantısından 2 gün sonra İbrahim Taşdelen, ortağı Esat Kurucu ile telefonda konuşurken, (14 Nisan 2004 saat 00:21), toplantı ile ilgili bilgi veriyor.
"Abi" dedikleri Tayyip Erdoğan:
 
TAŞDELEN: ...Sonra dediler ki, paşam dediler, sizden bir ricamız daha var dediler, şu anda Hükümet ile Asker çok kötü abi...
KURUCU: Öyle, de mi?
TAŞDELEN: Çok kötü, çok kötü, aşırı.
                   Dediler ki böyle böyle.
                   Sayın işte abimizin bir ricası var, bir ekip kursun bize.
                   Görevlendirelim her bölgede.
                   Türkiye'nin büyük bölgelerinde askeri olarak istihbarat birimi kursun.
KURUCU: Evet.
TAŞDELEN: Tüm yetkilerle donatalım bir de, dediler. Sadece yani bu ülkenin gelişmesi için bu ülkeye zarar veren birimlerle ilgili bir takım işte bilgiler falan toplayalım, başına da sizi getirelim diye teklifte bulundular.
                   Ne ise dediler işte, üç yüz beş yüz falan filan, şu bu kontrolleri sizin elinizde, gizli ödenek sizin elinizde.
                   Neyse, Paşa yolda geliyoruz ikimiz beraber. Paşa'nın arabasını kullanıyordum. Baba, dedim, yani bu saatten sonra bizim menfaatimiz, senin siyasi geleceğin söz konusu dedim.
KURUCU: He.
TAŞDELEN: Biz dedim parti olarak bir daha başa gelemeyiz (MHP'yi kastediyor) öyle şansımız yok, bunu da dedim göz önüne al.
 
Bu konuşmadan anlaşılıyor ki, Tayyip Erdoğan'ın kurduğu gizli örgüt, TSK içinden istihbarat toplamanın ötesinde, TSK içindeki "zarar veren birimlere" karşı operasyon amaçlıdır.
Operasyonun hedefi ise yukarıda verilen 1 Nisan 2004 günlü konuşmada açıklanmıştı: Diskalifiye. Yani tasfiye.
Yasadışı gizli örgüt bu amaçla kuruluyor. Varılan sonuç: Ergenekon, Balyoz ve diğer tertiplerle yapılan tasfiye.
 
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 17 Nisan 2004
 
Korg. Altay Tokat'a rüşvet olarak Honda verecekler. Ama Paşa, Honda yerine Toyota Rav 4 istiyor.
 
Korg. TOKAT: Hani bu Honda dedik ya
TAŞDELEN: Ha evet abi, babacığım
TOKAT: Peki onu Ravatöre çevirsek nolur? Aynı fiyat ben baktım.
TAŞDELEN: Ney babacığım?
TOKAT: Toyota Rava 4, Rava 4
TAŞDELEN: Tamam babacığım olur
 
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 12 Nisan - 26 Nisan arasında bir gün
Gizli örgüt kurmak için yapılan ikinci toplantı
 
Yer: Ankara
Katılanlar: Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, E. Korg. Altay Tokat. Ve büyük olasılıkla Ömer Dinçer.
 
27 Nisan 2004 saat 16:55'de yapılan telefon görüşmesi tutanağından, bu ikinci toplantı ile ilgili bilgi edinebiliyoruz.
İbrahim Taşdelen, toplantıyı arkadaşına anlatıyor: "Baba" dedikleri Korg. Tokat'a Ankara'da "tapıyorlar":
 
TAŞDELEN: Abi ne yapsın baba. Var ya tapıyorlar resmen.
X: Allah Allah?
TAŞDELEN: Hükümetle asker arasında köprü ya şimdi
X: Allahını seversen?
TAŞDELEN: Kur'an çarpsın. Şimdi bu Tayyip Bey'le de bazı şeyleri var. Bir görüşmeleri oldu Abdullah Bey ile
X: Hı
TAŞDELEN: Ömer Bey geldi bugün babanın yanına.
X: Ömer Bey kim?
TAŞDELEN: Dinçer
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Tarih: 27 Nisan 2004
Gizli örgüt kurmak için yapılan üçüncü toplantı
 
Yer: Korg. Altay Tokat'ın ofisi
Katılanlar: Ömer Dinçer, Altay Tokat
 
Bu toplantıyı, İbrahim Taşdelen'in aynı gün saat 16:55'de yaptığı yukarıda başlangıç kısmı verilen telefon görüşmesinin devamından öğreniyoruz.
Taşdelen, bu toplantının ikinci toplantının devamı olarak yapıldığını söylüyor ve görüşmenin içeriği hakkında şu bilgiyi veriyor:
 
TAŞDELEN: Yav bir gelsen, çok güzel şeyler var da yaşaman lazım. İnanılmaz şeyler var.
X: .........
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Gizli örgütün ilk uygulamaları
++++++++++++++++++++++++
 
E. Korg. Altay Tokat bu gizli örgüt işine nereye kadar devam etti, ayrı bir konu.
Ama ilk başta kolları sıvadığı, 5 cep telefonu ile 5 hat alınması için ekibine talimat vermesinden anlaşılıyor. "Kırılmayan", yani dinlenemeyen hatlar bunlar.
Bu konuyu, 14 Nisan 2004 saat 00:21'de yapılan konuşmadan öğreniyoruz.
 
Ayrıca TSK içinde gizli örgüt kurma işinin ilk harçlığı olarak Altay Tokat ve ekibine gazyağı işinde birçok olanak ve maddi çıkar sağlanıyor. Tutanaklar bu konuyla ilgili bilgiyle dolu.
Ayrıntılar bir sonraki yazıda...