5 Haziran 2012 Salı

Aydınlık ve Ulusal Kanal'ın darbe suçları - 1


"Aydınlıkçılar" İddianamesinde, somut "suç kanıtı" olarak gösterilen 3 basın toplantısı var.

Birincisinin tarihi 17 Ekim 2009
Yer: İşçi Partisi Genel Merkezi
Konu:
Başbakan Tayyip Erdoğan ile zamanın KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat arasında geçen telefon konuşması.

Konuşmada kısaca, zamanın KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için: "O artık bitmiştir" denilerek Denktaş devre dışı bırakılmakta, KKTC için de "Devlet mevlet işini biz hiç dile getirmeyelim" denilerek KKTC'nin devlet olarak tanınması yönünde çalışmaların önü kesilmekte idi. Yani KKTC'yi bitirmeye karar vermişlerdi.

İP Genel Başkanvekili M. B. Gültekin, basın toplantısında bu telefon konuşmasının bant çözümünü gazetecilere dağıtıyor ve "Sayın Erdoğan, bu telefon konuşması size mi ait" diye soruyor.

Tayyip Bey'den hiç ses çıkmaması üzerine 19 Ekim 2009 günü ikinci bir basın toplantısı yaparak ses bantını gazetecilere dağıtıyor

Ulusal Kanal telefon konuşmasını banttan şöyle verdi:
Aydınlık yayımladı:
                                                            Aydınlık, 18 Ekim 2009


KKTC Cumhurbaşkanı Talat Bey niçin ağlamış.
Ağladığı zaman Cumhurbaşkanı da değildi, Başbakan da.

KKTC ilan edildiği gün ağlamış.
Yanlış anlamayın. Sevinçten değil, üzüntüsünden ağlamış.
"Nasıl Rum kardeşlerimizden ayrılır da ayrı bir devlet kurarız" diye üzüntüsünden kahrolmuş.

Ve o tarihten itibaren de KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a diş bilemeye başlamış.
Bir gazeteye verdiği demeçte nasıl ağladığını övünerek anlatıyor. (11.11.2009)
"Türk devleti kuruldu" diye üzüntüsünden ağlayan bu kişi gerçekten Türk müdür?
Enosisçi Rum EOKA çeteleri Türk mahallelerine baskınlar yapıp kadınları çocukları banyolarda kurşuna dizdiği, toplu katliamlar yapıp çukurlara gömdüğü, Türkleri yurtlarından kovalayıp adanın %3 lük bir kısmına hapsettiği zaman da zulüm gören, öldürülen bu Türkler için de ağlamış mıydı Talat Bey acaba?
+++++++++++++++++++++++++++
Gel zaman git zaman seçimlere girmiş, sonunda tanımadığı, kurulduğu için ağladığı KKTC'nin önce Başbakanı, sonra Cumhurbaşkanı olmuştu.
Mecliste küsüye çıkıp "KKTC"yi koruyup yaşatacağına dair and içmişti.
Acaba eski fikrinden vaz geçip şimdi başbakanı ve Cumhurbaşkanı olduğu KKTC'yi sahiplenmiş miydi?
Ne gezer... Eski fikirleri devam ediyordu.
Demek ki Meclis kürsüsünden etmiş olduğu yeminler yalandı. Halbuki şerefi ve namusu üzerine yemin etmişti.
Şeref ve namus bu durumda nereye gitmişti?

Türkiye Başbakanı Tayyip Bey ile el ele verip önce KKTC'yi kurduğu için diş bilediği Sayın Rauf Denktaş'ı saf dışı bıraktı.
Ve, kurulmasını kabullenemeyip ağladığı KKTC'yi yok etmek, Rum'a yamamak için yine Tayyip Bey ile el ele verdi.
Her ikisi de Amerikancı olan bir sağcı (!)  ve bir solcu (!) lider, KKTC'yi yok etmek üzere işte böyle el sıkıştılar.
+++++++++++++++++++++++++++
Varlığına, kurulmasına karşı olduğu bir devletin başına geçip o devleti ortadan kaldırmaya uğraşan bir kişi dünya tarihinde görülmüş müdür?
Hangi devlet kendisini yok etmeye çaışan bir kişiyi başına getirir? Dünyada böyle bir örnek var mıdır?
+++++++++++++++++++++++++++
Aydınlık dergisi ve Ulusal Kanal, Talat ve Tayyip Beyler arasında geçen telefon konuşmasının bant kaydını yayımladı.
Bu konuşmada onlar Sayın Rauf Denktaş aleyhine nasıl komplo kurduklarını ve Türkiye'nin KKTC'nin devlet olarak tanınması politikasından nasıl vazgeçtiklerini açıkça itiraf etmektedirler.
Denktaş'ı bitirme kumpası

Tarih: 24 Nisan 2004 Annan Planı oylamasından sonra

O zaman her ikisi de başbakan olan Tayyip ve Talat Beyler, yine o zaman Cumhurbaşkanı olan Denktaş aleyhine kumpas kuruyorlar:

TALAT: Denktaş'la bu yeni diplomatik süreci sürdüremeyiz...
            ...O orada olduğu sürece, resmin ortasında, bence kimse bize rağbet etmez.
TAYYİP: Mehmet Ali Bey, ben size bir şey söyleyeyim mi, o artık bitmiştir
TALAT: Ben de onu söylüyorum
TAYYİP: Sizin söylemenize gerek yok. Yani şu anda o muhatap olmaktan bile çıkmıştır.

Hadi diyelim ki, Denktaş siyasi rakipleri olduğu için onun aleyhinde kumpas kurmaları kabul edilebilir.
Ama ya KKTC aleyhinde kumpas kurmalarına, KKTC'yi bir devlet olarak tanımamak / tanıtmamak için kumpas kurmalarına ne demeli?

KKTC'yi bitirme kumpası

TAYYİP: Devlet mevlet işini hiç biz dile getirmeyelim
TALAT: Neyi neyi neyi?
TAYYİP: Yani "iki devlet olarak tanımanız lazım" şudur budur, bunu
TALAT: Elde edilemeyecek şeyleri şimdi atmamak lazım
TAYYİPHiç dile getirmeye gerek yok

Yani " Rum devletini ve KKTC'yi iki devlet olarak tanıyın" demeyeceklermiş. KKTC diye bir devletin olmadığı, adada sadece Rum devleti olduğu şeklindeki ABD/AB tezini kabul etmişler.

Aydınlık Dergisi genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım ve Ulusal Kanal İstihbarat Müdürü Ufuk Akkaya, işte bu bant kaydını yayımladıkları için Ergenekon kapsamında tutuklandılar.

İddianameye göre, bu bant kaydını yayımladıkları için Aydınlık ve Ulusal Kanal yöneticileri darbeci ve terörist imişler.

1 yorum:

  1. Acaba Aydınlık hakkındaki bu iddianameyi tam olarak yayınlayabilir misiniz ya da gönderebilir misiniz? Teşekkürler. humert@gmail.com

    YanıtlaSil