7 Kasım 2011 Pazartesi

Allavi'den sonra Barzani de Ankara'ya geldi

Ali Serdar Bolat   21 Ekim 2011
 
İyad Allavi ile Mesud Barzani'nin Irak'taki Maliki Hükümeti'ni yıkmak için anlaştıklarını Türkmen kaynakları açıklamıştı.
Allavi Erbil'de Mesud Barzani ile görüştükten sonra, Ankara'ya gelmişti.
Şimdi de Mesut Barzani'nin görevlendirdiği yeğeni Neçirvan Barzani, AKP'nin daveti üzerine Ankara'ya geldi.
 
Neçirvan Barzani, Mesud Barzani'nin Başkanı olduğu Kürdistan Demokrat Partisi'nin (Yani Irak PKK'sının) Başkan Yardımcısı.
AKP, meşru Irak Hükümeti'ni devre dışı bırakarak, Irak'taki bölücü teröristleri davet etmektedir.
Terörist yönetime "meşru devlet yönetimi" payesi vermenin, Irak'ı parçalayarak Bağımsız Kürdistan kurmanın ilk elenseleri...
 
Neçirvan Barzani, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada:
"Türkiye'nin acılarını paylaşmak ve başsağlığı dilemek için buradayım.
Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, Erdoğan’la telefonla görüştü. Türkiye’ye de gelecek.
Biz bu saldırıyı şiddetle kınamaktayız.
Bu eylemlerin Türk ve Kürt milleti için yararı yoktur. Türkiye’yle birlikteyiz." dedi.
 
Külliyen yalan.
Birincisi:
PKK'nın Barzani Bölgesi sınırları içinde
---Barzani Yönetiminin ve Amerika'nın koruması altında güvenli bölge kurduklarını,
---Kandil merkezli bu güvenli bölgede Türkiye'den gelerek örgüte katılan gençleri askeri ve siyasi olarak eğittiklerini, silahlandırdıklarını ve eylem yapmak üzere Türkiye'ye geri gönderdiklerini,
---Yani PKK'nın tüm lojistik merkezinin (silah, gıda, giyecek vesaire) ve yöneticilerinin o bölgede olduğunu
bütün dünya biliyor.
Bölücübaşı Barzani'nin Türkiye'nin yanında değil, PKK'nın yanında olduğunu asgari bilgi sahibi herkes biliyor.
Barzani'nin ve Amerika'nın Türk Ordusunun Kandil'i yok etmesine izin vermediklerini de herkes biliyor.
Dünyanın gözleri önünde bir komedi oynanıyor.
Uyuşturulmuş, afyonlanmış Türk Milleti bu komediyi "Terörle mücadele" sanarak seyrediyor.
Kürtçü Bölücü Terörist Barzani meğerse bölücülerin değil, Türkiye'nin yanında imiş. 
Aziz Nesin solda sıfır kalmıştır. Dünyanın en büyük mizah yazarının aklına gelmeyecek bir senaryo ...
 
İkincisi:
Barzani'nin Ankara'ya gelişi başsağlığı (!) dilemek için değil, Allavi ile kararlaştırdıkları "Maliki Hükümeti'ni yıkma planı"nın ayrıntılarını AKP yönetimi ile paylaşmak ve bu plana AKP'nin nasıl yardımcı olacağını konuşmak. Tabii, planın asıl sahibinin Amerika olduğunu söylemeye gerek yok.
 
Planın amacı:
Barzani Yönetimi'nin bağımsızlığına giden yola Maliki'nin döşediği taşları ayıklamak.
Büyük Kürdistan Projesi'nin (Yani Tayyip Erdoğan'ın Eşbaşkanı olduğu Büyük Ortadoğu Projesi'nin) önünü açmak.
Kuzey Irak'taki Barzani bölgesinin bağımsızlığını kazanarak topraklarını Türkiye, İran ve Suriye'deki Kürt bölgelerini içine alacak şekilde genişletmek.
 
Plan nasıl bozulur:
Türkiye'de kurulacak olan Milli Hükümet, Kandil'deki PKK merkezini işgal ederek terör bitene kadar dağlık bölgeyi kontrol altında tutacak, sonra da Irak Hükümeti ile işbirliği içinde Barzani Yönetimi'nin sesini kesecektir.
 
Kandil'in dağını taşını bombalamak, sınır ötesi sıcak takip yapmak hiçbir sonuç vermez.
Sen kaç PKK'lı öldürürsen, o sayıda yeni Kürt genci yetiştirilmek üzere Kandil'e çıkıyor ve o sayıda yetişmiş Kandil'de hazır bekleyen PKK'lı Türkiye'ye gönderiliyor.
Yani Türkiye içindeki ve Kandil'deki PKK'lı sayısı, sen ne kanar PKK'lı öldürürsen öldür, değişmiyor.
Terörist üretim merkezi Kandil yok edilmeden terör bitmez.
 
Neçirvan Barzani'nin "Başbakan Erdoğan’ın başlattığı demokratik adımlar çok cesur adımlardır" sözleri, Açılım'ın ve Yeni Anayasa'nın bölücülere hizmet ettiğini inkar edilemez bir biçimde göstermektedir.


Barzani ve Allavi anlaştı
++++++++++++++++++++
 
19 Ekim 2011  Ali Serdar Bolat

Soldan sağa: Maliki, Allavi, Barzani
 
 
Maliki Hükümeti'ni devirmek için anlaştılar
 
Irak'ta 7 Mart 2010 genel seçimlerinde mecliste kritik dengeler oluştu.
325 sandalyeli mecliste sandalye dağılımı:
Amerika, Suudi ve Türkiye destekli Sünni ağırlıklı Irakiye İttifakı (İyad Allavi) : 91
İran destekli Şii ağırlıklı Hukuk Devleti İttifakı (Nuri Maliki) : 89
Irak Ulusal İttifakı : 70
Kürtler : 57
Diğer : 18
 
Hiçbir ittifak, değil tek başına, ikili bir koalisyonla bile hükümet kuramadı.
Kriz 7 ay devam etti.
Sonunda, bütün partiler Kuzey Irak'taki Erbil kentinde toplanarak bir anlaşma imzaladılar.
"Erbil Mutabakatı"na göre, Maliki Başbakan olacak, sayısı 40'a çıkarılan bakanlıklar, partilere güçleri oranında dağıtılacaktı.
Hükümet kuruldu ama, hala Savunma ve İçişleri gibi kritik bakanlıklar dahil 9 bakanlık, isimler üzerinde anlaşmaya varılamadığı için vekaletle idare ediliyor.
 
Maliki Hükümetinin tavırları Amerika'yı ve Barzani'yi fazlasıyla rahatsız etti.
 
--Maliki, İran ile yakınlaştı.
--İran-Kuzey Irak-Suriye-Lübnan üzerinden Akdeniz'e ulaşacak binlerce kilometre uzunluğunda doğalgaz boru hattı anlaşması imzalandı.
--Maliki Hükümeti, Barzani'nin Bağdat'ı devre dışı bırakarak yabancı devletlerle petrol işleri yapmasına engeller çıkardı.
  Bölgesel Kürt Yönetimi topraklarındaki petrol kaynaklarının işletilmesi ve satılması konularında Barzani'nin istekleri kabul edilmedi.
--Maliki'ye bağlı Milletvekilleri, eğer bağımsızlık ilan ederse Barzani devletinin çok fazla ömrü olmayacağı yolunda demeçler verdiler
--İran'ın Kandil'deki PJAK mevzilerine karşı Irak topraklarına girerek yaptığı temizleme harekatına Maliki el altından destek verdi, harekata karşı çıkmadı
  Hatta Maliki'ye bağlı Milletvekilleri, bu harekat sırasında, Irak'ın İran'a yardımcı olması gerektiği anlamına gelen demeçler verdiler.
  Üstelik, Irak Genelkurmayı, Maliki'nin teşviki ile, İran Ordusu ile stratejik müttefiklik sözünü dillendirdi
--Maliki, Kürt Yönetimi bayraklarının asılı bulunduğu Diyala, Hanekin, Celeviya ve Sadiye'de bayrakların indirilmesini istedi.
  Hanekin Valisi'nin bu isteği redetmesinden sonra (17 Ekim 2011) bölücü Kürtler gösterilere başladı.
  Diyala Valisi, bayrak konusunda ısrar edilmesi halinde isyan edeceklerini açıkladı.
 
Bu ve benzeri davranışlar, Büyük Ortadoğu Projesi önünde bir engeldi.
Bu projenin belkemiği olan Büyük Kürdistan'ın gerçekleştirilebilmesi için, Barzani Yönetimi'nin bağımsızlığına kavuşması ve topraklarını Türkiye, İran ve Suriye içindeki Kürt bölgelerini içine alacak şekilde genişletmesi gerekiyordu.
Ama, gelgelelim, Maliki Hükümeti, Barzani'nin "Büyük Kürdistan" yoluna taş koyuyordu.
 
Barzani'yi emniyete almak için, Obama, Maliki'ye, Amerikan askerlerinin 2011 sonunda Irak'tan çekilmelerini öngören anlaşmanın gözden geçirilmesini teklif etti.
Sözkonusu anlaşmayı imzalayan Buş, o tarihe kadar Irak'ta Amerikan yanlısı bir yönetimin tamamen oturacağı ve Barzani'nin bağımsızlık yolundaki engellerin kalkacağını düşünüyordu.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymamıştı.
Obama "30 bin asker kalsın" dedi, olmayınca "15 bin" dedi, Maliki yine kabul etmedi.
Obama, son bir gayretle "Bari Irak ordusunu eğitmek için 5 bin asker kalsın" noktasına gerilese de, Şii lider Sadr "Amerikancı olursa eğer, kolumu bile keserim. 2011 sonundan itibaren Irak'ta kalacak olan Amerikan askeri ölür" dedi, bu desteği alan Maliki, 5 bin asker teklifini de reddetti.
 
Amerika'nın ve Barzani'nin önlerinde tek seçenek kalmıştı: Maliki  Hükümeti'ni devirmek.
 
Amerikancı Allavi, Erbil'e giderek Barzani ile görüştükten sonra Ankara'ya geldi. (18 Ekim 2011)
Türkmen kaynaklarının Aydınlık'a verdiği bilgiye göre, Amerikancı Allavi, Maliki Hükümeti'ni düşürmek için, Bölücübaşı Barzani ile gizli bir anlaşma yaptı.
Böylece AKP Hükümeti, önce Libya, sonra da Suriye Hükümetlerinin devrilmesi için oynadığı rolün aynısını, meşru Irak Hükümetinin devrilmesinde de oynamak üzere sahaya indi.
 
Haber kaynağı: Aydınlık, 15 - 19 Ekim 2011

The Atlantic dergisi Ocak-Şubat 2008 sayısı kapağı


Goldberg'in çizdiği harita, Amerikan ordu dergisinde yayımlanmış olan BOP haritası ile aynı.
Sudan, 2008 yılında çizilen bu haritada gösterildiği gibi, Haziran 2011'de bölündü, haritada NEW SUDAN olarak gösterilen bölge, Sudan'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti.
Şimdi sıra KURDISTAN olarak gösterilen bölgede. Bu bir şaka değil. Büyük Ortadoğu Projesi işte bu.
PKK ile değil, Amerika ile savaşıyoruz.
 
The Atlantic dergi fotoğrafları : Oraj Poyraz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder